nassı nâzil olmuşdur kim İskender'den mâ‘adâ bu sedd-i Ye’cûc'e Kılmak tâ’ifesi ellişer senede bir kerre cem‘-i vefîr ile karanlık deryâyı şiddet-i şitâda buz üzre ılgar ile yedi gün yedi gicede geçüp yine aydınlığa çıkup andan sedd-i Ye’cûc dâmeninde İskender'in tuçdan çâr-köşe ve çâr revzenli binâ etdüğü mutalsam kubbeye varırlar. Ol kubbe Kılmah kavminin bilâ-teşbîh ka‘beleridir. Ellişer senede bir kere Kılmah'ın anda gidüp Ye’cûc kavminin sadâların istimâ‘ etdikleri müsbitdir. Ammâ Sedd-i Ye’cûc idiğin bilmez bir alay-ı behâ’im makûlesi Kılmahlardır kim Çin u Huten ve Fağfûr u Kozak ve Riyân ü Moskov diyârının mâverâsın ihâta edüp mezkûr diyârlara istîlâ etmiş benî asfer ve gazanfer u şecî‘ u dilîr mezheb-i hulûlî kavimdir. Ammâ anlar sedd-i Ye’cûc'e Cıldırak Tav derler ya‘nî Yalabır Dağ derler. Ammâ kûh-ı Ye’cûc'e kavm-i Ye’cûc sadâsı havfından karîb varamayup ancak sedâların istimâ‘ edüp bilâ-teşbîh İskender binâsı tuçdan kubbe-i ka‘belerine vardıkları inşâallah diyâr-ı Kırım ve Deşt-i Kıbçağ ve vilâyet-i Dağıstân ve Heyhât u Kazan ve Heşdek ü Alatır seyâhatleri etdiğimiz mahalde bu Kılmak ahvâlî ale't-tafsîl tahrîr olunur. Ammâ bu Dağıstân mahallinde olan yüz kırk sekiz kûh-ı bülendin biri kûh-ı Elbruz idi kim sene (---) târîhinde Erzurûm'dan Acem diyârında Şirvân ve Şamahı ve Bâkû ve Demirkapu seyâhatlerinde tahrîr olunmuşdur. Ammâ kûh-ı Elbruz'un misâli bu mezkûr Bingöl yaylağıdır kim zirve-i a‘lâsına iki buçuk günde ve üç günde urûc olunur. Kûh-ı Elbruz'un zirvesi ebrler içre olmağıla muzlimdir ve şiddet-i rîh-i sarsardan berf ü selc ü yah-pâre olamaz ve zirve-i a‘lâsında eşcârât olmayup rîh-i akîm şecerleri bîhinden kal‘ eder. Yalçın kayaları gücile ber-karâr olur. Ammâ gûl-i beyâbânîleri gâyet çokdur. Ol ecilden ve rîh-i şedîdi şitâsından benî Âdem çıkamazlar ve çıkmış yokdur. Ancak üç günlük bâlâ-râh olan yerlerine Kaytak ve Haydak ve Kumuk ve Kımık ve Borgusând ve Çerkez ve Kabartay kavimleri çıkup ba‘zı ma‘âdin çıkarırlar. Yohsa yaylamağa çıkmazlar, zîrâ kendülerinin aslında şehirleri cümle yaylakdır. Ammâ bu Bingöl yaylası iklîm-i hâmisin vasatında asıl zemîni âlî olup kendüsü de üç günlük yol-ıbülend olduğu ecilden zirve-i a‘lâsı küşâde yetmiş aded çemenzâr sahrâ-yı azîmlerdir. Cânib-i garbda bir ucu Kiğı Dağlarıdır. Cânib-i şark tarafından Acem diyârı 88b hâkinde Revân kal‘ası dibinde cereyân eden nehr-i Zengî'nin karşu garb tarafında Osmânlı hudûdunda Ağrı dağına varır. Bir kûh-ı tavîl Bingöl yaylağıdır. Kiğı ile Revân mâbeyninde tûlu on altı konakdır ve bu yaylanın cânib-i şimâli Erzurûm sahrâsıdır kim vasatından nehr-i Furât akar ve cânib-i kıblesi sahrâ-yı Muş'dur. Vasat-ı Muş'dan nehr-i Murâd akup tulû‘u bu kûh-ı Bingöl'dendir kim Furât u Murâd Arz-ı Mukaddes'e cereyân eder. Mezkûr nehreynin ve sahrâtının mâ-beynehümâsında bu Bingöl yaylasının arzı iki menzil ve üç ve dörd menzil yerleri var. Ziyâde değildir, ammâ tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Şimâlinde eyâlet-i Erzurûm ve garbında eyâlet-i Sivas kıblesinde eyâlet-i Diyârbekir ve şarkında eyâlet-i Van ve diyâr-ı Acem olup gâyet ma‘mûr âbâdân vilâyetlerin tâ vasatında bu Bingöl yaylası vâki‘ olmağıla yedi ay benî Âdem ile ma‘mûr olup andan şiddet-i şitâ gelüp herkes sevâhile nüzûl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 88a–88b ·
metinde göster ·
… r. Bi-emrillâh bir mâ-i zülâl var kim gûyâ buz pâresidir. Cümle ıhvân-ı bâ-safâ
anda gidüp
teferrüc ederler ve ziyâretgâhdır ammâ ismi ma‘lûmum değildir. Andan şehre havâ …
Mesîregâh-ı Eğer kayası: şehrin {garbı} havâlesinde eğer-misâl bir çatal kayadır. Ba‘zı şehir zurefâları Uc ibn Anûk bu kaya üzre binermiş, derler. Hakkâ ki eğer gibidir. Ol cebel bir minâre gibidir. Bi-emrillâh bir mâ-i zülâl var kim gûyâ buz pâresidir. Cümle ıhvân-ı bâ-safâ anda gidüp teferrüc ederler ve ziyâretgâhdır ammâ ismi ma‘lûmum değildir. Andan şehre havâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24a ·
metinde göster ·
… ebe‘iyyeten cümle müsâfirler dahi Müsâfirîn Bâğı derler bir cây-i menâs vardır,
anda gidüp
istirâhat ederler.
Hikmet-i Hudâ bu şehir içre gelen müsâfirîni sivrisinek aslâ ısırmaz ve bir garîbü'd-diyâra aslâ zararı isâbet etmez, aceb sırr-ı Hudâ'dır. Gûyâ Acem'de Kâşiyân akrebi müsâfirîne zararı isâbet etmediği gibi bu şehirde dahi sivrisinek ile mutalsam olup bir vechile def‘i mümkün olmamışdır. Ammâ bu şehre gelen müsâfirler dahi âdemsiz şehirde gece kalmağa ne mûcib deyüp, akal eksere tâbi‘dir deyü şehir halkına tebe‘iyyeten cümle müsâfirler dahi Müsâfirîn Bâğı derler bir cây-i menâs vardır, anda gidüp istirâhat ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42a ·
metinde göster ·
… re iskelesi derler Mekke ve Medîne benderidir. Cümle vilâyet-i Circe'nin gılâli
anda gidüp
andan gemilerle Mekke ve Medîne'ye gider. Anıniçün Circe kavminin ekseri tüccâr …
Ve a‘yân-ı eşrâfı ve ankâ tüccârları ve üstâd neccârları ve mellâhân-ı ehl-i bihârları çokdur. Zîrâ bu Circe'nin Nîl karşusunda kıble tarafındaki dağların ardında iki konak yerde Kusayre iskelesi derler Mekke ve Medîne benderidir. Cümle vilâyet-i Circe'nin gılâli anda gidüp andan gemilerle Mekke ve Medîne'ye gider. Anıniçün Circe kavminin ekseri tüccâr fellâh u mellâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375a ·
metinde göster ·