… de-i ma‘mûre olmaduğuna niçe bin delâ’ilât vardır. Ammâ Ebû Hüreyre radıyallâhu
anh
hazretleri rivâyetiyle bu hadîs-i şerîf-i tavîl delîldir.
Ve bu rû-yı arzda İslâmbol'dan büyük belde-i ma‘mûre olmaduğuna niçe bin delâ’ilât vardır. Ammâ Ebû Hüreyre radıyallâhu anh hazretleri rivâyetiyle bu hadîs-i şerîf-i tavîl delîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… Kûfe câmi‘i içre Hazret-i Alî Esedullahi'l-gâlib Alî ibn Ebî Tâlib radıyallahu
anh
hazretlerin bu Kûfe câmi‘i içre Abdurrahmân ibn Mülcem şehîd edüp Kûfe câmi‘i i …
Anınçün bâlâda tahrîr olunan peygamberlerin makâmları ve ziyâretgâhları bu kûh-ı bülend dâmenindedir. Tevâtürle meşhûr ziyâretgâh-ı kadîmelerdir. Niçe yüz peygamber âsitânesi vardır ammâ ma‘lûmumuz olan bu tahrîr olunan merâkıd-ı enbiyâlardır. Ammâ Hazret-i Nûh âsitânesin bu cebel dâmeninde ziyâret etdik. Ammâ bu hakîr Bağdâd Kûfesi'nde Kûfe câmi‘i içre Hazret-i Alî Esedullahi'l-gâlib Alî ibn Ebî Tâlib radıyallahu anh hazretlerin bu Kûfe câmi‘i içre Abdurrahmân ibn Mülcem şehîd edüp Kûfe câmi‘i içre makâmı vardır. Bu makâm-ı pür-envârın kurbunda, yine câmi‘-i Kûfe içre Hazret-i Nûh makâmın ziyâret etdik. El-ilmu indallah, bu iki makâmın birinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 35b ·
metinde göster ·
Bu şehr-i cedîdin cânib-i kıblesinde hâlâ bağlar olduğu zemîninde Mâr‘aş-ı kadîm şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Sebeb-i vîrânî oldur kim Hazret-i Ömer radiyallahu anh zamân-ı hilâfetlerinde bizzât kendüleri Kuds-i şerîfi feth edüp "Âyâ kayser-zemin niçe ola?" deyü birkaç bin guzât-ı muvahhidîn ve hazret-i Düldül-süvâr Esedullah Alî ile Haleb'e ve Ayntâb'a ve Kayseriyye'ye ve Mar‘aş âhir-i arz-ı mukaddesedir deyü gelüp Mar‘aş kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup Esved ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev-lâk, sâlisen Çâr-yâr-ı güzîn nâmemiz vusûl buldukda evvelâ dîn-i mübîni kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc kabûl edesiz" deyü nâmeyi bu gûne istimâ‘ etdiklerinde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına firâr ederler. Mıkdâd ibn Esved bu hâli gördüği minvâl üzre Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Alî'ye i‘lâm etdikde cümle sahâbe-i kirâm bir yere cem‘ olup "Mar‘aş hâlî ve vîrân kala deyü bed-du‘â edüp yine Kudüs'e ve Medine'ye giderler. Ol sebebden eski Mar‘aş harâb olup ba‘dehû sene (---) târîhinde Alâüddevle Zülkadiriye ya‘nî Mar‘aş sâhibi olup bu Mar‘aş'ı imâr edüp müfîd ü muhtasar bu kal‘ayı bir vâdinin meyânında cebel-i Şîr dâmeninde Omzı-keçili nâm bir püşte üzre Mar‘aş kal‘asın binâ eder. Ba‘dehû Süleymân Şâh mücedded bu kal‘a binâ edüp içine er koyup eyâlet-i Mar‘aş'a mutasarrıf olduğu mukaddemen mastûr [u] mufassaldır. Ve cebel-i Şîr'den bu şehre 62a bir ayn-ı câriye revân olur. İsmine Bunarbaşı derler. Bir mesîregâh u teferrücgâh yerdir. Şehrin cümle erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler. Ol şu şehre girüp sekiz aded âsiyâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi şehrin bâğçeleri içre cereyân ederek on altı göz değirman dahi döndürür. Bu yigirmi dört göz değirmân cümle vakıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b–62a ·
metinde göster ·
… m idi. Anın içün bu şehr bilâd-ı Rûm'dandır. Ve hâsıl Hazret-i Ömer radıyallahu
anh
bizzât Kudüs'ü feth edüp seksen bin askere Hâlid ibn Velîd hazretlerini serdâr- …
İbtidâ bânîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında kayser Ercîş'dir. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Hazret-i Ömer hilâfetinde kayser Melik Harkil ta‘mîr ü termîm edüp gâh bunda sâkin olurdu ve gâh Konya'da bâğ-ı Merâm faslı ederdi. Harkil'in bir karındaşı kayser Cimcime Mar‘aş'ı binâ etdi. Bir karındaşı kayser Sives kal‘a-i Sivas'ı inşâ edüp birbirine mu‘âdil şehr-i azîmler idi kim ol asırda Mısır ve Şâm ve Irâk'dan sonra bu bilâd-ı selâse nazîre şehir yok idi, ammâ bu Kayseriyye Mar‘aş ve Sivas'dan ziyâde ma‘mûr u müzeyyen ve metânet üzre mebnî idi. Ve kayseri deryâ-misâl askere mâlik idi kim cümle cünûdu tâ’ife-i Rûm idi. Anın içün bu şehr bilâd-ı Rûm'dandır. Ve hâsıl Hazret-i Ömer radıyallahu anh bizzât Kudüs'ü feth edüp seksen bin askere Hâlid ibn Velîd hazretlerini serdâr-ı mu‘azzam edüp hicret-i Nebeviyyenin sene (---) târîhinde bu Kayseriyye'yi feth edüp içine kifâyet mikdârı asker-i azebân koyup Hâlid Medîne'ye gidüp yine küffâr-i kayser-zemîn cünûd-ı cünûbiyle gelüp bu kal‘ayı muhâsara edüp cümle mütehassın olan guzât-ı müslimîni şehîd edüp kal‘ayı istilâ edecek mahalde bu kal‘anın cânib-i (---) ensesine havâle olan cebelden bir azîm asker nîl alemlerle zâhir olup cümle küffârı kırarlar, ammâ cemî‘i küffârın lâşe-i murdârlarında alât-ı silâhdan bir zahm bulunmayup ancak cümle fecerelerin dudaklarının sağ tarafları mecrûh olup mürd olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b ·
metinde göster ·
… t-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu
anh
evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yü …
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
Ve râyiha-i İmâm Hüseyin radıyallahu anh ke-râyihati'l-verdi'l-ebyaz, bi-kavli ahâlî-i Mısr-ı ümmü'd-dünyâ. Zîrâ Hazret-i Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin Yezîd Mısır'a gönderüp Mısır'da hân-ı Halîl kurbünde Meşhed-i İmâm Hüseyin nâm makâm-ı azîmde ser-i sa‘âdet-i Şehzâde Hüseyin anda medfûndur. Mâh-ı muharrem-i harâmın on ikinci günü Kerbelâ'da şehîd olduklarından yine kabr-i şerîfinden yine ol günlerde meşhed-i münevveresinden taşra beyâz verd-i hândân râyihası cemî‘i züvvârânın dimâğların mu‘attar ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196a ·
metinde göster ·
ve kerremallahu veche Musul ve Bağdâd ve Kurna ve Basra'da Şattu'l-Arab'ı nûş e …
Hatta Hazret-i Alî radıyallahu anh ve kerremallahu veche Musul ve Bağdâd ve Kurna ve Basra'da Şattu'l-Arab'ı nûş etdikçe buyururlardı kim "Hakkâ ki yâ nehir senin kân-ı mekânın cennetdir ve seni nûş eden mü’min cennete gider." buyururlardı ve "Yâ ehl-i Kûfe! Nehriniz 204b Furât'a cennetden iki mizâb munsabb olur, biri Murâd ve biri Şattu'l-Arab" buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204a–204b ·
metinde göster ·
Süleymân Hân'ın vâkı‘asına girüp eydür: "Ey Süleymân! Ne hoş bu kal‘ayı Van kul …
{Hikâye-i garîbe [vü] acîbe}: Hatta Süleymân Hân bu kal‘a-i Van'ı feth etdükde derûn-ı kal‘a-i Van'a asla Ekrâd kavmi komayup la‘netnâme tahrîr edüp cümle kavm-i Ervâm'dan Arnavud ve Boşnak ve Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Tatar ve gayrı benî Âdem-i mütenevvi‘den "Benem diğer nîst" diyen zor-âver fetâlardan on iki bin güzîde asker koyup bunlara beleğan-mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar edüp âhir ulûfeler ve me’kûlât [u] meşrûbâtların müstevfâ ta‘yîn edüp "Bu kal‘a-i vakfullahı size emânet kodum. Dîn-i mübîn uğuruna bu sedd-i üstüvârı ale'l-ittifâk gözedesiz!" deyüp çetr-i mülammâ‘ında hâb-âlûd oldukda hemân Hazret-i Ebâbekrini's-Sıddîk radıyallahu anh Süleymân Hân'ın vâkı‘asına girüp eydür: "Ey Süleymân! Ne hoş bu kal‘ayı Van kuluna emânet verdin. Bu kal‘aya Hazret-i Risâlet-penâh efendim ibtidâ nübüvvetinde ben İslâm ile müşerref olduğumda yarlığ-ı belîğle beni bu kal‘a-i Van'a elçiliğ ile gönderüp ibtidâ Van halkını ben İslâm ile müşerref edüp Câlût Melik deyrini câmi‘ etdim. Ol zamândan berü bu kal‘a-i Van benim himâyemdedir. Yürü {rumûz} "Gam yeme!" sene (---) târîhine dek evlâd-ı evlâdların mansûr [u] muzafferdir. Hemân sen diyâr-ı Alman'da Belgrad ve Malta ve Kızılelma ve Bağdâd ve gayrı diyâr deyrlerin feth [ü] fütûhâtına me’mûrsun. Yürü cenâb-ı Bârî sana yârî ola. Ben Van'ı bi-emrillah feth ederim." deyüp Süleymân Hân ol ân hâbdan bîdâr olup Ebussu‘ûd Efendi'ye nakl bi'l-mastar menâm-ı sâlihayı bir bir takrîr etdikde Ebussu‘ûd Efendi ve gayrı huzzâr-ı meclisler hamd ü senâ edüp Van kulları inkırâzu'd-deverân tenâsül bulmalarıyçün du‘â edüp cânib-i dârü's-saltanati'l-aliyye tarafına atf-ı ınân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256a ·
metinde göster ·
: Bağdâd-ı behişt-âbâddan diyâr-ı Horasân'a giderken bu kendin âb u hevâsından h …
Makâm-ı ziyâretgâh-ı Hazret-i İmâm Rızâ radıyallahu anh: Bağdâd-ı behişt-âbâddan diyâr-ı Horasân'a giderken bu kendin âb u hevâsından hazz edüp üç sene sâkin olup ibâdet eder. Hâlâ cemî‘i şâhlar ve cemî‘i hânlar imâr ide ide binâ-yı azîmler ile inşâ olunmuş bir tekye-i Bektaşiyân'dır kim vasfında lisân kâsırdır. Eğer bu tekye-i pür-envârı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek "İmâm Rızâ evkâfın tahrîr etdirmeğe rızâsı olmaya." deyü tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300a ·
metinde göster ·
Çünkim Hazret-i Risâlet-penâh dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye azm-i cinân etdikde hilâfet Hazret-i Ebâbekr'e intikâl edüp cemî‘i ümmet-i ashâb fırka fırka, boy boy olup her biri birer tarafa pârekende vü perîşân oldular. Çünkim ba‘de hicreti'n-Nebevî hilâfet sene 23 târîhinde Hazret-i Ömer'e müyesser olup Irâk-ı Acem'de ve Basra ve Kûfe ve Nihâvend'de kavm-i havâriciyân isyân u tuğyân etmeğe başladılar. Âhir-ı kâr Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretleri seksen bin asker-i Arab'a ashâb-ı güzînin güzîdesi Sâriye (---)(---) hazretlerin Nihâvend üzre gönderüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı bu‘d-ı merâhil ederek taht-ı Nihâvend cünûd-ı Havâriciyân-ı Acem ile kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i mütemâdî olur. Âhirü'l-emr Acem tarafına galebe müyesser olup İslâm askeri muztaribü'l-hâl ve'l-bâl kalırlar. Meğer hikmet-i hudâ yevm-i Cum‘a imiş. Hazret-i Ömer Medîne-i Münevvere'de minber üzre Arapça deyü hutbe okurken bâtın gözüyle görse kim Sâriye bozuluyor. Hemân hutbeyi bırağup minberde üç kerde "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" deyü na‘ralar urur. Cümle cemâ‘at hayretde kalup yine Hazret-i Ömer hutbeye şürû‘ eder. Ba‘zı cemâ‘at "Ömer hutbede yanılup Sâriye serdârı andı. Ol ise beş aylık yolda kaldı." derler. Kimisi "Ömer ma‘tûh oldu ve hutbede halt etdi." derler. Câmi‘ içre bunun emsâli niçe kîl u kâl ederler. Ammâ sahâbe-i kirâmın âkıbet-endîşleri ve umûr-dîdeleri, "Bunda bir hikmet vardır." deyü Hazret-i Ömer'in "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" kelâmın ol ân işâret ederler. Hazret-i Ömer fi'l-hakîka ol sâ‘at hutbe esnâsında de’b-i şerîfleri değilken iki kerre du‘â edüp "Elhamdülillah" deyü mesrûren minberden nüzûl edüp edâ-yı Cum‘a ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
Havâriciyân destinden feth etdikde cümle Ashâb-ı kirâm ile Hâlid b. Velîd bu Kâ …
Evvelâ Basra'yı bizzât Hazret-i Ömer radıyallâhu anh Havâriciyân destinden feth etdikde cümle Ashâb-ı kirâm ile Hâlid b. Velîd bu Kâşân üzre geldiklerinde ceng-i azîm edüp niçe yüz Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn [u] Ensâr-ı benâm bu taht-ı Kâşân'da şehîd olmuşlar. Âhir-ı kâr Kâşân'ın fethi Esved ibn Mikdâd eliyle feth olup niçe sene dest-i Ashâb-ı güzînde olmağile imâr olup niçe bin Ashâb ve niçe bin evlâd-ı Sahâbe-i kirâm Karâke-i Arab nâb bir mahalde medfûnlardır kim cümle kıbâblarıyla ve seng-i mezârlarıyla merkad-i pür-envârları zâhir ü bâhirdir ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Andan ziyâret-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323b ·
metinde göster ·
Andan Hazret-i Kassâb-ı Cömerd'i ve Mûsâ Kâzım radıyallahu
anh
hazretlerin ziyâret edüp cümle imâr eder. Ve hâk-i Bağdâd'da olan kibâr-ı evliy …
Andan Hazret-i Kassâb-ı Cömerd'i ve Mûsâ Kâzım radıyallahu anh hazretlerin ziyâret edüp cümle imâr eder. Ve hâk-i Bağdâd'da olan kibâr-ı evliyâullahı cümle ziyâret eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334b ·
metinde göster ·
, İmâm Hüseyin'in ammisi oğludur ve İmâm Hüseyin'in müsellimi olup İmâm Hüseyin …
Andan merkad-i Müslim b. Ukayl radıyallâhu anh, İmâm Hüseyin'in ammisi oğludur ve İmâm Hüseyin'in müsellimi olup İmâm Hüseyin Kûfe'ye gelmeden müsellimi Yezîdîler şehîd etdiler. Kabr-i şerîfi Kûfe câmi‘inde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… . 348b Kırk birinci kerre Emîrü'l-mü’minîn Hazret-i Ömerü'l-Fârûk radıyallahu
anh
hilâfetleri zamânında fermân-ı şerîfleri ile ma‘mûr u âbâdân oldu ki hicret-i N …
Tevârîh-ı Hıtat-ı Mıkdısî kavli üzre mastûr u mezkûrdur kim Kûfe şehri kırk kerre ma‘mûr u âbâdân ve kırk kerre harâb u yebâb oldu. 348b Kırk birinci kerre Emîrü'l-mü’minîn Hazret-i Ömerü'l-Fârûk radıyallahu anh hilâfetleri zamânında fermân-ı şerîfleri ile ma‘mûr u âbâdân oldu ki hicret-i Nebeviyye'nin on yedi senesinde ve bir rivâyetde on altısında idi. Ba‘dehû yüz on beş sene ma‘mûr u müzeyyen durdu. Andan kavm-i Alkamî munkatı‘ olduğu ecilden harâb olmuşdur. Ammâ yine inşâallah bir dahi eyle ma‘mûr ola kim bir zirâ‘ yeri bin altuna bey‘-men-yezîd ola. Vallahi Ta‘âlâ a‘lem.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a–348b ·
metinde göster ·
… tâne-i Hazret-i İmâm Hüseyin Ebî Abdîllah-ı Seyyidü'ş-şühedâ radıyallahu Ta‘âlâ
anh
, bir kubbe-i âlîdir ve bir ziyâret-i pür-envârdır kim nûr-ı berk urur.
Evvelâ âsitâne-i Hazret-i İmâm Hüseyin Ebî Abdîllah-ı Seyyidü'ş-şühedâ radıyallahu Ta‘âlâ anh, bir kubbe-i âlîdir ve bir ziyâret-i pür-envârdır kim nûr-ı berk urur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348b ·
metinde göster ·
… hne Ravzatü'l-Menâzır nâm kitâbda tahrîr etmiş kim ınde ehli'l-hadîs mu‘temedün
anh
muktezâsınca {Hazret-i İmâm Hüseyin tarafında olan cümle asâkir-i Hüseyin} yüz …
Netîce-i kelâm bu hâdise-i Kûfe niçe Hadîka'larda ve siger-i tevârîhlerde mastûrdur. Tafsîli lâzım değildir. Âhirü'l-emr sene 61 târîhinin yevm-i Âşûrasında İmâm Hüseyin askeri cümle Kerbelâ'da şehîd olup İmâm Hüseyin giriftâr olup müddet-i ömrü 56 seneye bâliğ iken (---)(---)(---) bî-dîn şehîd edüp re’s-i şerîfin kat‘ etdi. Ve dahi İmâm Hüseyn'in iki evlâdı ve dörd nefer bürâderleri ve bir karındaşı evlâdı ve beş aded ammîsi evlâdları cümle şehîd olup re’s-i şerîfleri kat‘ olundu. Ammâ be-kavl-i İbn Şahne Ravzatü'l-Menâzır nâm kitâbda tahrîr etmiş kim ınde ehli'l-hadîs mu‘temedün anh muktezâsınca {Hazret-i İmâm Hüseyin tarafında olan cümle asâkir-i Hüseyin} yüz on dörd bin nefer Sahâbe-i güzîndir. Ammâ yigirmi bin Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn ü Ensâr ve Erbâb-ı Soffa "Bu sâha-i mesâfe-i Kerbelâ-yı pür-belâda şehîd olmuşlardır." deyü yazmışlar ve yigirmi bin dahi gayrı Tâbi‘în şehîd olmuş demişler ve niçe Hadîka'larda dahi eyle yazmışlar. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349b ·
metinde göster ·
… erre imâr olduğu ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye sene 23 de Hazret-i Ömer radıyallahu
anh
hilâfetinde imâr oldu. Bir rivâyetde Hicretin 17. senesinde imâr oldu.
Hulâsa-i kelâm bu şehr-i Kûfe kırk kerre ma‘mûr u âbâdân ve kırk kerre harâb u yebâb ü berr ü beyâbân oldu. Kırk birinci kerre imâr olduğu ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye sene 23 de Hazret-i Ömer radıyallahu anh hilâfetinde imâr oldu. Bir rivâyetde Hicretin 17. senesinde imâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Şît Nebî ile Âdem Nebî şehr-i Kûfe'ye gelüp imâr etdi. Andan Şît Nebî evlâdları bu şehr-i Basra'yı imâr etdiler. Ve ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh imâr etdi. Ba‘dehû Yemen tebâbi‘aları ile imâr etdi. Andan Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Ömer radıyallahu anh sene (---) târîhinde dest-i hâricîden feth edüp Sâriyetü'l-Cebel hazretlerin hâkim nasb edüp üç yılda hâk-i amber-pâk ile bir kal‘a binâ edüp niçe bin sahâbe-i kirâm Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'den hicret edüp eyle imâr eylediler kim zamân-ı adâlet-i adl-i Ömer'de ehl-i İslâm diyârlarında bundan mu‘azzam şehr-i kebîr yok idi. Cümle yedi bin mihrâb cevâmi‘ ü mesâcidler idi. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Ve altı yüz medrese ve bin aded hân u hammâm ve yedi bin aded dekâkîn-i bezzâzistân ve iki yüz aded imâret-i dârü'l-ıt‘âm ve yetmiş altı bin hânedân var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359b ·
metinde göster ·
Evvelâ hâk-i Mekke'de nehr-i azîm Şattu'l-Arab kenârında şekl-i murabba‘ sâfî çim ve top ve kireç ve cibis ve hâk-i pâk ile mebnî bir sevâd-ı azîm ve bir sûr-ı kadîmdir kim bizzât Hazret-i Ömer radıyallahu anh dest-i melâhide ve hâricîden feth edüp imâr etdikden berü hisârı türâb olmağile niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Hattâ efvâh-ı nâsda "Ba‘de harâbi'l-Basra" deyü darb-ı mesel olmuş bir kelâmdır. Hâlâ bu mahalde kal‘a-i Basra'yı temâşâ etdiğimizde niçe yerleri câ-be-câ rahnedâr olmuşdur. Ammâ bir taraf düşmanından bâk [ü] pervâsı yokdur. Zîrâ cânib-i erba‘asın Şattu'l-Arab bendleri ve tur‘aları ihâta edüp cümle sahrâsı pirinç çeltikliğidir. Kaçan bir düşman Basra üzre gelse cümle bendleri boşandırup sahrâ-yı Basra deryâ olup at ve âdem ve fil-i Mahmûdî gark olur ve Bağdâd tarafından gelen düşmana Kurna kal‘ası mâni‘dir. Aşağı bahr-i Hürmüz tarafından gemilerle gelen düşmanlara kal‘a-i Mühennâvî ve kal‘a-i Gürdelen mâni‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
… Evvelâ cümleden ma‘bedgâh-ı kadîm Arab câmi‘i bizzât Hazret-i Ömer radıyallahu
anh
binâsıdır. Ve Paşa sarâyı ardında cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ayas Paşa câmi‘i, rû …
Ve cümle (---) aded mahalle add olunur. Bir mahallesi Aşşâr tur‘ası kenârında haşeb cisir ile ubûr olunur müfîd ü muhtasar re‘âyâ hâneleridir kim suyu medd [ü] cezr-i Şatt'dan alırlar ve mahalle-i Müşrâk ve mahalle-i Paşa ve mahalle-i Hindî ve mahalle-i Kara Arablar, kurb-ı bâb-ı Müşrak'dadır. (---) Ve cümle (---) aded câmi‘-i hulefâdır. Evvelâ cümleden ma‘bedgâh-ı kadîm Arab câmi‘i bizzât Hazret-i Ömer radıyallahu anh binâsıdır. Ve Paşa sarâyı ardında cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ayas Paşa câmi‘i, rûşen binâ-yı ma‘mûrdur. Ve Abdüsselâm câmi‘i binâ-yı cedîddir ammâ gâyet metîndir. Ve Şeyh Habîbullah câmi‘i, ma‘mûrdur. Ve Rüstem Paşa câmi‘i. Ve Paşa sarâyı kapusu önündeki Hüseyin Paşa câmi‘i, sâhasında Kara Mustafâ Paşa medfûndur. Ve çârsû içinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik yine Hüseyin Paşa câmi‘i ve Müşrâk câmi‘i ve Güvâzîler Câmi‘i ve Seymer câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 361a ·
metinde göster ·
… arâb olmadadır. Bu âsitâneden bir sâ‘at yine çöldür. Hazret-i Talha radıyallahu
anh
Sahâbe-i güzînin güzîdesidir kim Aşere-i Mübeşşere'dendirler.
Ziyâretgâh-ı makâm-ı câmi‘-i Hazret-i Talha: Yolu üzre câmi‘-i azîmdir. Ammâ harâb olmadadır. Bu âsitâneden bir sâ‘at yine çöldür. Hazret-i Talha radıyallahu anh Sahâbe-i güzînin güzîdesidir kim Aşere-i Mübeşşere'dendirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362b ·
metinde göster ·
… ah Hazret-i Risâlet-penâh hayâtında dörd yaşında idi. Hazret-i Ömer radıyallahu
anh
İslâm ile müşerref oldukda bu Abdullah pederi Hazret-i Ömer'e teba‘iyyet edüp â …
Ba‘dehû mansûr u muzaffer diyâr-ı Şehrezûl'da bu Havâra kal‘asına gelüp Şâm'ın mâl-ı ganâ’imiyle diyâr-ı Şehrezûl'u ve ülke-i Luristân'ı imâr edüp günden güne şöhret bulup mülk-ârâ bir melik-i tüvânâ oldu. Hatta ol kadar mâldâr oldu ki bin aded âzâdlı kulu dîvânında el kavşırırlardı. Sâ’ir memlûkları ana göre kıyâs oluna. Zira bu Abdullah Hazret-i Risâlet-penâh hayâtında dörd yaşında idi. Hazret-i Ömer radıyallahu anh İslâm ile müşerref oldukda bu Abdullah pederi Hazret-i Ömer'e teba‘iyyet edüp âlem-i sabâvetde îmâne geldiğinden Hazret-i Resûl bu Abdullah'a du‘â edüp arkasın yepeledi ve "Sen benim ma‘nâ oğlumsun" dedi. Hatta Hazret-i Resûl'ün hâtûnu Hafza binti Ömer'in li-ebin ve ümmin karındaşıdır. Bu Abdullah Hazret'den altı yüz otuz hadîs rivâyet eder. Âhirü'l-emr yine Âl-i Mervâniyân'dan Abdülmelik ibn Mervân derdinden hâk-i Irâk'ı ve ülke-i Şehrezûl'da bu kal‘a-i Havâr'ı terk edüp Mekke-i Mükerreme'ye gidüp terk-i tecrîd iken yine Abdülmelik ibn Mervân hilâfetinde sene 74 târîhinde Mekke'de merhûm olup Mekke hâricinde Mu‘allâ nâm cebbânede Hazret-i Hadîce Ana kurbünde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370a ·
metinde göster ·
… kapu mâbeyninde bir seng-i hârâ vardır. Hîn-i fetihde Hazret-i Alî radıyallahu
anh
düşmana karşu ol taşı Zülfikâr ile iki pâre etmişdir. Bi-emri Hudâ gûyâ mânend- …
Ve şekl-i müdevverden tûlânîce kûşe kûşe vâki‘ olmuş bir sûr-ı ibretdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi âheste reviş ile cümle (---)(---) adımdır. Ve cümle iki aded kal‘a kapusu vardır. Evvelâ cânib-i şarka Zıbarı kapusu mekşûfdur. Bu iki kat kapu mâbeyninde bir seng-i hârâ vardır. Hîn-i fetihde Hazret-i Alî radıyallahu anh düşmana karşu ol taşı Zülfikâr ile iki pâre etmişdir. Bi-emri Hudâ gûyâ mânend-i hıyar dilmişdir. Hâlâ makâm-ı Alî nâmıyla ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve cânib-i garba bâb-ı Muzurî meftûhdur. Bu kapuya Musul kapusu dahi derler. (---)(---)(---)(---) Bâbü'l-ebvâb misilli metîn kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Melik Ömer ibn Hazret-i Ömer bu kal‘anın der-i dîvârının bir taşın beyâz ve bir taşın siyâh ile inşâ etdiğinden fâtihi ve bânîsi Hazret-i Ömer radıyallahu anh derler ammâ galatdır. Hazret-i Ömer bizzât zamân-ı hilâfetlerinde Kudüs-i şerîfi Kayâsıra Harkil'den feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… lisân-ı Arab'da sebâbe parmak derler, anın tırnağı boğumu yok idi, radıyallâhu
anh
.
Ammâ Ali paşa-yı vezîr-i dilîr gâyet dil-nüvâz ve müdebbir ve mubsır ve halûk u halîm ve selîm ü havsala sâhibi sâhib-i tedbîr bir vezîr-i mesîr idi ve bizzât Hazret-i Ebâbekiri's-Sıddîk'in ırk-ı tâhirinden olup Silivri'de câmi‘leri ve hayrât [u] hasenâtları olan Selîm Hân-ı Evvel vezîri Kara P[î]rî Paşa evlâdı evlâdıdır kim nesl-i Ebâbekir'in sağ elinde salavât parmaklarının bir boğumları yokdur, ırk-ı tâhir-i Ebâbekir olduklarına ol alâmet şâhiddir, zîrâ cemî‘i siyer kitâblarında yazdıkları üzre Hazret-i Ebâbekir'in şehâdet parmağı, ki ana lisân-ı Arab'da sebâbe parmak derler, anın tırnağı boğumu yok idi, radıyallâhu anh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·