… dur kim pederimiz Melek Ahmed Paşa efendiniz bu mahalle bizim gibi meks etdikde
anlara dahi
bu Saçlı dağı kâfirleri ri‘âyet etmediklerinden bu Sincâr cebel-i menhûsunda ol …
Bu kal‘a-i Sincâr zeylinde Firârî Mustafâ Paşa, deryâ-misâl asker ile meks ederken cebel-i Sincâr-ı azîmin bir cânibine Saçlı dağı derler, o cebel-i bî-amânların içinde kırk dörd ve kırk beş bin Yezîdî ve Bapırî kelb-perest kefere ve fecereden eşed bir alây dağî ve bâğî ve zâğî gûl-ı beyâbân-sıfât tüğlü bî-dîn Yezîdî Ekrâdları vardır. Anlar Firârî Paşa'dan zerre ve şemme havf u haşyet çekmeyüp bir hedâyâ-yı cüz’î ile Serdâr Mustafâ Paşa'yı anmadıklarından serdâr-ı mûmâ’ileyh gâyet müte’ellim oldular. Ol gün Serdâr Mustafâ Paşa-yı Firârî eydür: "Evliyâ Çelebi, mesmû‘um olmuşdur kim pederimiz Melek Ahmed Paşa efendiniz bu mahalle bizim gibi meks etdikde anlara dahi bu Saçlı dağı kâfirleri ri‘âyet etmediklerinden bu Sincâr cebel-i menhûsunda olan kâfirlerin niçe haklarından gelüp nehb ü gâret eyleyüp mâl-ı ganâ’im aldı. Bize bir şemme ol feth [ü] fütûhdan haber ver." deyü niçe ihbâr-ı sahîhalardan su’âl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a ·
metinde göster ·
Seraskere hazîneyi teslîm edüp on yedi kişi dîvân-ı serdârda hil‘at-i fâhireler ile ser-firâz-ı mümtâz kılındık. Praşo kapudanları serdâra ve krala hedâyâların verüp anlara dahi hil‘at-i nâdireler ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
Meğer yüz kadar küffârlar şikârların alup gayri ormanda imişler. Hemân
anlara dahi
dal sâtûr-ı Muhammedî olup sadâ-yı Allâh Allâh ile aç kurd koyuna girir gibi an …
Meğer yüz kadar küffârlar şikârların alup gayri ormanda imişler. Hemân anlara dahi dal sâtûr-ı Muhammedî olup sadâ-yı Allâh Allâh ile aç kurd koyuna girir gibi anlara da girişüp aslâ amân u zamân vermeyüp niçeleri tu‘me-i şemşîr olup bakıyyetü's-seyfi bizim gibi anlar da dağlara firâr etdiklerinde sûre-i elem neşrah'dan:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… esîr-i sîr kayd [u] bend-i zencîr ve iki bini dahi firâr etmeğe tedbîr ederken
anlara dahi
gâziyân-ı Cingiziyân yetişüp kıra kıra kazgan kadar kellelerin ve Hân 117b hu …
Ammâ Kalmık Tatarıyla köpek cengi ederek kâh anlar bizi kâh biz anları sürerek tâ Potnabaşı nâm mahalle varınca Kalmığı da kıra kıra mansûr u muzaffer olup sad kez şükr-i Hudâ bu cengden dahi yedi bin esîr ve altı bini tu‘ma-i şemşîr olup sekiz yüz Kalmık Tatarı esîr-i sîr kayd [u] bend-i zencîr ve iki bini dahi firâr etmeğe tedbîr ederken anlara dahi gâziyân-ı Cingiziyân yetişüp kıra kıra kazgan kadar kellelerin ve Hân 117b huzûrunda kellelerin zemîne galtân etdiklerinde bu gâzîlere Hân-ı âlîşân-ı cem-cenâb börkler ve çekman tonlar ve şıpırtma kalpaklar ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a–117b ·
metinde göster ·
takdîr etdüği nafakaların verir. Hattâ karanu gecede kara taş içre kara baş kar …
fehvâsınca anlara dahi takdîr etdüği nafakaların verir. Hattâ karanu gecede kara taş içre kara baş kara karıncanın kadrince nafakasın veren Perverdigâr Rabbü'l-âlemîn'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y1b ·
metinde göster ·
ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdi …
Ve cümle yetmiş çeşmedir. Ve anlara dahi ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostân u gülistânlı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsâtü'l-eş‘âr bir şehr-i şîrîndir. Mâ-tekaddem bin elli sekiz senesinde gördüğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş ve hamd-i Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… ile biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları ile getirüp
anlara dahi
işkence edüp bülbül-i gûyâ gibi bir bir mâhiyyât-i hâl-i pürmelâllerin söyledil …
"Vallâhi bizim taşrada on aded refîklerimiz vardır. Bu şehir içre zebbâl sûretinde hımârlar ile hidmet eder şeklinde haftada bir iki kerre bize gelüp toprak taşırlardı. Ve ba‘zı mahalde tobralar ile biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları ile getirüp anlara dahi işkence edüp bülbül-i gûyâ gibi bir bir mâhiyyât-i hâl-i pürmelâllerin söylediler. Ammâ hücreleri içre lağım yolların bulamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284b ·
metinde göster ·
… zı ocak beğleri var, anlara âlem-i seyâhatde çok mihmân olmuşuz. Urbân tâ’ifesi
anlara dahi
sultânü'l-berr derler. Amma şâm çölü Urbânı şeyhlerine âl-i Benî Reşîd ve âl-i …
Ve çöl Urbânlarında ba‘zı ocak beğleri var, anlara âlem-i seyâhatde çok mihmân olmuşuz. Urbân tâ’ifesi anlara dahi sultânü'l-berr derler. Amma şâm çölü Urbânı şeyhlerine âl-i Benî Reşîd ve âl-i Benî Umûr ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Zühd derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29a ·
metinde göster ·
… n aşağı Reşîd [ve] Dimyât semtinden Mısır'a aslâ bir habbe gelmez ve mahsûlleri
anlara dahi
yetmez, zîrâ anların mahsûlâtları şeker ve kınâ ve penbe ve ketân ve pirincdir, …
Ve bu anbâr içre cümle (---) kerre yüz bin erdeb buğdaydır ve (---) kerre yüz bin erdeb bakladır ve (---) kerre yüz bin erdeb şa‘îr. Bu cümle hubûbât Sa‘îd-i âlî'den ya‘nî Circe semtinden gelir. Mısır'dan aşağı Reşîd [ve] Dimyât semtinden Mısır'a aslâ bir habbe gelmez ve mahsûlleri anlara dahi yetmez, zîrâ anların mahsûlâtları şeker ve kınâ ve penbe ve ketân ve pirincdir, gılâl az olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b ·
metinde göster ·
ihsânlar olunup bu tertîb üzre paşa Azebler bâbından içeri girirken kapuculara …
Andan cümle mekteb sıbyânları tarîk-ı âmlar üzre illâ yansuru's-sultân deyü du‘â edüp anlara dahi ihsânlar olunup bu tertîb üzre paşa Azebler bâbından içeri girirken kapuculara ihsânlar edüp kal‘adan sarâya vâsıl olunca yine kal‘adan yetmiş seksen pâre toplar atılup cümle askere Gavrî dîvânhânesinde dörd bin sahan summât-ı Muhammedî tenâvül olunup yedi gün yedi gece Nîl kesiminde bu ziyâfet ile kâmil yetmiş ziyâfet olup bunda tamâm olur. İşte Nîl kesimi ve alayları ve şâdumânları hakîrin vâkıf-ı esrâr olduğu bu mertebe tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y156a ·
metinde göster ·
… ine yedi bölük ihtiyârlarından ve yetmiş yedi kalem dîvân hocaların da‘vet edüp
anlara dahi
paşa birer parça atup mücevvezesi başından düşer, ba‘zısı hicâbından şaşar. Paş …
Andan iki yüz paşa çâşnigîrleri tarfetü'l-ayn içre cümle sahanları dîdebânları ile aşağı yollayup dağlar gibi yığarlar. Ve dîvânhâne ferrâşları ve arrâfları ân-ı vâhidede tathîr ederler. Ve paşa yine summât-ı hâs başında herkesi ta‘zîm ederek summâta da‘vet edüp bir remmâ dahi Çerâkese beğleri gelir, anlar kalkup yine yedi bölük ihtiyârlarından ve yetmiş yedi kalem dîvân hocaların da‘vet edüp anlara dahi paşa birer parça atup mücevvezesi başından düşer, ba‘zısı hicâbından şaşar. Paşa eğer müteferrikabaşı ve çavuşlar kethudâsı tercümâna otur derse oturup der-akab kalkup yine hizmetde olup summâta ihtiyârları da‘vet ederler. Ammâ paşanın on iki dîvân hil‘atli ağaları ve hasîl-harc ağası bunlar ayağ üzre hizmetdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181b ·
metinde göster ·
Andan bu müteferrikagân ihtiyârları gidüp çavuşân ihtiyârları gelüp
anlara dahi
üslûb-ı sâbıka üzre i‘zâz [u] ikrâm edüp paşa bunlara yahşı dilnüvâzlık eder.
Andan bu müteferrikagân ihtiyârları gidüp çavuşân ihtiyârları gelüp anlara dahi üslûb-ı sâbıka üzre i‘zâz [u] ikrâm edüp paşa bunlara yahşı dilnüvâzlık eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183a ·
metinde göster ·
Ve bu İmâm eş-şâfi‘î âsitânesi başka bir mahalledir, iki bin âdem sâkindir. Kat-ender-kat altı yüz hânedir. Her hânenin pençerelerinden niçe yüz küçük zenbîller sarkmışdır. Birkaç züvvâr geçse ol sarkan zenbîlleri hâneler içinden sıbyân u nisvân hareket etdirirler, ya‘nî sadaka isterler. Sâhib-i hayrât olan kimesneler ol zenbîllere birer para veyâhûd birer mankır veyâ bir nân-pâre kor. Anlar dahi zenbîlleri hânelerine çeküp hayır du‘â ederler. Elbette de’bleri budur. Ve tarîk-i âmında fukarâ-yı sâ’iller mâl-â-mâldir, anlara dahi tasadduk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263b ·
metinde göster ·
… gülerek boh şiling ü lakkâ oynayarak gidüp gayrı birâderleri ki Sâm u Yâfes'dir
anlara dahi
gösterir. Anlar dahi şermende olup hicâblarından gaşş olup bir ihrâm ile pederl …
Hikmet-i Hudâ istirâhat edüp hâb-âlûd iken Nûh Nebî'nin avret yeri açılur. Bu oğlu Hâm gelüp babası Nûh Nebî'nin avret yeri açıldığın göricek kahkahâ ile gülerek boh şiling ü lakkâ oynayarak gidüp gayrı birâderleri ki Sâm u Yâfes'dir anlara dahi gösterir. Anlar dahi şermende olup hicâblarından gaşş olup bir ihrâm ile pederlerin setr ederlerken Nûh Nebî hâbdan bîdâr olunca yine ol Hâm-ı hâm-ı nâ-puhte hande ederek avreti yanına gider. Hazret-i Nûh anın tebessümünden su’âl eder. Sâm u Yâfes keşf-i avret olduğun nakl ederler. Hemân Nûh Nebî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404a ·
metinde göster ·
… inde sâyir diyârlar gibi hizmetler yokdur, ancak yigirmi kâyimmakâmlığı vardır,
anlara dahi
ulûfe verir. Ol ağaların hizmetkârları dahi ulûfeli kal‘a kulları yazılır.
Netîce-i merâm paşa ârif [ü] dânâ ise halk ile ülfet edüp senede bin kîse mâl alması mukarrer. Bin kîse dahi hedâyâ olur. Beş yüz kîsesin de eyâletinde olan (---) pâre kal‘anın ağavât u neferâtlarına ulûfe verir. Zîrâ bu kal‘alara Âsitâne tarafından bir habbe gelmez, cümle mevâcibâtları paşadan matlûbdur. Ve kendü ağavâtlarına dahi ulûfe verir. Zîrâ Habeş Q 337aP 334a eyâletinde sâyir diyârlar gibi hizmetler yokdur, ancak yigirmi kâyimmakâmlığı vardır, anlara dahi ulûfe verir. Ol ağaların hizmetkârları dahi ulûfeli kal‘a kulları yazılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440b ·
metinde göster ·