… çe harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nesne
almazlar
, be-nevbet sefer eşer, eşkinciler sefer eşdikleri sene âdet-ı ağnâm vermezler.
Defter-i pâdişâhîde Yörük ve müsellem kayd olanların otuz neferi bir ocakdır, beş neferi nevbet ile eşkinci, yigirmi beş neferi yamak olup sefer-i hümâyûn vâkı‘ oldukda nevbetleri eşkinci yamaklarından avârız dîvânına mukâbelesinde elli beşer akçe harçlık alup sefer eşerler. Kaçan sefer olmaduğı zamân yamaklardan bir nesne almazlar, be-nevbet sefer eşer, eşkinciler sefer eşdikleri sene âdet-ı ağnâm vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… l ile asker almak iktizâ etmezdi. Anatolu cânibine sefer etse Rûmeli'nden asker
almazdı
. Ancak kapukuluyla Irâk'a ve Alman'a gidüp mansûr [u] muzaffer gelirdi.
Anatolu ıtlâk olunan cümle (---) eyâletde erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ma‘a cebelüleri ile toksan bir bin altı yüz askerdir. Bi-emrillâh devlet-i Âl-i Osmân'a ol mertebe nizâm [ü] intizâm vermiş idi kim Rûmeli'ne sefer etse Anatolu'dan değme hâl ile asker almak iktizâ etmezdi. Anatolu cânibine sefer etse Rûmeli'nden asker almazdı. Ancak kapukuluyla Irâk'a ve Alman'a gidüp mansûr [u] muzaffer gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a ·
metinde göster ·
, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verd …
Mâhîlerinin memdûhâtların beyân eder: Evvelâ cümleden levrek balığı ve kefâl balığı gâyet kalaklı balıkdır ve kalkan balığının kalağı yokdur. Ammâ âh cânım kalkan balığı gâyet lezîzdir. Nisâ tâ’ifesi yiseler elbette hâmile kalır. Devr-i Âdem'den beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca tekir balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskumru balığı ve niçe bin elvân mâhîleri vardır. Ammâ memdûh olan zikr olunan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve hamsîn gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhbân ve bıtrîklere gıda olsun içün Moloz kapusundan taşra derya içinde bir amûd üzre bir hamsi balığı sıfatında bir tuç balık tılsım edüp rûz-ı hamsînde ol mâhîden bir sadâ zâhir olunca Karadeniz'de olan cümle hamsi balıkları Tarabefzûn limanına gelüp sâhil-i bahre düşerler. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd sönüp mutalsamlar münhedim olup bu hamsi tılsımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ ameli nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneksile nâm kayıklarla mâl-â-mâl iskeleye geldikde balık dellâlları vardır, bu lisân ile nidâ eder: "Ey muhterûn, ey muhterûn. Esi çıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet-i Hudâ eğer cemâ‘atle namâzı kılar istimâ‘ ederse ol ân namâzı bırağup hamsi balığına segirdirler. "Namâz bulunur ammâ hapsi bulunmaz" deyü câmi‘de imâm ve mü’ezzin dahi namâzı bozup "Ahçacuğumla bir makrama hapsi var" deyü ol nâzik sırmalı makramalara balığı koyup reftâr ederek balığın suyun akıdup giderken ba‘zılar balığın suyu akdığına acıyup "Bre palığın suyın ya ne akıdırsın, suyına bir pilavcık salsana" deyü birbirlerine 253a latîfe ederler. Yine murâd olan latîfedir. Bir kerre Çiço Hüseyin nâm bir kimesne ehliyle halet-i muhammışda ala-vere safâsında iken {balık dellâlının boru çalduğun istimâ‘ edüp} ehlinden balığın çeküp alıp uçkurun bağlayarak iskele başına gelüp hapsi balığı aldığı meşhûrdur, ammâ hakîr görmedim. Lâkin bir kerre balık meneksile borusu çalınınca (---)(---) hammâmından beş dâne uryân âdemler arak-âlûd olup har har soluyarak balık kayığına cân atup bellerindeki peştemâllarına balığı doldurup avret yerleri zâhir olur. Balıkçı bunlardan akçe isteyüp uryân âdemde akçe olmamağla balıkçıya kefîl vermiş. Balıkçı "Balık emîni kefîl ve yemîn almaz, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verdim" dermiş. Balıkçı da "Ben, kendim namâzlı îmânımdan bezdim, al benimki de senin olsun" demiş. Bu gûne hapsi balığı latîfeleri Tarabefzûn şehir oğlanları zurefâsı mâbeyninde darb-ı mesel olmuş latîfeler vardır. Ve yine Tarabuzun zurefâları Çiço re‘âyâlarına ulaşup derler kim, Tekerleme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252b–253a ·
metinde göster ·
… erverlerdir kim pireyi kurşum ile ururlar, ammâ tüfenglerini görsen bir nukreye
almazsın
, maliyetli değildir, ammâ yahşı nişân urur.
Bu kûh-ı Sincâr'ın bir cânibine Saçlı dağı denmesinin aslı cemî‘i halkı avret gibi fetile fetile saçlılardır ve gâyet pis ü peîd (?) kavmdir. Bi-emri Hudâ pire ve kehle Hazret-i Nûh asrında bu cebelde yılan külünden hâsıl olmağile Saçlı Yezîdîlerinin giysûlarında niçe kerre yüz bin pire ve kevâhile âşiyân yapmışdır. Ve esbâbları cümle alaca sofdan şal u şapikdir ve kuşakları harîr-i elvân-ı çâriyedir. Destârları alaca serbend-i harîrdir. Pâylarında püçekli ve pansadı ve sıdısî ve hezârî kepkepli ve kuyruklu pabuç giyerler. Zîrâ gâyet sengistân yerdir. Silâhları kılıc u hançer ve tüfeng ü câbdır. Câb ol şeydir kim Ayntab gedeleci gibi ok ve yay konur ve kemerine bend olur bir silâhdır kim câb derler. Ammâ kurşum atmada ol kadar hünerverlerdir kim pireyi kurşum ile ururlar, ammâ tüfenglerini görsen bir nukreye almazsın, maliyetli değildir, ammâ yahşı nişân urur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 215b ·
metinde göster ·
… ler. Gündüz sâ’im ve gice kâ’im cânlar vardır. Bir kimesneden bir dane-i hardal
almazlar
, harâm yemezler ve giymezler. Niçeleri pâ-bürehne ve ser-bürehne olmuş lahm-ı ş …
Dağlardan su yolları edüp gârları içre âb-ı latîfler cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ ederler. Gündüz sâ’im ve gice kâ’im cânlar vardır. Bir kimesneden bir dane-i hardal almazlar, harâm yemezler ve giymezler. Niçeleri pâ-bürehne ve ser-bürehne olmuş lahm-ı şahm sâhibi merd-i Hudâ recül-i sâlihler vardır. Cümleden biri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
ve ni‘meti yalnız yerler ve ba‘de't-ta‘âm elbette suya girüp gasl ederler. Ve,
Kavm-i Bâniyân: Cümle beyâz destâr u beyâz esvâb giyerler. Kimseden ta‘âm almazlar ve ni‘meti yalnız yerler ve ba‘de't-ta‘âm elbette suya girüp gasl ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362b ·
metinde göster ·
… zamândan berü Akkirmânlı gâfil olmayup değme âdemi bu Otyarık'dan değme hâl ile
almazlar
, ammâ ulakları ve yolcuları bilüp âteş yakdıklarından bilüp alırlar. Anıniçün b …
Bu mahalle Otyarık nâmının vech-i tesmiyesi oldur kim Kırım'dan ve Özü'den bu çöl-i bî-amân ile gelen eğer gece ise bıldırdan kalmış ölen otları cem‘ edüp ot edüp karşu Akkirmân'a yarık işâreti etdiğinden Akkirmân'lı tarfetü'l-ayn içre gemilerle bu mahalle gelüp söyleşüp eğer müslim ise ve mutî‘lerden ise alup karşu geçirirler, ammâ birkaç kerre kâfirlerin Türkçe bilen Kazakları bu mahalle gelüp otları yarık edüp Akkirmân'dan kayık ile âdemler gelince cümle Akkirmânlıyı esîr edüp gitdiler. Ol zamândan berü Akkirmânlı gâfil olmayup değme âdemi bu Otyarık'dan değme hâl ile almazlar, ammâ ulakları ve yolcuları bilüp âteş yakdıklarından bilüp alırlar. Anıniçün bu mahalle Otyarık dirler. Bâyezîd Hân-ı Velî Akkirmân'ı feth edince bu mahalle bir cây-ı menâs olmak içün bir püşte üzre bir geçit kulle-i azîmi yapup emn [u] amân yer olur. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile Kazak-ı Ak istîlâ edüp temelinden münhedim eder. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir. Bir bayır üzre gâyet muhâtara yerdir. Ol gece anda Kazak havfinden aslâ nevm-i râhat görmedik, zîrâ bu mahal Kazağın 54a tahta kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53b–54a ·
metinde göster ·
mukaddem yedi yüz aded müşterâ abd-i memlûkleri var idi kim cümle Çerkez ve Aba …
Kaya Sultân'ı almazdan mukaddem yedi yüz aded müşterâ abd-i memlûkleri var idi kim cümle Çerkez ve Abaza ve Gürcî gulâmları var idi. "Rûsi'l-asl bî-asl ve bî-edebdir" deyü Rûs gulâmların almazdı, meğer alâ tarîki'l-hedâye gelirse kabûl edüp ba‘dehu bir ağavâta hibe ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49a ·
metinde göster ·
Kaya Sultân'ı almazdan mukaddem yedi yüz aded müşterâ abd-i memlûkleri var idi kim cümle Çerkez ve Abaza ve Gürcî gulâmları var idi. "Rûsi'l-asl bî-asl ve bî-edebdir" deyü Rûs gulâmların almazdı, meğer alâ tarîki'l-hedâye gelirse kabûl edüp ba‘dehu bir ağavâta hibe ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49a ·
metinde göster ·
… ndir. Bu cisirden ubûr eden hemân şarâbdan bâc alır, gayri eşyâlardan bir habbe
almaz
. Bu mahalde cisr-i haşeb altından cereyân eden âb-ı hayât,
İçinde bir câmi‘i ve on hânesi ve on aded şâhî topları var, köprüyü korudur. Dizdârı ve yüz aded neferâtları cümle Segsâr kuluyla mevâcib alırlar. Ve bu kal‘a önünde birkaç evler ve birkaç dükkânlar var, ancak bin hâncığazı ve birkaç bâğcığazı ve birkaç balık bendi ağcuğazı var. Ve bu cisir üzre bir ârâmgâh kasırcığazı üzre Budin vezîrinin bir mükellef ağası bunda emîndir. Bu cisirden ubûr eden hemân şarâbdan bâc alır, gayri eşyâlardan bir habbe almaz. Bu mahalde cisr-i haşeb altından cereyân eden âb-ı hayât,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… Ve benî âdemden de bir ferd-i âferîde bu kayalara urûc edüp güvercin yavruları
almazlar
, aceb temâşâdır.
Lâkin acîb ü garîb sırr-ı Huda bu kayalarda niçe kerre yüz bin kebûterlerin yuvalarında olan yavruların ne yılan ve ne çıyan, ne şâhîn ve doğan ve zağanos ve balaban kuşları şikâr etmezler. Ve benî âdemden de bir ferd-i âferîde bu kayalara urûc edüp güvercin yavruları almazlar, aceb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94b ·
metinde göster ·
… i başka bir soydur. Anlardan hazer edüp kavm-i Çerkez değme âdeme kız verüp kız
almaz
. İşte bu diyâr-ı Çerkesde gerçi tâ‘ûn yokdur, ammâ bu obur derdi hakkâ ki tâ‘ûn …
Ammâ bu obur sehhârları ve sehereleri başka bir soydur. Anlardan hazer edüp kavm-i Çerkez değme âdeme kız verüp kız almaz. İşte bu diyâr-ı Çerkesde gerçi tâ‘ûn yokdur, ammâ bu obur derdi hakkâ ki tâ‘ûn-ı ekberden eşeddir. Ekseriyyâ diyâr-ı Maskov'da ve Kazak'da ve Leh ve Çeh'de olağandır, ne‘ûzü billâh, ammâ Rûm'da kara koncoloz olması mukarrerdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a ·
metinde göster ·
… üp sıhhat ile gerüye çıkam derseniz içerde yığılı olan mâl-ı cevâhirden bir şey
almazsanız
temâşâ edüp selâmet çıkarsız. Ve illâ zerre kadar bir şey alırsanız kapular kap …
"Biz çok girdik. Eğer siz de girüp seyr [ü] temâşâ edüp sıhhat ile gerüye çıkam derseniz içerde yığılı olan mâl-ı cevâhirden bir şey almazsanız temâşâ edüp selâmet çıkarsız. Ve illâ zerre kadar bir şey alırsanız kapular kapanup Kızlar Algan suyu taşup topuz ile duran tuç âdem sizi ura ura hurd u hamîr haşhâş eder" dedikde tokuz kişi yemîn billâh etdik kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… Kureyşîlerdendir. Gayri kimesneden ve kul ve karavaşdan aslâ şılga nâmında kız
almazlar
, eğer hûrî olsun. Ve gayriye kız dahi vermezler. İllâ Tatar hânlara ve sultânla …
Ve cümle yigirmi aded ma‘mûr u âbâdân sarp yerde kabakları vardır. Ve dahi cümle on bin aded bahâdır yiğitlere mâliklerdirler. Cümlesi sahîhü'n-neseb Kureyşîlerdendir. Gayri kimesneden ve kul ve karavaşdan aslâ şılga nâmında kız almazlar, eğer hûrî olsun. Ve gayriye kız dahi vermezler. İllâ Tatar hânlara ve sultânlara kız verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
Ammâ kârgîr binâlı bezzâzistânı yokdur. Ve her evde bâğçe mukarrerdir. Ve âb-ı revânları çokdur. Lâkin bu diyârda akçe pul yokdur. Ancak her şehirde haftada bir meydânda bâzâr-ı azîm durup herkes meydâna çıkarup sahâbe-i kirâm gibi değiş ve dokuş edüp geçinirler. Ve her bâzâr meydânlarında ezânlar okundukda herkes metâ‘ların meydân-ı bâzârda hâli üzre bırağup gürûh gürûh câmi‘e gidüp edâ-yı salât ederler. Ve bu şehirde aslâ zulüm ve iftirâ ve kizb ve şâhid-i zor olmaz. Ve beğleri ve kadıları aslâ rüşvet almaz bir alay sünnî mezheb âdemlerdir, ammâ senevî değillerdir, cümlesi tarîk-i Hâcegânda ehl-i tevhîdlerdir. Bunlar ibtidâ sene 119 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Hişâm İbn Abdülmelik diyâr-ı Acem'de Hâkân Şâh'ı münhezim etdikde cümle ümerâ-yı Dağıstân Kaytak ve Kumuk Tâbeserânlıları cümle İslâm ile müşerref eyledi. Ol asırdan berü mü’minlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163a ·
metinde göster ·
… bâğ u bâğçeleri uzakdır. Bu kal‘a şâhrâha hilâf olmak ile bu kavim aslâ müsâfir
almazlar
ve Yahûdî kavmin bu şehre komazlar ve Yahûdîler de havf edüp gelmezler.
Cümle iki hânları ve cümle elli aded dükkânları var ammâ hammâmı ve gayri imâretleri yokdur, ammâ âb-ı hayât kaynak suları çokdur. Ve bâğ u bâğçeleri uzakdır. Bu kal‘a şâhrâha hilâf olmak ile bu kavim aslâ müsâfir almazlar ve Yahûdî kavmin bu şehre komazlar ve Yahûdîler de havf edüp gelmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… â’ir kurâ halkına vermeziz, yine bunda kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi
almazız
. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü'n-nesîb er oğlu erler pehlivân erenler" d …
"Su’âlin vâriddir. Bizim fetâlarımızın gâlib olduklarının aslı oldur kim her biri birer kibâr-ı evliyâullâhın zürriyyetindendir. Anıniçün zahrları yere gelmez ve bir fetâmız düşmenden rûgerdan olmaz. Secî ve bahâdır yiğitlerimiz vardır. Ve bizim şehrimizde hâsıl olan duhter-i pâkîze-ahterlerimiz bu şehirden taşra çıkarup sâ’ir kurâ halkına vermeziz, yine bunda kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü'n-nesîb er oğlu erler pehlivân erenler" deyüp bu gûne ahlâk-ı cemîlelerden tavsîf etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23a ·
metinde göster ·
… e geyerler. Askerî tâ’ifesi mabeynlerinde mezmûmdur, kız vermezler ve andan kız
almazlar
. Ve elbette sipâh ve yeniçeri olsun andan tekâlîf alırlar yâhûd şehirden nefy e …
Ve halkı ekseriyyâ çuka ferrâce geyerler. Askerî tâ’ifesi mabeynlerinde mezmûmdur, kız vermezler ve andan kız almazlar. Ve elbette sipâh ve yeniçeri olsun andan tekâlîf alırlar yâhûd şehirden nefy ederler. Ve külâh ve kavuk üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·
… irler. Rûm diyârı gibi Nedelko ve Dimço ve Yuvan nâm memlûklarına kız verüp kız
almazlar
. Her biri ecdâdları kime müntehîdir bilirler. Ve bu Ayn-ı Selvân'ın taraf-ı cen …
Karye-i Yûnus Nebî: Kırk elli hâneli karyedir. Bunlar ol zu‘m üzrelerdir kim Hazret-i Yûnus'dan bu bi’r mucizesin isteyen ümmetlerinin neslindeniz, derler. Fukarâlardır. Hakîkatü'l-hâl bu Arabistân'da husûsâ Arz-ı Mukaddes'de hasîb [ü] nesîbe i‘tibâr edüp küflerin gözedirler. Rûm diyârı gibi Nedelko ve Dimço ve Yuvan nâm memlûklarına kız verüp kız almazlar. Her biri ecdâdları kime müntehîdir bilirler. Ve bu Ayn-ı Selvân'ın taraf-ı cenûbîsinde bir püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… Hind binti Ayniyye bin Abdüşşems'dir. Mu‘âviye'nin babası Ebû Süfyân nikâh ile
almazdan
evvel Ebû Amr Hafs bin el-Mugîretü'l-Mahzûmî'nin avreti idi. Mu‘âviye bundan te …
Âl-i Emeviyyûn derler, nefer 14 kimesnedir. İbtidâları Mu‘âviye'dir. Anası Hind binti Ayniyye bin Abdüşşems'dir. Mu‘âviye'nin babası Ebû Süfyân nikâh ile almazdan evvel Ebû Amr Hafs bin el-Mugîretü'l-Mahzûmî'nin avreti idi. Mu‘âviye bundan tevellüd e[t]di. Ve Mu‘âviye halîfe oldukda Y 18a elli sekiz yaşında idi. Ve on tokuz sene üç ay pâdişâh oldu. Altmış sekiz sene ömür sürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17b–Y18a ·
metinde göster ·
… şif firâr edüp Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin âsitânesine dahil düşüp pâdişâh varsa
almazlar
, zor-bâzû ile çıkarayım diyenin eli kurur ve anda olan ulemâ ve meşâyihîn fukar …
Ve kâşiflerin azli günleri Kıbtî senesi başıdır kim ol gün elbette Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin ibtidâsından infidâdına on beş gün on beş gece bir hây hûy mevlûdü'n-nebî olur. Bu dahi vâcibü's-seyr ibret-nümâ bir cemiyyet-i uzmâdır. Ba‘zı keşşâf ve ümenâ vü mültezim müflis olduysa paşa tarafından buyurdı-yı şerîf ile ihzâra gelen ağadan müflis kâşif firâr edüp Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin âsitânesine dahil düşüp pâdişâh varsa almazlar, zor-bâzû ile çıkarayım diyenin eli kurur ve anda olan ulemâ ve meşâyihîn fukarâlar kanlı ve hırsızı ve müflisi vermezler. Ammâ hâkime itâ‘at edüp mestûr olan kâşifler dîvân-ı pâdişâhîye gelüp muhâsebesi görülüp zimmetinde olan mâl-ı pâdişâhîyi edâ edüp hil‘at-ı pâdişâhî ile melbûs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y158a ·
metinde göster ·
… şı pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn kimesneleri var kim kimi akçe alır, kimi
almaz
ve kimi etmek alur ve kimi almaz. Ve kimi aslâ kelimât etmez, bî-zebân gezer, a …
Ve Mısır'da niçe bin götü başı pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn kimesneleri var kim kimi akçe alır, kimi almaz ve kimi etmek alur ve kimi almaz. Ve kimi aslâ kelimât etmez, bî-zebân gezer, ammâ hazret Kur’ân tilâvet etse âdemin bağrın ezer. Ve ba‘zısı kisve alur. Herbiri bir gûne evzâ‘ [u] etvâr hareket üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b ·
metinde göster ·
… zibûn kimesneleri var kim kimi akçe alır, kimi almaz ve kimi etmek alur ve kimi
almaz
. Ve kimi aslâ kelimât etmez, bî-zebân gezer, ammâ hazret Kur’ân tilâvet etse âd …
Ve Mısır'da niçe bin götü başı pâ-bürehne ve ser-bürehne mecâzibûn kimesneleri var kim kimi akçe alır, kimi almaz ve kimi etmek alur ve kimi almaz. Ve kimi aslâ kelimât etmez, bî-zebân gezer, ammâ hazret Kur’ân tilâvet etse âdemin bağrın ezer. Ve ba‘zısı kisve alur. Herbiri bir gûne evzâ‘ [u] etvâr hareket üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b ·
metinde göster ·