Ve Rûm kefereleri ekseriyyâ İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Meryem
Ana ve
Kâsım ve Ayanta ve Hızır-ilyâs ve Şem‘ûn ve Bucuk ve Karakoncoloz nâm bed-nâmla …
Ve Rûm kefereleri ekseriyyâ İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Meryem Ana ve Kâsım ve Ayanta ve Hızır-ilyâs ve Şem‘ûn ve Bucuk ve Karakoncoloz nâm bed-nâmların günlerinde perhîz oldukları zamân bu balıkbâzârı âşbâzları yağsız ta‘âmlardan bakla ve nohudap ve mercimek ve hilete ve opsimata ve ipsomisko ya‘nî ekmek tirîdi, ankuryasa ya‘nî hıyâr bûrânîsi(?) ve kormidya ya‘nî soğan dolması bu gûne yağsız Urum ta‘âmları pişirüp fürûht edüp kâr ederek tahtırevânlar üzre dükkânlarında Urumca anhalik(?) murabba‘lar ile ubûr ederler garâyib mashara kavmdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a ·
metinde göster ·
… dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve
ana ve
ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların y …
Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner âdem çekerek giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birinin içine niçe manav bâzârcıları meyve almağa girir şeklinde girüp her biri birer sele ve sepet meyvelere yapışup biri dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup kanları akarak alayköşkü dibinden böyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
Ezîn-cânib tetimme-i âsâr-ı binâ-i ziyâretgâh-ı Sarı Saltık Sultân: Çünki Sultân Bâyezîd-i Velî, sultân-ı fukarâ Saltık Bay rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp himmet-i azîz ile cemî‘i âsitâne ve hân u imâret ve medrese ü kârbânsarây [u] esvâk-ı sultân tamâm olup Kırım Hânı olan Menkli Girây Hân'ı Sultân Bâyezîd-i Velî bu imâretlere nâzır-ı nuzzâr nasb edüp cemî‘i levâzımâtların görmeğe me’mûr edüp fukarâ-yı Bektâşiyân'dan Kademli Dede Sultân hayâtda idi. Anlar Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan bile gelmiş, Sultân Bâyezîd'e ermiş bir pîr-i nâtüvân er idi kim iki yüz yedi yaşında idi, anları Saltık Bay Sultân üzre ser-çeşme-i Bektâşiyân, sâhib-i seccâde-i sultân edüp türbedâr oldu. Ve izn-i şer‘ ile cümle evkâfın bir temessükâtın ana ve bir temessükât-ı hudûdnâmelerin Menkli Girây Hân'a verüp Bâyezîd Hân Rûm'a revâne oldukda ol gice Saltık Sultân Kademli Dede'nin ve Menkli Girây Hân'ın vâkı‘asına girüp "Benim üzerimde olan kurşumlu kârgîr kubbeyi ref‘ edüp tahta kubbe edin" buyururlar. Ale's-sabâh iki sultânın gördükleri menâm birbirlerine muvâfık gelüp kârgîr kubbeyi münhedim edüp hâlâ kârgîr çâr-kûşe dîvâr üzre eflâke ser çekmiş bir gûne musanna‘ şındıra tahta örtülü kubbe-i serâmedlerdir kim ol diyârlarda misli yokdur. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır harem ve matbah u kilâr tarafına mekşûf türbe-i pür-envârın bâb-ı sâ‘âdetinin atebe-i ulyâsı üzre çâr-kûşe mermerde celî hat ile bu târîh mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… düp alây-ı azîm ile bunlar giderken her biri kuzu gibi meleyüp "Hay oğul ve vay
ana ve
hay baba!" deyü ağlaşarak giderler ammâ bir ana baba günüdür kim gûyâ rûz-ı mah …
Beri tarafda kal‘a içre Yûsuf Kethudâ kal‘a kapusun sedd edüp hân kal‘asında kapanan kal‘a serdârına amân verüp kulleden çıkmaz, "Bre, kal‘a kabza-i teshîre girdi, çık taşra, seni vallahi paşadan halâs edeyim." deyü yemîn Billah etdikde taşra çıkup kal‘anın miftâhların ve Hân sarâyının hazînesi miftâhlarıyla kethudâya kırk sekiz aded miftâhları teslîm edüp hamd-i Hudâ sene 1065 Ramazânı'nın yigirmi beşinci Salı günü kal‘a-i Bitlîs suhûletle feth olup Yûsuf Kethudâ baş bölükbaşı bin aded güzîde yiğit ile muhtahfızân nasb edüp hânın sarâyının üç yüz aded hücreleriyle hazîne ve çilhânelerin zabt edüp bu hakîrin mühriyle mühürlenüp yine kal‘a kapusun taşradan sedd edüp hân bâğına dahi on bayrak sekban ve sarıca ve on aded güzîde kapucubaşıları ve Van kulundan bin aded güzîde pür-silâh askeri ve dîvân efendisi Gınâyîzâde Alî Efendi'yi hân bâğına gönderüp hânın üç yüz altmış aded enderûn [u] bîrûn hücrelerin zabt eyledikden sonra hânın cümle cebehânesi ve hazînesi ve çilhânesiyle zabt olunup kapucular kethudâsı mührüyle memhûrlanup kapucular kethudâsı yine Bitlîs'in aşağı kal‘asına geldikde hemân Yûsuf Kethudâ kal‘aya kapanup cenge âheng eden kal‘a serdârı Kara Alî Ağa'yı ve dizdârı ve kethudâsı ve sâ’ir yedi yüz aded haşerâtların dest ber-kafa kayd ü bend edüp alây-ı azîm ile bunlar giderken her biri kuzu gibi meleyüp "Hay oğul ve vay ana ve hay baba!" deyü ağlaşarak giderler ammâ bir ana baba günüdür kim gûyâ rûz-ı mahşerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271a ·
metinde göster ·
… a kâdir değilsiz. Ey imdi eğer benim rızâm isterseniz ve Hazret-i İsâ ve Meryem
Ana ve
İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta si …
"Dünyâ ciheti içün birbirinizi kırmağa aceb pehlivânsız, ammâ dîn-i Mesîh içün gayret-i Hıristiyânî gözedüp ma‘bedhâne-i kadîmimiz olan Özü kal‘asın Türk elinden almağa kâdir değilsiz. Ey imdi eğer benim rızâm isterseniz ve Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta sizlere şefâ‘at etsin derseniz yigirmi aded boybeği yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den varup her kangınız Özü kal‘asın alırsa baş hatman ol kavim hotmandan olsun. Cümlemiz ana tâbi‘ olalım, zîrâ şimden gerü fursat u ganîmet bizim Hıristiyânlarındır. Görmez misiz Türk'ün kuvveti kalmayup Venedik penc-pirimi Türk'ün elinden Bozcaada'sın ve İlimni adasın alup Boğazhisâr'da donanmasın birkaç kerre almışdır. Hemân gayret sizindir. Ve Özü vezîri Melek Paşa Mankalya'da ölmüşdür. Hâlâ Özü {kal‘ası} boşdur. Hemân fursat sizindir" deyü kırk elli bin kâfiri Özü kal‘ası üzre cenge terğîb etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
Eyitdi kim "Hâşâ tanrı dimeziz. Ol tasvîrler Hazret-i İsâ ve Meryem
Ana ve
Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Kâsım Sultân ve Avustos Sultân …
Eyitdi kim "Hâşâ tanrı dimeziz. Ol tasvîrler Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Kâsım Sultân ve Avustos Sultân ve bu kilisaları binâ edenler ve gayrı nezerât ve hayrât sâhibleridir kim, anları gördükde başımız açup tapınup ta‘zîm edüp geçeriz. Yohsa Tanrı dimeziz. Bu ne sözdür?" deyü cevâb edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
Bu sarâyda birkaç kefere bir odadan çıkup el kaldırdılar, amân u zamân vermeyüp yedisinin dahi boyunların urduk. Aslâ kimesne hâciz-i hasım ve mâni‘-i kavî olmayup bî-bâk u bî-pervâ sarâyın içinde olan zî-kıymet eşyâlardan yigirmi aded gümüş sahanlar ve sîm bardaklar ve yedi aded gümüş kadehler ve üç altun kadeh ve elli aded yaylar ve yigirmi aded çarhlı murassa‘-misâl kol tüfengleri ve on aded gümüşlü kılıçlar ve üç aded gümüşlü haçlar ve bir gümüş Meryem Ana ve kucağında altundan bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ ve elleri cümle cevâhirli cibisden(?) inşâ olunmuş sûretler idi ve yedi aded semmûr kürk ve bu kadar atlas ve dîbâ ve şîb ve zerbâf ve kâmhâ ve hârâ ve dârâyî ve katîfe ve çukaları cümle yedi kişi bu kadar eşyâları cem‘ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Âl-i Osmân'ın ibtidâ tulû‘u sene (---) târîhi olunca bu kal‘anın sene-i mezbûrda tâli‘in yoklayup eyle buldular kim Türk'de sâhib-i zuhûr olan Osmân'ın oğullarından Sarı Süleymân Igrando Kostantinapol bu Budin'i ve etrâfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ Beç kal‘asın alamayup gideler. Çünki Beç kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle bulup cümle kral-ı dâller bir yere gelüp turvin ü meşveret edüp Budin kralı olan Koca Milon Poturi Mikloş Krala cümle krallar ve dahi İspanya'da Rim papası ve gayri irşekler ve banlar ve hersekler ve cümle şaglar bâtıl dînlerinin aşkına Meryem Ana ve Hazret-i Îsâ gayretine mezkûr krallar ve banlar imdâd edüp ilm-i nücûmda buldukları takdîri sû-i tedbîrleriyle bozmak içün kal‘a-i Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp gûyâ sedd-i İskender edüp derûn-ı şehirde olan hâne-i menhûsları ve cümle düyûrların serâpâ altun ve gümüş derveze ve revzen ve şebekeli kâ‘alar ile ârâste ve cümle zer ü halkârî münakkaş dekâkînler ile pîrâste edüp cümle esvâklarını Hind füsûskârîsi gibi serâpâ murassa‘ zemîn döşeyüp şehre aslâ hayvânâtdan at ve katır ve arabalardan bir şey girmemek üzre "Hâmân ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâd ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık'un la‘neti olsun" deyü tenbîhler edüp cümle a‘yân-ı kefere şehr-i Budin'e piyâde girirler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… esi veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem
Ana ve
Kara Koncoloz gecesi veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerin …
Bâzâr gecesi veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz gecesi veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerinde ve gecelerinde mezkûr çanları çaldıklarında sadâsından Deccâl zâhir oldu zann olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… irde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve
ana ve
nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup lahm u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve …
İbtidâ tulû‘ı Çemerne yaylalarından âb-ı zülâl nâm selc-i rahmet olan karlı dağlardan gelüp kasaba-i Oluğ'a andan kasaba-i Foniç'e andan cânib-i kıbleye cereyân ederek bu şehr-i azîm-i Mostar'a bu nehr-i azîm Neretva-i kadîm uğrayup cemî‘i mahlûk-ı Hudâ'yı saky eder, ammâ yüz kulaç şehirden aşağı cereyân etmeğile bâğ u bâğçelere ve müşebbek bostânlara aslâ fâ’idesi olmayup cereyân ederek kal‘a-i Poçetel'e uğrar, andan kal‘a-i Gabele'ye, andan kal‘a-i Norin'de deryâ-misâl olup on sekiz yerden Venedik körfezine mahlût olur, lâkin kayalar içre cereyân etmek ile sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu şehirde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve ana ve nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup lahm u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve balgamı izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a–166b ·
metinde göster ·
Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos …
"Bire fursat bizimdir, Îsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü devlet ve nusret ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin açup askerleri bayrakları akîbince gürûh gürûh ve sürü sürü gelüp topları ve hınto arabaları çeküp erganon ve torompete ve luturyanî boruları ve nâkûs ve tablların çalarak ve ırlanda ır ırlayarak bilâ acele âheste âheste reviş ile sürü sürü domuz topu olup asâkir-i İslâmı ta‘kîb ederek aslâ askerin kafâlarından ayrılmayup tâ nehr-i Raba kenârına gelüp kat-ender-kat olup durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
yâ İsvet Nikola ve yâ Avusdos ve yâ Kâsım günü ve yâ Sarı Saltık Sultân'lar. Si …
"Dut bizi yâ Îsâ ve yâ Meryem Ana ve yâ İsvet Nikola ve yâ Avusdos ve yâ Kâsım günü ve yâ Sarı Saltık Sultân'lar. Sizlere dayanup Tatar'a gitdik" deyü hınzîr sürüsü gibi gelirler, ya‘nî zu‘m-ı bâtıllarınca Îsâ ve Meryem ve Kâsım'dan isti‘ânet taleb edüp haçlı bayrakların salup derûn-ı askerlerinden ancak bir büyük balyemez top ve bir azîm fişeng-i hevâyî atılınca azamet-i Hudâ deryâ-misâl küffâr bir kerre deryâ gibi çalkanup "Yajuj ve Yajuj" deyüp ibtidâ niçe bin pür-silâh atlıları Hân alaylarına at koydular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114a ·
metinde göster ·
… ümle nebîlerden yine öndin ümmetiyle dâhil-i cinân olsa gerek. Durûd-ı bî-tü‘ad
ana ve
âl [ü] ashâb ve ezvâcı ve Ehl-i Beyt-i Âl-i Abâ ve Çâryâr-ı Güzîn üzerine olsun …
ol hâtemü'l-enbiyâdır. Ammâ cümle nebîlerden evvel rûh-ı Seyyidü'l-Kevneyn halk olmuştur. Cümle nebîlerden yine öndin ümmetiyle dâhil-i cinân olsa gerek. Durûd-ı bî-tü‘ad ana ve âl [ü] ashâb ve ezvâcı ve Ehl-i Beyt-i Âl-i Abâ ve Çâryâr-ı Güzîn üzerine olsun kim böyle bir Şâh-ı Rüsül'ün ümmetindeniz. Eş-şükrü lillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y2a ·
metinde göster ·
zevce-i Hazret-i şîs Hûrâ Ana ve Sâre Ana zevce-i Hazret-i İbrâhîm ve Âsiye Ana …
Evvelâ ibtidâ Hazret-i Havvâ Ana ve zevce-i Hazret-i şîs Hûrâ Ana ve Sâre Ana zevce-i Hazret-i İbrâhîm ve Âsiye Ana Y 12a zevce-i fir‘avn. Bâkire iken fir‘avn şehîde etdi. Âhiretde Hazret-i Risâlet'in menkûhası olsa gerekdir. Ve ümm-i Hazret-i Mûsâ Yûhayna Ana ve ümm-i Hazret-i Yûsuf ve ümm-i Hazret-i Yehûdâ ibn Ya‘kûb ve ümm-i Hazret-i Îsâ Meryem Ana. Bu kavle cemî‘i müverrihîn muttefekun-aleyhdirler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11b–Y12a ·
metinde göster ·
Evvelâ ibtidâ Hazret-i Havvâ Ana ve zevce-i Hazret-i şîs Hûrâ
Ana ve
Sâre Ana zevce-i Hazret-i İbrâhîm ve Âsiye Ana Y 12a zevce-i fir‘avn. Bâkire …
Evvelâ ibtidâ Hazret-i Havvâ Ana ve zevce-i Hazret-i şîs Hûrâ Ana ve Sâre Ana zevce-i Hazret-i İbrâhîm ve Âsiye Ana Y 12a zevce-i fir‘avn. Bâkire iken fir‘avn şehîde etdi. Âhiretde Hazret-i Risâlet'in menkûhası olsa gerekdir. Ve ümm-i Hazret-i Mûsâ Yûhayna Ana ve ümm-i Hazret-i Yûsuf ve ümm-i Hazret-i Yehûdâ ibn Ya‘kûb ve ümm-i Hazret-i Îsâ Meryem Ana. Bu kavle cemî‘i müverrihîn muttefekun-aleyhdirler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11b–Y12a ·
metinde göster ·
… tde Hazret-i Risâlet'in menkûhası olsa gerekdir. Ve ümm-i Hazret-i Mûsâ Yûhayna
Ana ve
ümm-i Hazret-i Yûsuf ve ümm-i Hazret-i Yehûdâ ibn Ya‘kûb ve ümm-i Hazret-i Îsâ …
Evvelâ ibtidâ Hazret-i Havvâ Ana ve zevce-i Hazret-i şîs Hûrâ Ana ve Sâre Ana zevce-i Hazret-i İbrâhîm ve Âsiye Ana Y 12a zevce-i fir‘avn. Bâkire iken fir‘avn şehîde etdi. Âhiretde Hazret-i Risâlet'in menkûhası olsa gerekdir. Ve ümm-i Hazret-i Mûsâ Yûhayna Ana ve ümm-i Hazret-i Yûsuf ve ümm-i Hazret-i Yehûdâ ibn Ya‘kûb ve ümm-i Hazret-i Îsâ Meryem Ana. Bu kavle cemî‘i müverrihîn muttefekun-aleyhdirler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11b–Y12a ·
metinde göster ·
… şer‘u's-sûr" deyüp güveğiden kan bahâ isterler. Yine beynehümâya muslihûn girüp
ana ve
babaya dahi hayli kan bahâ hedâyâlar verüp dahi metâ‘ isterlerken bir tarafdan …
"Esbâbına bakın, hâlâ benim bekâretim kanı üzerindedir" dedikde dâmâdın esbâbına cümle hâzırûn bakarlar, görseler kim dâmâdın üstü başı kan. Dâmâdın zekerinden kız yapışır, baba ve ana herîfin belinden yapışup "şer‘u's-sûr" deyüp güveğiden kan bahâ isterler. Yine beynehümâya muslihûn girüp ana ve babaya dahi hayli kan bahâ hedâyâlar verüp dahi metâ‘ isterlerken bir tarafdan dâmâdın dahi babası ve anası ve akrabâ ve ta‘allukâtları gelüp bir azîm ceng [ü] cidâl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244b ·
metinde göster ·
"Ey sultân-ı Sûdân, adâlet eyle. Bu on tulum Nîl suyunun beşin
ana ve
beşin bana ver kim yedi gündür sâ’im ve yedi gecedir kâ’im bir katra su içmedim …
"Ey sultân-ı Sûdân, adâlet eyle. Bu on tulum Nîl suyunun beşin ana ve beşin bana ver kim yedi gündür sâ’im ve yedi gecedir kâ’im bir katra su içmedim" deyü yemîn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y420b ·
metinde göster ·