Esnâf-ı subyacıyan: Dükkân iki nefer on âdemdir. Bunlar Mısır'dan gelüp bir dükkân Ayasofya hammâmı mukâbelesinde, biri Karaman-ı Kebîr'de idi. Bunlar subyaların cerre ve küplerde hıfz edüp bey‘ ederlerdi. Pirinci değirmenden çeküp pâk [ü] rakîk eleyüp, andan hamîr edüp furunda pişirüp, ba‘dehu cüllâb edüp eleklerden süzüp içine mî‘âd şekeriyle bir gece yatup ale's-sabâh kâse kâse satarken üzerine darçın ekerlerdi, aslâ südden fark olunmaz beyâz cüllâb idi. Bir günlüğü sehl-i dilberân olup cümle ulemâ ve sulehâlar mübtelâ olup hayli kâr ederlerdi. Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânlarında subya bey‘ ederek geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213b ·
metinde göster ·
Memdûhât-ı musanna‘ hammâmların bildirir: Cümle (---) aded hammâmdır ammâ Arnavud Mehemmed Paşa hammâmı kadar hammâm-ı rûşenâ bir diyârda görmedim. Evvelâ diyâr-ı Kırım'da Bâğçesarây içinde Muhammed Girây hammâmın gördüm ammâ bu nev binâ olmağile cemî‘i kıbâblarında billûr ve necef ve moran câm-ı münevverler ile rûşendir kim gûyâ derûn-ı hammâma nûr doğmuşdur ve anadan doğma nûr-ı İlâhî sîm-ten ü sîmîn-beden dilberin dellâk-i bî-bâk cüvânlar kâküllerin perîşân edüp her âdemin huzûrunda hizmete dururlar. Cümle futaları elvân harîr peştemâllerdir ve silecek ve havlı makrameleri cümle pâk u pâkîze bisâtdır ve derûn-ı hammâmda cemî‘i Hanefî kurnalarının ve havz-ı Şâfi‘înin lüleleri ve cümle taşları altun yaldızlı lüleler ve taşlardır. Ve'l-hâsıl cemî‘i huddâmları hûr [u] gılmân-misâl dilberân-ı urbândır. Andan (---) hammâmı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
Beğ câmi‘i: Bezzâzistânın kurbunda olmak ile gece ve gündüz cemâ‘ati münkatı‘ o …
Andan Hamza Beğ câmi‘i: Bezzâzistânın kurbunda olmak ile gece ve gündüz cemâ‘ati münkatı‘ olmaz kurşum kubâblı câmi‘-i latîfdir. Bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsı üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226b ·
metinde göster ·
… r kim biri avretler içün binâ olunmuşdur. Andan Kâbil Ağa hammâmı, müferrihdir.
Andan (---) hammâmı
, bu dahi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı rûşenâdır. Gerçi bu şehr-i azîm …
Der-medh-i hammâm-ı râhat-ı cân: Cümle beş aded hammâm-ı hâss u âmmdır. Cümleden biri Bayrak câmi‘i kurbunda kurşum kubâblı Pîrî Paşa hammâmı, gâyet müferrih [ve] dilküşâ hammâmdır. Andan Eski hammâm, çifte hammâm-ı azîmdir kim biri avretler içün binâ olunmuşdur. Andan Kâbil Ağa hammâmı, müferrihdir. Andan (---) hammâmı, bu dahi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı rûşenâdır. Gerçi bu şehr-i azîme göre bu zikr olunan beş aded hammâmlar azdır, ammâ 236b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236a–236b ·
metinde göster ·
Ram Ram olsun kim mübârek cemâlin gördüm. Ammâ garîbü'd-diyârım ve hâlâ uryân b …
"Yâ sultân-ı Sûdân, diyâr-ı Hindistân'dan diyâr-ı Portakal'a geldim, andan hamd-i Ram Ram olsun kim mübârek cemâlin gördüm. Ammâ garîbü'd-diyârım ve hâlâ uryân büryân ve giryân nâlânım. Hâlâ şimdi vakt-i seherdir, gâyet üşüdüm. Şu meydânda bir azîm ateş yaksınlar, def‘-i şitâ edüp ısınayım" deyü ricâ edince meğer hâzır imiş. Derhâl on fîl yükü santa ve sac ağacların dağlar gibi odun yığup âteş edüp der-akab âteş-i Nemrûd-vâr alev-ber-alev olup şerâreleri evce peyveste olunca mezkûr kadîd herîf âteş kenârında meks edüp kesb-i harâret hâsıl edüp derhâl yerinden pertâb etdi. Ve melik huzûruna gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419b ·
metinde göster ·