İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

allâh’ı

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
11
isabet
11 cümle/beyitte
4,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi114,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–11 / 11

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“allâh’ı” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 148a … ifetullâhdır kim hadîs: Arapça mazmûnu üzre kendü nefsinde eksikliğin bilmek, Allâh'ı bilmekdir. Vallâhu a‘lem bi's-savâb.
EÇS I 150a … kilidi râstlıkdır, dürüstlükdür, yemişi kişi kendi vücûdun bilmekdir, hazînesi Allâh'ı bilmekdir, gevheri meskenetdir. Bunları bilen Hazret-i Alî kavlince Arapça ya …
EÇS I 168b … rg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup feryâd [u] figânları evce çıkarak " Allâh'ı seven hû" diyerek gırîv ü feryâdları islâmbo[l] için velveleye verirler.
EÇS I 195a … ife-i zeber-dest bâhâdırân pabuccu bekârları Bâb-ı Hümâyûn önünde sadâ-yı Allâh Allâh'ı evc-i âsumâna peyveste eder.
EÇS V 57a "Bu atılan toplar ve Türk'ün Allâh Allâh'ı deminden ne idi" dirler.
EÇS V 60a … ân hakîr, "Bire gâzîler, işte kâfir iskelelerden bedenler üstüne çıkdılar. Bire Allâh'ı severseniz, bire şu kâfirleri urun" deyince el-azametullâh hemân pusudan arslan …
EÇS V 104b–105a … bana bu Boğdan tahtında oturmağı müyesser ederse 105a Allâh ile ahdim olsun, Allâh'ı bir bilüp Muhammed dînine gireyim’ dedin, idi. İşte şimdi Allâh hâzır u nâzırdı …
EÇS VI 21a … h Allâh ile gülbâng-ı Muhammedî istimâ‘ olunup küffâr-ı hâksâr bu sadâ-yı Allâh Allâh'ı işidüp gerüye dönüp bakdı kim kendülerinin Seykel vilâyetleri içinden berü yeşi …
EÇS VI 22a … e mahmûr ve evkâ[r] hâb-âlûd olup yatırlarken ba‘zı evlere âteşler urup sadâ-yı Allâh'ı yâd edüp bâng-ı Muhammedî çekerek feryâd edüp enderûn-i şehre aç kurd gibi girü …
EÇS VI 115b "Siz Allâh'ı severseniz oturunuz, eni konu kahvealtınızı yeyiniz. Ben şimdi belkim yine geli …
EÇS VII 131b … âh'dır bilirdik. Şimdi Allâh'a bir mekân mı isbât edersiz? Yâ Allâh evine varan Allâh'ı görür mü, eger görürsem şimdi giderim" dedikde Mu‘âz eyitdi: