… ı rakîki vardır. Mâh-ı Temmûz'da Un- 12b -kapanı keştîbânları ve gayrı cânlar
andan def‘-i
atşân ederler.
Ve bu deyre muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i Perî Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âlîler üzre mebnî buhayre-misâl bir yah-pâre âb-ı rakîki vardır. Mâh-ı Temmûz'da Un- 12b -kapanı keştîbânları ve gayrı cânlar andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a–12b ·
metinde göster ·
… rden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât
andan def‘-i
atşân edüp ba‘dehu Şem‘ûn Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ib …
Sebeb-i imâreti ol idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn Şem‘ûn İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklara su vermek içün zemîni hafr edüp ol kazdığı yerden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât andan def‘-i atşân edüp ba‘dehu Şem‘ûn Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ibâdethâne edüp mürûr-ı eyyâmdan sonra Pozantin Kıral ol uyûn-ı câriye üzre mezkûr deyr-i kebîri binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a–32b ·
metinde göster ·
sânîde Kara Murâd Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Kul ile hüsn-i zindegânîsi olmaduğı …
Andan def‘a-i sânîde Kara Murâd Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Kul ile hüsn-i zindegânîsi olmaduğı ecilden sadâretden azl olunup eyâlet-i Şâm ihsân olunup Hamâ'da Arnavud Mehemmed Paşa sarâyında haste-hâl olup anda merhûm olduğunda Arnavud Paşa kendü türbesine Murâd Paşa'yı defn eder. Zîrâ Arnavud Paşa, Murâd Paşa sadâretinde bu türbeyi binâ ederken Arnavud Paşa'nın hedâyâsıyla bir kapucubaşısı Murâd Paşa'ya hedâyâları teslîm edince Murâd Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81a ·
metinde göster ·
… niçe bin ester yükü şehre yah pâreleri keçeler içre koyup taşıyup ahâlî-i Bursa
andan def‘-i
atşân ederler. Bundan mâ‘adâ beher yevm niçe yüz yük mîrî katar ile keçe torbal …
Menzil-i Süleymân Hân Bınarı: Bir vâsi‘ öz içinde ferah-fezâ, cây-ı sefâ, ışretgâh yerdir kim âdemin aklı gider. Bir kayadan bir âb-ı hayât çıkup âdem içinden üç taş çıkarmağa kâdir değildir. Tâ bu mertebe buz pâresi gibi sovukdur. Bu mahalde hammâm kubbesi gibi 230b bir taş vardır. Ol taşa bir âdem dokunsa ırğalanır, Lenduhâ atdı derler. Bu mahalde dahi sağîr ve kebîr halîcler vardır. Alabalıkları olur kim birer vakiyye ve ikişer vakıyye gelir. Nakş-ı bukalemun mâhîleri olur kim mânend-i Mâide-i Yûnus'dur ve bunda olan büged yerlerde ve halîclerde vakt-i şitâda âb-ı hayâtlar müncemid olup Âsitâne tarafından iki üç yüz neferâtıyla karcıbaşı gelüp bu halîclerden buz keserler, her pâresi gûya billûr ve necef ü morandır. Elmas-pâre gibi şa‘şa‘ası çeşm-i insânı hıyrelendirir. Mâh-ı temmûzda karcıbaşı izniyle ahâlî-i Bursa, niçe bin ester yükü şehre yah pâreleri keçeler içre koyup taşıyup ahâlî-i Bursa andan def‘-i atşân ederler. Bundan mâ‘adâ beher yevm niçe yüz yük mîrî katar ile keçe torbalar ile kar ve buz taşıyup Mudanya İskelesin'de kar gemilerine tahmîl edüp Âsitâne-i Sa‘adet'de sa‘adetlü pâdişâhın matbahına ve helvahânesine ve harem-i hâssına ve gayrı hâssına ve sadrıa‘zama ve yedi vezîre ve şeyhülislâma ve kadı‘askerine ve'l-hâsıl kânûn-ı şehriyârî üzre ta‘ayyün olunan yerlere kar buzu bezl ederler. İlâ mâşâ-Allah her sene Keşiş dağından niçe kerre yüz bin yük kar ve buz gider, bir hazîne-i selh u yah-pâre-i rahmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a–230b ·
metinde göster ·
… r bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk kullesi var. Hîn-ı muhâsarada
andan def‘-i
atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız ve bâğçesiz hâne-i hâk-i mestûrı …
Eşkâl-i kal‘a-i Tiflis: Evvelâ nehr-i Kür kenarında yalçın kayalar üzre birbirine mukâbil iki kal‘a-i Betlis-i Tiflis'dir kim mâbeyne-hümâsından nehr-i Kür cereyân edüp bir kayadan bir kayaya cisr-i azîm ile kal‘adan kal‘aya ubûr olunur. Kal‘a-i kebîr, nehr-i Kür'ün cânib-i cenûbundadır. Ve küçük kal‘a nehr-i Kür'ün şimâlindedir. Ve nehr-i Kür büyük kal‘anın sahrâya nâzır tarafında küçük kal‘aya açılan kapusu önünden nehr-i Kür kal‘a dîvârına dokunarak cereyân ederek yedinci konakda Bakü kal‘asıyla Gîlân şehri mâbeyninde Bahr-i Haraz'a mahlût olur. İbtidâ matla‘ı vilâyet-i Çıldır'da (---) dağlarından hurûc edüp tâ Kara Ardahân'dan ve kal‘a-i Ahıska'ya ve kal‘a-i Azgur'a uğrayup Tiflis içinden geçüp Bahr-i Haraz'a munsab olur. Bir nehr-i azîmdir kim müverrihân-ı İrân-zemîn, "Bu nehr-i Kür'e bin altmış uyûn-ı câriye rîzân olur" deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki nehr-i Furât'dan sonra nehr-i Kür azîm sudur. Bu nehr kenarında yalçın kaya üzre Betlis'in binâ etdiği kal‘a-i kebîrin dâiren-mâdâr cirmi altı bin adımdır ammâ binâ-yı atîkdir. Dîvârının kaddi altmış zirâ‘ ve yetmiş burc ve üç bin bedendir. Ve bir cisr bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk kullesi var. Hîn-ı muhâsarada andan def‘-i atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız ve bâğçesiz hâne-i hâk-i mestûrı var ve Hân sarâyı bu kal‘adadır. Câmi‘i ve hân [ve] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve küçük kal‘a sonradan Yezdcir[d] Şâh binâ etmişdir, bir yalçın püşte üzre sad-ribâz-misâl bir seng-âbâd şekl-i murabba‘ küçük kal‘adır. Cisr başına ancak bir dervezesi var. Derûn-ı kal‘ada üç yüz hâne ve câmi‘ var. Lâkin bedâsteni ve imâret yokdur. Bu kal‘anın büyük kal‘a cenûb tarafındadır. Ammâ bu küçük kal‘a sûr-ı kebîrden metîndir. Bu kal‘aların cümle üç bin nigehbânları vardır. Her şeb-i muzlimde kal‘ayı meş‘aller ile çerâğân edüp dîdebânlar "Hudâ hûb" deyü feryâd ederek nigehbânlık ederler. Gerçi Acem diyârıdır, ammâ ekseriyyâ ahâlîsi Osmânlı zamânından berü Sünnî ve Hanefî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb bî-hisâb kimesneleri vardır ve ulemâsı ve mahbûb ve mahbûbesi vâfirdir. Memdûhâtından, dânedâr gendümü ve hâs ve beyâz Tiflis nânı ve beyâzî ve âl tebekânî yanaklı şeftâlûsü ve âbdâr [ve] lezîzât şeftâlûsü gâyet latîf ve hoş-hordur. Zîrâ Gürcî zenâneleri bâğında hâsıl olur et şeftâlûleridir. Hubûbât [u] nebâtâtı mahsûlleri gâyet memdûhdur. Pembesi ve harîri olmaz, amma âbdâr engürü mevsûfdır. Ve nehr-i Kür'den bu mahsûlâtlara aslâ fâ’ide (yarkıdde) yokdur. Cümle bârân-ı rahmet ile hayr [u] berekât mütekâsirdir. Nehr-i Kür'ün tulû‘undan gurûbuna varınca yüz elli pâre şehre uğrayup aslâ bu kurâ ve kasabâtların mezâri‘âtlarına fâ’ide olmaduğundan nehr-i Kür derler, Moğol kavmi Kür-i ur derler, ya‘nî fâ’idesiz 320a demekdir, ammâ lezîz âb-ı nâbdır. Dâ’imâ pest akmağile âlî yerleri reyy edemez ve hammâmları memdûh değildir. Zîrâ bu şehirde ılıcalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319b–320a ·
metinde göster ·
… Bu âsitânenin bâğçe kapusu önünde bir âb-ı hayât çeşmesi vardır. Cümle dervîşân
andan def‘-i
atşân ederler ve derûn-ı tekyede müte‘addid savma‘a ve kâ‘a ve matbah ile ârâst …
Evvelâ tarîk-i Nakşibendiyye'de Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî âsitânesi Mevlevîhâne'dir kim cümle erbâb-ı ma‘ârif [u] fakr [u] fâka erenleriyle mâl-â-mâldır. Haftada iki kerre âyîn-i Mevlânâ edüp semâ‘-ı safâ edüp cümle yârân-ı bâ-vefâ anda cilvelenirler. Bu âsitânenin bâğçe kapusu önünde bir âb-ı hayât çeşmesi vardır. Cümle dervîşân andan def‘-i atşân ederler ve derûn-ı tekyede müte‘addid savma‘a ve kâ‘a ve matbah ile ârâste ve semâ‘hâne ve mutrıbhâne ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kadîmdir. Ve Seyyid (---) ve Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî tekyesi şehrin (---) âsitâne-i Bektâşiyân'dır. Cümle fukarâsı âşıkândır. Âyende vü revende cânlara ni‘metleri mebzûldür ve Kırk Nisâlar bunda medfûn olduğundan ziyâretgâh-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64b ·
metinde göster ·
… ile mefrûş bir meydândır. Ortada bir şâzirvân-ı revân olmadadır. Cümle uşşâkân
andan def‘-i
atşân ederler. Ve bu âsitâne ortasında niçe yüz aded âdem kaddi sarı pirinçden …
Der-sitâyiş-i tekye-i Akyazılı Sultân : Leb-i deryâda Varna şehri ve Balçık iskelesi mâbeyninde bir vâsi‘ öz içre bir hıyâbân koru kenarında evc-i âsumâna ser çekmiş şekl-i müsebba‘ bir kârgîr kulle-i âlîdir kim gûyâ İslâmbol'da Galata Kullesi'dir. Ammâ kurşum örtülü sivri külâhı eflâke ser çeküp zirve-i a‘lâsındaki alemi ebr-i kebûd içre şâ‘şâ‘a urur. Ammâ kubbe sivri külâhı cümle ahşâbâtdandır. Aslâ kârgîr kubbe değildir. 123b Hikmet-i mühendisân-ı kâr-ı mi‘mârân ile bir kubbe-i ser-âmeddir kim kubbe-i sernigûnun içi münakkaş levha tavandır. Garâbet andadır kim eyle kubbe-i azîmin içinde aslâ sütûn yokdur. Hemân bir vâsi‘ fezâ üzre bir nakş-ı bukalemun tavandır. Tâ vasatında üç yüz kandilli bir çerâğdân-ı sakîl maslûbdur. Ol dahi bir bâr-ı âhendir. Her şeb ol kanâdilleri dervîşân çerâğân edüp kubbe nûr iken nûrun alâ nûr olup her âşıkân-ı sâdıkân işgâl-ı ma‘rifete meşgûl olup cân sohbeti ederler. Cümle seyyâhân-ı berr ü bihâr bu âsitânenin sütûnsuz sâbite olduğuna engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olurlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ meydân üzre mestûr kubbedir kim kapudan ocağa varınca meydân-ı fukarâ yüz ayakdır. Serâpâ beyâz mermer-i hâm ile mefrûş bir meydândır. Ortada bir şâzirvân-ı revân olmadadır. Cümle uşşâkân andan def‘-i atşân ederler. Ve bu âsitâne ortasında niçe yüz aded âdem kaddi sarı pirinçden her bir pâdişâhın birer yâdigâr çerâğdânları vardır. Her şeb çerâğları gelen kurbânların yağından yakup şeb-i muzlimleri leyle-i isrâ olup gûyâ rûz-ı rûşen olur. Hakîr bu kubbe tavanının ber-karâr olmasına hayrân kalup âhir tekyenişîn Arslan Dede izniyle kubbenin tavanı üstüne çıkup temâşâ etdim. El-azametullah üstâd-ı neccârân bu kubbe içre tâ alemden rûy-ı tavana gelince bir amûd-ı haşeb-i dırâz vaz‘ edüp niçe yüz bin haşebleri ana kadamış kim gûyâ bir ağaç ormanı olmuş. Âdemin aklı ihâta etmeyüp dîde pür-nem hîrelendiği san‘at-ı hezâr-ahsendir kim "Şenîden ki bûd mânend dîde" makûlesidir. Ve bu meydânın cânib-i erba‘ası demir pencerelerdir kim etrâfında olan bâğçe-i gülistâna nâzırdır. Ve her revzenlerin mâbeyninde kat-ender-kat dervîşân dollâbları vardır. Ve bu meydânın dâ’iren-mâdâr etrâfında nezerâtdan gelen kurbân postları döşelidir. Her bir postda birer sâhib-nazar ârif-i billah âşık-ı şey'illah ilm [ü] amele ve her biri birer kâra meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a–123b ·
metinde göster ·
… e kayalar içre nüzûl olunur su yolu vardır. Hîn-ı muhâsarada mütehassın olanlar
andan def‘-i
atşân ederler. Lâkin kal‘ası bir bülend püşte üzre değildir, bir zemîn püşte üz …
Bu mezkûr cibâllerin mâbeyninde sehel derelü ve depelü vâsi‘ vâdî içre nehr-i Deyr-i Mesîh: Nehr-i Pül kenarında şekl-i muhammes Şeddâdî-misâl seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Mezkûr uyûn-ı cârî kal‘a dîvârını döğerek şimâl cânibinde cereyân edüp beş sâ‘at aşağı nehr-i Furât'a munsabb olur. Ammâ ibtidâ tulû‘u şehrin cenûbunda Aspuzan dağlarından hurûc eder bir uyûn-ı sağîredir. Ammâ derûn-ı kal‘adan bu nehre kayalar içre nüzûl olunur su yolu vardır. Hîn-ı muhâsarada mütehassın olanlar andan def‘-i atşân ederler. Lâkin kal‘ası bir bülend püşte üzre değildir, bir zemîn püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193b ·
metinde göster ·
… rı gibi vüzerâlara mahsûs sarây-ı azîm değildir. Bir zîk ve mukassî hânedândır.
Andan Defterdâr
Musli Efendi sarâyı ve Defterdâ[r] Musli Paşa sarâyı ve Ak Mehemmed Paşa sarâyı …
Der-beyân-ı aded-i sarây-ı vü[ze]râ-yı a‘yân: Cümle on yedi bin aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî kiremitli ve şindire tahtalar ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Cümleden mükellef Paşa sarâyı'dır, ammâ bir eyâlet sarâyları gibi vüzerâlara mahsûs sarây-ı azîm değildir. Bir zîk ve mukassî hânedândır. Andan Defterdâr Musli Efendi sarâyı ve Defterdâ[r] Musli Paşa sarâyı ve Ak Mehemmed Paşa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
… rından ve ejder ağızlarından âb-ı nâb havza cereyân edüp cemî‘i insân ve hayvân
andan def‘-i
atşân ederler kim şâfi‘î mezhebi üzre aşren fe-aşr bir pâk havz-ı musanna‘dır. …
Sitâyiş-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle dörd yüz elli aded dekâkîn-i ehl-i sanâyi‘i- üstâdândır. Bu çârsû-yı hüsn ile Küçük Emîr Sultân hânı mâbeyninde bir pâk kaldırım döşeli meydân-ı azîmin tâ ortasında bir havz-ı müdevveri var kim şazrevânlarından ve ejder ağızlarından âb-ı nâb havza cereyân edüp cemî‘i insân ve hayvân andan def‘-i atşân ederler kim şâfi‘î mezhebi üzre aşren fe-aşr bir pâk havz-ı musanna‘dır. Ve bu mahalle karîb serâpâ kurşum kubâbları âlî iki başı demir kapulu bir bezzâzistânı var kim cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın zî-kıymet akmişe-i emti‘a-i kâlâ-yı vâlâ-yı kâmhâ ve hârâsı bu sûkda mevcûd olup ıtriyyât-ı tayyibenin râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur, zîrâ bu diyâr halkı hoş-bûlara ve gûnâ-gûn ıtriyyâta mâillerdir. Ve mükellef kahvehâneleri dahi Emîr Efendi'nindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… niçeri Ağası Abdurrahmân Paşa çeşmesi. Andan Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa çeşmesi.
Andan Defterdâr
Ahmed Paşa aynı. Andan Melek İbrâhîm Paşa aynı. Andan Sultân İbrâhîm çeşmesi. A …
Andan Hünkâr çeşmeleri yedi yerdedir. Andan Vezîria‘zam çeşmesi. Andan iki lüleli Vâlide Sultân çeşmesi. Andan Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa çeşmesi. Andan Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa çeşmesi. Andan Defterdâr Ahmed Paşa aynı. Andan Melek İbrâhîm Paşa aynı. Andan Sultân İbrâhîm çeşmesi. Andan Ankebût Ahmed Paşa aynı. Andan Ebü'l-hayr Kethudâ İbrâhîm Paşa'nın liman kapusu ndan taşra liman kenârında iki lüleli çeşmesinin şikeste beste târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a ·
metinde göster ·
… Zemzem-i İbrâhîm'in mahzenleri ile mâ-i zülâl leb-ber-leb olup cümle ibâdullâh
andan def‘-i
atşân edüp sâhibü'l-hayrât Ebülhayr Gâzî İbrâhîm Paşa ki sebeb-i sulh-i kal‘a-i …
Ve bu şehir gâyet mürtefi‘ zemîn olmağile su gelmek muhâl olup şehrin şimâlinde bir hadenk menzili ba‘îd yerde bir çâh-ı mâ-i azîm hafr edüp Y 4b andan dollâblar ile atlar şeb [u] rûz çeküp şehir içre Zemzem-i İbrâhîm'in mahzenleri ile mâ-i zülâl leb-ber-leb olup cümle ibâdullâh andan def‘-i atşân edüp sâhibü'l-hayrât Ebülhayr Gâzî İbrâhîm Paşa ki sebeb-i sulh-i kal‘a-i Kandiye'dir ana hayr du‘âlar ederler. Ba‘dehu bu şehirden kalkup şarka iki sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a–Y4b ·
metinde göster ·
… e her köşesinde birer çeşmesi var, gâyet lezîz âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkı
andan def‘-i
atşân ederler.
Ve yine bu dıraht-ı Perverdigâr'ın altında Hüsâm oğlu Kapudan Alî Paşa kurşum örtülü bir ağaç kubbe ile binâ etmiş bir nakş-ı bûkalemûn bir âbdesthâne Y 106a havuzu var, on iki köşe bir havz-ı azîmdir. Ve ortasında bir şâzrevânı şeb [u] rûz revân olup emr-i ilâhîye imtisâl eden tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve her köşesinde birer çeşmesi var, gâyet lezîz âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkı andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b–Y106a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde Liman câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve bu mahalle karîb liman kenârında bir köşede Kapudan Bekir Paşa'nın dörd göz çeşme-i âb-ı hayâtı var kim cemî‘i âyende vü revende keştîbân andan sulanırlar. Her gözü âdem kolu kalınlığı-misâl cereyân edüp cümle mahlûkât andan def‘-i atşân eder, aceb Q 58a hayrât-ı azîmdir. Ve çeşmeler üzre târîhi budur: P 58a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117a ·
metinde göster ·
… a‘asında kol kalınlığı çeşmeler cereyân edüp cümle keştîbân ve âm [u] hâs a‘yân
andan def‘-i
atşân ederler, zîrâ ayn-ı sünbülîdir.
Ve bu şehre üç su gelir, biri Hünkâr suyu, biri Sünbüllü suyu gâyet âb-ı hayâtdır ve biri Bekir Paşa suyu. Ve bu sulardan şehir içinde cümle yetmiş çeşmedir. Hattâ çârsû içinde berberler önünde altı sütûn üzre bir tahta kubbeli bir şâzrevân havzı vardır, cânib-i erba‘asında kol kalınlığı çeşmeler cereyân edüp cümle keştîbân ve âm [u] hâs a‘yân andan def‘-i atşân ederler, zîrâ ayn-ı sünbülîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b ·
metinde göster ·
… âb-ı hayât kuyudur. Ve demir zincîrler ile dâ’imâ öküzler çeküp iç kal‘a halkı
andan def‘-i
atşân ederler.
Bu kapudan içerü yine yokuş yukarı bir karanlık yol ile üç kat demir kapu dahi geçüp sağ cânibde çâh-ı mâ seksen kulaç bir âb-ı hayât kuyudur. Ve demir zincîrler ile dâ’imâ öküzler çeküp iç kal‘a halkı andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170b ·
metinde göster ·
Ve bu hân-ı âlînin sahrâ-misâl beyâz taş kaldırım ile döşenmiş meydânın tâ vasatında niçe pâyeler üzre bir câmi‘-i fevkânî altında aşren fe-aşr bir havz-ı azîmi var. Cümle devâbbât andan def‘-i atşân edüp ayınlarında tecdîd-i vuzû‘ olunur. Müsâfirîn ibâdet edüp sâhibü'l-hayrâta du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… getirmiş bir hayrât-ı azîmdir. Cümle keştîbân tüccârân-ı berr ü bihârân P 82a
andan def‘-i
atşân ederler.
Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve iki âb-ı hayât çeşmesi vardır. Sâhibü'l-hayrât tâ şehirden getirmiş bir hayrât-ı azîmdir. Cümle keştîbân tüccârân-ı berr ü bihârân P 82a andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
… u kumsal yeri eşüp üç aded yerden uyûn-ı zülâl zâhir olur kim hâlâ cümle huccâc
andan def‘-i
atşân ederler. P 112b
"Yâ Muhammed! Biz etdikse, sen etme, zîrâ sen rahmeten li'l-âlemînsin. Iyâlimiz ile kifâf kifâyetimiz kalmadı. Suyumuz yokdur. Bize rahmet du‘âsı eyle" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup derhâl mübârek dest-i şerîfleri ile bu kumsal yeri eşüp üç aded yerden uyûn-ı zülâl zâhir olur kim hâlâ cümle huccâc andan def‘-i atşân ederler. P 112b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267b ·
metinde göster ·
… em Melik Kıbtî'de bu halîc fi's-sayf ve'ş-şitâda cereyân edüp cümle ehl-i Mısır
andan def‘-i
atşân ederlermiş. Ve zemîni serâpâ ruhâm döşeli imiş. Hâlâ mürûr-ı eyyâm ile tı …
Ve zamân-ı Hısaylem Melik Kıbtî'de bu halîc fi's-sayf ve'ş-şitâda cereyân edüp cümle ehl-i Mısır andan def‘-i atşân ederlermiş. Ve zemîni serâpâ ruhâm döşeli imiş. Hâlâ mürûr-ı eyyâm ile tıyn [u] türâb ile memlû olup altı ay kurur, altı ay Nîl kesiminden sonra cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b ·
metinde göster ·