… üp Binyâz nâm bir pehlivân-ı haylazkâm müşt-i pehlivânî ile Osmân Hân'ı ura ura
arabaya
koyup Yedikulle'de hayâlarından sıkup şehîd etdiler.
Andan Yeniodalar içinde Orta Câmi‘e dahil düşdü, anda dahi kabûl etmeyüp Binyâz nâm bir pehlivân-ı haylazkâm müşt-i pehlivânî ile Osmân Hân'ı ura ura arabaya koyup Yedikulle'de hayâlarından sıkup şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a ·
metinde göster ·
… muşt-ı pehlivânî urarak mübârek kolların kırarak Orta Câmi‘den Osmân Hân'ı bir
arabaya
koyup Yedikulle'ye götürüp bu kadar nâ-meşrû‘ işler ile mel‘ûn Binyâz Pehlivân, …
‘Eş Osmân Çelebi seninle dilberi çok Yûsuf Şâh kahvesine yâhûd bizim odaya gidelim’ deyü tahkîrâne niçe yâve kelimâtlar etdikde Osmân Hân rızâ vermeyüp Osmân Hân'ın pençerede olan bâzûlarına birer muşt-ı pehlivânî urarak mübârek kolların kırarak Orta Câmi‘den Osmân Hân'ı bir arabaya koyup Yedikulle'ye götürüp bu kadar nâ-meşrû‘ işler ile mel‘ûn Binyâz Pehlivân, Osmân Hân'ın hayâsın burup anda şehîd oldukda cesed-i şerîfin bir pâre köhne bûryâ üzre bî-riyâ yatırken cebecibaşı olan (---) Ağa kâfir, Pâdişâh'ın mübârek sağ kulağın kesüp ve bir yeniçeri hâtemiyçün mübârek engüştün kesüp tîz Dâvûd Paşa'ya kulağın ve parmağın müjde ile götürüp anlara birer kîse altun verdikde cebecibaşı, Dâvûd Paşa'ya eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65a ·
metinde göster ·
Bu mahalde yine İpşir Paşa tarafından mübâşir çavuşlar 184a gelince harîmde olan fezâ‘ u çeza‘ı görüp âkıl olan çavuşlar sıklet etmeyüp gerüye durdular. Elbette paşa durmasın gitsin, deyü ibrâm [u] ilhâh eden eskalu's-sukalâ çavuşların ardın alıp Abaza ve Çerkes ve Gürcî aznavurları bunlara "Vur bre hay!" deyüp bir deste-çûp çekdiler kim başile ayak yoluna giden güc ile halâs olup mülevves oldu. Meğer Kaya Sultân yedi aylık hâmile imiş. Müddeti tamâm olmadan paşayı katl ediyorlar havfinden arabaya binüp vücûd-ı nâzenînine lerze gelüp şehr-i Üsküdar'a gelince bi-emri Hudâ sıkıt vâkı‘ olup bir mirzâ-yı emîrciğizi ciğeri pâresi gibi müştak oldu. Hemân sarây içinden vâveylâ-yı cevâriyân ve müsâhibe-i gayri nisvânların feryâd [u] figânları evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b–184a ·
metinde göster ·
… edüp anlara ığmâz-ı ayn edüp halâs oldular. Ve bizden ancak bir âdem şehîd olup
arabaya
koduk. Ve iki âdem dahi mecrûh olup cengden halâs olup selâmet tarafına sâlimîn …
Ba‘de't-tilâvet-i Fâtiha piyâdelerimizi Tatarların boş atlarına bindirüp üç yüz süvârî bahâdır olup ol gün seğirdüp dağ içinde on sekiz aded münakkaş ve billûr câmlı hınto arabalar ile üç yüz mikdârı Macar-ı füccâr kaçarken yetişüp bir ağızdan "Allâh Allâh" deyüp kılıç urduk. Ve beş sâ‘at kâmil ceng edüp on sekiz hıntovu ikişer atlarıyla ve içinde olan kırk aded pâk ve pâkîze duhter-i nâ-şükefte-i nâçîze pençe-i âfitâb-ı mehtâb kızları ve pençe-i âfitâb gulâmları ve pençe-i nâziş-i dûşiz avretleri ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cümle yüz otuz bir aded esîrleri dest-ber-kafâ bağlayup kimisi ağlayup kimi ciğer dâğlayup "Zanca Türk" deyerek elleri cenge kâsır kâfirlerin birkaçların kelle ve paça edüp niçesi dağlara firâr edüp anlara ığmâz-ı ayn edüp halâs oldular. Ve bizden ancak bir âdem şehîd olup arabaya koduk. Ve iki âdem dahi mecrûh olup cengden halâs olup selâmet tarafına sâlimîn ü gânimîn gelirken cânib-i erba‘adan sekiz yüz sığır ve altı yüz koyun sürüp yetmiş aded ganîmet atlara Tata[r] gâzîlerimiz ve bazı kefere esîrlerimiz bindirüp ol gece yürüyüp nısfu'l-leylde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3b ·
metinde göster ·
Cânib-i erba‘ayı dahi ararken serhadli refîklerimiz "Gidelim hay" deyü feryâ[d] vây çağrışmağa başladıklarında "Bire refîklerimiz gidiyor" deyü şikâr a[r]amadan fâriğ olup derhâl sarâyın âhûruna girüp yigirmi re’s at ve altı atlı bir münakkaş hınto araba çıkarup cümle üsârâları atlara ve cümle mâl-ı ganâ’imleri arabaya tahmîl edüp andan cümle şehri âteşe urup ıhrâk bi'n-nâr edüp şehirden taşra cümlemiz bir yere cem‘ olup mukaddemâ sekiz yüz yiğit iken ancak üç yiğit şehîd olup bu kadar üsârâlar ve bu kadar atlar ve bu kadar arabalar ile bir azîm asker olup yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
Gayri âdem sığar ve taş atar toplara şayka derler, bunlar
arabaya
binmezler ve seferlere gitmezler. Hemân kızaklar üzre kal‘alarda dururlar. Bu g …
Gayri âdem sığar ve taş atar toplara şayka derler, bunlar arabaya binmezler ve seferlere gitmezler. Hemân kızaklar üzre kal‘alarda dururlar. Bu gûne toplara rûy-ı zemînde bir pâdişâh-ı cem-cenâb mâlik olmamışdır. İllâ Âl-i Osmân pâdişâhları mâlik olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
"İmdi benim sultânım, yeniçeri kullarınız kal‘a dîvârları ve tabyaları üzre çıkup bizim meterislerimize girsinler. Biz üç yüz arabaya kâiliz. Tek hemân ehl [ü] iyâlimizle kuş-ı cânımız halâs edelim. Ammâ lütf eylen dostumuza ve kâfirde olan düşmanlarımıza karşı silâhlarımızla ve atlarımızla gidelim ve bizi kırk günden berü döğdüğünüz balyemez topların güllelerinden beş on dâne gülle verin, krala gösterelim. ‘Niçün kal‘amı Türk'e verdiniz’ dedikde ‘Kırk gün kırk gece biz bu gülleleri yedik. Niçün gelüp imdâd etmedin. Anıniçün kal‘ayı Türk'e verdik’ demek içün birkaç gülleler götürelim ve silâhlarımızla gidelim" dediklerinde Sadr-ı âlî-kadr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 118b ·
metinde göster ·
izin almışken beş yüz araba dahi ziyâde tahmîl etdiklerinden gayri Fargaçi la‘î …
Ammâ beri tarafda küffâr üç yüz arabaya izin almışken beş yüz araba dahi ziyâde tahmîl etdiklerinden gayri Fargaçi la‘în ve Nemse kapudan-ı bî-dîn Sadrıa‘zama haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
… şer onar yerde demir çemberlidir. Her topları onar âdem kaldırır ve on topu bir
arabaya
koyup istediği yere götürüp anda demir çemberlerin geçirüp ağaçdan topları atma …
Ve ekseriyyâ kal‘aları Kanije gibi sazlık ve bataklık içinde ağaçdan kal‘alardır, lâkin her biri sedd-i İskender'dir, zîrâ bu diyâr küffârları İsfaç kralından pek havf 129a etdiklerinden kal‘aların metîn ü müstahkem ederler. Ammâ ekseriyyâ topları dişbudak ağacından ve karaağaçdan ve sarma ağacından fıçı gibi yapılmış toplardır kim cümle toplar beşer onar yerde demir çemberlidir. Her topları onar âdem kaldırır ve on topu bir arabaya koyup istediği yere götürüp anda demir çemberlerin geçirüp ağaçdan topları atmağa başlar. Ammâ her top on beşer ve yigirmişer kerre ancak atılır, ba‘zısı üç dörd kerreden ziyâde atılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b–129a ·
metinde göster ·
… ir mü’ekked emr-i şerîf vârid olunca hemân Hacı Paşa bir gün bir gecede beş yüz
arabaya
dörder at koşup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtların envâ‘ların arabalara tahmîl e …
"Sen ki Ustolni-Belgrad paşası el-Hacı Mustafa Paşasın, emr-i şerîfim vüsûl buldukda bir ân durmayup ale't-ta‘cîl asâkir-i İslâma zahîre yetişdiresin ve illâ ihmâl [ü] müsâmaha edersen başın gider" deyü böyle bir mü’ekked emr-i şerîf vârid olunca hemân Hacı Paşa bir gün bir gecede beş yüz arabaya dörder at koşup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtların envâ‘ların arabalara tahmîl edüp ol gece Hacı Paşa ile beş bin güzîde asker olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân atlara binüp cirid oynayup …
"Ben arabaya binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân atlara binüp cirid oynayup gazâlara gitmekdir. Bizim İslâmbol'da böyle arabalara avretler biner, bize lâzım değildir" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a ·
metinde göster ·
… dişbudak ağaçlarıdır. Hîn-i mahalde bir mesâfe-i ba‘îdeye dördünü ve beşini bir
arabaya
koyup fi'l-hâl meydân-ı ma‘rekede demir çemberlerin geçirüp yigirmi ve otuz ker …
Bu cebehâne içre dağlar gibi ağaç toplar var kim her birine birer âdem sığar ve kırkar ve ellişer ve yüz vukıyye taş atar ağaç topların envâ‘ları var kim hadd [ü] hasrların Hudâ-yı Bîçûn bilir, ammâ cümlesi kara ağaçdan ve palasanta ve dişbudak ve çemşîr ve sarma ağacından toplardır. Niçe bini hâzır ve müheyyâ durup niçe bininin tahtalarında rakam yazılıdır. Çemberleriyle her top tahtaları yığın yığın durur, ammâ kadd ü kâmetleri ol kadar uzun değildir. Gûyâ su varulları tahtası gibi perdâht olup rakamlı tahtalardır, ammâ kalınlığı âdem beli ve ennilikde direk gibi sarp dişbudak ağaçlarıdır. Hîn-i mahalde bir mesâfe-i ba‘îdeye dördünü ve beşini bir arabaya koyup fi'l-hâl meydân-ı ma‘rekede demir çemberlerin geçirüp yigirmi ve otuz kerre atılır. Ba‘zısı on kerre atılup ağzı ve falyası yanar, anı bırağup birin dahi atarlar. Niçe bin aded bu gûne ağaç toplar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
… tekerlekli arabalar üzre bu ağaç havân topları urganlar ile bağlayup ardı sıra
arabaya
içi boş oyulmuş gemi serenlerin kuyruk gibi bağlayup meselâ hevâyî fişekler gib …
Ammâ bu topun öbir ağaç toplar gibi arabaları yokdur. Hemân bir kilim kadar kara meşe kütükleri ve pelîdden kalın tahta kızaklar üzre durur. Ol kızakların dahi demirden kavî halka kulpları var, ikişer tekerlekli arabalar üzre bu ağaç havân topları urganlar ile bağlayup ardı sıra arabaya içi boş oyulmuş gemi serenlerin kuyruk gibi bağlayup meselâ hevâyî fişekler gibi bu serenler top atıldıkda eğri büğrü gitmeğe komaz içi boş çam seren direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
koşarlar. Arıkladığı zamân âzâd edüp bir gayrısın dutarlar. Ve cümle arabaların …
Ve yaban sığır dutup arabaya koşarlar. Arıkladığı zamân âzâd edüp bir gayrısın dutarlar. Ve cümle arabaların develer çeküp develer ile çift sürüp ekin eküp darı yerler, gayri buğday ve arpa nedir bilmezler. Ve hıll [u] hurmetden bir şey bilmezler, cümle mübâhîlerdir. Zî-rûh kısmıyla olup kanı çıka elbette etin yeyüp derisin geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·