… ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç
amel eder
bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviy …
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
… 's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç
amel eder
. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. …
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
. Ve kuvvet-i basarı ziyâde edüp dendân-ı benî Âdemi dürdâne gibi pâk u mücellâ …
Menzil-i Kargaçamı: Musul hâkinde Şat kenârında bir ma‘âdin-i sun‘-ı Hudâ'dır kim Rûm u Arab u Acem'de misli yokdur. Şatt sâhilinde ve dahi ba‘îd yerde göl göl olup kara çam sakızları kaynar ammâ gâyet lezîzdir. Gûyâ mastaki sakızıdır ammâ esmerü'l-levndir. Ve bir gûne lezzeti vardır kim yeyenin dimâğın mu‘attar eder. Ve her sabâh birer miskâl isti‘mâl edenin vücûdunda safrâ ve sevdâ ve balğam ve sâ’ir ahlâtı cümle mahv edüp batn-ı insânda olan solucanları cümle kırup tahtânî amel eder. Ve kuvvet-i basarı ziyâde edüp dendân-ı benî Âdemi dürdâne gibi pâk u mücellâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
… er sene mâh-ı Temmuz'da niçe bin çorlu âdem ol ayn-ı şordan aç karnına nûş etse
amel eder
, ammâ garâbet andadır kim bu âb-ı nâbı aşağı akındısıyla alsalar aşağıdan yedi …
İbret-nümâ-yı diğer: Bu şehrin hâricinde Kemer köprü nâm bir cisr-i musanna‘ vardır. Gerçi memdûh-ı âlem olacak bir kantara-i azîm değildir, ammâ garâbet andadır kim bu cisir dibinde sun‘-ı Hudâ İçme Suyu nâmıyla bu diyârda meşhûr-ı âfâk bir şorca su vardır. Her sene mâh-ı Temmuz'da niçe bin çorlu âdem ol ayn-ı şordan aç karnına nûş etse amel eder, ammâ garâbet andadır kim bu âb-ı nâbı aşağı akındısıyla alsalar aşağıdan yedi sekiz amel eder, ammâ suyun akdığı aksine aşağıdan yukaru kâse ve tas ile su alup nûş etseler yedi sekiz kerre fevkânî istifrâğ etdirüp cümle balgam ve safra ve sevdâ ve ahlat kay olunup bu âb-ı nâfi‘den nûş edenin reng-i rûyu humret üzre olup yedi günde vücûdu cemî‘i ilelden selâmet bulur. Böyle bir nâfi‘ mücerreb âb Hakîm-i mutlakdır kim her kurâ vü kasabâtlara kumkumalar ile hedâyâ götürürler, meşhûr-ı âfâkdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… garâbet andadır kim bu âb-ı nâbı aşağı akındısıyla alsalar aşağıdan yedi sekiz
amel eder
, ammâ suyun akdığı aksine aşağıdan yukaru kâse ve tas ile su alup nûş etseler y …
İbret-nümâ-yı diğer: Bu şehrin hâricinde Kemer köprü nâm bir cisr-i musanna‘ vardır. Gerçi memdûh-ı âlem olacak bir kantara-i azîm değildir, ammâ garâbet andadır kim bu cisir dibinde sun‘-ı Hudâ İçme Suyu nâmıyla bu diyârda meşhûr-ı âfâk bir şorca su vardır. Her sene mâh-ı Temmuz'da niçe bin çorlu âdem ol ayn-ı şordan aç karnına nûş etse amel eder, ammâ garâbet andadır kim bu âb-ı nâbı aşağı akındısıyla alsalar aşağıdan yedi sekiz amel eder, ammâ suyun akdığı aksine aşağıdan yukaru kâse ve tas ile su alup nûş etseler yedi sekiz kerre fevkânî istifrâğ etdirüp cümle balgam ve safra ve sevdâ ve ahlat kay olunup bu âb-ı nâfi‘den nûş edenin reng-i rûyu humret üzre olup yedi günde vücûdu cemî‘i ilelden selâmet bulur. Böyle bir nâfi‘ mücerreb âb Hakîm-i mutlakdır kim her kurâ vü kasabâtlara kumkumalar ile hedâyâ götürürler, meşhûr-ı âfâkdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… tka südü içmeyen bu sudan nûş etdikde eğer su aşağı akarken aşağı alsa aşağıdan
amel eder
. Eğer su cereyân ederken suyu yukarlak alsa yukardan istifrâğlar edüp safra ve …
Üç yüz hâneli bâğ u bâğçeli kâfir ve müselmânlı ma‘mûr köydür, ammâ hikmet-i Hudâ bu köyün kurbunda birkaç yerde sucuğazlar kaynar. Her birinin birer gûne lezzetleri ve tabî‘atları var, ammâ biri gâyet müshildir kim Mahmûda ve habbü's-selâtîn ve hükemâların müshil şerbetlerinden şedîddir. Hattâ bahâr eyyâmlarında surutka südü içmeyen bu sudan nûş etdikde eğer su aşağı akarken aşağı alsa aşağıdan amel eder. Eğer su cereyân ederken suyu yukarlak alsa yukardan istifrâğlar edüp safra ve sevdâ ve balgam ve solucan ve namâzbûr ta‘bîr etdikleri ahlatdan tabî‘atda bir şey komayup âdemin çehresi verd-i ahmer-gûn olup münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b ·
metinde göster ·
Ve bu ziyârete karîb bir deyr-i atîk vardır. Hâlâ içinde kıssîsleri vardır. Bu deyrin cenûbunda zeyl esâsından bir ayn çıkar. Sehel şorcadır. Ammâ cemî‘i hukemâ muğlab eşribelere bundan halt ederler. Yedi sekiz amel eder. Ammâ beden-i insândan cemî‘i ahlâtı sürer, mu‘tedil-i sehel aynü'l-hayâtdır. Bu dahi Hazret-i Îsâ'nın mu‘cize-i bâhiresidir, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218a ·
metinde göster ·