… . Ammâ bu esnâf alayında yüz elli bir hammâmcılar cümle pür-silâh ubûr ederler,
ankâ ve
muta‘azzım sâlih kimesnelerdir. Pîrleri Muhsin ibn Osmân'dır. Hazret-i Alî huzû …
İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde yüz elli bir hammâm olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz elli bir hammâmcılar cümle pür-silâh ubûr ederler, ankâ ve muta‘azzım sâlih kimesnelerdir. Pîrleri Muhsin ibn Osmân'dır. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân-ı Pâk kemerin bağladığı sekizinci pîrdir. Kabri (---)'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198b ·
metinde göster ·
… r bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler.
Ankâ ve
mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday dahi zirâ‘at ederler. Bu …
Evsâf-ı aşîret-i Kutası : Beğlerinin ismi (---). Cümle yedi bin asker olur. İskelelerine Kotası derler. Tahta ile binâ olunmuş hasır örtülü mahzenleri vardır. Köyleri, limana havâle dağlardadır. Limanında Kefe ve Taman gemileri çokdur. Azağ'a sefer-i azîm olduğun bunlardan dahi haber alup birkaç Kırımlı âşinâlar bulduk. Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şirâ ederler. Ankâ ve mutî‘ kavmi vardır. Zirâ yerleri sarp değildir, buğday dahi zirâ‘at ederler. Bundan gayrı tahrîr olunan Abaza diyârlarında cümle pasta darısı ekerler. Bir kilesi yüz kile darı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak ta‘bîr edüp cânib-i erba‘aları kal‘a-misâl çit azbarlardır. (?) Cümle hayvanâtların her gice hıfz edüp arslan-misâl kelbleri ile nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel-i suğra üzre bir konakda Jana'ya varılur. Bunlar Çerkesce dahi bilirler. Bunlar Çerkese; Çerkes, bunların limanına emân ile metâ‘ getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258a ·
metinde göster ·
mesrûr buk‘aları hûb ve halkı garîb-dost ve mahbûb u mergûb kurâlarında mezra‘a …
Ve halkı ekseriyyâ tüccâr-ı berr [u] bîhârdır. İzmir'e ve Frengistân'a ve Arabistân'da, Mısır'da ve yedi iklîmde sûf makbûl olmağıla halkı seyâhat ile ticâret ederler. Ermenisi ve Yahûdîsi gâyet çokdur. On mahalle Ermeni ve iki cemâ‘at add olunur Yahûdîleri vardır. Ammâ Urum ve Kıptî azdır. Bâğı azdır ammâ bâğçeleri çokdur. Lâkin sahrâlarında kurâları ma‘mûr ve cümle ahâlîsi ankâ ve mesrûr buk‘aları hûb ve halkı garîb-dost ve mahbûb u mergûb kurâlarında mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir belde-i ma‘mûr [u] âbâdân kim kal‘ası ve şehri lâ-nazîrdir. Allahu Te‘âlâ inkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da mü’ebbed ide. Âmin, yâ Müste‘ân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 358a ·
metinde göster ·
… -cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır ve cemî‘i halkı
ankâ ve
mesrûrlardır. Anınçün bu şehir halkının müsâfirin ü mücâvirîne ziyâfetlerinde n …
Meşhûr mahallâtlar bunlardır. Ve cümle (---) aded sarây-ı azîm ve hânedân-ı kadîm ve gayrı büyût-ı fukarâlar ve dâr-ı ağniyâlardır. Evvelâ Na‘lbend Alî Ağa sarâyı ve Şâtır Ahmed Ağa sarâyı ve Hüseyin Ağa sarâyı ve Nâ’ib Hüseyin Efendi sarâyı ve Çeneklizâde Halîl Ağa sarâyı ve el-Hacı Alî ve Kavvafzâde ve niçe ma‘lûmumuz olmayan sarâylar vardır. Bu şehrin cümle âsâr-ı binâları beyâz seng-traş ile kârgîr ve metîn hâne-i imâristândır. Cümle sağîr ü kebîrleri tahtânî ve fevkânî hâneleri bi'l-cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır ve cemî‘i halkı ankâ ve mesrûrlardır. Anınçün bu şehir halkının müsâfirin ü mücâvirîne ziyâfetlerinde ni‘met-i nefîseleri ve sükkerî elvân hoşâbları memdûh-ı âlemdir. Garîbdost ve fukarâ muhibbi âdemleri çokdur. Gerçi efvâh-ı nâs-ı gaddârda mu‘âmeleci halkı vardır, derler ammâ kurâ halkını tekâlîf-i örfiyyeden halâs edüp avâm-ı nâsa çiğnetmezler. Bu şehr-i ma‘mûr içre cümle (---) aded mihrâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a ·
metinde göster ·
Âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Cümle halkı
ankâ ve
tüccârlardır. Çukalar ve akmişe-i fâhireler giyerler. Nisvânları yassıbaş ile b …
Âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Cümle halkı ankâ ve tüccârlardır. Çukalar ve akmişe-i fâhireler giyerler. Nisvânları yassıbaş ile beyâz şeyh abâsı ferâce giyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
… ne ol arkları tathîr edüp roz ekerler. Bu kazâ cümle (---) pâre ma‘mûr ve halkı
ankâ ve
mesrûr kurâlardır. Bu şehrin sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi …
Hâlâ Rûmeli eyâleti hâkinde Filibe nâzırı hükmünde üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya ber-vech-i adâlet yedi kise hâsıl olur. Nâzıra dahi kırk kise hâsıl olur. Zîrâ pirinç çeltikliği cümle Filibe nâzırı hükmündedir. İllâ Eski Murâd Hân arkı mahsûlü taraf-ı vakfdan mütevellîsi zabt eder. Bu sahrâda Meriç nehri tur‘a ve arkları var kim gûyâ Kandiye kal‘asının veyâhûd Haleb kal‘asının handakı-misâl amîk arklardır. Cemî‘i re‘âyâ vü berâyâlar her sene ol arkları tathîr edüp roz ekerler. Bu kazâ cümle (---) pâre ma‘mûr ve halkı ankâ ve mesrûr kurâlardır. Bu şehrin sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve subaşısı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
mesrûr ve buk‘aları hûb ve hâk-i anber-pâki beyne'n-nâs mergûb ve mezra‘aları v …
Hakkâ ki vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı ankâ ve mesrûr ve buk‘aları hûb ve hâk-i anber-pâki beyne'n-nâs mergûb ve mezra‘aları vâfir ve hayr [u] berekâtları mütekâsir ve niçe deşt-i hâmûnları tâ Krakov vilâyetine ve Daniska vilâyetine varınca nahlistân dırahtistânlı hıyâbân-ı Acem-misâl orman mahsûllü zemînleri var. Ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır kim cümle ahâlîsi mün‘im ve mâldâr olup esbâb-ı ihtişâma mâlik olduklarından gûnâ-gûn libâs-ı fâhire ve elvân elvân akmişe-i nâdireler ile alaya çıkdıklarında cümle altunlu raht u gaddâre ve gümüş eğer ve bellerinde kılıç ve gaddâre ve ellerinde yeni dünyâ ağacından yalmanlı sırıklar ve başlarında gûnâ-gûn katîfe ve çukadan semmûrlu Tatar kalpakları üzre ablak 45b ve balıkçıl ve turna telli ve hümâ telli askerleri ellerinde niçe bin elvân harîr ve zerdûz sancağ u bayrağ ve alem şa‘şa‘asından gözlerimiz hîrelendi. Ve cümle esbâbları katîfe ve kâmha ve sof ve dârây ve semmûrdur ve atları cümle küheylân ve zer-ender-zer abâyîler ve kemer rahtlı ve dîbâ ve şîb ve zerbâf ve sereng ve harîr çadırlı kavimdir. Ve hinto arabalar içre me’kûlât [u] meşrûbâtları ve matbahları acâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45a–45b ·
metinde göster ·
… -i cinânlı ve âb-ı revânlı hâne-i ma‘mûrlardır ve a‘yânı gümüş ma‘deni olmağile
ankâ ve
mesrûrlardır.
Ammâ şehrin imâristânı beyne'l-cibâleyn bir vâsi‘ fezâ içre sekiz yüz aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî serâpâ la‘lgûn musanna‘ kiremitler ile mestûr hadîka-i cinânlı ve âb-ı revânlı hâne-i ma‘mûrlardır ve a‘yânı gümüş ma‘deni olmağile ankâ ve mesrûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173a ·
metinde göster ·
… e bir bölüğü Seykel'dir. Ve bir bölüğü Hayduşak'dır. Cümle Macar'dan bahâdır ve
ankâ ve
şecî‘ ve mahbûb u mahbûbeli vilâyetdir, ammâ şehirlerinin çoğunu ıhrâk edüp mâl …
Bu Erdel memleketi dörd bölük hükûmetdir. Bir bölüğü Erdel'dir. Bir sınıfı Saz'dır ve bir bölüğü Seykel'dir. Ve bir bölüğü Hayduşak'dır. Cümle Macar'dan bahâdır ve ankâ ve şecî‘ ve mahbûb u mahbûbeli vilâyetdir, ammâ şehirlerinin çoğunu ıhrâk edüp mâl-ı ganâ’imlerden alup yaka yıka ol gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
… bu edîm-i arzda misli yokdur, zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ kefereleri
ankâ ve
mesrûr 25a kal‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l-kefere mergûb ve mezra‘a …
Hattâ bu zemîn-i Erdel bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr bu edîm-i arzda misli yokdur, zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ kefereleri ankâ ve mesrûr 25a kal‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l-kefere mergûb ve mezra‘aları vâfir ve muhassenât-ı berekâtları mütekâsir ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları her nâhiyelerde cârî ve revân ve bin yedi yüz aded kılâ‘ ve şehr-i âbâdân belde-i mu‘azzamları var kim ancak bu bizim tahrîr etdiğimiz kılâ‘ ve medyenler yolumuz üzre vâkı‘ olanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b–25a ·
metinde göster ·
… î-yi vilâyeti ve cümle Sırf ve Bulgar re‘âyâları kadar Âl-i Osmân hükmünde eyle
ankâ ve
zengin re‘âyâ vü berâyâlar yokdur.
Hâlâ câ-be-câ esâs-ı dîvârları âşikârâdır. Hükûmetleri Rûmeli eyâletinde olup Âl-i Osmân pâdişâhlarının hâss-ı hümâyûnudur kim başka emîn hâkimi vardır. (---) akçe iltizâmdır. Bir hâkimi dahi üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş aded kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve bâcdârı ve muhtesibi ve şehir kethudâsı ve harâc ağası vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, Sofya-i sâfiye şehrinden fetvâ alırlar, zîrâ gâyet yakındır. Ve ahâlî-yi vilâyeti ve cümle Sırf ve Bulgar re‘âyâları kadar Âl-i Osmân hükmünde eyle ankâ ve zengin re‘âyâ vü berâyâlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39b ·
metinde göster ·
… ü perdeden zahîre veren bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından
ankâ ve
zengin baydır kim devletin korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve meskenet gö …
Bâ-husûs hâlâ hasmımız olan büyük Bundukanî Venedik'ini ıdlâl edüp pes ü perdeden zahîre veren bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından ankâ ve zengin baydır kim devletin korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve meskenet gösterüp cemî‘i krallar ile sulh [u] salâh etmiş bir müdebbir keferedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
Kal‘ası nehr-i Tise kenârında çâr-kûşe bir tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim gird-â-gird cirmi beş yüz aded hatve ihâta eder. Handakı içre Tise nehri cereyân edüp bir iskele kapusu ve bir uğrın kapusu ve iskele başında bir hânı ve elli aded mahzenler ve bir kenîseden vely olunmuş bir ma‘mûr câmi‘i ve bir medrese ve üç mekteb ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve kırk aded dükkânı ve cümle yüz aded kiremitli ve saz ö[r]tülü tahtânî evleri var. İskele-i azîm olmağile halkı ekseriyyâ tuz ve balık bâzergânlarıdır kim ankâ ve hânedân sâhibi garîb-dost âdemleri ekseriyyâ hacılardır. Cümle serhadli esbâbı gibi kalpak geyerler. Bir hayli şîrîn ve ma‘mûr kasabadır, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Bundan dahi yoklama-bahâ alup cânib-i şarka sahrâlarda ma‘mûr kurâları 6 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
… se komşusunun adını oğlana korlar, de’b-i kadîmleri budur. Ammâ bu Hatukay beği
ankâ ve
mâl-ı firâvân, ya‘nî hayvânât ile sekiz bin aded pür-silâh askere mâlikdir.
Beğinin ismi Cângirey'dir, ya‘nî Cânbe Geray'dır. Cânbe Geray Sultân bunda müsâfir iken bunun olan veled-i nâ-pâk[i] ol gece anası masdarından dünyâya gelince Cânbe Geray Sultân'ın ismini koyup Cângirey derler. Hâlâ âyîn-i Çerâkise eyledir kim bir oğlu doğsa evinde her kim müsâfir olursa anın ismini oğlana korlar. Ve ol ân oğlanı bir günden bir gayri süd ana alup götürür. Anasından ve babasından eyi besleyüp perveriş eder. Hâlâ yine eyle gördük. Eğer evlerinde müsâfir yok ise komşusunun adını oğlana korlar, de’b-i kadîmleri budur. Ammâ bu Hatukay beği ankâ ve mâl-ı firâvân, ya‘nî hayvânât ile sekiz bin aded pür-silâh askere mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… am kefere köyü var, beş yüz hâneli ve beş manastırlı gâyet ma‘mûr ve kefereleri
ankâ ve
mesrûr köydür. Cümle âsî Manya ve Malta firkateleri bî-bâk ü bî-pervâ gelüp lim …
Kal‘ası bir sarp kaya üzre sehelce rahnedârlı kal‘acıkdır. Ancak içinde bir azîm manastırı var, hemân iç kal‘a ma‘mûr ol deyr-i mekfûrdur. Ammâ aşağı leb-i deryâda bir mu‘azzam kefere köyü var, beş yüz hâneli ve beş manastırlı gâyet ma‘mûr ve kefereleri ankâ ve mesrûr köydür. Cümle âsî Manya ve Malta firkateleri bî-bâk ü bî-pervâ gelüp limanında lenger endâht olup bey‘ u şirâ ederler. Ve şîre(?) ve ekmek ve peynir alup esîr mü’min satarlar. Mora kenârıyla bu Poroz adası mâbeyni eyü limandır kim kadırgalar bu limanın iki cânibinden girüp çıkmak kâbildir. Ve adası kenârlarında âb-ı hayât suları firâvândır. Ve bu limandan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
bâzergân ve mün‘im hânedân sâhibi âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf …
Ve cümle iki aded hân-ı tüccârânı vardır. Bunlar dahi kârgîr binâ olup gûyâ bezzâzistân gibi her kumâş kâlây vâlây mevcûddur. Ammâ çârsû hammâmı yokdur. Lâkin "Sarây hammâmları kırkdan ziyâdedir" deyü nakl etdiler, ammâ Harîs- 363b -zâde Ağa bir çârsû hammâmı inşâ etmeğe ta‘ahhüd edüp çârsû içre zemînin dahi görüp tedârik eyledi. Hudâ itmâmın müyesser ede. Lâkin bu şehrin a‘yân-ı kibâr hammâmlarına akrabâ ve ta‘allukâtlar girüp çârsû hammâmına ihtiyâcları olmadığından çârsû hammâmı yapmağa bir kimesne sa‘y etmemişlerdir, ammâ ankâ ve bâzergân ve mün‘im hânedân sâhibi âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olup halkı gâyet garîb-dostlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a–363b ·
metinde göster ·