… rdır kim aşağıdan nehr-i Bitlîs cereyân eder. Bu kayanın ta zirve-i a‘lâsı kimi
amelî ve
kimi Hudâyî vâki‘ olmuş bir sahrâ-yı azîmdir. Bu sahrâ-yı vâsi‘in cânibeyni kal …
Sitâyiş-i bâğ-ı ravza-i Rıdvân-ı hân-ı âlîşân: Bu bâğ-ı İrem şehr-i Bitlîs'in cânib-i garbîsi tarafında kûh-ı Taklaban nâm bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuş bir gaytândır. Cânib-i şarkîsi ve taraf-ı cenûbîsi uçurum kayalardır kim aşağıdan nehr-i Bitlîs cereyân eder. Bu kayanın ta zirve-i a‘lâsı kimi amelî ve kimi Hudâyî vâki‘ olmuş bir sahrâ-yı azîmdir. Bu sahrâ-yı vâsi‘in cânibeyni kal‘a dîvârları gibi binâ-yı sûr-ı üstüvârdır. Ancak burc [u] bârû-yı bedenleri yokdur. Şarkî ve cenûbî tarafı evce ser çekmiş yalçın kayalar olmağile bu iki tarafda kal‘a dîvârından metîn ü müstahkem dîvâr üzre hânın sarây-ı azîmi ve kâ‘aları ve dîvânhâne-i müte‘addideleriyle ârâste ve niçe yüz şâhnişîn ü revzenler ile pîrâste olup cânib-i şarkîsi Değirmân deresine nâzır hân askerinin yedi yüz aded hücreleriyle imâr olmuş bir bâğdır ve bu hücrelerin tahtânîleri cümle ıstabl-ı anter-i ahûr-ı câğdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227b ·
metinde göster ·
… il aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded
amelî ve
çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
… ldir, arzan yetmiş beş germe adımdır. Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle
amelî ve
gayrı beyâz mermer sütûnlar iki yüz altmış serâmed amûd-ı müntehâlar üzre tâk t …
Câmi‘-i Zağlûl Muhammed: Câmi‘-i azîmdir. Tûlen yüz yetmiş adımdır, ayak değildir, arzan yetmiş beş germe adımdır. Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle amelî ve gayrı beyâz mermer sütûnlar iki yüz altmış serâmed amûd-ı müntehâlar üzre tâk tâk ve tâklar üzre cümle iki yüz altmış kubbelerdir. Ve harem etrâfında yüz elli toloz kârgîr-binâ hurde kubbelerdir. Câmi‘ içre mezâhib-i erba‘a içün dörd mihrâbdır, üçü büyük mihrâbdır, biri küçükdür. Ve bir ağac sâde cedîd minberi ve iki mü’ezzinler mahfili ve iki aded küçük haremi var. Sağ tarafındaki harem ortasında bir sebîli ve câmi‘in altı kapusu var. Ve iki minâresi dahi dörder tabaka minâre-i âlîlerdir. Câmi‘ içinde bir kafes içre mezâhib-i erba‘a müftîleri ve câmi‘ sâhibi Muhammed Zağlûl medfûndur. Bu câmi‘i iki sâhibü'l-hayrât binâ etmek ile vâsi‘ olmuşdur. İbtidâsı küçük câmi‘ imiş. Târîhi harem kapusu üzre:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333b ·
metinde göster ·
gayrı mermer sütûn ve pâyeler elli iki adeddir. Ve ortası harem yeri küşâdedir. …
Hazret-i Ömer câmi‘i: Zîrâ bu şehri Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs Kıbtî destinden feth edüp Hazret-i Ömer içün bu câmi‘i inşâ edüp ibâdetgâh-ı kadîmdir. Lâkin ferâ‘ineler asrında deyr imiş. Nîl kenârında Y 364b bir âlî sed üzre vâki‘ olmuş bir mesîregâh câmi‘-i rûşendir. Tûlü toksan adımdır, arzı altmış adımdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle amelî ve gayrı mermer sütûn ve pâyeler elli iki adeddir. Ve ortası harem yeri küşâdedir. Üç kapusu ve bir alçak minâresi ve kemerler üzre münakkaş tavanlı ve cümle pençereleri Nîl'e nâzırdır. Mihrâbı bir köşeye münharif vâki‘ olup minberi musanna‘ oyma haşebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y364a–Y364b ·
metinde göster ·
… şdir. Gâyet kebîr câmi‘dir, tûlen ve arzan yüzer germe hatvedir ve cümle amûd-ı
amelî ve
gayrı sütûnları iki yüz aded pâyeler üzre köhne tavandır.
Ve şehri Nîl'den ba‘îd bir vâsi‘ fezâda sekiz yüz vâsi‘ hâneli şehirdir. Ammâ ol kadar ma‘mûr u müzeyyen sarâyları yokdur. Ve cümle yigirmi altı mihrâbdır, dördü hutbedir. Çârsûya karîb bir câmi‘ var, âl-i Abbâsiyân'dan el-Müstekfî Billâh şehre menfî iken binâ etmişdir. Gâyet kebîr câmi‘dir, tûlen ve arzan yüzer germe hatvedir ve cümle amûd-ı amelî ve gayrı sütûnları iki yüz aded pâyeler üzre köhne tavandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382a ·
metinde göster ·