… ği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân
anda varup
destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl …
Mesîregâh-ı Tekye-i hâss [u] âmm Kâğızhâne-i cihân-ârâ: Arab u Acem'de Hind ve Yemen ve Habeş seyyâhânları içre meşhûr-ı âfâk bir teferrücgâhdır. Rûm şu‘arâları âb [u] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na karîb Levend Çiftliği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl edüp beyâz gülberk-i ter-misâl olur gâyet lezîz sudur. Ba‘zı Hind tüccârları metâ‘ın bu Kâğızhâne'ye getirüp birer kerre suya batırdıkları kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
… mmâm suyu gibi olup ve magâralar içi ol kadar germâ olur ki niçe garîbü'd-diyâr
anda varup
hammâm gibi gusl eder. Garâ’ib bunda kim şiddet-i hârda ıssı olup şiddet-i şitâ …
Hikmet-i sırr-ı acîbe vü garîbe: Şehr-i Harbîd'in kıblesi tarafındaki bâğlar içre yalçın kayalarda magârâ-yı azîmler vardır. Anda mâh-ı temmûz olunca cereyân eden uyûnlar donup buz olur. Ol şiddet-i hârda bu yah-pâre buzlardan halk isti‘mâl edüp ciğerleri tâzelenir. Eyyâm-ı temmûz gidüp şiddet-i şitâ gelince cümle buzlar eriyüp suları hammâm suyu gibi olup ve magâralar içi ol kadar germâ olur ki niçe garîbü'd-diyâr anda varup hammâm gibi gusl eder. Garâ’ib bunda kim şiddet-i hârda ıssı olup şiddet-i şitâda bürûdet üzre olacağiken Fâ‘il-i Muhtâr Allah sun‘ın izhâr içün böyle halk etmiş. Âyet (---)(---)Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
… hukûk-ı sâbıkamız ve vâlidemiz tarafından karâbet-i ezelîmiz hasebiyle her bâr
anda varup
birkaç gice misâfir olup şeb [ü] rûz cemî‘i tevâbi‘ [u] levâhıkıyla hûsn-i ülfe …
Ertesi gün Melek Ahmed Paşa efendimizi Kubbealtı'nda ikinci vezîr rütbesi sadaka olunup Sadrıa‘zâm Kara Murâd Paşa ile dîvân-ı pâdişâhî hizmetinde oldular. Dahi irtesi gün Yeniçeri ağası Kara Çavuş'a ve Bektâş Ağa'ya ve Çelebi Kul kethüdâsına ve Şeyhülislâm Azîz Efendi'ye ve Bahâî Efendi ve Ebû Sa‘îd Efendi'ye ve'l-hâsıl hukukun kesb ettiğim efendilerime buluşup şeref-i sohbetleriyle müşerref olurduk. Ammâ ekser evkâtda Melek Ahmed Paşa ile Sultân Murâd asrından berü sarây-ı hâssada hukûk-ı sâbıkamız ve vâlidemiz tarafından karâbet-i ezelîmiz hasebiyle her bâr anda varup birkaç gice misâfir olup şeb [ü] rûz cemî‘i tevâbi‘ [u] levâhıkıyla hûsn-i ülfet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95b ·
metinde göster ·
… bir kârgîr hâne-i külbe-i ahzân bir savma‘a-i ra‘nâdır kim cemî‘i erbâb-ı hâcât
anda varup
ziyâret ederler. Andan,
Ziyâretgâh-ı beyt-i Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâm: Şehrin harâbistânının cânib-i şimâlinde bir kârgîr hâne-i külbe-i ahzân bir savma‘a-i ra‘nâdır kim cemî‘i erbâb-ı hâcât anda varup ziyâret ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
kırk elli araba otlukları cümle bostâncılarına ve baltacılarına ve cümle Topçul …
Kaya Sultân anda varup kırk elli araba otlukları cümle bostâncılarına ve baltacılarına ve cümle Topçular şehri fukarâsına başların tuzlanmışlarının içine otluk doldurdup dağlar gibi kelleler yığılup niçe bin mızrakları sırıkçılardan ve Paşa hazînesinden çıkarup kellelerin niçe binin sırıklara dizmişler ve başları getirmeğe me’mûr olan Halîl Ağa cümle kapudanları ve hatmanlara ve kralzâde mel‘ûna pâk esbâbları Pıravadi şehrinde münâsib münâsib kesdirüp cümlesin geydirmiş. Anı gördük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a ·
metinde göster ·
… emileri değirmenleridir kim nehr-i Tuna ne cânibde tek cereyân ederse gemilerle
anda varup
un öğür, musahhar ve kâr-ı sehare seyr [ü] temâşâdır.
İbret-nümâ-yı diğer: Yine Tuna üzre mezkûr Tuna gemileri değirmenleridir kim nehr-i Tuna ne cânibde tek cereyân ederse gemilerle anda varup un öğür, musahhar ve kâr-ı sehare seyr [ü] temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86b ·
metinde göster ·
Bunlar ile sahrâ-yı Heyhât'da birkaç beyâbân koyunları alup bir hayli mesâfe-i ba‘îdede bir kal‘a nümâ[yâ]n olup anda varup kal‘a hatmanına buluşup ale'l-fevr koyunun birin kebâb edüp tenâvül etdik. Kapudan ve hatmanlarıyla hüsn-i ülfet ederek kış günleri olmak ile günler kısa olup vakt-i asr oldukda yine yola revâne olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek nehr-i Ten'den bir azmak kenârında Du‘ânice nâm bir geçidi buz üzre geçüp andan Kırım hâki olan Azak kal‘ası cânibine gidüp Şâhîkirmen nümâyân olup anı da geçüp âhır-ı kâr Heyhât sahrâsında ahşam elçinin sâkin olduğu kal‘a dahi hayli mesâfe-i ba‘îdede kalup âhıru'l-emr Cerekli nâm bir mahalde atlarımız ve kendilerimiz ve kelblerimiz bî-tâb ü bî-mecâl kalup bi'z-zarûrî bu sahrâ-yı Heyhât'da kilimlerimiz döşeyüp "Hevâ mu‘tedildir" deyü hâb-ı râhata yatdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181b ·
metinde göster ·
… ilâh hâzırbâş gezerler. Ve hâkim tarafından içlerinde dîdebânlar bile giderler.
Anda varup
zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı şarâb-ı nâb ile mest [ü] medhûş olup anda bir iki g …
"Bir alay kefere ve fecere şarâb-ı şerr-âbdan nûş edüp Sakız şehrine istîlâ kasd edeler" deyü cümle müslimîn pür-silâh hâzırbâş gezerler. Ve hâkim tarafından içlerinde dîdebânlar bile giderler. Anda varup zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı şarâb-ı nâb ile mest [ü] medhûş olup anda bir iki gece dîbâ ve zerbâf câmehâblarında müsâfirîn-i müslimîn ve gayri fecere-i müşrikîn hâb-ı râhatda yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60b ·
metinde göster ·
Ammâ ısıtma marîzına mübtelâ olan kimesne üç cum‘aertesi ale's-sabâh
anda varup
pâk gusl ede. Bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup halâs olur. Zîrâ bu âsitânede ni …
Ammâ ısıtma marîzına mübtelâ olan kimesne üç cum‘aertesi ale's-sabâh anda varup pâk gusl ede. Bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup halâs olur. Zîrâ bu âsitânede niçe bin kibâr-ı kümmelînden kimesneler medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y188a ·
metinde göster ·
… i Dânyâl Nebî aleyhi's-selâm suhuf nâzil olmuş bir peygamber imiş. Cümle huccâc
anda varup
du‘â eyleyüp kurbânlar edüp fukarâlara bezl edüp,
"Âyâ halîmiz neye müncer olur? Zilka‘de'nin altı günü geçdi. Âyâ Arafât'a bu sene erebilmez miyiz?" deyüp Tarra köyünün cânib-i garbında bir bayır üzre bir kubbe-i âlî var. Meğer Hazret-i Dânyâl Nebî aleyhi's-selâm suhuf nâzil olmuş bir peygamber imiş. Cümle huccâc anda varup du‘â eyleyüp kurbânlar edüp fukarâlara bezl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y262b ·
metinde göster ·
… yler verelim ve cemî‘i levâzımâtların görelim, Medîne-i münevvereye gönderelim.
Anda varup
harem etrâfında bir hücrede mihmân olup halkdan münzevî olup hücrelerinden lağı …
"Gelin sizinle Muhammed'in dîn [ü] devletine rahne verelim. Ceng [ü] cidâl ile anlara mukâvemet etmek olmaz. Berren ve bahren anlar mansûr [u] muzaffer olup bu kadar seneden berü millet-i Mesîhiyye Hıristiyanlarını pâymâl eylediler. İmdi tedârük oldur kim bunarı başından alalım. Bir kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân va‘de edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerine bî-hisâb şeyler verelim ve cemî‘i levâzımâtların görelim, Medîne-i münevvereye gönderelim. Anda varup harem etrâfında bir hücrede mihmân olup halkdan münzevî olup hücrelerinden lağım ile Muhammed'i kabrinden serîka edüp bizim İşpanya şehirlerinden Roma'ya getirsinler. Olmaya illâ hayr" deyü şehrinde cân u başın Papa nâm mel‘ûnun uğuruna fedâ edenlerden yigirmi aded âdem bulup bunlara hayli mâl u mâmelek ve bu kadar kitâb verirler ki bu mel‘ûnların her biri akl-ı Arasto veled-i zinâ mel‘ûnlar kim cemî‘i elsine-i muhtelifeyi fesâhat u belâgat üzre tekellüm eder mel‘ûnlar idi. Papa mel‘ûn bunlara murâdı üzre ta‘lîm edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… r vâkıf oldum, aslâ sivrisinek ve kara sinek yokdur. Ekseriyyâ hakîr nâzırı ile
anda varup
Ashâb-ı Kehf nevmine müdâvemet ederdik. Zîrâ bir havâdâr serdâb ve sinekden bî- …
Ve bu türbede ve karşu câmi‘de bir tılısm vardır kim aceb hâssadır. Sivrisinek ve kara sinek ve tahta biti olmaz. Ve bir bitli garîb âdem birkaç gün gelmeğe müdâvemet etse piresi ve kehlesi kalmayup cümle mürd olur, garîb ü acîb tılısmdir. Hele hakîr vâkıf oldum, aslâ sivrisinek ve kara sinek yokdur. Ekseriyyâ hakîr nâzırı ile anda varup Ashâb-ı Kehf nevmine müdâvemet ederdik. Zîrâ bir havâdâr serdâb ve sinekden bî-azâb yer olmağile istirâhat ederdik. Ekseriyyâ zurefâ-yı erbâb-ı Mısır anda cem‘ olurlar. Hâsıl-ı kelâm vâcibü's-seyr câmi‘dir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96b ·
metinde göster ·
… ı mahabbetde Âdiliyye dedikleri kasr-ı âlîde Tumanbay haftada bir gün Mısır'dan
anda varup
adâlet etmeğiçün dîvân ederdi. Böyle bir cây-ı adâlet câmi‘-i imâretdir. Ve Kay …
Ve taşrasındaki meydân-ı mahabbetde Âdiliyye dedikleri kasr-ı âlîde Tumanbay haftada bir gün Mısır'dan anda varup adâlet etmeğiçün dîvân ederdi. Böyle bir cây-ı adâlet câmi‘-i imâretdir. Ve Kayıtbay kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a ·
metinde göster ·
… ğildir. Cümle Urbânın ârâmgâhıdır. Atına silâhına dayanan ba‘zı Mısır cündîleri
anda varup
gazâlları ve harâmî Arab-ı Urbân u uryânı sayd ederler. Muhâlif yerdir. Andan,
{Ya‘nî cebel-i Becâmîm.} Bir sengistân içinde Hazret-i Mûsâ'nın nazargâh[ı] bir ayndır. Ammâ sehel şorcadır, Nîl gibi lezîz değildir. Cümle Urbânın ârâmgâhıdır. Atına silâhına dayanan ba‘zı Mısır cündîleri anda varup gazâlları ve harâmî Arab-ı Urbân u uryânı sayd ederler. Muhâlif yerdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226b ·
metinde göster ·