getire, tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam ile o …
"Yürü Allâh âsân getire, tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam ile ol câniblere azîmetim vardır" dedükde İpşir Paşa eleminden zerd-rû olup meyyit-i müteharrik oldu. Melek zemîn-bûs eder şekilli olup pâdişâha hayr du‘âlar edüp sarâyına gelmeden Sarâyburnu'ndan bostâncıbaşı kayığına süvâr olup hâzır olan cümle askeri dahi yüz elli pâre kayıklara süvâr olup Üsküdar'daki Kaya Sultân bâğçesi'ne geçüp karâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… inde çam ağacı gönderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek "Meded
Allâh âsân
eyle" diyerek ubûr ederler.
Esnâf-ı gün-başı: Ağaları birdir ve dükkânları yokdur. Galata'da kalafathâne yerinde bulunurlar, neferât cümle 500. Bunların kârı bir kalyon ve bir şayka ve karamürsel gark olsa bunlar ol mağrûk gemilerin iki yanına iki gemi koyup gark olan gemiyi deryâ içre dalgıçlar gomana ve cânkurtaran halatlar ile dollâblar ile çekerek bir san‘at ile deryâdan tağ gibi gemiyi say yağından kıl çeker gibi çıkarırlar, san‘at-ı acîb ü garîbdir. Pîrleri Sun‘ullâh Kurtubî'dir. Hazret huzûrunda Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri Endelüs'dedir. Bunlar keştîbânlar alayında pür-silâh olup ellerinde çam ağacı gönderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek "Meded Allâh âsân eyle" diyerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
… mr! Nâmem vusûlünde eğer Mısır hâkine kadem basmış isen Mısır üstüne yürü. İşin
Allâh âsân
eylesin. Ve illâ eğer hâk-i Mısır'a duhûl etmemiş isen asker-i İslâm ile avdet …
"Yâ Amr! Nâmem vusûlünde eğer Mısır hâkine kadem basmış isen Mısır üstüne yürü. İşin Allâh âsân eylesin. Ve illâ eğer hâk-i Mısır'a duhûl etmemiş isen asker-i İslâm ile avdet edüp beri tarafda Irâk memleketinde Ummân gazâsı vâki‘ oldu, elbette avdet edüp gelesin."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y14b ·
metinde göster ·
getüre" deyü bu tertîb ile kal‘adan aşağı enince Mısır'ın kânûn üzre on sekiz b …
"Yürü Allâh âsân getüre" deyü bu tertîb ile kal‘adan aşağı enince Mısır'ın kânûn üzre on sekiz bin vazîfehâr kulları ta‘zîmen alaylarına esnâf esnâf mahlût olup âheste âheste Mısır içinden güzer ederken yine tarîk-ı âmlar içre kat-ender-kat âdem deryâsı seyr [ü] temâşâ edüp "İnşâallâh bi's-selâme" deyü ricâlleri du‘â ederler, nisvânları savt-ı a‘lâ ile zılgıt urup âşık ma‘şûk birbirlerine râst gelüp anlar dahi zılgıt ururlar, asâkir-i İslâm ise tâvûs gibi reftâr ederek gûnâ-gûn şakalar ile güftâr ederek Bâb-ı Nâsır'dan Âdiliyye Y 195a nâm mahalde herkes kollu kollarınca yerli yerince konup hazîneyi beğin otağına dağlar gibi yığup der-akab zencîrkeş gelüp ve sayıcılar ve yedi bölük ihtiyârları gelüp cümlesin ad edüp her sandûkda birer demir halka vardır, ol halkalardan zencîrleri geçirüp iki ucu bir yere gelüp kilidlerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y194b–Y195a ·
metinde göster ·
"Nâmem vusûlünde eğer Mısır Y 316a hâkine kadem basmışsan yürü, işin Allâh âsân ede. Ve illâ kadem basmamışsan avdet edüp Hâricîler üzre Ummân gazâsına gelesin" deyü nâme tilâvet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y315b–Y316a ·
metinde göster ·