… İslâmbol içre aslâ sivrisinek ile'l-ân girmek ihtimâli yokdur. Hâlâ ol tılısmın
ameli
te’sîr etmededir.
Beşinci mutalsam-ı ibret-nümâ: Yine Altımermer'in birinde Eflâtûn-ı ilâhî bir peşşe sûreti ihdâs edüp İslâmbol içre aslâ sivrisinek ile'l-ân girmek ihtimâli yokdur. Hâlâ ol tılısmın ameli te’sîr etmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16b ·
metinde göster ·
… nib-i berre müte‘allik üç yüz altmış altı ibret-nümâ tılısmâtları var idi. Hâlâ
ameli
18a te’sîr edüp râyegân olan tılısmâtlar ki bunlardır, ve's-selâm.
Bu merkûm tılısmâtların emsâli cânib-i berre müte‘allik üç yüz altmış altı ibret-nümâ tılısmâtları var idi. Hâlâ ameli 18a te’sîr edüp râyegân olan tılısmâtlar ki bunlardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17b–18a ·
metinde göster ·
… ımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ
ameli
nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneks …
Mâhîlerinin memdûhâtların beyân eder: Evvelâ cümleden levrek balığı ve kefâl balığı gâyet kalaklı balıkdır ve kalkan balığının kalağı yokdur. Ammâ âh cânım kalkan balığı gâyet lezîzdir. Nisâ tâ’ifesi yiseler elbette hâmile kalır. Devr-i Âdem'den beri nef‘i tecrübe olunmadadır. Ve birer karışdan ziyâde kırmızı başlı kızılca tekir balığı kızılbaşlı olmağıla bu dahi lezizdir. Ve kaloz balığı ve erba‘înde uskumru balığı ve niçe bin elvân mâhîleri vardır. Ammâ memdûh olan zikr olunan balıklardır. Bunlardan ziyâde muhabbet edüp üzerine bin cân ile kurbân olup bey‘ [u] şirâsı mahallinde ceng [ü] cidâl edüp kan etdikleri mâhî cânım hapsi balığıdır. Rûz-ı hamsînde zâhir olduğiyçün hamsi balığı derler ve hamsîn gününde çıkmasının sebebi İskender-i Kübrâ asrında bir üstâd-ı kâmil gelüp ruhbân ve bıtrîklere gıda olsun içün Moloz kapusundan taşra derya içinde bir amûd üzre bir hamsi balığı sıfatında bir tuç balık tılsım edüp rûz-ı hamsînde ol mâhîden bir sadâ zâhir olunca Karadeniz'de olan cümle hamsi balıkları Tarabefzûn limanına gelüp sâhil-i bahre düşerler. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden rûy-ı dünyâya kadem basdıkda niçe bin mutalsamât u âteş-gede-i Nemrûd sönüp mutalsamlar münhedim olup bu hamsi tılsımı dahi yıkılup deryâya düşer. Lâkin deryâya müte‘allık tılsımât olmağıla hâlâ ameli nâfiz olup her sene yevm-i hamsînde hapsi mâhîleri karaya düşdükde yâhûd meneksile nâm kayıklarla mâl-â-mâl iskeleye geldikde balık dellâlları vardır, bu lisân ile nidâ eder: "Ey muhterûn, ey muhterûn. Esi çıfata zûn, den hurdesin, samur bâdâ taraşa, ey lefte karûn, ahnı kulup ipsarya, ala pamun, ey ümmet-i Muhammet ala pamun" deyüp bir gûne mürver ağacından boruları var. Bir kere sûr urunca azamet-i Hudâ eğer cemâ‘atle namâzı kılar istimâ‘ ederse ol ân namâzı bırağup hamsi balığına segirdirler. "Namâz bulunur ammâ hapsi bulunmaz" deyü câmi‘de imâm ve mü’ezzin dahi namâzı bozup "Ahçacuğumla bir makrama hapsi var" deyü ol nâzik sırmalı makramalara balığı koyup reftâr ederek balığın suyun akıdup giderken ba‘zılar balığın suyu akdığına acıyup "Bre palığın suyın ya ne akıdırsın, suyına bir pilavcık salsana" deyü birbirlerine 253a latîfe ederler. Yine murâd olan latîfedir. Bir kerre Çiço Hüseyin nâm bir kimesne ehliyle halet-i muhammışda ala-vere safâsında iken {balık dellâlının boru çalduğun istimâ‘ edüp} ehlinden balığın çeküp alıp uçkurun bağlayarak iskele başına gelüp hapsi balığı aldığı meşhûrdur, ammâ hakîr görmedim. Lâkin bir kerre balık meneksile borusu çalınınca (---)(---) hammâmından beş dâne uryân âdemler arak-âlûd olup har har soluyarak balık kayığına cân atup bellerindeki peştemâllarına balığı doldurup avret yerleri zâhir olur. Balıkçı bunlardan akçe isteyüp uryân âdemde akçe olmamağla balıkçıya kefîl vermiş. Balıkçı "Balık emîni kefîl ve yemîn almaz, hemân akçedür" deyince "Bre âdem, işte şu âdemler şâhid olsun imanım sana verdim" dermiş. Balıkçı da "Ben, kendim namâzlı îmânımdan bezdim, al benimki de senin olsun" demiş. Bu gûne hapsi balığı latîfeleri Tarabefzûn şehir oğlanları zurefâsı mâbeyninde darb-ı mesel olmuş latîfeler vardır. Ve yine Tarabuzun zurefâları Çiço re‘âyâlarına ulaşup derler kim, Tekerleme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252b–253a ·
metinde göster ·
… iki sene hilâfetden sonra merhûm olup bu kal‘a-i Yunaniyân'dan kayâsıralar bir
amel-i
yığma püşte üzre bir kal‘a binâ etdi ve gâyet ma‘mûr olup kralı Şâm-Tarabulus'd …
Bu Hamâ şehrine lisân-ı Yunan'da "Hamutân" derler, lisân-ı Parsî'de "Dârşenbit" derler. Lisân-ı Dürüzî'de "Şehrezûl" derler. Lisân-ı Arab'da "Hamâ" derler. Tûfândan sonra ibtidâ bânîsi Hâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Gâyet imâristân olup Âsî nehri gelmezden mukaddem dörd kerre yüz bin bi’r-i azîmler ile reyy olur bir şehr-i azîm idi. Cümle kavmi Benî İsrâ’îlî olmak ile Hazret-i Yahyâ a.l.m. hûnını Buhtunnasr {kavm-i İsrâ’îl'den almak içün} bu şehr-i Hamutân'ı harâb [u] yebâb edüp ba‘dehû İskender-i Kübrâ asrında sehel imâr olmada iken İskender otuz iki sene hilâfetden sonra merhûm olup bu kal‘a-i Yunaniyân'dan kayâsıralar bir amel-i yığma püşte üzre bir kal‘a binâ etdi ve gâyet ma‘mûr olup kralı Şâm-Tarabulus'da İşpaniye Frengiyle ittifâk edüp Şâm ve Mekke ve Medîne yolların ve niçe şehirlerin harâb [u] yebâb etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 25a ·
metinde göster ·
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri
amel-i
Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı R …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve
amel-i
Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolu …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… ânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve
amel-i
Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatal …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… r biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve
amel-i
Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… rvâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve
amel-i
Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve T …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve
amel-i
Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîr …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… el-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve
amel-i
Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâ …
Ve iki yüz aded kâr-ı kadîm musanna‘ ve münakkaş kemânlar çıkdı kim her biri amel-i Usta Pervâne ve amel-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve amel-i Bursalı ve amel-i Hacı Receb ve amel-i Gelibolulu Hayırlıoğlu ve amel-i Galatalı Mehemmed ve amel-i Mısırlı Yûsuf ve Takî Cân-ı Tebrîzî ve Hân Kulı Şîrâzî ve Piyâle-i Şîrâzî ve Yâr Velî-i Şîrâzî ve Usta Ömer-i Rûmî ve Usta Kurd-ı Mısrî ve Mirzâ Cân-ı Belhî misilli üstâd-ı kâmillerin yayları bey‘ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… ffer Bay-ı Horasânî ve kâr-ı Sevindik Hân-ı Belhî ve kâr-ı Usta Oruç-ı Mısrî ve
amel-i
Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve …
Ve kâmil bin aded tüfeng-i îcâd-ı Fireng-i pür-reng-i bed-ceng tüfeng-i cevherdâr-ı murassa‘lardı kim her biri birer diyâr üstâdlarının kârhâneleri kârı olup gûyâ kâr-ı Dâvûd'dur kim her tarafdan hedâyâ gelmişdir. Evvelâ diyâr-ı Mâzenderân'dan kâr-ı Karçığa-yı Haddâdî 277b ve kâr-ı Satî-i Belhî ve kâr-ı Lâçin-i Yetîm-şâh-ı Isfahânî ve Muzaffer Bay-ı Horasânî ve kâr-ı Sevindik Hân-ı Belhî ve kâr-ı Usta Oruç-ı Mısrî ve amel-i Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve amel-i Kara Mehemmed ketebeli, bunlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle murassa‘ ve mücevher idi. Ve amel-i el-Hac Şaşı Mustafâ, içi ve dışı burmalı bir gûne tüfeng yapar kim {diyâr-ı} Hersek'de, Taşlıca'da ve Bâzârcık'da ve İslâmbol'da dahi nazîri yokdur. Nigebolu şehrinde sâkin olup cevâhirsiz cevherdâr tüfenglerin kâmil beş yüz guruşdan bir nakra eksiğe vermek ihtimâli yokdur, ammâ yılda iki tüfeng ancak hâsıl eder. Ve amel-i Usta Receb Kırımî, Bağçesarây'da Mehemmed Giray Hân kârhânesinde işler. Bu dahi bî-bedel üstâd-ı küldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a–277b ·
metinde göster ·
… Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve
amel-i
Kara Mehemmed ketebeli, bunlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle mur …
Ve kâmil bin aded tüfeng-i îcâd-ı Fireng-i pür-reng-i bed-ceng tüfeng-i cevherdâr-ı murassa‘lardı kim her biri birer diyâr üstâdlarının kârhâneleri kârı olup gûyâ kâr-ı Dâvûd'dur kim her tarafdan hedâyâ gelmişdir. Evvelâ diyâr-ı Mâzenderân'dan kâr-ı Karçığa-yı Haddâdî 277b ve kâr-ı Satî-i Belhî ve kâr-ı Lâçin-i Yetîm-şâh-ı Isfahânî ve Muzaffer Bay-ı Horasânî ve kâr-ı Sevindik Hân-ı Belhî ve kâr-ı Usta Oruç-ı Mısrî ve amel-i Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve amel-i Kara Mehemmed ketebeli, bunlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle murassa‘ ve mücevher idi. Ve amel-i el-Hac Şaşı Mustafâ, içi ve dışı burmalı bir gûne tüfeng yapar kim {diyâr-ı} Hersek'de, Taşlıca'da ve Bâzârcık'da ve İslâmbol'da dahi nazîri yokdur. Nigebolu şehrinde sâkin olup cevâhirsiz cevherdâr tüfenglerin kâmil beş yüz guruşdan bir nakra eksiğe vermek ihtimâli yokdur, ammâ yılda iki tüfeng ancak hâsıl eder. Ve amel-i Usta Receb Kırımî, Bağçesarây'da Mehemmed Giray Hân kârhânesinde işler. Bu dahi bî-bedel üstâd-ı küldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a–277b ·
metinde göster ·
… unlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle murassa‘ ve mücevher idi. Ve
amel-i
el-Hac Şaşı Mustafâ, içi ve dışı burmalı bir gûne tüfeng yapar kim {diyâr-ı} He …
Ve kâmil bin aded tüfeng-i îcâd-ı Fireng-i pür-reng-i bed-ceng tüfeng-i cevherdâr-ı murassa‘lardı kim her biri birer diyâr üstâdlarının kârhâneleri kârı olup gûyâ kâr-ı Dâvûd'dur kim her tarafdan hedâyâ gelmişdir. Evvelâ diyâr-ı Mâzenderân'dan kâr-ı Karçığa-yı Haddâdî 277b ve kâr-ı Satî-i Belhî ve kâr-ı Lâçin-i Yetîm-şâh-ı Isfahânî ve Muzaffer Bay-ı Horasânî ve kâr-ı Sevindik Hân-ı Belhî ve kâr-ı Usta Oruç-ı Mısrî ve amel-i Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve amel-i Kara Mehemmed ketebeli, bunlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle murassa‘ ve mücevher idi. Ve amel-i el-Hac Şaşı Mustafâ, içi ve dışı burmalı bir gûne tüfeng yapar kim {diyâr-ı} Hersek'de, Taşlıca'da ve Bâzârcık'da ve İslâmbol'da dahi nazîri yokdur. Nigebolu şehrinde sâkin olup cevâhirsiz cevherdâr tüfenglerin kâmil beş yüz guruşdan bir nakra eksiğe vermek ihtimâli yokdur, ammâ yılda iki tüfeng ancak hâsıl eder. Ve amel-i Usta Receb Kırımî, Bağçesarây'da Mehemmed Giray Hân kârhânesinde işler. Bu dahi bî-bedel üstâd-ı küldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a–277b ·
metinde göster ·
… nakra eksiğe vermek ihtimâli yokdur, ammâ yılda iki tüfeng ancak hâsıl eder. Ve
amel-i
Usta Receb Kırımî, Bağçesarây'da Mehemmed Giray Hân kârhânesinde işler. Bu dahi …
Ve kâmil bin aded tüfeng-i îcâd-ı Fireng-i pür-reng-i bed-ceng tüfeng-i cevherdâr-ı murassa‘lardı kim her biri birer diyâr üstâdlarının kârhâneleri kârı olup gûyâ kâr-ı Dâvûd'dur kim her tarafdan hedâyâ gelmişdir. Evvelâ diyâr-ı Mâzenderân'dan kâr-ı Karçığa-yı Haddâdî 277b ve kâr-ı Satî-i Belhî ve kâr-ı Lâçin-i Yetîm-şâh-ı Isfahânî ve Muzaffer Bay-ı Horasânî ve kâr-ı Sevindik Hân-ı Belhî ve kâr-ı Usta Oruç-ı Mısrî ve amel-i Uzun Ömer-i İslâmbolî ve Usta Memi ve Usta Küçük Ömer ve Usta Uzun Mehemmed ve amel-i Kara Mehemmed ketebeli, bunlar cümle İslâmbol üstâdlarının tüfengleri cümle murassa‘ ve mücevher idi. Ve amel-i el-Hac Şaşı Mustafâ, içi ve dışı burmalı bir gûne tüfeng yapar kim {diyâr-ı} Hersek'de, Taşlıca'da ve Bâzârcık'da ve İslâmbol'da dahi nazîri yokdur. Nigebolu şehrinde sâkin olup cevâhirsiz cevherdâr tüfenglerin kâmil beş yüz guruşdan bir nakra eksiğe vermek ihtimâli yokdur, ammâ yılda iki tüfeng ancak hâsıl eder. Ve amel-i Usta Receb Kırımî, Bağçesarây'da Mehemmed Giray Hân kârhânesinde işler. Bu dahi bî-bedel üstâd-ı küldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a–277b ·
metinde göster ·
… er idi. Bu yüz elli aded münakkaş Acemî ve kâr-ı Kudüs ve şuğl-i Kütahiyyevî ve
amel-i
İznik kavanoz ve hokkalar içre mu‘amber reçellerin envâ‘ından reçel-i Kepat u E …
Ve yigirmi katır bârı keçeli sandûkalar içre cümle sekiz yüz aded fağfûr-ı Çîn kâseler ve gûnâ-gûn zî-kıymet tabaklar ve mertebânîler ve münebbet kâseler ve elvân çârgül fincânlar ve balğamî tabaklar ve bî-hisâb musanna‘ u münakkaş kâse ve tabak-ı İznik-i Rûm çînîler ve içerisi ve taşrası münebbet Portukalî kâse ve tabaklar ve yüz elli aded balğamî ve Hüsrevânî küpler kim her biri gûnâ-gûn me‘âcin-i mümessek ü zî-kıymetler ile memlû küpler idi. Bu yüz elli aded münakkaş Acemî ve kâr-ı Kudüs ve şuğl-i Kütahiyyevî ve amel-i İznik kavanoz ve hokkalar içre mu‘amber reçellerin envâ‘ından reçel-i Kepat u Emlec ü Kâbilî ve âlû-yı Belhî ve âlû-yı Buhârî ve âlû-yı Horasânî vü tüffâhî ve murabba‘-ı zencîl ve murabba‘-ı cevz-i bevvâ ve murabba‘-ı cevz-i Hindî ve murabba‘-ı cevz-i Rûmî ve murabba‘-ı hıyârşember ve murabba‘-ı riyâs ve murabba‘-ı ışkın ve murabba‘-ı temer-i Habeşî misilli murabba‘âtlar mezkûr kavanoz ve hokkalar mâl-â-mâl iken mezâd-ı sultânîde gezerken beyyâ‘lar ve bâyi‘ler "Ayâ bu nedir çaşni helâl midir?" deyü herkes yeye yeye cümle hamlar boş kalup dellâllar bâr-ı sakîlden halâs olup ancak tehî küpler fürûht-ı bî-bahâ olundu. Ammâ ol gün cümle ahâlî-i ordu hulviyyât ve mümessek ta‘âm-ı zülbiyyât yediklerinden birbirleriyle tatlu ve ballu söyleşüp geçindiler ve insâf edenler hân-ı firârîye hayr du‘â etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
… idinirlermiş. Hâlâ ol semek sûreti suya düşüp suya müte‘allık mutalsam olmağile
ameli
bâtıl olmayup her sene hamâsînde elli gün balıklar ol mahalde kenâra düşer meşh …
Def‘an mutalsam-ı vâcibü's-seyr: Bu şehr-i Nihâvend'in yine nehri kenârında bir amûd üzre beyâz mermer-i berrâkdan hukemâ-yı kudemâ bir semek timsâli etmiş. Vakt-i hamâsînde elli gün ol semek gıjgırup Nihâvend şehrinin niçe kerre yüz bin semekleri cem‘ olup cümle ehl-i Nihâvend ol semekleri sayd edüp kifâf-ı kût idinirlermiş. Hâlâ ol semek sûreti suya düşüp suya müte‘allık mutalsam olmağile ameli bâtıl olmayup her sene hamâsînde elli gün balıklar ol mahalde kenâra düşer meşhûrdur. Ve yine amûdu hâlâ râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… it kellesi vardır. "Kazâ-yı Nihâvend'i def‘ içün vaz‘-ı mutalsam oldu", derler.
Ameli
bâtıl olmağile şehr-i Nihâvend Osmânlı'dan ol kadar kazâ vü kader-i mükerrer gö …
Tılısm-ı âhar: Nihâvend'in bâğları içre bir somakî mermerden bir ifrit kellesi vardır. "Kazâ-yı Nihâvend'i def‘ içün vaz‘-ı mutalsam oldu", derler. Ameli bâtıl olmağile şehr-i Nihâvend Osmânlı'dan ol kadar kazâ vü kader-i mükerrer görmüşdür kim ol ise mukadder-i İlâhîdir, el-mukadderi kâ’indir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… tılmaz. Lâkin öbir nev‘a ağaç top onar on beşer kerre atılup bu havân top kadar
amel-i
kesîresi yokdur.
Hîn-i mahalle bu havân ağaç topu ale'l-gafle bir kal‘a kapusuna karîb {koyup} âteş edince gerüdeki falyadan tarafa olan hazînenin bârûdu {âteş alup} araba çam seren direkler ile {topu} kal‘a kapusuna yâhûd handak kenârına götürüp bu kerre içerde bir bârûd hazînesi dahi var, top güllesiyle sıkılanmışdır, hemân ol {dahi} âteş alup ne kal‘a dîvârın kor ve ne dâr u derveze kor. Kapuyu elbette kal‘ edüp içeri düşman girüp Yanık kal‘asın ve Papa'nın kal‘asın böyle ağaç havân top ile almışlardır. Ammâ bir kerre atılır gayri atılmaz. Lâkin öbir nev‘a ağaç top onar on beşer kerre atılup bu havân top kadar amel-i kesîresi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
kesîrdir. Ve bir ibret-nümâ cây-ı mu‘attar mekândır ki her dırahtın sâyesinde b …
Der medh-i şecere-i sakız: Zemînden birer âdem kaddi kadar pırnar çalısı ağacına müşâbih bir gûne şecereciklerdir. Zamânında re‘âyâ gelüp bu ağaçları keserler ile çendik çendik edüp keserler. Ol rahnedâr yerlerden mâh-ı Temmûz'da çekîde çekîde zemîne sakızı cereyân etdikçe şecere sâhibleri dağ bâğlarında âmâdedir. Derhâl arz-ı tâhirden sakızı cem‘ edüp hıfz ederler, gâyet amel-i kesîrdir. Ve bir ibret-nümâ cây-ı mu‘attar mekândır ki her dırahtın sâyesinde bir ân sâkin olan cân bin ân ömür sürmüş kadar hayât-ı cân bulup âdemin demâğı râyiha-i Y 62a mastakiden mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b–Y62a ·
metinde göster ·
… u deyre hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ
amel-i
Âzer'dir, gören vâlih olur. Ve mihrâbları tarafında bir mahfil üzre bilâ-teşbîh …
Ve bu deyre hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ amel-i Âzer'dir, gören vâlih olur. Ve mihrâbları tarafında bir mahfil üzre bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ timsâli var. Gûyâ münâcât eder gibi iki ellerin kaldırup du‘â eder. Su’âl etdim, Rûhullâh'dır, deyü cevâb etdiler. Ammâ gûyâ zî-rûhdur. Her ne cânibe nazar etsen ol dahi ol cânibe nazar eder, yemîn ü şimâline varsan sana muntazırdır. Ve hande etsen ol dahi tebessüm eder. Bükâ etsen ol dahi girye-künân olur. Hudâ hakkı kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd Erjenk Velîcân âcizlerdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222b ·
metinde göster ·
… en dünyâda bi’r-i bevâr oldu. Ebû Cehl la‘în dahi bu bi’r-i Y 307a mu‘attalda
amel-i
bâtılasıyla bu bi’r-i amîkde kaldı. Ammâ râyihalarından bu bi’re yakın varılmaz …
Bu Bedr-i Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde mürd olan fecerelerin lâşe-i murdârların Hazret-i Risâlet'in emriyle bu çâh-ı gayyâya ilkâ edüp yerleri dârü'l-bevâr iken dünyâda bi’r-i bevâr oldu. Ebû Cehl la‘în dahi bu bi’r-i Y 307a mu‘attalda amel-i bâtılasıyla bu bi’r-i amîkde kaldı. Ammâ râyihalarından bu bi’re yakın varılmaz. Ve dâ'ima bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ sadâsı istimâ‘ olunur, derler. Ammâ hakîr tâ bu çâh-ı sakarın yanından geçdim, sadâların istimâ‘ etmedim. Ammâ râyiha-i habîseden gücile ubûr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306b–Y307a ·
metinde göster ·
Ammâ Mısır'dan Süveys'e gılâl ve gayri zahâ’ir karadan gitmek
amel-i
kesîr olmağile cümle Mısır mühendislerin cem‘ edüp Nîl'in irtifâ‘ıyla ne cânibd …
Ammâ Mısır'dan Süveys'e gılâl ve gayri zahâ’ir karadan gitmek amel-i kesîr olmağile cümle Mısır mühendislerin cem‘ edüp Nîl'in irtifâ‘ıyla ne cânibden Süveys deryâsına cereyân etmesin tetebbü‘ etdirüp ilm-i hendese üzre Benî Seyf câniblerinden âsân bulup Melik Tavtîs'e müjde ederler. Melik dahi kabza-i tasarrufunda ne kadar melikler var ise âdem gönderüp yedi kerre yüz bin benî âdem olup Benî Seyf mukâbelesinde hafirler kazup çâh-ı gayyâ-misâl handaklar ederler. Ve yedi yılda tamâm olup Nîl-i mübârek Süveys deryâsına cereyân edüp Melik Tavtîs Sa‘îd-i âlî'den beher sene yüz gemi zahîre Hazret-i İbrâhîm'e ve ahâlî-i Mekke'ye gönderüp nehr-i Nîl iki yüz sene Süveys'e cârî olurdu. Tâ Hazret-i Risâlet asrına dek bu hâl üzre nehr-i Nîl Bahr-i Süveys'e cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385a ·
metinde göster ·
… kâleleri ya‘nî hân-ı azîmleri ve rabları ve mûristânları ya‘nî timarhâneleri ve
amel-i
tiryâk-ı fârûk-ı a‘zamı bildirir.
(---) 35 ve sahîfede, cümle binâ-yı kadîm vekâleleri ya‘nî hân-ı azîmleri ve rabları ve mûristânları ya‘nî timarhâneleri ve amel-i tiryâk-ı fârûk-ı a‘zamı bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… er Nîl'e gark oldular. Meğer nazar-ı insân ta‘alluk edince yâhûd karaya çıkınca
ameli
bâtıl olup gark oldu. Ol taş tekne hâlâ mezkûr Sultân Câvlî zâviyesinin nerdübâ …
Ba‘dehu yine taş gemiyi Nîl kenârına koyup yine ke'l-evvel dörd âdem süvâr olup gemiyi Nîl'e itiverdiler, gemi ve âdemler Nîl'e gark oldular. Meğer nazar-ı insân ta‘alluk edince yâhûd karaya çıkınca ameli bâtıl olup gark oldu. Ol taş tekne hâlâ mezkûr Sultân Câvlî zâviyesinin nerdübânı altında mâ-i zülâl ile şeb [ü] rûz memlû’dur. Âyende vü revende hayvânâtları suyun nûş ederler, yine leb-ber-lebdir. Suyu ne cânibden geldüği ma‘lûm değildir. Bulak râhı üzre olmak ile âyende vü revendenin nazarında bir temâşâgâh-ı âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235a ·
metinde göster ·
Seng-i garâyib: Bu şehir içinde kâşif sarâyının ardında bir seng-i sommâkî-i müdevver vardır, yine bir havuz-misâl bir sommâkî havz-ı azîmin tâ ortasında durur, yüz çift câmûs çekemez bir müdevver değirmen taşıdır. Ortasında mîl deliği var. Zamân-ı kadîmde şehzâde Merhûm'un sükkerhâne değirmeni imiş. Hâlâ anı iki yüz çift câmûs çevirmeğe kâdir değildir. Ammâ hâlâ sükker değirmenleri eyle taş ile değildir, bir san‘at ile çerh etmişlerdir. Bir sığır çarhı çevirdikce bir âdem durup hem sığıra hay der, hem şeker kamışın çarhın ağzına koyup çarh deverân etdikçe sükker şerbeti cereyân edüp andan alup azîm kazganlarda kaynadup amel-i kesîr ile sükker ederler, tafsîle muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y296a ·
metinde göster ·
… ola acîb ü garîb kâr-ı kehene-i kadîm mutalsam mü’essere-i azîmdir kim ile'l-ân
ameli
cârîdir. Zehî sihr-i i‘câzdır. Hamd-i Hudâ âlem-i seyâhatimizde böyle bir temâş …
Hikmet-i garîbedir kim bir murg-ı vahşî vü havâyî hüsn-i rızâsiyle gelüp bu gâr içre kayaların rahnedâr yerlerinden minkârı ve nâhünlerinden asılup mürd ola acîb ü garîb kâr-ı kehene-i kadîm mutalsam mü’essere-i azîmdir kim ile'l-ân ameli cârîdir. Zehî sihr-i i‘câzdır. Hamd-i Hudâ âlem-i seyâhatimizde böyle bir temâşâ-yı azîmeyi seyr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y370b ·
metinde göster ·
… er verirdi. Tâ Hazret-i Risâlet'e gelince bu hâl üzre geçinirlerdi, andan sonra
ameli
bâtıl oldu. Hâlâ ol sûrete Rimâlu's-sanem derler bir temâşâgâh-ı azîmdir. Kıbtî …
İbtidâ rûy-ı arzda puta tapmak Hazret-i İdrîs'in kavminden kalmışdır. Bu sütûn üzre olan amûda yılda bir kerre cemî‘i mahlûk-ı Hudâ gelüp secde ederlerdi. Ol mahalde Racîm ü la‘în bu sûrete temessül edüp sûretden halka mugayyebât-ı hamseden ve gayrı alâyimâtlardan haber verirdi. Tâ Hazret-i Risâlet'e gelince bu hâl üzre geçinirlerdi, andan sonra ameli bâtıl oldu. Hâlâ ol sûrete Rimâlu's-sanem derler bir temâşâgâh-ı azîmdir. Kıbtî tâ’ifeleri hâlâ cânib-i şarka müteveccih olup Y 388a mezkûr sûrete rükû‘-künân iltiyâm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387b–Y388a ·
metinde göster ·