İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

anber*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
69
isabet
67 cümle/beyitte
25,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
18
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6928,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 69

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“anber*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 118b … ederler kim misli meğer Fağfûr Çîninde ve İznik çinisinde ola. Ammâ bunun hâk-i anber-pâkinde olan hâssa bir diyârın türâbında yokdur. Husûsâ bir kûze tâze iken andan âb nûş …
EÇS II 242b … serdâr olup Kalipo vilâyetin feth edüp ismine Koca-ili dediler. İzmit ol hâk-i anber-pâkde vâkı‘ olmuşdur kim her tarafı kûşe-i İrem bir diyâr (---)
EÇS II 277a–277b … îlerinde alabalığı ve sazanı ve turna balığı ve livne balığının ta‘amı misk [u] anber hamıyla pişmiş gibi lezzeti olur ve gâyet müferrah ve mukavvîdir. Ve bu buhayre …
EÇS II 279b … fiçün şürû‘ edüp hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser oldu. Kubbe-i münevveresi misk ü anber-i hâm râyihasıyla pür olup cümle ehl-i züvvârın dimâğları mu‘attar olur. Ve her g …
EÇS II 290b–291a … iyyü't-tab‘ kimesneleri vardır. Husûsen sultânu'ş-şu‘arâ Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe nef‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişl …
EÇS II 298a … Hâtûn, âb [u] hevâsından hazz edüp Me’mûn Halîfeye hâmile kaldığıyçün bu hâk-i anber-pâki cây-ı sürûr edinüp bir kasr-ı serîr etdi. Ba‘dehû niçe kerre yüz bin kez velek …
EÇS II 306b … di. Ve iki Gürcî gulâmlarının ellerinde dîbâ ve zerbâf ve zencîrbâf ve müşk [ü] anber-i hâm ve peten bâf-ı akmişe-i fâhireler ile Gürcî gulâmların verdi. Ve hakîre on …
EÇS II 308a … ahîcânî nâm bir ankâ bâzargân bu Revân zemînine kadem basup görse kim bir hâk-i anber-pâk-i mahsûldâr anda cümle ta‘allukâtıyla meks edüp dâr-ı karâr edüp günden güne piri …
EÇS II 323a … ir fersah aşağıda sayyâdlar sayd edüp tenâvül etdiklerinde âdemin dimâğı abîr u anber râyihasından mu‘attar olur. Ne kadar tenâvül olunsa hara[r]et [u] sıkleti yokdu …
EÇS III 37a–37b … azret-i Şîs'in sağ cânibi vücûd-ı şerîfin tevhîd [ü] tezkîr ile gülâb ve müşk-i anber-i hâm râyihalarıyla gasl edüp bu mahalle defn ederler. Ba‘dehû ol seyl harâb etdü …
EÇS III 37b … mışdır. Hikmet-i Hudâ cemî‘i dağlarında ve sahrâlarında türâbları kırmızı hâk-ı anber-pâk olduğundan Kızıllı derler ve cemî‘i sıbyân u nisvân-ı emredânının libâsları ve …
EÇS III 47a … tmak ve şehirden şehire yol açmak ve kerpiç ve kireç ve üstübeç ve müşk ve ûd u anber ü kaliye misk ve gûnâ-gûn itrıyyât bulmak ve çadır u hammâm ve nefîr u surnâ ve …
EÇS III 65a … yânlar ile bey‘ u şirâ edüp niçe bin gûne akmişe-i fâhire fürûht olunur. Müşk ü anber râyihası erbâb-ı hâcâtın dimağların mu‘attar eder.
EÇS III 111a … irevadi kurbunda Kızan balkanında Muhammed-i Buhârî'nin kazanda kaynadığı hâk-i anberpâk bir harman cirmi kadar arz-ı bî-çemendir. Aslâ ahdar-gûn bir halfe ve bir giyâh …
EÇS III 140a … n sohbetleri edüp gûnâ-gûn et‘ıme-i nefîse ve mümessek hoşâblar ve gülâb ü ûd-ı anberler ile derûn-ı hammâm hoş-bû olup hoşâb zevkleri ederler.
EÇS III 157b … ndur. Masrû‘ olan cânlar yedi cum‘a ertesi ale‘s-sabâh ziyâret edüp hâk-i pâk-i anber-âsâ türâbından sehel tenâvül ederler, bi-emrillâhi Te‘âlâ sıhhat bulup gider. Bu su …
EÇS III 162a … r ü zîverden ve girân-bahâ metâ‘-ı kâlâ temâşâsından benî Âdem hayrân olup ûd u anber râyihasından erbâb-ı hâcâtın dimâğları mu‘attar olur. Bu âsitânede niçe yüz haz …
EÇS III 175a Ne gülzârın nesîmidir hevâ-yı anber-i pâkün
EÇS IV 195b … kiyye gelir, ammâ papa ayvası ve ekmek ayvası gâyet âbdâr ve lezîzdir ve müşk-i anber-i hâmdan ziyâde râyiha-i tayyibesi var.
EÇS IV 205b … ehr-i Furât'dan ayrılup bu dahi berristân-ı Irâk'da niçe yüz büleydelerin hâk-i anber-pâkin reyy ederek nehr-i Melik'e karîb Şatt-ı Dücle'ye mahlût olur.
EÇS IV 212b … keştîsiyle karâr edüp necât oldukda cümle ümmet-i Nûh gemiden taşra çıkup hâk-i anber-i pâke yüz sürüp secde-i şükr etdiler. Cümlesi şükrâne içün herkesde ne bulundu i …
EÇS IV 217b–218a … ı bâlâ üzre gubâr-ı Circîs düşdüğü hâkde ve vücûd-ı nâzenîni ihrâk olduğu hâk-i anber-i pâkde asla nebâtât [u] giyâhâtdan bir şey hâsıl olmaz. Ermen tâ’ifeleri ol türâ …
EÇS IV 218a … . Kal‘a-i kebîr olmağile içinde imâreti gâyet kalîldir. Ancak bin mikdârı hâk-i anber-i pâk ile mestûr bâğlı u bâğçeli tahtânî ve fevkânî hâne-i ma‘mûrlar vardır. Beğ …
EÇS IV 221a … le hummâ marazına mübtelâ olan kimesneler türâbından alup tenâvül ide ide hâk-i anber-âsâsı kalmayup yine mâh be-mâh gayrı türâb mâl-â-mâl ederler. Hikmet-i Hudâ her kim t …
EÇS IV 225a … peler üzre şehr-i Bitlîs'de cümle beş bin aded hâne-i zîbâlardır ve cümle hâk-i anber-i pâk ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Ammâ niçesi birbirine havâle evlerdir. Zîr …
EÇS IV 229b … Tebrîz'den Acem hânları hedâyâ göndermiş. Cümle kapakların oymaları içre siyâh anber-i hâm dolmuşdur. Taşradan bâd-ı sabâ urdukça câmekânda olan âdemlerin dimâğları m …
EÇS IV 230a … n akılları târumâr olur. Ve niçesi gûnâ-gûn micmereler ve buhûrdânlar ile öd ve anber yakup derûn-ı hammâm tamam ıtriyyât ile memlû olur.
EÇS IV 230a … e düzda biryân pilav ve dûd pilav ve şılla pilav ve rummân pilav ve ud pilav ve anber pilav ve âbşıla pilav ve köfte pilav ve fısdık pilav ve kırma badem pilav ve ki …
EÇS IV 232a … dviyeler ve kara çalı dikenleri ve kâfûrî ve asel-i bend ve kara günlük ve öd u anber ve zift u katran ve yelisan u zakkum ve gûnâ-gûn kâfûrî mum mâl-â-mâl ve eski b …
EÇS IV 233a … deki ip ile asıla kalup andan bir perende ile zemîne gelüp paşa huzûrunda hâk-i anber-pâki bûs edüp paşa, pehlivânın başına iki avuç altun nisâr etdi.
EÇS IV 259a … i‘i ma‘mûr ve halkı dâ’imâ mesrûr, kend-i büleydelerinde buk‘aları hûb ve hâk-i anber-i pâki beyne'n-nâs merğûb ve mezra‘aları vâfir ve deryâsında keştîler ile berekât …
EÇS IV 260a … -yı nâgehânî Murâd Hân'ın üzerindeki yorkanlara mücmere-i müdevvereler ile ûd ü anber verirken bir şerâre yorgana düşüp bir duhân-ı siyâh zâhir oldu. Ol ân Murâd Hân …
EÇS IV 260a … yâh-ı şerer hâne-i kasrı muzlim etmiş, hemân elimle âteşi söndürüp hâneyi ûd ve anber-i hâm ile mu‘attar etdim.
EÇS IV 278a … üp cümle a‘yân u kibâr huzûrunda on yedi aded sandûkaları hanım Sultânın Tavâşî Anber Ağa'ya teslîm ederken cümle Vanlı "Devletli vezîr! Hân zimmetinde bizim bu kada …
EÇS IV 324b … ebâb u türâb kalmışdır. Ammâ taşra şehri cümle beş bin aded ulvî ve süflî hâk-i anber-i pâk ile ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
EÇS V 9b … gûnâ-gûn hamîreler ve hâs u beyâz gül-pembe-misâl mutabbak çörekler ve bir kâse anberli çobra ve bir kâse avşula şerbeti gelüp yalnız bir köşede tenâvül ederken harem …
EÇS V 9b … ula şerbeti gelüp yalnız bir köşede tenâvül ederken harem kapusundan bir Tavâşî Anber Ağa nâm abûs çehre, ammâ Mesîh-âsâ dem urup bir boğça esvâb ile gelüp eydir:
EÇS V 45a–45b … ilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı ankâ ve mesrûr ve buk‘aları hûb ve hâk-i anber-pâki beyne'n-nâs mergûb ve mezra‘aları vâfir ve hayr [u] berekâtları mütekâsir ve ni …
EÇS V 171a … ri her bâr müsâfirîne buhûr yakup gülâb nisâr eder. Bunda dahi misk ve ribâb ve anber ve amber-i ham ve kâzî ve kâfûr ve sünbül-i Hindî ve sünbül-i Hıtâyî râyihasınd …
EÇS VI 9a anber
EÇS VI 14a … r-sûzlar var kim şeb [ü] rûz ol micmerelerden âteş-i sûzân eksik olmayup ûd [u] anber râyihası cümle mu‘tekif-i deyrin demâğların mu‘attar eder.
EÇS VII 89b … r olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyudur. Arapça Ammâ bu hâk-i pâk-i anber-hâkde çok ibret-nümâlar vardır. Lâkin tahrîr etsek seyâhatimize mâni‘ olur.
EÇS VII 89b Bu hâk-i anber râyihalı zemîn-i mahsûldârda cânib-i kıbleye (---) sâ‘at gidüp,
EÇS VII 90b–91a Ve dahi memdûhâtından hâk-i anber-pâkinin tîn ma‘cûnundan fağfûr-i Çîn-misâl kâseler ve rindiye(?) ve surâhî kûzeler olur …
EÇS VII 100a … e Tuna sâhillerinde yüzdürüp(?) bu Kureyş geşt [ü] güzâr ederek bir hâk-i pâk-i anber-âsâ zemîni beğenüp anda tavattun edinüp amâr eder.
EÇS VII 106b … ı eyle çok olur kim Mayak yağı deyü rub‘-ı meskûnda meşhûr-ı âfâk olup misk [ü] anber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli may-ı sâfîdir. Ve bunda otlayan koyunların niçe bin …
EÇS VII 153a … k-misâl berkleri var, ammâ kavak ağacı değildir. Yaprakları sarıdır ve müşk [ü] anber ve za‘ferân gibi kokar, müdevverden tûlânîce yaprakdır. Kaçan bir âdem elinde b …
EÇS VIII 299b … mış gibi pâk ü pâkîze olup cemî‘i libâslarım ûd u amber kokup râyiha-i misk [ü] anber-i tayerândan(?) demâğım mu‘attar oldu. Ve kendinin dâ’imâ mezkûr demir gülleyi ke …
EÇS IX Y17b … fesi ziyâret ederler, ammâ aceb hikmetdir kim vaz‘-ı haml edemeyen Hâtûna hâk-i anber-pâkini suda ezüp suyun içirseler bi-emrillâh âsân vechile vaz‘-ı haml eder. Ve,
EÇS IX Y65a … Sığla ve Sivrihisâr balı" deyü meşhûr-ı âfâkdır kim râyiha-i tayyibesi müşk [ü] anber-i hâm gibidir.