Ma‘âdin-i âşir: Yine Göksu nâm mesîregâhda ahmer-gûn bir gûne türâb hâsıl olur.
Andan dahi
gûnâ-gûn bardaklar ve çanaklar ve sifâller îcâd ederler. Ammâ hukemâ kavlince b …
Ma‘âdin-i âşir: Yine Göksu nâm mesîregâhda ahmer-gûn bir gûne türâb hâsıl olur. Andan dahi gûnâ-gûn bardaklar ve çanaklar ve sifâller îcâd ederler. Ammâ hukemâ kavlince bu hâkin kûzesinden âb-ı sâfî nûş eden renc-i bâsûr-ı demevîden halâs olur, kerrât ile tecrübe olunmuşdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… deyr-i gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece
andan dahi
firâr edüp yine İslâmbol'daki Fezendon Kıralı'na gelüp anın kızı Ayasofya bânîs …
Ve niçe yüz mi‘mâr [u] mühendis tarz [u] tarhında ser-i kârlığa mübâderet edüp her biri hezâr ahsend edecek hünerler ızhâr edüp ihsân alurlardı. Ammâ cümle mi‘mârlara pîşvâ Ağnados mi‘mâr idi. Ve vaz‘-ı nefîs üzre inşâ ederdi. Tâ ki bu binâ-yı azîm tâk-ı Kisrâ-misâl çârtâk pâyeleri mahalline dek tamâm olup bir gecede mi‘mâr başı olan Ağnados gâ’ib oldu. Ve Hazret-i Hızır dahi görünmedi. Meğer Ağnados mi‘mâr tebdîl-i câme olup Kızılelma diyârına varup anda dahi Rim Papanın izniyle bir deyr-i gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece andan dahi firâr edüp yine İslâmbol'daki Fezendon Kıralı'na gelüp anın kızı Ayasofya bânîsi Ay Sofya kıza gelüp mülâkât oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
Bu kubbe-i zer-kârdan mâ‘adâ kıble cânibinde bir nîm kubbe içinde
andan dahi
alçak bir küçük nîm kubbe içinde mihrâb ve sağ cânibinde beyâz mermer-i hâm {mi …
Bu kubbe-i zer-kârdan mâ‘adâ kıble cânibinde bir nîm kubbe içinde andan dahi alçak bir küçük nîm kubbe içinde mihrâb ve sağ cânibinde beyâz mermer-i hâm {minber} binâ olunmuşdur. Ve kıble kapusu üzre dahi serâmed nîm kubbe-i azîm ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den bî-feth avdet edüp Silisre'ye 66b gelüp
andan dahi
ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde takar …
Ve andan ma‘zûl olup Silisre eyâleti ihsân olunup deryâ-misâl asker ile Kamaniçse câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl-ı ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den bî-feth avdet edüp Silisre'ye 66b gelüp andan dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde takarrüb bulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a–66b ·
metinde göster ·
… bûrda Girid'den Kara Murâd Ağa kul kethudâlığıyla Der-i devlete feryâda gelince
andan dahi
bin kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân Atmeydânı ve Etme …
Yine ol mâh-ı mezbûrda Girid'den Kara Murâd Ağa kul kethudâlığıyla Der-i devlete feryâda gelince andan dahi bin kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân Atmeydânı ve Etmeydânı deryâ-misâl âdemîzâd ile temevvüc eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… Şâm nevâhîlerinde Cebel-i Elheme sâkin olduğuyçün ol mahalle Cebeliyye derler.
Andan dahi
firâr edüp İşpanya hâkinde Avlonya dağları'nda sâkin olup Freng lisânıyla Arab …
Andan ba‘zı ümmet geysûdâr olup kimi başların yülüdür idi. Hele ibtidâ yülüyüp berberlere pîr olan İbrâhîm Nebî'dir. Hattâ Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde geysûdâr idi. Zîrâ cemî‘i Hâşimî ve Kureyşî mergûle geysûdârlar idi. Hâlâ yine Hâşimî ve Kureyşî'de saçlı Urbân çokdur. Hattâ Kureyş kabîlesinden Cebel-i Elheme nâm kübbâr-ı Arab'dan bir kimesne bir a‘râbînin gözün çıkarup şer‘ile Hazret-i Ömer, Cebel-i Elheme'nin gözün çıkarmağa fermân edüp ol gece Cebel-i Elheme firâr edüp Antâkıyye kıralı Hırkîl'e varup Şâm nevâhîlerinde Cebel-i Elheme sâkin olduğuyçün ol mahalle Cebeliyye derler. Andan dahi firâr edüp İşpanya hâkinde Avlonya dağları'nda sâkin olup Freng lisânıyla Arab lisânından hâsıl olma Arnavud lisânın peydâ etdiler. Hâlâ ol kavme Kuryeleş derler. Cümlesi âbâ ve ecdâdlarından gördükleri gibi cümle saçlı Ârnâbûdlardır. Anıniçün Arnavudlar'ın aslı Arab'dır kim ibtidâları Cebel-i Elheme'dir. Elbasan kurbünde medfûndur, ammâ mürted oldu derler. Ve hâlâ yine Mekke câniblerinde Kureyşîlerin çoğu saçlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 197b ·
metinde göster ·
… p hapsden ıtlâk olundu. Ammâ kal‘ası Malazcird Beği Mehemmed Beğ'e ihsân olunup
andan dahi
yigirmi kîse ve yigirmi katar-ı katır ve bî-hisâb vaşak postu ve kaplan postu v …
Bu kal‘a hânı bin mikdârı dizçöken tülüngi ile aşağı serdârımıza inüp bir ziyâfet-i azîm edüp ba‘de't-ta‘âm serdârımız Bâkî Paşa, Şuşik beği ahd-i amân-billah ile taleb edüp cümle asker beğe zarar gelmeyeceğine mütekeffil olup beği dahi tevekkülen-alallah deyüp amân ile bir günde yine kal‘asına getirüp Seydî Ahmed Paşa'ya teslîm edüp ol dahi yedinci günde Hınıs kal‘asına gelüp Erzurûm Vezîri Mehemmed Paşa efendimize teslîm edüp cümle mîr-i mîrân [ve] ümerâlar ve iş erleri ve Avnikli Ahmed Ağa dahi ricâ edüp katl olunmayup haps olundu. Âhir kırk bin koyunu ve kırk atını ve on yedi katar-ı katırını ve yigirmi Gürcî gulâmın ve elli kise mâlın alıp hapsden ıtlâk olundu. Ammâ kal‘ası Malazcird Beği Mehemmed Beğ'e ihsân olunup andan dahi yigirmi kîse ve yigirmi katar-ı katır ve bî-hisâb vaşak postu ve kaplan postu ve yedi aded keruke zırh [u] zereh-külâh ve serpenâh alınup cümle guzât-ı müslimîn ile sâlimîn ve gânimîn ve mansûr ve muzaffer Erzurûm'a avdet olunup ol gün 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 292b ·
metinde göster ·
… -vâr bir kaç kerre torıl, cevelân edüp nüzûl etdi. Ba‘dehû yelken-duz atı çeküp
andan dahi
cihân cihân hazz edüp (---) teslîm etdiler. Ba‘dehû hân cümle püserine fermân e …
Ba‘de'l-kırâ’at nâme mefhûmu ma‘lûm olup hân eydür. "İnşâallahu Te‘âlâ, Îzid [u] Yezdân [u] Perverdigâr yâver olursa ve hakîre amân-ı cân verirse kayser-zemîn şâhı vezîri karındaşıma bu mâh içre bin baş karbân-ı yezdân-baş ve bin baş kârban-ı evbâş-ı şütürbâş çıharam. Be-ser [u] çeşm" deyüp "Hoş gelmişsin, safâ gelüp yüz basa gelmişsin, hayr-makaddem ömrümün vârı, dîdemün nûrı" deyüp zânû-be-zânû olup nice hoş-âmed kelâmü örfiyye ile letâ’if-i sohbete müte‘allık kelimâtlar olup dest ber-sîne edüp azîm ziyâfet tertîb edüp ba‘de't-tenâvül buhûr ve gülâb nisâr olunup ba‘de't-ta‘âm paşanın hedâyâlarından incü tesbîhi ve çarkâb tirkeşi ve Ceneviz [ve] Venedik hârelerini "Paşa-yı zî-şân karındaşınız selâm edüp şu metâ‘ları cenâb-ı âlî-me‘âbınıza tehî-dest olmamak içün hedâyâ-yı muhabbet gönderdi" deyü arz-ı kâlây etdim. Sebha-i dürr-i cevâhirden ve tîrkeş [ü] kemândan haz edüp hezâr-ahsend etdi. "Ve cenâbınıza iki küheylân ve husân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misillü iki re’s esb-i sabâ-sür‘at pîşkeş gönderdi. Manzûr-ı sa‘âdetiniz ola" dedim. Hemân ayâğ kalkup dîvânhane kenarında geldikde hakîr işâret edüp ibtidâ cevâhir zeynli ve murassa‘ rahtlı atı çekdiler. Hamd-i Hudâ ol esb-i tâzî rahş reftâr ederek ve sehîl abraş-gülendâm çekerek gerdenin keç kılup raks-ı hırâm ederek meydân-ı muhabbete geldikde cümle erbâb-ı dîvân-ı İrân-zemîn engüşt-ber-dehen etdiler. Hakîr Bismillah ile Esb-i Peymâ'nın licâmın hânın destine verüp "mübârek-bâd" dedim. Hân sürûr [u] hubûrundan ol esb-i tâzîye bilâ-rikâb süvâr olup meydân-ı muhabbetde fâris-i meydân-ı belâgat-vâr bir kaç kerre torıl, cevelân edüp nüzûl etdi. Ba‘dehû yelken-duz atı çeküp andan dahi cihân cihân hazz edüp (---) teslîm etdiler. Ba‘dehû hân cümle püserine fermân edüp cümle tevâbi‘lerimize avşıla şerbetleri bezl olunup yine gülâb ve buhûrdan sonra hân-ı âlîşân bizi mihmândâra ve korucubaşıya ve darûgay ve kelentere teslîm edüp alay ile bizi kelenter bâğına getirüp anda karâr etdik. Cihân-ârâ bir bâğ-ı İrem'dir. Akîbimizce hammâm-bahâ kırk tümen bisitî ve bir zeyn rahtıyla küheylân-ı karaçabuk atı ve bir alaca aşkar yorga at ve yedi deve yükü me’kûlât [ü] meşrûbât [ve] müsmirrât hedâyâlar gelüp hânemiz ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 297b ·
metinde göster ·
Ve Bitlîs'e girecek dere ağzın sedd-i İskender ile ol kadar metîn etmiş kim
andan dahi
bir kuş uçamaz ve büyük Dehdîvân üzre hânın vezîri makâmında Çâker Akası yüz el …
Ve Bitlîs'e girecek dere ağzın sedd-i İskender ile ol kadar metîn etmiş kim andan dahi bir kuş uçamaz ve büyük Dehdîvân üzre hânın vezîri makâmında Çâker Akası yüz elli bayrak tüfeng-endâz ile çıt-a-çıt olup başka kal‘a-misâl bir meteris etmiş kim gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır. Ve karşu alçak Dehdîvân'da kezâlik zirve-i a‘lâsında kal‘a-i Demâvend-vâr bir meteris edüp hânın ikinci akası Arab Halîl Ağa kapanup anda dahi mûr-ı mâr-misâl asâkir-i kerrâr âmâdelerdi. Paşa-yı mubassır im‘an-ı nazar ile nazar edüp "Bu tarafdan bunlara zafer mümkin değildir." deyüp Dehdîvân-ı âlî tarafında dağlar içre gidüp kâh esb-süvâr ve kâh piyâde reftâr ile gûnâ-gûn müşâvere-i güftâr ederek bir kûh-ı bülendin zirvesine urûc etdik kim meğer ana kûh-ı Taklaban derlermiş. Hakîkat andan bir kerre düşen takla atarak kendüyi Bitlîs şehrinde bulur. Bu kûh-ı bâlâdan aşağı nazar etdiğimizde el-azametullah Bitlîs şehrinin cânib-i etrâfın âdem deryâsı ihâta edüp pür-silâh âmâde dururlar. Ve kal‘a-i Bitlîs'in burc u bârûları toplar ile ârâste ve asâkir-i firâvân ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleri sancağ u bayrağ-ı gûnâ-gûnlar ile zeyn olmuş. Paşa-yı {dûrbîn-fikr} eline dûrbînin alup hayli mesâfe-i ba‘îde 264b olan yerleri dûrbîn ile temâşâ edüp ne cânibden bu şehre yürüyüş ideceğin gözden geçirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264a–264b ·
metinde göster ·
… e hakîr dahi fakîrânece ba‘zı dest-âvîz hedâyâlarımızı Murtezâ Paşa'ya arz edüp
andan dahi
gâyet mesrûr oldu. Ve her gice yine şeref-i sohbetleriyle müşerref olup bu hakî …
Ertesi cisir tamâm olup hamd-i Hudâ cisirden selâmetle ubûr edüp alây-ı azîm ile cümle paşa ağaları ve Bağdâd a‘yânları ile Bağdâd-ı İremezâtü'l-imâda dâhil olup Murtezâ Paşa efendimizin yine dîdâr-ı şerîfin görüp Murtezâ Paşa ve bu hakîr cihân cihân mahzûz olup dest-i şerîfin bûs edüp şerefyâb olduk. Ve kethudâsı dest bûs edüp İmâdiyye ve Cezîre ve Hasankeyf beğlerinin ve Diyârbekir vezîri Firârî Mustafâ Paşa'nın verdiği mektûbları ve cümle hedâyâları Murtezâ Paşa'ya kethudâsı arz etdikde cemî‘i hedâyâlardan gâyet memnûn oldu. Ve hakîr dahi fakîrânece ba‘zı dest-âvîz hedâyâlarımızı Murtezâ Paşa'ya arz edüp andan dahi gâyet mesrûr oldu. Ve her gice yine şeref-i sohbetleriyle müşerref olup bu hakîre bir semmûr kürk ile serâpâ bir kat libâs-ı fâhire ve bir kise guruş verdi ve yine gicemiz Kadr u rûzumuz ıyd-ı adhâ ve rûz-ı nevrûz-ı Harezmşâhî olup Melek Ahmed Paşa efendimizin meclis-i şerîfi sohbetlerin bu hakîre ferâmûş etdirdi. Ve bu geldiğimiz çölistânda dahi çekdiğimiz renc [ü] anâ-yı âlâm-ı şedâyidi dahi cümle hâtırdan dûr eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 408a ·
metinde göster ·
… yânlar tenâvül olunup paşa efendimize ve gayrı ağavâtlar vâfir hedâyâlar geldi.
Andan dahi
kalkup taraf-ı şarka dağlara çıkup,
Menzil-i şehr-i kal‘a-i Sarây: Garâ’ib sevâd-ı mu‘azzamdır. Üç gün bunda meks olunup azîm zevk u safâlar edüp firâvân ni‘met-i bî-pâyânlar tenâvül olunup paşa efendimize ve gayrı ağavâtlar vâfir hedâyâlar geldi. Andan dahi kalkup taraf-ı şarka dağlara çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165a ·
metinde göster ·
… benzer bâğlı ve bahçeli varoş imiş. İsmâ‘îl Paşa Budin askeriyle berbâd etmiş.
Andan dahi
ileri gitmiş. Bizler vardıkda yerinde külü kalmış. Bu şehir nehr-i Aranoş kenâr …
Bir şehre benzer bâğlı ve bahçeli varoş imiş. İsmâ‘îl Paşa Budin askeriyle berbâd etmiş. Andan dahi ileri gitmiş. Bizler vardıkda yerinde külü kalmış. Bu şehir nehr-i Aranoş kenârında olmağile bu şehr-i berbâd önünde cisirler yapılup karşu tarafa ubûr olundu, 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
refîkler alup 5 sâ‘atde kayalı dağları geçüp ve nehr-i Neretva'yı atlar ile ubû …
Andan dahi refîkler alup 5 sâ‘atde kayalı dağları geçüp ve nehr-i Neretva'yı atlar ile ubûr etdik, zîrâ başı bir menzil yerde yakın olup kasaba-i Yedvoriç'den çıkar ve batı tarafına cereyân ederek Oluk kasabasına, andan Konc kasabasına, andan şehr-i Mostar'a, andan kal‘a-i Poçetel'e, andan Gabele kal‘asına, andan Norin kal‘ası altında deryâ-misâl olup yigirmi yerden Venedik körfezine İşpanya'nın cezîre-i Pulya mukâbelesinde Akdeniz körfezine karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
hazz edüp hakîre yüz altun ve bir hil‘at-i fâhire ihsân edüp yine hakîri ağavât …
Ve Sadrıa‘zam hakîre Hersek diyârı ahvâlini dikkat üzre su’âl etdikde cümle sergüzeşt [ü] serencâmımızı ve Sührâb Mehemmed Paşa ile âsî kâfire gidüp tâ Kotur kal‘asına varınca nehb ü gâret etdiğimiz bir bir takrîr etdiğimden cihân cihân hazz edüp Sührâb Mehemmed Paşa'nın arz-ı ubûdiyyet nâmesin verüp kırâ’at etdikde andan dahi hazz edüp hakîre yüz altun ve bir hil‘at-i fâhire ihsân edüp yine hakîri ağavâtları zümresine ilhâk buyurdular. Andan haymemize gelüp istirâhat etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178a ·
metinde göster ·
Ve bu dırahtın kaddi evc-i âsumâna kad-keşân olduğundan mâ‘adâ bu dıraht-ı azîmin vücûdu eyle kalındır kim bu dırahtın sâyesinde oturan gâzîlerden niçe yiğitleri başıma cem‘ edüp cümlemiz el ele verüp bu dıraht-ı sun‘-ı Bârî'yi yetmiş yedi âdem gücile dirâğûş [etdik]. Ammâ bunda sun‘-ı Bârî ibret-nümâ oldur kim bu şecer-i azîmin tâ zirve-i a‘lâsında yetmiş seksen kadar çatallanmış dalların aralarından bir nehr-i azîm şâzrevân gibi hevâya pertâb edüp dıraht-ı kebîrden bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerinde beyâz Alman mermerinden binâ olunmuş bir havz-ı azîm içine mezkûr ağaçdan su çıkup bu havza rîzân olup suyun gıjıldısından âdeme dehşet gelir bir âb-ı hayât sudur kim mezkûr dıraht-ı azîmin cesed-i kebîri içinden çıkup minâre kaddi dıraht-ı müntehâdır. Andan dahi bir minâre kaddi nehr-i azîm hevâya atlayup havza dökülür, temâşâ-yı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4b ·
metinde göster ·
… aşağı nihâyetde Küçük Mehemmed Beğ câmi‘i ve andan ötece Mustafa Beğ mescidi ve
andan dahi
yukaruca Karabelâ mescidi. Bu mahalle şehrin taşra gider ulu yoludur kim kasaba …
Ve yine bu zokak içre bu mezkûr çârsûnun tâ uçunda Arslan Beğ câmi‘i önünde bir âb-ı hayât çeşmesi var ve bu câmi‘in bir tarafı şehrin mezârlığıdır ve bu mezârlıkdan dik aşağı Tuna kenârında iskeleye gider ve çârsûnun sağ tarafında olan yol ile dik aşağı gidüp el-Hacı İslâm mescidi andan sol yola gidüp dik aşağı nihâyetde Küçük Mehemmed Beğ câmi‘i ve andan ötece Mustafa Beğ mescidi ve andan dahi yukaruca Karabelâ mescidi. Bu mahalle şehrin taşra gider ulu yoludur kim kasaba-i Mitroviçse'ye ve kasaba-i Nemse'ye ve kal‘a-i Tovarnik'e el-hâsıl kankı tarafa teveccüh etsen şâhrâh-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33a ·
metinde göster ·
… erinden gitdikden sonra krallar Beç'i taht edinüp anda karâr ederler. İnşâallâh
andan dahi
firâr ederler.
Mukaddemâ elçi paşa ile kal‘a-i Beç'e giderken bu kal‘a sağımızda kalup görmek müyesser olmadı, ammâ şimdi manzûrumuz olup nehr-i Tuna kenârında bir sivrice topraklı bayır üzre Tuna'nın cânib-i şimâlinde Uyvar hâkinde Uyvar'a üç merhale yerde çâr-kûşe Şeddâdî bir kal‘a-i metîndir, ammâ hâlâ şarkdan mağrib tarafına tûlânî vâki‘ olup iç kal‘ası Kanije kal‘ası gibi şekl-i murabba‘dan tûlânîdir ve ortası incecikdir, ya‘nî ensizdir demek ola. Ve ol kal‘anın ince yerinde gâyet mürtefi‘ sarây-ı azîm var kim cânib-i erba‘asında niçe yüz şâhnişîn ve revzenler ile müzeyyen bir sarâydır. 75b Meğer mâ-tekaddem krallara mahsûs, bu dahi Nemse çâsârlarının sarây-ı menhûsu imiş. Budin ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad kal‘aları ellerinden gitdikden sonra krallar Beç'i taht edinüp anda karâr ederler. İnşâallâh andan dahi firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a–75b ·
metinde göster ·
… iderken nehr-i Nîl içinde yedi şülâl boğazlarının birinde bir demirkapu vardır.
Andan dahi
bir gemi yükiyle selâmet geçmek ihtimâli yokdur. Niçe gemilerin yüklerin boşald …
Bir demirkapu dahi vilâyet-i Mısır'dan dehlîz-i Habeş olan İsvân vilâyetine giderken nehr-i Nîl içinde yedi şülâl boğazlarının birinde bir demirkapu vardır. Andan dahi bir gemi yükiyle selâmet geçmek ihtimâli yokdur. Niçe gemilerin yüklerin boşaldup ubur ederler, gâyet muhâlif derbend-i calenderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
… ve ta‘ayyünâtlar verüp kâmil bir hafta anınla dahi zevk u safâlar edüp ba‘dehu
andan dahi
Boğdan beğine ve Tatar hâna ve hânzâdelere mektûblar ve iki yorga ve üç bârgîr …
"Hay cânım Evliyâ Efendi, bire safâ geldin. Yâ biz seni Beç kralından Alman vilâyetlerine gitdi işitdik. Bire sen hoş geldin" deyü sergüzeşt [ü] serencâmlarım ve yedi krallık yeri iki buçuk yılda seyâhat etdiğim bir şemme nakl etdiğimde vâfir hazz edüp hakîre bir konak döşedüp ulûfe ve ta‘ayyünâtlar verüp kâmil bir hafta anınla dahi zevk u safâlar edüp ba‘dehu andan dahi Boğdan beğine ve Tatar hâna ve hânzâdelere mektûblar ve iki yorga ve üç bârgîr ve iki çuka ve iki kumâş ve üç yüz guruş ve refîkler [alup],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… ı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler.
Andan dahi
(galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret verildi.
El-hâsıl bu zikr olunan Mısır cezîresi içre bu karalar vilâyetlerin kabza-i tasarrufa alup hükm-i hükûmât ederlerken hikmet-i Hudâ Hazret-i Ömer vak‘ası cenginde şeyhü'l-arab Beşe nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile Beşe Şeyh'i şehîd etdiklerinde sahâbe-i kirâm içre bir velvele ve bir gulgule olup cemî‘i memâlik-i mahrûselerde hâkimü'l-vakt olanlar birbirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâle başlayup bu merhûm-ı mezbûr Şeyh Beşe'nin dahi evlâdları birbirleri üzre seferler edüp âhır-ı kâr bir kaçı bir yere cem‘ olup ferzend-i ercümend olan Arab Mevâl bürâder-i mihteri Keysû ile hilâfet içün ceng-i azîm edüp Emîr Ar[ab] gâlib ve Emîr Keysû mağlûb olup Keysû dâğ-ı derûnundan bir gece cemî‘i kabâ’iliyle karârı 149b firâra mübeddel olup yerine Arab Ban hâkim-i müstakil oldukda ale's-sabâh gördüler kim Keysû Ban firâr etdiğinden "Serâ Keysû" dediler, ya‘nî Keysû melik kaçdı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler. Andan dahi (galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a–149b ·
metinde göster ·
… ır. İsmine (---) derler. Yaz u kış aslâ zirve-i a‘lâsından karı eksik değildir.
Andan dahi
niçe yüz aded uyûn-ı câriyeler tulû‘ edüp sahrâda olan kurâ ve kasabâtların mez …
Ve bu sahrânın kıble cânibi intihâsında evc-i semâya berâber bir kûh-ı bâlâ vardır. İsmine (---) derler. Yaz u kış aslâ zirve-i a‘lâsından karı eksik değildir. Andan dahi niçe yüz aded uyûn-ı câriyeler tulû‘ edüp sahrâda olan kurâ ve kasabâtların mezâri‘âtların rey eder âb-ı revânlardır. Ol kûh-ı ser-bülend beş konak yerden nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218a ·
metinde göster ·
… l taşı gözetmek gerek. Ve bir taş-ı azîm dahi kıble tarafındaki burunda vardır,
andan dahi
ihtirâz lâzımdır.
Mezkûr bucakdan Bibercik adası dörd mîldir. Bir karaca incecik uzun adacıkdır kim tûlu on mîldir. Ve Rûmeli kenârına yigirmi mîldir ve mâbeynleri beşer ve altışar kulaç derindir. Ammâ yıldız rûzgârı olan cânibin mukâbelesindeki olan burun ucunda bir taş vardır, andan geçen gemiler ol taşı gözetmek gerek. Ve bir taş-ı azîm dahi kıble tarafındaki burunda vardır, andan dahi ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… dan iki bin guruş mâl-ı mîrîsi tahsîl edüp birkaç üstâd kefereleri kulağız alup
andan dahi
yelken açup (---) mîlde,
Bunda bir gece mihmân olup re‘âyâlarından iki bin guruş mâl-ı mîrîsi tahsîl edüp birkaç üstâd kefereleri kulağız alup andan dahi yelken açup (---) mîlde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257a ·
metinde göster ·
… erken Venedik elinden âhır-ı kâr Ebü'l-feth Mehemmed Hân nısfın alup feth etdi.
Andan dahi
nısfında Moton ve Koron ve Pondikoz kal‘aların Sultân Bâyezîd-i Velî feth etdi.
Ba‘dehu Bundukânî Venedik var kuvveti bâzûya getirüp yine 259b Mora cezîresin İşpanya elinden alup amâr ederken Venedik elinden âhır-ı kâr Ebü'l-feth Mehemmed Hân nısfın alup feth etdi. Andan dahi nısfında Moton ve Koron ve Pondikoz kal‘aların Sultân Bâyezîd-i Velî feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 259a–259b ·
metinde göster ·
Ve Laka mahallesi bir çukur yerde vâki‘ olmuşdur ammâ gâyet ma‘mûrdur.
Andan dahi
aşağı gidüp Kinaleksi mahallesi sâfî bâğ u bâğçedir. Mahkemesi dahi gâyet hevâd …
Ve Laka mahallesi bir çukur yerde vâki‘ olmuşdur ammâ gâyet ma‘mûrdur. Andan dahi aşağı gidüp Kinaleksi mahallesi sâfî bâğ u bâğçedir. Mahkemesi dahi gâyet hevâdâr yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352b ·
metinde göster ·
ileri varup Ağzıaçık nâm kuyuya vardığımızda anı gördük: Bir pençe-i âfitâb meh …
Andan dahi ileri varup Ağzıaçık nâm kuyuya vardığımızda anı gördük: Bir pençe-i âfitâb mehtâb-misâl nûr-ı mahz kırmızı mukaddemli ve la‘lgûn yanaklı bir dilber-i mümtâz ve bir gamzesi gammâz bizi görünce:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b ·
metinde göster ·
ileri vardık, altı aded leşler zîr [ü] zeber olup cemî‘i âlât-ı silâhları ile ş …
Andan dahi ileri vardık, altı aded leşler zîr [ü] zeber olup cemî‘i âlât-ı silâhları ile şerbet-i şehâdet nûş edüp bîhûş yatırlar. Hemân yine refîklerimiz bunları dahi pîr [ü] pâk soyup ve altı aded atların alup giderken heybelerinde cümle Ka‘be metâ‘larından misvâk ve hurmâ ve lîf makûlesi eşyâları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93a ·
metinde göster ·
… yelü ve Karamaniyyelü bir yere gelüp bir ceng-i azîm ile Karagürgez'i feth edüp
andan dahi
Malta küffârı firâr edüp Rodos cezîresi bir arz-ı hâliye olduğundan ve Me’mûn H …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Tâhir Baybars yedi yılda Akke kal‘asın feth edüp içinde olan Malta küffârı keştîlerine süvâr olup Silifke ile Tarsûs mâbeyninde Akdeniz kenârında Takyanus'un tahtı olan Kara Görgüz nâm şehirde Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile anda iki yüz yıl sâkin olurlar. Ba‘dehu anda dahi cânib-i erba‘aların nehb [ü] gâret ederek halkı bîzâr ederler. Âhir Zülkadriyyelü ve Ramâzaniyyelü ve Karamaniyyelü bir yere gelüp bir ceng-i azîm ile Karagürgez'i feth edüp andan dahi Malta küffârı firâr edüp Rodos cezîresi bir arz-ı hâliye olduğundan ve Me’mûn Halîfe gemileri kalyonlar gemileri ile anda yetişüp iki yüz yıl sâkin olup böyle bir sedd-i Kahkahâ binâ edüp Hazret-i Y 119a Yahyâ'nın cesed-i şerîfin bu Sencovan câmi‘inin mihrâbının sağ cânibindeki hücrede pinhân ederler. Ve Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfleri ismi ile bu kenîse'yi yapup Sencovan dediler. Ve iki yüz sene bu cezîrede sâkin olup Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin ve bir elinde kılıç ile tasvîr edüp sancak ve bayraklarında eşkâlin tahrîr edüp uğur dutunmuşlardır. Ve hâkikatü'l-hâl her ne cânibe teveccüh etseler mansûr olmuşlardır. Ve Akdeniz'in leb-i deryâsında ne kadar kal‘a var ise bir kaç defa her birine müstevlî olmuşlardır. Ve cemî‘i küffârın Malta'ya i‘tibârları bu vech iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b–Y119a ·
metinde göster ·
… d-i Hudâ Sultân Süleymân Gâzî iki yüz yıldan sonra döğe döğe beş ayda feth edüp
andan dahi
firâr edüp Misine ile Cezâyir mâbeyninde hâlâ Malta olan cezîrede sâkinlerdir. …
Hamd-i Hudâ Sultân Süleymân Gâzî iki yüz yıldan sonra döğe döğe beş ayda feth edüp andan dahi firâr edüp Misine ile Cezâyir mâbeyninde hâlâ Malta olan cezîrede sâkinlerdir. Ammâ sâ’ir yerlerde ikişer yüz yıl sâkin olurlar idi. Cenâb-ı Bârî'nin ihsânı olup an-karîbi'z-zamân anın dahi fethi müyesser olup ellerinden cesed-i Yahyâ'yı halâs edeler. "Ve sahîh cesed-i Yahyâ'dır ve hâlâ ter ü tâzedir" deyü kendüleri ve niçe esîr müselmânlar şehâdet etdiler. Ve hattâ ba‘zı küffâr Rodos'daki Sencovan câmi‘ine varup bevvâblara birkaç akçe verüp mihrâb yanında makâm-ı Yahyâ’yı ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119a ·
metinde göster ·
… Yalınca derler. Ammâ âb-ı hayât suları çokdur vardır. Temmûz'da üç karış akup,
andan dahi
karşuya (...) kar sökerek gücile ubûr etdik. Andan yokuş aşağı bir sâ‘at gidüp,
Cebel-i Yalınca: Bu dahi çıplak kayalı dağ olmak ile Türkmân kavmi Yalınca derler. Ammâ âb-ı hayât suları çokdur vardır. Temmûz'da üç karış akup, andan dahi karşuya (...) kar sökerek gücile ubûr etdik. Andan yokuş aşağı bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
Andan Yâfes'e andan Nûh aleyhi's-selâma müntehîdir. Bunların ırk-ı tâhirinden ibtidâ Rûm'a kadem basan âl-i Selçukıyândır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup müstakil pâdişâh oldular. Tulû‘ları Mâverâ’ü'n-nehir'dendir. Hikmet-i Hudâ bu mahalde Mâhân memleketinden âl-i Osmân'ın ecdâdı Süleymân şâh ve Ertuğrul, Moğol u Boğol-ı gûl-i beyâbân Tatarı derdinden terk-i vatan edüp Ahlât şehrine gelüp anda (---) sene Y 39a sâkin olup andan dahi Rûm ârzûsıyla Murâd nehri kenârına geldikde serdârları Süleymân şâh Ca‘ber kal‘ası dibinde gusl ederken gark olup anda defn edüp Erduğrul cümle erleriyle Selçukıyân Alâ’eddîn'e toğrulup gelürken bir püşte başına çıkup Konya sahrâsına nazar etdükde görseler kim iki deryâ-misâl asker biribiriyle germ-â-germ ceng-i perhâşda, ammâ Tatar askeri gâlib, beyâz destârlı Konya askeri münhezim oluyor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38b–Y39a ·
metinde göster ·
Ve iki kanadı altında birer delik vardır, âdem parmağı sığar, içi boşdur,
andan dahi
acâyib mehîb sadâlar çıkar. Ve karnı Q 189a bir sâhib-i şikem âdem karnı kada …
Ve iki kanadı altında birer delik vardır, âdem parmağı sığar, içi boşdur, andan dahi acâyib mehîb sadâlar çıkar. Ve karnı Q 189a bir sâhib-i şikem âdem karnı kadar vardır, tüğler nakşı yerinde, gûyâ tâ göbeğinde bir delik dahi vardır, bir âdem eli sığar azîm delikdir, içinde kâğıd mühreleyecek deryâ böceği mühre böcekleri var. Kaçan kim poyraz rûzgârı esse, bir mühlik sadâ zâhir olurdu. Ba‘zı yârân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y79b ·
metinde göster ·
… igirmi kademe taş nerdübân ile enilir. Ve biri mezkûr olan müsâfirhâneye gider,
andan dahi
aşağa taş nerdübân ile enilir.
Ve üç kapusu var; biri paşa içerisine, biri aşağı havlıya yigirmi kademe taş nerdübân ile enilir. Ve biri mezkûr olan müsâfirhâneye gider, andan dahi aşağa taş nerdübân ile enilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y83a ·
metinde göster ·
Üçüncü gün vakt-i Şâfi‘îde topların atup nefîrlerin ve kös-i rıhletlerin çalup dörd sâ‘atde menzil-i Bürke'ye varup anda dahi üç gün meks edüp azamet-i Hudâ Şarkıyye ve Garbiyye Kalyûbiyye ve Buhayre ve Reşîd ü Dimyât'dan yedi bin sekiz bin deve yükü me’kûlât [u] meşrûbâtlar dahi gelüp Ezlem beği andan dahi topların endaht edüp tayy(?) sûrların çalup azm-i râh-ı Ezlem edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek on günde Akabe kal‘asına varır. Anda bir gün meks edüp sulanup cemî‘i develeri su ile yükledüp sekizinci günde Ezlem kal‘ası sahrâsına dâhil olunca bunlardan bir yaylım top u tüfeng atılup kal‘adan dahi bir yaylım top u tüfengler atılup cümle asâkir ve tüccâr kal‘anın dibinde tâ bir sâ‘at yere varınca huccâc yolunun tarafeynine ordu-yı bâzâr çadırları kurulup herkes cüz’î ve küllî metâ‘ın meydân-ı mahabbete çıkarup arz-ı kâlây ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b ·
metinde göster ·
mâl alsa yüz kîse hâsıl olur, ammâ ana kul ta’ifesi rızâ vermezler, gavgâ olur, …
Ve baltıma derler bir şeytanatı vardır, eğer andan dahi mâl alsa yüz kîse hâsıl olur, ammâ ana kul ta’ifesi rızâ vermezler, gavgâ olur, zîrâ ol mâl kulun gılâlinden hâsıl olur, ana rızâ vermezler. Ve paşanın ağasından biri anbâr nâzırı olup paşaya üç kîse küşûfiyye ve bir at ve bir tavâşî verir, nâzır ağa dahi anbâr emîninden murâdı üzre ya mâhiyye ya ıydıyye senevî iki kîse ulûfe alır, ammâ anbâr nâzırı ilm-i kitâbetde akl-ı Arasto âdem lâzımdır kim cümle gılâl muhâsebesi hîn-i azilde andan mes’ûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218b ·
metinde göster ·
niçe bin defîneye mâlik olup cümle cihân şâhların gâşiye-berdûş eyle kim tâ ilâ …
"İskenderiyye'de azîm kenzler vardır kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Hazret-i Âdem'den ve Âdem-i sânî Nûh Necî'den berü niçe yüz mülûk [ü] selâtînler ve niçe bin ulûm-ı şettâya mâlik keheneler mutalsam ile kenzler defn Y 316b etmişlerdir. Eğer benim ilmime amel edüp bana i‘timâd edersen ilmim kuvveti ile ol defîneleri çıkarayım, kabza-i tasarrufuna alup ol mâl-ı firâvân ile hayrât [u] hasenâtlar eyleyüp cemî‘i cihân pâdişâhları üzre çeri çeküp ibtidâ İşpanya'nın elin vilâyetin harâb, ba‘dehu şehr-i Kostantîn'i yebâb ve hânelerin türâb edüp andan dahi niçe bin defîneye mâlik olup cümle cihân şâhların gâşiye-berdûş eyle kim tâ ilâ-yevmi'l-kıyâme nâm-ı kâmın yâd olup tevârîhlerde dâsitân olasın", dedükde;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
ziyâde halk mu‘tekid olup ol kadar ehl-i züvvâr giderler kim şeb [ü] rûz âdemde …
Andan dahi ziyâde halk mu‘tekid olup ol kadar ehl-i züvvâr giderler kim şeb [ü] rûz âdemden hâlî değildir. Ve yevm-i Şa‘bân'da yılda bir kerre buyurdı ile bir mevlûd-ı azîm olup yüz bin âdem cem‘ olur. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet eyledik, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343a ·
metinde göster ·
… kde Mît Gamr kazâsı yüz elli akçe şerîf kazâdır, bu Mansûre'ye zamm olunmuşdur,
andan dahi
on kîse pîştahta mahsûlü hâsıl olur.
Ve bir hâkimi dahi monlâsıdır. Taraf-ı pâdişâhîden üç yüz pâyesiyle sadaka olunur şerîf kazâdır kim sitte-i âlî menâsıblarının biri dahi bu Mansûre'dir. Birkaç kerre beş yüz akçe mollâlara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdur, ber-vech-i adâlet senevî otuz kırk kîse-i Mısrî hâsıl olur. Nâhiye kurâları Y 353a cümle üç yüz yigirmi pâre kurâdır. Ve hâlâ bu hâk-i anber-pâkde Mît Gamr kazâsı yüz elli akçe şerîf kazâdır, bu Mansûre'ye zamm olunmuşdur, andan dahi on kîse pîştahta mahsûlü hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y352b–Y353a ·
metinde göster ·
… up uçururlar. Bir sâ‘atde ve beş sâ‘atde deryâ üzre pervâz urup Mekke'ye varır.
Andan dahi
birin koyverirler, Kınâ şehrine gelir. Tüccârlarının dâ’imâ kârları böyle olduğ …
Ve hamâm-ı tayyârı gâyet meşhûrdur. Tüccârlar dâ’imâ Mekke'den güvercinin bir eşin Kınâ şehrine getirüp hîn-i mahallinde kafesinden çıkarup kanatlarına mektûb bağlayup uçururlar. Bir sâ‘atde ve beş sâ‘atde deryâ üzre pervâz urup Mekke'ye varır. Andan dahi birin koyverirler, Kınâ şehrine gelir. Tüccârlarının dâ’imâ kârları böyle olduğundan beyne'l-halk darb-ı mesel olmuşdur kim bir âdem bir yere tarfetü'l-ayn içre varup gelse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380b ·
metinde göster ·