… kavl-i sahîhleri üzre Karadeniz Tûfân-ı Nûh zulemâtı suyundan kalmış bir bahr-i
amîkdir
kim umku seksen kulaç fecc-i amîk bir bahr-i siyâhdır kim kable't-Tûfân Akdeniz …
Ulûm-ı hey’ete mâlik olan müverrihînin kavl-i sahîhleri üzre Karadeniz Tûfân-ı Nûh zulemâtı suyundan kalmış bir bahr-i amîkdir kim umku seksen kulaç fecc-i amîk bir bahr-i siyâhdır kim kable't-Tûfân Akdeniz'e munsab olmayup İslâmbol kurbünde hâlâ Karadeniz Boğazı olan mahalde nihâyet bulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… azîmlerdir kim diyâr-ı Rûm'da Tuna'dan büyük deryâ-misâl nehr-i azîm yokdur. Ve
amîkdir
ve tavâhir-i kesîreye mebnî nehr-i kebîr-i zülâldir.
Şehr-i azîm Tise: 116b Leh memleketiyle Erdel diyârının Seykel hudûdı kurbunda {cebel-i} Sahan Samur'un cânib-i şarkîsinden nehr-i Turla çıkup Akkirmân kal‘ası dibinde Karadeniz'e mahlût olur. Ve yine bu Sahan Samur yaylasının cânib-i garbîsinden nehr-i Tise hurûc edüp Erdel ile Macar diyârının ortasından geçüp kal‘a-i Hüsvar ve kal‘a-i Kaşa sahrâsından geçüp Egre eyâletinde Sonluk kal‘asına ve Segedin kal‘asına uğrayup andan bu Titel kal‘ası dibinde Tuna'ya mahlût olup Tuna deryâ-misâl olur. Zîrâ bu nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i Dirava ve nehr-i Morava ve nehr-i Moreş Tuna'ya mu‘âdil nehr-i azîmlerdir kim diyâr-ı Rûm'da Tuna'dan büyük deryâ-misâl nehr-i azîm yokdur. Ve amîkdir ve tavâhir-i kesîreye mebnî nehr-i kebîr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a–116b ·
metinde göster ·
… ile mebnî bir kal‘a-i metîn ve kavîdir. Dîvârının esâsı ka‘r-ı zemînde on zirâ‘
amîkdir
. Kadd-i sûru kâmil kırk zirâ‘-ı melikîdir. Ve cümle etrâfında sağîr ü kebîr yüz …
Vaz‘-ı esâs-ı kal‘a-i Edirne-i dâr-ı aliyye: Bâlâda tahrir olunan beş fersah haremli sevad-ı mu‘azzamın tâ vasatında İdrivne kral binâsı şekl-i murabba‘dan cânib-i garba tûlânîce binâ-yı Şeddâdî-misâl bir seng-âbâd, gûyâ üstâd-ı Ferhâd kârıdır, der-i dîvârı eyle musanna‘dır kim bir sıra la‘l-gûn tûla ve bir sıra seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i metîn ve kavîdir. Dîvârının esâsı ka‘r-ı zemînde on zirâ‘ amîkdir. Kadd-i sûru kâmil kırk zirâ‘-ı melikîdir. Ve cümle etrâfında sağîr ü kebîr yüz altmış kulle-i Kâf-misâl ebrâcı metînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… ar-ı im‘ân ile nazar etmeyüp güzer eder ve bu kal‘a önünde Van deryâsı ol kadar
amîkdir
kim niçe yüz kulaç şâkûleli ipler ka‘r-ı umkuna ermedüğünden kal‘a-i Amîk derle …
Sebeb-i tesmiyye-i kal‘a-i Amîk: Bu kal‘a eyle bülenddir kim cemî‘i tîr-endâz kemândârân-ı kemânkeşânlar bu kal‘a-i Amîk'in zîrinden bâlâsına tîr bârân etmişlerdir kim pîşrev ve hekkî vü âzmâyiş okları ile zirvesine irememişlerdir. Hatta Süleymân Hân bu kal‘ayı temâşâ eder kim asker-i Âl-i Osmân'da olan atıcılara fermân edüp tîr bârân etdirmişdir. Mümkin olup bir sehm-i hadeng irememişdir. Süleymân Hân hazz edüp "Benim Amîk-i âlîm" buyurup hıfz u emânda olmasiyçün du‘â etmişlerdir. Ve sene sekiz yüz beş târîhinde Timur Şâh bu kal‘ayı görüp "Bu kal‘a niçe şâh-ı şâhânların ırzın pâymâl etmişdir. Bunu muhâsara edüp bednâm olmadan, geçmek yeğdir" deyüp bu kal‘aya asla nazar-ı im‘ân ile nazar etmeyüp güzer eder ve bu kal‘a önünde Van deryâsı ol kadar amîkdir kim niçe yüz kulaç şâkûleli ipler ka‘r-ı umkuna ermedüğünden kal‘a-i Amîk derler, ammâ galat-ı meşhûru beyne'l-Ekrâd Amîk derler {ve Amük derler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… tu'l-Arab ile leb-ber-leb olur. Ve Akkapu tarafı handakı gâyet vâsi‘ ve arîz ve
amîkdir
. (---) kat kal‘a dîvârıdır.
Ve kal‘a dîvârı üzre âheste âheste yürümek ile kal‘a-i Bağdâd'ın çâr kûşesi dâ’iren-mâdâr, Bağdâd-ı üstüvâr yigirmi sekiz bin sekiz yüz adımdır kim iki buçuk fersahdan iki yüz adım eksik kal‘adır. Zîrâ her fersah on iki bin adımdır. Bu hisâb üzre sûr-ı Bağdâd iki fersah ve dörd bin sekiz yüz adım ihâta eder kal‘a-i kebîrdir. Mîl hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd yedi mîl sekiz yüz adım ziyâdedir ve her mîl dörder bin adımdır. Eğer mîl hisâbı ve eğer Ekrâd melmak hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd (---) sâ‘atde devr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın cenûb tarafı kûşesinden Akkapu cânibinden tâ İmâm-ı A‘zam tarafındaki kal‘a-i Bağdâd kûşesine gelince kal‘a-i Bağdâd'ın handakı hârici kenârıyla hisâr-ı Bağdâd'ın dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil otuz bin hatve-i levendânedir. Ammâ handakı ol kadar amîk değildir, ammâ altmış zirâ‘ enlidir. Şattu'l-Arab tuğyân ile cereyân itse handak Şattu'l-Arab ile leb-ber-leb olur. Ve Akkapu tarafı handakı gâyet vâsi‘ ve arîz ve amîkdir. (---) kat kal‘a dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 340a ·
metinde göster ·
… kurbân ile bu bâb-ı âlî küşâde olur ve bu nârin kal‘anın handakı gâyet vâsi‘ ve
amîkdir
. İç kal‘a içinde bir kat iç kal‘a ve handaklı kal‘ayı nâdir görmüşüzdür. Eğer v …
Ve bu kapu önünde handak üzre bir asma haşeb cisri var. Her şeb makaralar ile çekilüp kal‘a kapusu önüne siper edüp sedd-i İskender olur ve her sabâh bu kapu du‘â ve senâ-yı Süleymân Hân ile açılırken birer koyun kurbân ile bu bâb-ı âlî küşâde olur ve bu nârin kal‘anın handakı gâyet vâsi‘ ve amîkdir. İç kal‘a içinde bir kat iç kal‘a ve handaklı kal‘ayı nâdir görmüşüzdür. Eğer var ise böyle metânet üzre değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b ·
metinde göster ·
… aroşu var, ol cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i
amîkdir
. Gâzî Porça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür- …
Ancak garb tarafında bir küçük varoşu var, ol cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i amîkdir. Gâzî Porça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür-silâh ve cürd atlı çıkup ol vilâyetlere ve Belgrad'a "El-amân" dedirüp Tuna kenârında esbâb yaykayan kızları alup şâhin yuvasına gelir gibi Havâle'ye gelirlermiş ve hâlâ ol gâzîlerin odaları kal‘a içre kat-ender-kat küçük küçük daracık odacıklardır kim cümle mücerredler imiş, aslâ evliler değillermiş, ammâ cümlesi yetmiş tasdan geçmiş semm-i helâhiller imiş, lâkin hâlâ odaları günden güne vîrân olmadadır, zîrâ bu kal‘a şimdi iç elde olmak ile amâr etmeğe muhtâc değildir, ammâ yine dizdârı ve elli aded müsellah neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘i ve zîbâ su sarnıçları ve beş aded hânesi var, havlısı gâyet daracıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… iz cümlenin ebü'l-bihârıdır. Ve kavl-i mellâhân-ı zevi'l-ukûl cümle deryâlardan
amîkdir
ve cümleden mâlihdir derler. Aceb hikmetdir kim bu Bahr-i Siyâh'ın yemîn ü yesâ …
Meselâ bu Karadeniz boğazından kati yaydan ok çıkar gibi cereyân edüp ener, İslâmbol önünden geçüp Bahr-i Rûm'a dökülür. Andan aşağı boğazlardan aşağı Akdeniz'e munsab olur. Andan Sebte boğazında[n] taşr[a] yıldırım gibi akup Bahr-i Muhît'e rîzân olur, andan cümle ebhârlara karışır. Ol hisâb üzre Karadeniz cümlenin ebü'l-bihârıdır. Ve kavl-i mellâhân-ı zevi'l-ukûl cümle deryâlardan amîkdir ve cümleden mâlihdir derler. Aceb hikmetdir kim bu Bahr-i Siyâh'ın yemîn ü yesâr dâ’iren-mâdârında cümle bin yedi yüz altmış aded nehr-i azîmler karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
… ve arîz handak-ı vâsi‘dir kim mi‘mâr arşınıyla kâmil seksen arşın enli handak-ı
amîkdir
.
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i zemîn-i Peçoy-ı dilcûy: Kûh-ı Firav nâm bir alçak bayırlı dağ eteğinde şekl-i murabba‘ Şeddâdî rıhtım-ı seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim esâsındaki taşların her biri fîl-i Mengerusî cüssesi kadar vardır ve eyle hemvâr seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim ta‘bîr ve tahrîr olunmaz, ammâ dîvârı bir katdır ve alçakdır, lâkin kalın ve enli Şeddâdî dîvârdır kim kaddi yigirmi zirâ‘dır, ammâ dâ’iren-mâdâr derin ve arîz handak-ı vâsi‘dir kim mi‘mâr arşınıyla kâmil seksen arşın enli handak-ı amîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
… ve beyâz u ahmer-gûn kayaların altları ekseriyyâ boşdur kim niçe yerleri fecc-i
amîkdir
. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Ve bu cisr-i azîm olduğu kayaların iki tarafı mahûf u mehîb ve beyâz u ahmer-gûn kayaların altları ekseriyyâ boşdur kim niçe yerleri fecc-i amîkdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… dak kenârınca gird-â-gird cirmi kâmil beş yüz adımdır ve handakı gâyet vâsi‘ ve
amîkdir
. Ve bu nehr-i Kraşinçe Ösek'den beri iki sâ‘at bir ağaç cisir altından gelüp bu …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Valpova: Nehr-i Kraşinçe ile handakı leb-ber-leb bir düz alçak çemenzâr yerde tula binâ bir sarây-ı azîm-misâl bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. Handak kenârınca gird-â-gird cirmi kâmil beş yüz adımdır ve handakı gâyet vâsi‘ ve amîkdir. Ve bu nehr-i Kraşinçe Ösek'den beri iki sâ‘at bir ağaç cisir altından gelüp bu kal‘a handakına uğrayup nehr-i Dırava'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… r. Ve kapukulu ağası bu kal‘ada olur. Kurbunda bir çâh-ı mâsı var, seksen kulaç
amîkdir
, ammâ âb[-ı hayât] suyu vardır. Ve yerli yeniçeri ağası da bunda sâkindir. Ve P …
Ve bu kal‘ateynin taşları fîl gevdesi kadar vardır. Ve dîvârları üzre cânib-i erba‘alarında sobalı hammâm gibi karavulhânelerinde her gece ellişer âdem nevbet bekler ve anlardan mâ‘adâ tâ sabâha dek on aded kal‘a ağaları nevbet beklemeğe ta‘yînlerdir, ammâ cümleden ziyâde Macar hisârı ziyâde beklenir, zîrâ paşa sarâyı hâlâ andadır. Zamân-ı kadîmde krallara mahsûs sarây-ı azîmdir kim gâyet musanna‘dır, ammâ ihrâk olunmak ile gayri tarz binâ olunup cümle paşa ağavâtlarına müte‘addid odaları ve kâ‘aları ve dîvânhâne ve hammâm ve ıstabl u âhûrları cümle mükellef sarây-ı azîmdir. Ve kapukulu ağası bu kal‘ada olur. Kurbunda bir çâh-ı mâsı var, seksen kulaç amîkdir, ammâ âb[-ı hayât] suyu vardır. Ve yerli yeniçeri ağası da bunda sâkindir. Ve Paşa sarâyı meydânı hayli vâsi‘ olup ol meydân ortasında iki ade[d] esîr zindânı vardır. El-ıyâzen billâh cümle şehrin esîrleri bu sicinde dururlar ve her birine ellişer ayak nerdübân ile enilir gûyâ çâh-ı cahîm mahpeshânelerdir. Her şeb üzerlerinde ellişer aded pâsbânları pür-silâh olup nevbet beklerler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… kdır kim nehr-i Tuna gelmemişdir. Ve her taraf handakı kâmil yüzer adım enli ve
amîkdir
, ammâ handakların iki başları alçakdır ve garb cânibi başında handak içine nehr …
Ve bu kal‘anın mağrib ve maşrık cânibinde iki başları tâ Freng kapusuna karîb handak içi mâl-â-mâl nehr-i Tuna'dır. Ancak Freng kapusu semti iki bin adım handak içi kurudur, çayır ve çemenzârlı zemîn-i mahsûldârdır. Ve bu tarafı seksen kulaç derin handakdır kim nehr-i Tuna gelmemişdir. Ve her taraf handakı kâmil yüzer adım enli ve amîkdir, ammâ handakların iki başları alçakdır ve garb cânibi başında handak içine nehr-i Tuna'dan büyük gemiler girüp yatır handak içi bir liman-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… isâl içi nehr-i Şebeş Kiriş ile leb ber-leb olup kırk yedi arşın derin handak-ı
amîkdir
kim içinde kadırga avanta edüp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ hand …
Ve mezkûr Ulesi dağı Varat'ın poyraz cânibinde bir püşte-i âlîdir. Hattâ hîn-i muhâsarada bu kûh-ı bülend üzre Yentür Hasan Paşa kal‘ayı bu cebelden yedi pâre top ile döğerdi, ammâ ol kadar zarar isâbet etmezdi, zîrâ hayli mesâfe-i ba‘îdedir ve su aşırı olup deryâ-misâl handak suyu aşırıda olmak ile top güllesi kal‘aya (...) gelüp öyle zarar edemeyüp top gülleleri batup kalırdı, zîrâ kal‘a handakının enniliği kâmil yüz yigirmi adımdır ve deryâ-misâl içi nehr-i Şebeş Kiriş ile leb ber-leb olup kırk yedi arşın derin handak-ı amîkdir kim içinde kadırga avanta edüp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ handakın suyu içinde tâ handakın o[r]ta yerinde kal‘ayı ihâta etmiş bir ensiz handak dahi vardır. Ol handak on yedi arşın derindir, zîrâ bu handakın suyu yerlidir. Büyük enli handakın suyun Kiriş nehrinden kesseler ortadaki küçük handakın suyu bâkî kalır. Bu handak içinde gûnâ-gûn hayvânât mâhîler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… da elli aded ebrâcları var. Ve cânib-i erba‘asında handakı iki âdem kaddi kadar
amîkdir
ammâ elli arşın arîzdir. Ve handakı içre sâfî bâğ u bâğçelerdir. Kal‘anın dâ’ir …
Ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘ ve etrâfında elli aded ebrâcları var. Ve cânib-i erba‘asında handakı iki âdem kaddi kadar amîkdir ammâ elli arşın arîzdir. Ve handakı içre sâfî bâğ u bâğçelerdir. Kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin dört 365a yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b–365a ·
metinde göster ·
… rafında yol aşırı bir sazlı gölü vardır, beş hırmen cirminde vardır, ammâ gâyet
amîkdir
derler. Anda olan gûnâ-gûn kaz ve ördeklerin sayd [u] şikârı acâ’ibdir. Andan b …
Der-takrîr-i mesîregâh-ı müferrihât: Bu şehrin cânib-i erba‘asında cümle on iki aded yerde teferrücgâh-ı erbâb-ı merâmlar var kim bir diyâra mahsûs değildir, illâ Ohri'dedir. Evvelâ kayıklar ile göl içre eyyâm-ı muvâfık ile bâdbânların açup çiftliklere gidüp gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp deryâ üzre ayş [u] ışretler etmek bu şehre mahsûsdur. Biri dahi kal‘anın kıble tarafında yol aşırı bir sazlı gölü vardır, beş hırmen cirminde vardır, ammâ gâyet amîkdir derler. Anda olan gûnâ-gûn kaz ve ördeklerin sayd [u] şikârı acâ’ibdir. Andan balık dalyanları zevki, andan Uştuk yaylası mesîreleri acâ’ibdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
Bu kal‘anın yedi kulle-i azîmi var. Ve cebehânesi gâyet çokdur. Ve cümle yetmiş pâre balyemez topu ve çuldutmaz ve kundak dutmaz şayka topları serâpâ deryâya nâzır demir kapaklı toplardır kim dâ‘imâ âmâde dururlar. Bu kal‘anın karşu tarafı yıldız rûzgârı cânibine bir mîl ba‘îd Melemen hâkidir. Gâyet sığ kenârlardır. Cümle keştîler bu kal‘a önünden geçmeğe muhtâcdır, zîrâ amîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… bu dere kal‘anın şark tarafına bi-emrillâh handak vâki‘ olmuşdur. Eyle handak-ı
amîkdir
kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir. Ve bu tarafdan kal‘aya düşman aslâ zafer …
Ve bu mahalde cereyân eden derenin iki tarafı yalçın hurde çakıl taşlı yalçın kayalardır. Yed-i kudret ile bu dere kal‘anın şark tarafına bi-emrillâh handak vâki‘ olmuşdur. Eyle handak-ı amîkdir kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir. Ve bu tarafdan kal‘aya düşman aslâ zafer bulmaz, zîrâ bu ka‘ra âdem nazar etse zehresi çâk olur. Ve bu kal‘anın şekl-i muhammesinde bu mahalden gayri handakı yokdur. Ol dahi yed-i kudret handakıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
kim çâh-ı gayyâdan ve derk-i esfelden nişân verir kesme kayalı handakdır. Ve ka …
Hakkâ ki bir handak-ı amîkdir kim çâh-ı gayyâdan ve derk-i esfelden nişân verir kesme kayalı handakdır. Ve kal‘anın vücûdu dîvârlarından taşra ana handakın eni ba‘zı yeri bir tîrkeş oku menzilidir ve ba‘zı yeri el taşı menzilidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a ·
metinde göster ·
… indân tabyası handakıdır. Ve bir cânibi Freng hisârı handakıdır ki kırkar kulaç
amîkdir
.
Ve bu yolun iki tarafı çâh-ı gayyâ-misâl azîm enli handaklardır. Bir tarafı zindân tabyası handakıdır. Ve bir cânibi Freng hisârı handakıdır ki kırkar kulaç amîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114b ·
metinde göster ·
… yol ile dörd kat kapudur. Ammâ bu kapu önünün handakı gâyet ensizdir ammâ gâyet
amîkdir
. Ve ensiz olduğu ecilden bu kal‘aya Süleymân Şâh toprağı bu mahalden sürmüşlerd …
Ve bu Karanlık kapunun iç yüzü eğri ve büğrü yol ile dörd kat kapudur. Ammâ bu kapu önünün handakı gâyet ensizdir ammâ gâyet amîkdir. Ve ensiz olduğu ecilden bu kal‘aya Süleymân Şâh toprağı bu mahalden sürmüşlerdir. Hâlâ âsâr-ı türâb zâhir ü bâhirdir. Ve bu koldan Sarı Rüstem Paşa kal‘a-kûpluk edermiş. Hâlâ kal‘anın sîne-i pürkînesinde niçe bin gülle-i hadîd âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115b ·
metinde göster ·
Mısır ve şâm'ın râhında böyle bir deryâ-misâl birke-i azîm yokdur. Tûlen ve arzen ikişer yüz ellişer germe adımdır. Ve on kulaç amîkdir. Cânib-i erba‘asından yollar eylemişler. Bârân-ı rahmetden cereyân eden âb-ı zülâl gelüp leb-ber-leb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269a ·
metinde göster ·
Mısır bürkesi dâ’iren-mâdâr sekiz yüz adımdır ve yigirmi kulaç
amîkdir
. Ammâ şâm bürkesi etrâfı beş yüz adımdır ve yigirmi iki zirâ‘ umku vardır. Ve ş …
Mısır bürkesi dâ’iren-mâdâr sekiz yüz adımdır ve yigirmi kulaç amîkdir. Ammâ şâm bürkesi etrâfı beş yüz adımdır ve yigirmi iki zirâ‘ umku vardır. Ve şimâl cânibi kenârında nahl-i Tûbâ-misâl bir dıraht-ı müntehâ kârgîr binâ içre hâsıl olup sernigûn bürke içine şâhalar salup sâye salmış bir vâcibü's-seyr nahl-i azîmdir ki bir eşcâra müşâbeheti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·
… n etdüği mahaller zâhirdir. Hâlâ azîm handaklardır. Ba‘zı yeri bir minâre kaddi
amîkdir
. Sehel şey ile tathîr olmak mümkindir. Ammâ zamânımızda Kethudâ İbrâhîm Paşa Mı …
Nîl'in Süveys'e cereyân etdüği mahaller zâhirdir. Hâlâ azîm handaklardır. Ba‘zı yeri bir minâre kaddi amîkdir. Sehel şey ile tathîr olmak mümkindir. Ammâ zamânımızda Kethudâ İbrâhîm Paşa Mısır vezîri iken sa‘âdetlü pâdişâha arz edüp Benî Seyf mukâbelesinden Nîl'i ke'l-evvel zamân-ı kadîm üzre cereyân etdirmeğe ihtimâm-ı tâm etmişdi. Ammâ kendüye Yemen fethi fermân olunup Süveys benderinde kırk elli pâre kadırga yapılmağa mübâşeret olunup on pâre kadırga ve on pâre galyon inşâ olunup deryâda âmâde olmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b ·
metinde göster ·
… rup bir tur‘a açup Nîl'i Feyyûm buhayresine cârî edüp hâlâ bir buhayre-i fecc-i
amîkdir
kim içinde niçe kerre yüz bin ecnâs-ı mahlûkât, haşerât-ı bahr vardır.
Ve Sa‘îd-i âlî'den bir kanat urup bir tur‘a açup Nîl'i Feyyûm buhayresine cârî edüp hâlâ bir buhayre-i fecc-i amîkdir kim içinde niçe kerre yüz bin ecnâs-ı mahlûkât, haşerât-ı bahr vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y8b ·
metinde göster ·
… ır. Arzı kırk mîl ve altmış yetmiş mîl enli yeri vardır ve umku otuz kırk kulac
amîkdir
. Ve bu iklîm halkının reng-i rûyları cümle hâs beyâzlardır.
İklîm-i sâbi‘de on tağ ve kırk nehir vardır. Cümleden nehr-i Edil azîm deryâ-yı âb-ı hayâtdır. Arzı kırk mîl ve altmış yetmiş mîl enli yeri vardır ve umku otuz kırk kulac amîkdir. Ve bu iklîm halkının reng-i rûyları cümle hâs beyâzlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·
… bette niçe dürlü fezâhat olur, dersen kâr-ı dünyâ böyledir. Ve anlar bir bahr-i
amîkdir
ve gavs-ı a‘zamdır. Hâr u hâşâk makûlesinden bahr-i ummâna zarar isâbet etmez. …
Eğer su’âl olunur ise bu mevlûd-ı Bedevî'de bu kadar Q 271aP 268a cân bir yere cem‘ oldukdan sonra elbette niçe dürlü fezâhat olur, dersen kâr-ı dünyâ böyledir. Ve anlar bir bahr-i amîkdir ve gavs-ı a‘zamdır. Hâr u hâşâk makûlesinden bahr-i ummâna zarar isâbet etmez. Ol makâm-ı kübrâda fitne ve fesâda karışan nâ-ehil elbette anda ıslâh-ı nefs eder. Eyle bir cem‘iyyet-i kübrâ sâhibi sultân-ı Ebü'l-yetâmîndir, himmetleri hâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b ·
metinde göster ·
deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i amîkdir. Ve bu boğaza ehl …
Ve bu diyârın incü çıkaran gavvâsları nakli üzre bu boğazın aslâ nihâyeti yokdur, gâyet amîkdir deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i amîkdir. Ve bu boğaza ehl-i Habeş ve mellâhlar Bâbü'l-Mendûb derler. Azîm kûh-ı Bîsütûn boğazdır. Karşı Yemen dağları râyegândır, ancak on beş mîl vardır. Yine bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys benderine varınca bu körfezin tûlü bin beş yüz mîldir. Kıble tarafı Yemen ve Aden ve Mekke ve Medîne ve Yenbû‘ ve Muveylah ve Tûr'dur. Cenûb tarafı serâpâ Habeş diyârı ve Kuseyre iskelesidir. Ve bu Bâb-ı Mendûb boğazı kayası üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… eti yokdur, gâyet amîkdir deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i
amîkdir
. Ve bu boğaza ehl-i Habeş ve mellâhlar Bâbü'l-Mendûb derler. Azîm kûh-ı Bîsütûn …
Ve bu diyârın incü çıkaran gavvâsları nakli üzre bu boğazın aslâ nihâyeti yokdur, gâyet amîkdir deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i amîkdir. Ve bu boğaza ehl-i Habeş ve mellâhlar Bâbü'l-Mendûb derler. Azîm kûh-ı Bîsütûn boğazdır. Karşı Yemen dağları râyegândır, ancak on beş mîl vardır. Yine bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys benderine varınca bu körfezin tûlü bin beş yüz mîldir. Kıble tarafı Yemen ve Aden ve Mekke ve Medîne ve Yenbû‘ ve Muveylah ve Tûr'dur. Cenûb tarafı serâpâ Habeş diyârı ve Kuseyre iskelesidir. Ve bu Bâb-ı Mendûb boğazı kayası üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·