… r kasr-ı müfîdi balık dalyanı olan mezkûr darboğazda vaz‘ edüp şeb [u] rûz emîn
anda oturup
ol boğaza bir san‘at ile yine çitden bir zemberekli şey urup ol boğazı ol çit s …
Yüz iki yüz âdemiyle Tuna üzre bu sarâyda sâkin olur. Emînin kendüye mahsûs bir kasr-ı müfîdi balık dalyanı olan mezkûr darboğazda vaz‘ edüp şeb [u] rûz emîn anda oturup ol boğaza bir san‘at ile yine çitden bir zemberekli şey urup ol boğazı ol çit sedd eder. Eyle çitler örerler kim bir karış mikdârı bir semek çitlerden geçmek ihtimâli yokdur. Garîb u acîb bir san‘at-ı sihr-i i‘câzdır. Tâ ki bahâr mevsimi gelüp temevvüc-i Tuna nehri kalmayup diyâr-ı Alaman'dan berü Tuna balıkları ve nehr-i Dırava ve nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i Morava ve bâlâda tahrîr olunan nehr-i azîmlerin mâhîleri nehr-i Tuna ile cereyân edüp Karadeniz'de Ölüdenizi'nde ve nehr-i Özi'de ve Azak denizinde ve Çekişge ve Arpat buhayrelerinde ve Azak dibinde ve nehr-i Ölü Ten'de ve nehr-i Diri Ten'de Tuna balıkları, tohum döküp yavru hâsıl etmeğiçün ve Ten suyunda eğir kökü yemek içün Tuna ile akup Karadeniz'e çıkayım derken bu Silisre önünde bu dalyana gelüp görse kim Tuna sedd olmuş. Âhir kâr deverân ederek mezkûr boğaz ağzındaki çit üzre geldikde mezkûr boğazda kısılup bir dahi gerü dönem derken zemberekli çiti iplerle kaldırup eğer büyük ve eğer ki küçük balığı alup yine zembereği Tuna içre bırağırlar. Bu bir temâşâdır kim "Şenîden ki bûd mânend dîde" kabilesindendir. Tâ ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince ta‘bîr ü tavsîfi mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120b ·
metinde göster ·
… ve şimâle ve garba nâzırdır. Cümle cemâ‘at-i kesîre edâ-yı salât etdikten sonra
anda oturup
teferrüc ederler.
Ve cümle halkının mesîregâh [u] teferrücgâhları Fethiyye câmi‘idir kim bir yalçın kaya üzre vâki‘ olup şarka ve şimâle ve garba nâzırdır. Cümle cemâ‘at-i kesîre edâ-yı salât etdikten sonra anda oturup teferrüc ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… hânnümâ bir lonca köşkü var kim cemî‘i şehrin yârân-ı zarîfân a‘yân-ı kibârları
anda oturup
sahrâlardaki hadîka-i ravza-i bâğ-ı cinânları teferrüc ederler.
Bu kal‘anın iki yerden metîn ve kavî demir kapuları var ammâ cümle üçer kat kapulardır. Bir kapusu şark tarafına nâzırdır kim üç kat kapudur kim bu kapuya taş nerdübânlar ile çıkıldığından atlı âdemler gücile girüp çıkarlar. Üçüncü iç kat kapunun taşrasında cihânnümâ bir lonca köşkü var kim cemî‘i şehrin yârân-ı zarîfân a‘yân-ı kibârları anda oturup sahrâlardaki hadîka-i ravza-i bâğ-ı cinânları teferrüc ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354a ·
metinde göster ·
… hal kûh-ı Bîsütûn-vâr şehre havâle şâhnişîn-vâr taşra çıkmış bir kayadır. Hakîr
anda oturup
rûy-i zemîne nazar edüp sun‘-ı Hudâ'yı im‘ân-ı nazar ile temâşâ etdim. El-azame …
Ammâ bu iç kal‘ada Kuşlu Sarınc(?) nâm mahal kûh-ı Bîsütûn-vâr şehre havâle şâhnişîn-vâr taşra çıkmış bir kayadır. Hakîr anda oturup rûy-i zemîne nazar edüp sun‘-ı Hudâ'yı im‘ân-ı nazar ile temâşâ etdim. El-azametullâh edîm-i arz tâ Altuntaş sahrâsına varınca ve iki merhale yer Seyyid Gâzî cânibine ve şark tarafına iki menzil yer Konya yollarına nazar Y 15b etdim. Deşt-i sahrâsı hâmûn fezâsı kurâ ve kasabâtlar ile tezyîn olup vech-i arz sebzgûn çemenzâr mezâri‘ler ve bâğ u besâtînler ile cümle vâdîler nakş-ı bûkalemûn-vâr ibret-nümûn nümâyân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15a–Y15b ·
metinde göster ·
… büyük kapusudur. Cümle neferât ve nigâhbânlar ve dîdebân [ve] huddâmân-ı gümrük
anda oturup
âyende vü revendenin gümrük metâ‘larına nazar ederler. Eğer esbâb kaçırırlarsa …
Ve bir kapu dahi büyük kal‘anın kıbleye nâzır büyük kapusudur. Cümle neferât ve nigâhbânlar ve dîdebân [ve] huddâmân-ı gümrük anda oturup âyende vü revendenin gümrük metâ‘larına nazar ederler. Eğer esbâb kaçırırlarsa mâlın girift ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
… kindir. Kapusu önünde leb-i Nîl'de bir kasr-ı latîfi var, müsâfirîn ü mücâvirîn
anda oturup
kesb-i tarâvet ederler. Bir dil-küşâ yerdir. Ve yine sâhil-i Nîl'de Cennet-misâ …
Ve bir sarây-ı âlî dârışeddi vardır, hâkimi anda sâkindir. Kapusu önünde leb-i Nîl'de bir kasr-ı latîfi var, müsâfirîn ü mücâvirîn anda oturup kesb-i tarâvet ederler. Bir dil-küşâ yerdir. Ve yine sâhil-i Nîl'de Cennet-misâl bir zâviyesi vardır. Memdûhâtından pirinci ve sükkeri meşhûrdur. Bu şehrin şark cânib[i] havâdâr mürtefi‘ yere vâki‘ olmağile cümle hânelerinin pençereleri Nîl'i nâzırdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y337b ·
metinde göster ·