… u şadırvan u fıskıyyelerine uğrayup sel-sebîl-asâ cereyân edüp cemâ‘at-ı kesîre
andan tecdîdi
vuzû‘ ederler.
Bu merkûm altı aded câmi‘lere cümle İbrâhîm Halîlullah nehri uğrayup havz u şadırvan u fıskıyyelerine uğrayup sel-sebîl-asâ cereyân edüp cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîdi vuzû‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
Ve yigirmi aded kubbe-i ser-nigûnların derûnunda olan nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn-ı ber-kubbe olan bir kubbede yokdur. Garâbet anda kim her birinin tarh [u] tarzı ve elvân boyaları birer kubbede başka başka gûne resm olunmuşdur. Bir acâ’îb dahi oldur kim üç yüz altmış yıldan berü Edirne şehrinin şiddet-i şitâsından ve kemâl-i harâretinden ile'l-ân bu kadar elvân boyaların rengâmîzlerine tagayyür gelmemişdir. Gûyâ henim Nakkâş-ı Ezel destinden çıkmışdır. Cemî‘i musavvirân-ı nakkâşın sûretinde nûr yokdur, ammâ bu kıbâblar serâpâ pür-nûr olup şükûfe-i bukalemûnu gûyâ zî-rûhdur. Âyîne-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur. Bu harem-i dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâcına âdem hayrân kalup gûyâ yekpâre der. Bir seng-i ma‘kûk bir gayr-i hacer-i mahkûkdan bir mûr-ı pâ farkı yokdur. Gûyâ cümle hacerât-ı kesîre yek-pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı salât andan tecdîd-i vuzû’ edüp tâ‘at-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
Bu câmi‘ dahi cemâ‘at-i kesîre ile şeb [ü] rûz mâl-â-mâldır, zîrâ şehrin izdihâmı mahallinde vâki‘ olup bir minâreli ve cümle kubâbları kurşumlu 129a ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim Süleymân Hân ümerâlarındandır. Gazâ mâlıyla binâ olunmağın bu câmi‘ bir rûhâniyyetli câmi‘-i kebîrdir ve gâyet evkâfları çok olduğundan mütevellîsi cânib-i vakfdan cemî‘i cemâ‘at-i kesîreye ol Bosna diyârının şiddet-i şitâsında imâret kazanları gibi kazgan-ı kebîrlerle sular kaynadup cümle Hanefî musluklarından selsebîl-âsâ ıssı sular cereyân edüp cemî‘i ehl-i salât andan tecdîd-i vuzû edüp ibâdet etdikce sâhibü'l-hayrât Hüsrev Paşa'ya hayır du‘âlar ederler. Birkaç cevâmi‘lerde dahi böyle germâb sulu musluklar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b–129a ·
metinde göster ·
… kadehin içini üstâd-ı mermer-bür dahi kazıyup tırâş edüp âbdest musluğudur kim
andan tecdîd-i
vudû‘ olunur.
Ve bu câmi‘in üç kat kıble kapusu var. Taşra kapu ile orta kapu mâbeyninde câmi‘e girecek zamân sol tarafda bir beyâz münakkaş mermerden mebnî bir kadeh vardır. İçine beş âdem sığar. Evvel zamânda sâhib-i binâ câmi‘de işleyen ırgatlara ol kadeh ile birer kadeh şarâb-ı bî-hicâb verirmiş. Anlar da bilâ-cür‘a nûş ederlermiş. Hâlâ şimdiki hâlde ol kadeh iki at sakkâsı maşkı su alır. Ol asrın âdemleri ne kadar kadd-i bâlâ-yı cüssedâr âdemler olmak gerek kim iki at gırbası su alır kadehden bilâ-cur‘a şarâb nûş ederlermiş. Hâlâ ol kadehin içini üstâd-ı mermer-bür dahi kazıyup tırâş edüp âbdest musluğudur kim andan tecdîd-i vudû‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… iç yüzünde kahvehâneler meydânında bir havz-ı azîm şâzrevânı vardır. Cümle halk
andan tecdîd-i
vüzû‘ ederler on iki aded çeşmesârları vardır.
Ve liman kapusunun iç yüzünde kahvehâneler meydânında bir havz-ı azîm şâzrevânı vardır. Cümle halk andan tecdîd-i vüzû‘ ederler on iki aded çeşmesârları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… nda iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at
andan tecdîd-i
vuzû‘ ederler. Andan aşağı tabbâğhâneye ve andan bâğ u bâğçelere tevzî‘ olur. A …
Ve taşra yan soffanın solunda câmi‘ dîvârına muttasıl merkad-i (---)(---) sultân medfûndur. Ve câmi‘in taşra solunda tahta soffa altında iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan aşağı tabbâğhâneye ve andan bâğ u bâğçelere tevzî‘ olur. Anıniçün bu câmi‘e Sulu câmi‘ derler, gâyet mesîregâh yerdir. Ve câmi‘in taşra soffalarında mermer sütûnlar üzre küçük kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… ardır. Ve hareminde bir azîm değirmen nehri cereyân edüp cümle cemâ‘at-ı kesîre
andan tecdîd-i
vuzû‘ ederler. Andan Kal‘a câmi‘i ve Boğazkesen câmi‘i ve Beğdûdiyye câmi‘i ve …
Ve bir minâresi var, kıble kapusu önündedir. Ve taşra soffaları vardır. Ve taşra haremi vardır. Ve bir kaç çınâr-ı müntehâ dırahtlar vardır. Ve hareminde bir azîm değirmen nehri cereyân edüp cümle cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan Kal‘a câmi‘i ve Boğazkesen câmi‘i ve Beğdûdiyye câmi‘i ve Hâtûniyye câmi‘inin kapusu üzre böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160a ·
metinde göster ·
… âzrevânı var. Suyu dollâblar ile çekilir. Cümle nigehbânlar ve pîr [ü] cüvânlar
andan tecdîd-i
vuzû‘ edüp etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iy …
Ve bu kal‘anın cümle der-i dîvârları âlât-ı silâhlar ile ârâste ve pîrâste. Ve bu mahalde bir kubbe-i âlî vardır. Anın bir mermer-i hâm döşeli bir vâsi‘ meydândır, tâ vasatında bir havz-ı latîfde bir şâzrevânı var. Suyu dollâblar ile çekilir. Cümle nigehbânlar ve pîr [ü] cüvânlar andan tecdîd-i vuzû‘ edüp etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iyyet yeri bu mahaldir ve bunda dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
… ırahtların dibinde bir mâvî taşdan Hanefî musluğu var, mezheb-i Hanefî cemâ‘ati
andan tecdîd-i
vuzû‘ ederler.
Câmi‘-i Merhûm: Câmi‘-i atîkdir. Cümle mevtâ salâtın anda edâ etdükleriyçün câmi‘-i Merhûm derler. Tûlen ve arzan yüzer ayak câmi‘dir. Ve otuz iki mevzûn sütûn-ı gûnâ-gûnlar üzre kemerlerdir. Dahi fevkında levha tavandır, kubbe değildir. Ve üç kapusu var, iki yan kapular, biri kıble kapusu. Ve haremi ortasında iki hûrmâ ve bir nâbıka dırahtı vardır. Ve bu dırahtların dibinde bir mâvî taşdan Hanefî musluğu var, mezheb-i Hanefî cemâ‘ati andan tecdîd-i vuzû‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·