… ile gingöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi
arakı
dahi olur. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râ …
Ve memdûhâtından bâğ u bâğçesi birov hâkimlerinin nakilleri üzre Matra dağların zeyn etmiş yigirmi sekiz bin bâğdır. Eyle lezîz ve âbdâr ve hoşhor on yedi gûne engûrü olur kim yedi gûnesi misket üzümüdür, tenâvül eden inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn bulur. Ve gingöşiyye bâdesi dedikleri katresi harâm hamrı Rûm ve Arab u Acem'de misli yokdur, meğer Boğazhisâr kurbunda Akdeniz içre Bozcaada cezîresinin misket üzümü ola. Ammâ bunun hamrının humârı olmaz derler ve sudâ‘ verüp başa urmaz derler. La‘l-gûn ve beyâz ve sarı yâkût gibi berrâk ve mücellâ bâdeleri olup bir gûne sivri sivri toprak destîler ile gingöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı dahi olur. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli ve çörekotlu ve süsenli sipov nâm ekmekleri olur kim aslâ bu nân-pâre yanı sıra katık istemez gâyet lezîz ekmeği olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
Resûlullâh'dan hâsıl olmuş verd-i handânı var kim gûyâ rengi silu lâ‘l-i bedahş …
Ve bâğ u bâğçesinde yedi gûne arak-ı Resûlullâh'dan hâsıl olmuş verd-i handânı var kim gûyâ rengi silu lâ‘l-i bedahşânî hamrâdır. Ve gülâbının yanında ıtr-ı şâhî ve mâ-i kâdî gûyâ mâ-i kâzibîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y295a ·
metinde göster ·
şükür akabesi: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı
arak-ı
zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım eniş aşağı kum deryâsı kim …
şükür akabesi: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım eniş aşağı kum deryâsı kim cümle a‘yân-ı kibâr ve pîr [ü] sıgâr piyâde olup iki yerden gayret kuşağın kemerlerine bend kılup taht-ı revânları el üzre aşırup cümle ibâdullâh sadâ-yı Allâh Allâh diyerek feryâd [u] figân ederek akabeyi aşdılar. Ammâ yetmiş seksen mikdârı devâbbât makûlesi kaldı. Bu kalan develeri ol ân gerüde Urbân alırlar. Kim kime bakar mahşerden bir nişândır. Zîrâ Arafât'a yetişmeğe dörd gün kaldı ve beş konağımız dahi var. Hudâ rahmet eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… leri vardır. Bu şehrin me’kûlâtı ve meşrûbâtı darı ve Nîl suyu ve boza ve hûrmâ
arakı
çokdur. Ammâ gayrı mühimmât me’kûlât levâzımâtları Circe'den gelir. Ve kadîm ey …
Ammâ halkının çoğu zıyk-nefesdir. Ve cümle yerli kavmi esmerü'l-levndir. Zîrâ bu diyâr ol mertebe şiddet-i hâr üzredir kim deve tabanından, hımâr tırnağından pişer. Kadîd-i mahz âdemleri vardır. Bu şehrin me’kûlâtı ve meşrûbâtı darı ve Nîl suyu ve boza ve hûrmâ arakı çokdur. Ammâ gayrı mühimmât me’kûlât levâzımâtları Circe'den gelir. Ve kadîm eyyâmda bu şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i binâları ve niçe yüz alâmetleri vardır. Ve bu şehr içre ve hâricinde nice ziyâretler vardır, ammâ meşhûr-ı nâs olup ziyâret etdiğimiz eş-Şeyh Hû, kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a ·
metinde göster ·
… n ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve
arakı
yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü b …
Deve Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe sekir vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar muvâfıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a–Y416b ·
metinde göster ·