binâ câmi‘-i selâtînler ve hammâmât ve sâ’ir imâretler kalup sa‘âdetle Van tara …
Der-beyân-ı tahrîrât-ı Tavâşî Ca‘fer Paşa: Cümle seksen bin hâne tahrîr olunup üç kerre yüz bin âdem şehr içre, beş kerre yüz bin re‘âyâ eyâlet-i Tebrîz'de tahrîr olunup günden güne ma‘mûr [u] âbâdân olmada iken takdîr-i ilâhî sene 1003 târîhinde Âl-i Osmân Devletinde sipâh ve gayr-i asâkir-i gümrâh fetreti mahallinde kızılbaş-ı bed-ma‘âş fursât bulup Gence ve Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Revân ve Nahşivân ve Tebrîz'e istîlâ edüp ol asrdan sonra kızılbaş-ı bed-ma‘âşa karârgâh olup imâr etmede iken Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezelîsi ta‘alluk edüp sene 1044 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Şirvân ve Şamâkî ve Tiflis ve Tomanis kal‘aları istîlâsı intikâmiyçün diyâr-ı Acem'e gelüp kal‘a-i Revân üzre revâne olup yedi günde kal‘a-i Revân'ı feth edüp kal‘a-i Nahşivân'ı ve şehr-i Merend'i ve Karabâğları harâb ü yebâb ederek gelüp şehr-i Tebrîz'de bir hafta meks edüp cümle guzât-ı müslimîne "koma kurdum" edüp ibtidâ bilâ-teşbîh Şâh Abbâs'ın bâğ-ı hıyâbânın hâke berâber edüp ba‘dehû cemî‘î imâristânların ıhrak-bi'n-nâr edüp ancak kârgîr binâ câmi‘-i selâtînler ve hammâmât ve sâ’ir imâretler kalup sa‘âdetle Van tarafına revâne olup dârü's-sa‘âdelerine gidüp karâr ederler. Beri tarafda Şâh Abbâs İrân u Tûrân askeriyle şehr-i Tebrîz'e gelüp re‘âyâ vü berâyâlara istimâletler verüp imâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298b ·
metinde göster ·
… t edüp şehri harâbhâneleri turâb olup kal‘asında dahi âdem-i âdemî-zâd kalmayup
ancak kârgîr
binâ câmi‘leri ve hân u hammâmları ve gayri harâbhâneleri içinde Keys ü Mevâl U …
Bu dahi Nemrûd la‘în binâlarından kal‘a-i kadîmdir. Urfa hâkinde çölistânda cezîre-i Dicle'de vâki‘ bir püşte üzre dest-i hâmûne havâle gâyet metîn kal‘adır. Ve şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i bâlâdır. Sene 922 târîhinde Sultân Gavrî hükmünde iken Selîm Hân'a mutî‘ oldular. Şehrini Urban-ı uryân harâb etmeğile ehl-i ırz kimesneleri dahi hicret edüp şehri harâbhâneleri turâb olup kal‘asında dahi âdem-i âdemî-zâd kalmayup ancak kârgîr binâ câmi‘leri ve hân u hammâmları ve gayri harâbhâneleri içinde Keys ü Mevâl Urbânları vakt-ı şitâda sâkin olurlar, ammâ kal‘ası gûyâ henüz üstad-ı mi‘mâr elinden çıkmışdır ve gâyet metânet üzre binâ olunmuşdur. Âl-i Abbâsiyândan el-Müttakî-billah asrında bu diyârın harîri ve gayri mahsûlâtlarından üç Mısır hazînesi mâl hâsıl olur. Ancak şimdi harbe ucından Urfa paşası Urbân'dan kışla hakkı yüz gurûş alabilir. Bu Harrân kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a-i Tımışvâr'ın cümle beş aded kapusu var, ammâ bu kapuları
ancak kârgîr
kemer binâlı ve ikişer kat metîn ve âlî ve vâsi‘ demir kapulardır ve her kapula …
Ve kal‘a-i Tımışvâr'ın cümle beş aded kapusu var, ammâ bu kapuları ancak kârgîr kemer binâlı ve ikişer kat metîn ve âlî ve vâsi‘ demir kapulardır ve her kapuların önlerinde asma makaralı haşeb köprüleri vardır. Her gece kapuları sedd edüp cisirleri makaralar ile çeküp kapuların önlerine siper ederler. Evvelâ bâb-ı garb iki kapudur kim anın târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… ‘zam feth etmiş, cümle cebehânesin Kanije'ye göndermiş ve kal‘asın ihrâk etmiş.
Ancak kârgîr
binâ deyrleri kalmış. Bu kal‘a altından sehel geçüp bir ormanlık içre girüp etr …
Bu dahi kral-ı dâll-ı bed-fi‘âl hükmünde metîn kal‘a imiş, Sadrıa‘zam feth etmiş, cümle cebehânesin Kanije'ye göndermiş ve kal‘asın ihrâk etmiş. Ancak kârgîr binâ deyrleri kalmış. Bu kal‘a altından sehel geçüp bir ormanlık içre girüp etrâfımıza karavullar koduğumuzdan sonra atlara yem asup ve bizler ta‘âm yeyüp yatdık, ammâ gâyet sarplık ve ağaçlık hıyâbân idi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Kanije'den bu mahalle iki gün iki gecede geldik, ammâ Hudâ'ya ayândır aynlarımıza aslâ uyhu girmemişdir. Andan sabâh olup kalkdık. Kanije'den dutduğumuz otuzar guruşluk kulağızımızın birisi kaçmış, ikisi dur[ur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7b ·
metinde göster ·
… n sabâh oldu, gördüler kim varoşda âdemden ve evlerden bir nâm u nişân kalmayup
ancak kârgîr
binâ manastır ve hân ve dekâkînler kalmış. Kâmil on üç bin altmış âdem esîr alm …
Çûn sabâh oldu, gördüler kim varoşda âdemden ve evlerden bir nâm u nişân kalmayup ancak kârgîr binâ manastır ve hân ve dekâkînler kalmış. Kâmil on üç bin altmış âdem esîr almış. Mâ-bâkî kefereler gemilere binüp deryâda halâs olmuş. Ne çâre çünki sabâh oldu, kal‘adan beş bin kadar atlılar ve üç bin kadar Tatarlar arabalar ile Kalmık Tatarların hayli kovdular. Anlarsa bâd-ı sabâ gibi esüp gitdiler. Yine kal‘a kefereleri hâ’ib ü hâsir geldiler ve varoşun bakıyyetü'n-nâr olanların söndürdüler ve yine amâr etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
… e niçe nişîmen soffalar var imiş ammâ mürûr-ı eyyâm ile niçe kâhları harâb olup
ancak kârgîr
binâ havzları ve matbah-ı Keykâvusları ve câ-be-câ mastabaları kalmış. Hâlâ ahâ …
Her bir dıraht-ı sâyedârın sâyelerinde niçe maksûreler ve niçe nişîmen soffalar var imiş ammâ mürûr-ı eyyâm ile niçe kâhları harâb olup ancak kârgîr binâ havzları ve matbah-ı Keykâvusları ve câ-be-câ mastabaları kalmış. Hâlâ ahâlî-i şehrin ba‘de'l-asr teferrücgâhlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 339a ·
metinde göster ·
binâ bir hân ve bir câmi‘ var. Câmi‘in sol tarafında bir kubbe-i âlî içinde Osm …
Karye-i Osmân Dede: [[(---) (---) (---)]] Q 73b Cümle at ve katârı ve develeri bundaki hânlarda yatup bu sahrâlarda otlarlar. Gâyet çemenzâr ve nebâtât [u] giyâhâtlı mahsûllü hâmûndur. Ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi kırk beş pâre kurâdır. Senevî bin iki yüz guruş hâsıl olur. Ve cümle re‘âyâsı konar göçer Türkmândır. Ve bu Osmân Dede köyü cümle saz örtülü elli mikdârı evlerdir. Yaylaya gitdiklerinde evlerin âteşe ururlar. Ancak kâ[r]gîr binâ bir hân ve bir câmi‘ var. Câmi‘in sol tarafında bir kubbe-i âlî içinde Osmân Dede Sultân medfûndur. Andan kıbleye 5 sâ‘at şâhrâh ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a ·
metinde göster ·