İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

aleyküm*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
78
isabet
71 cümle/beyitte
28,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
4
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7831,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 78

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“aleyküm*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … n küşâde kılup "Esselamü aleyk yâ ümmetî" buyurdular. Cümle Huzzâr-ı meclis "Ve aleykümü's-selâm yâ Resûlallâh ve yâ Seyyide'l-ümem" deyü selâm aldılar.
EÇS I 7b … seb‘ü'l-mesânîyi tilâvet edüp hemân Hazret-i Risâlet-penâh mihrâbdan "Esselamü aleyküm eyâ ihvânûn" deyüp câmi‘den taşra revâne olunca cümle Sahâbe-i kirâm hakîre gûn …
EÇS I 38a "Es-selâmü aleyküm " etdükde cümle huzzâr-ı meclis,
EÇS I 38a "Ve aleykümü's-selâm " deyüp mezkûr yeniçeri Gülâbî Ağa'ya yer gösterüp anda bir hâk-i mezellet üzre …
EÇS I 39a … bir âdem kendüye selâm verse kâğıza bir selâm lafzı yazmış, ana nazar edüp "ve aleykümü's-selâm " der imiş. Cümle hükemâ ilâc etmede âciz olup tâ bu mertebe kendüye nisyân müst …
EÇS I 149a "Es-selâmü aleyküm ehl-i şerî‘at, es-selâmü aleyk yâ ehl-i tarîkat ve ehl-i ma‘rifet ve ehl-i hakî …
EÇS I 149a "Ve aleykümü's-selâm yâ tâlib-i ma‘rifetillâh ve aleykümü's-selâm yâ ârif-i billâh kâmil-i ayâr" ded …
EÇS I 149a "Ve aleykümü's-selâm yâ tâlib-i ma‘rifetillâh ve aleykümü's-selâm yâ ârif-i billâh kâmil-i ayâr" dediklerinde ol ferzendin sağ tarafında nakîb ve …
EÇS II 238a … yyid Emîr "Es-selâmu aleyke yâ Ceddî" der. Hemân Ravza-i Mutahhara içinden {"Ve aleykümü's-selâm} yâ veledî, Muhammed b. Alî" deyü sadâ-yı Resûl-i Kibriyâ gelüp "Yâ veledî, Rûh …
EÇS II 285a–285b … e-i a‘lâsı ki eflâke ser çekmiş bir tula kulle-i bâlâdır, anın üzerinden ibtidâ aleykümü's-selâm şâhî topları atılmağa başladı. Andan yeniçerilerin iç kal‘asından toplar atıldı …
EÇS II 353b–355b … arına yalın ayak bilâ-rikâb süvâr olduklarında biri üzerime at sürünce "Selâmün aleyküm ev sâhibleri! Müsâfir alır mısınız?" dedim. Biri eyitdi "Bre Akyakalıoğlu gelsi …
EÇS II 358a–358b … ın ile el ele verüp bu şehr içre reftâr ederek bana gelüp ziyâret eyle. Selâmün aleyküm " deyüp gâ’ib oldu. Hemân hâbdan bî-dâr olup pâk âbdest alup vakt-i sabâha munta …
EÇS II 358a–358b … taşra çıkup doğru Er Sultân kubbesine varup bâbın açup içeri girdikde "Esselâmü aleyküm yâ pîr-i azîz" deyü bükâ ederek atebe-i süflîsine bu âsî yüzüm rûmâlîde kılup e …
EÇS II 368b … billah oğlum" derlermiş. Hikmet-i Hudâ rahm-i mâderden müştakk olunca "Esselâmü aleyküm yâ ehl-i dünya" derler. Kemâl-i bülûğiyyete yetişüp meczûb-ı İlâhî'den bir kime …
EÇS II 369b–370a … kankısı idüğü ma‘lûmım değil. Hemân levendâne cümle huzzâra hıtâben "Es-selâmü aleyküm ey âşıkân" dedim. Hemân sadrdan "Ve aleyküm selâm! Hâmid Efendi Medresesi'nde Ş …
EÇS II 369b–370a … ne cümle huzzâra hıtâben "Es-selâmü aleyküm ey âşıkân" dedim. Hemân sadrdan "Ve aleyküm selâm! Hâmid Efendi Medresesi'nde Şeyh-zâde hakîrin şerîki karındaşım, cânım" d …
EÇS II 373b–374b … hakîre vâfir ta‘lîmler edüp Hasan Ağa ile Haydarzâde'ye buluşup hakîr "Esselâmü aleyküm beğim! Hoş geldin safâ geldin" dediğimde hemân Kara Haydaroğlu eyitdi: "Bre hây …
EÇS III 9a … nda mezâristâna sapup doğru kabr-i şerîfine atıla vardıkda bir kerre "Es-selâmü aleyküm yâ ehle'l-kubûr!" deyince hemen kabr-i Nasreddîn türbesi içinden "Ve aleykümü's …
EÇS III 9a … mü aleyküm yâ ehle'l-kubûr!" deyince hemen kabr-i Nasreddîn türbesi içinden "Ve aleykümü's-selâm ey cân-ı hümâm!" deyince altımdan atım "foh" deyü ürküp iki ayak üzre kalkup fı …
EÇS III 35b … eldikde "Es-selâmü aleyke yâ Cebelü'l-Lübnân" dedikde cemî‘i ervâh-ı enbiyâ "Ve aleykümü's-selâm yâ Muhammed"! deyü aleyk sadâsı geldüğü mahal hâlâ yüz yigirmi yerde, kayalarda …
EÇS III 40a Selâmün aleyküm
EÇS III 40a Aleyküm selâm
EÇS III 67b … vvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. Hemân Abdî Dede maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı …
EÇS III 67b … maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-i …
EÇS III 67b–68a … arasta başında mukaddem iki aded maslûb 68a Abdî Dede'leri görünce "es-Selâmü aleyküm yâ Abdeyn-i ümmet-i seyyidü'l-kevneyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "V …
EÇS III 67b–68a … â Abdeyn-i ümmet-i seyyidü'l-kevneyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû! Hû!" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî D …
EÇS III 120a selâm ayıtdım / selâmün aleyküm .
EÇS III 128b–129a … ifet!" deyüp huzzâr-ı meclise dörd kapu selâmın verüp cümle huzzâr-ı meclis "Ve aleykümü's-selâm ey âşık-ı billah!" deyüp bir bir selâmımız aldıklarında hakîr eyitdik "Ey sâhib …
EÇS III 175b–176a … dir, dediler" deyince hemân paşa ayağa kalkup "Yâ Allah! şükür elhamdülillah ve aleykümü's-selâm rahmetullahi ve berekâtihi, gönderen getiren sağ esen olsun. Hamdülillah ki der …
EÇS IV 201a … lâmü aleyke yâ ehle'l-kubûr" dedikde hemân sin içinde bir ma‘sûm sadâsıyla: "Ve aleykümü's-selâm yâ mücâhidi fî sebîli'llah ebî" der. Cümle huzzâr-ı meclis hayrân olup sinn-i m …
EÇS IV 240b Hakîr vardıkda selâm verdim. Hudâ'ya a‘yândır kim "Ve aleykümü's-selâm ey Hâfız Evliyâ-yı seyyâh-ı âlem." dediler.
EÇS IV 290b … ynumdan paşanın nâmesin çıkarup hakîr bûs edüp dest-i hâna verdim. Hân dahi ve " aleykümü's-selâm " deyü muhabbetnâmeyi bûs edüp başına koyup ayağa kalkdıkda cümle nüdemâları ve …
EÇS IV 301b … yağına düşdükde hân aslâ bakmadı ve hakîr varırken hân yerinden kalkup "Selâmün aleyküm " dedi. Zîrâ kânûn-ı kudemâ-yı Acem eyledir kim odalarında oturan hâne sâhibi ge …
EÇS IV 301b … âne sâhibi gelen müsâfire selâm verir. Hakîr dahi evvelden kânûnların bilüp "Ve aleykümüsselâm hân-ı âlîşânım!" dedim. Ardı sıra Murtezâ Paşa ağası geldikde selâm verüp ol da …
EÇS IV 301b … elek Ahmed Paşa efendimizin mektûbların verüp eline alup bûs edüp serine koyup " Aleykümüsselâm " deyüp nâmeyi bî-bâk ü bî-pervâ kırâat edüp eydür, "Evliyâ akam! Van vezîri kar …
EÇS IV 393a … ecinneden bir ecinne gelüp "Esselâmü aleyk Yâ Muhammed!" dedi. Hazret dahi "Ve aleykümü's-selâm yâ Melik Sırfeyâîl, hoş geldin!" dedikde Yâ Muhammed bî‘at deyüp Hazret-i Risâl …
EÇS V 26b … etlü pâdişâh huzûruna Melek Ahmed Paşa varup mu‘tâd-ı kadîmesi üzre, "Es-selâmu aleyküm pâdişâhım" deyüp zemîn bûs etmeyüp dest-i pâdişâhîyi bûs edüp niçe hayr du‘âlar …
EÇS V 27a Efendimiz dahi yine, "Es-selâmu aleyküm " deyüp âdâb üzre kıçın kıçın taşra çıkup doğru Sadrıa‘zam Boynueğri Mehemmed Pa …
EÇS V 27a "Es-selâmu aleyküm devletli vezîr, biz sa‘âdetlü pâdişâhın hidmeti içün Edirne'ye gideriz. Tîz biz …
EÇS V 49a Aleyküm selâm.
EÇS V 61b "Ve aleykümü's-selâm , gönderüp getiren ve duran beğlerimiz ve kethüdâ efendimiz sağ olsun" deyü du‘â …
EÇS V 79a "Es-selâmu aleyküm pâdişâhım" deyüp kıçın kıçın gidüp Köpürlü'yle atbaşı berâber Köpürlü vezîr sar …
EÇS V 185b "Es-selâmu aleyküm sultânım. Bahâr mübârek ola." dedikde Serdâr aleyk alup Seydî Paşa orta direk d …
EÇS VI 34b Falemi müre. / Selâmün aleyküm âdem.
EÇS VI 173b–174a "Ve aleykümü's-selâm pâdişâhım, yaşın uzun olsun ve devletin dâ’im olsun. Tanrı pâdişâhımıza çok yıl …
EÇS VII 65a … görünce sehel serî‘ce ve cüst ü çâpükçe yürüyüp krala selâm verir şeklinde "Sâm aleyküm " deyüp kral dahi başından cevâhirli manlifkeli şapkasın çıkarup başı açık paşan …
EÇS VII 179b selâm aleyküm
EÇS VII 179b aleyküm selâm
EÇS IX Y7a … Bizimdir" deyüp bunları geçince hemân mezkûr altı atlıya at bırağup, "Es-selâmü aleyküm " dedim, aslâ selâmımız almadılar. Bir çalık yüzlü ve kör gözlü ve levendâne söz …
EÇS IX Y275a "Ve aleykümü's-selâm yâ Resûlallâh" sadâsı istimâ‘ olunup anıniçün Selâm kayası derler.