… bhâne kapusu önüne bırağırlar. Ve sikke urucuları gelişde ve gidişde uryân edüp
ararlar
. Ve herkese vezzânlar terâzû ile tartup verir ve tartup sayup hisâbile alır. Ac …
Esnâf-ı kehleciyân: Nefer 100, bunlar çekilmiş teli hurda hurda kesdikleriyçün kehleciler derler. Bu esnâfın kimi dolabcı ve kimi telci ve kimi haddeci ve kimi cilâcı ve kimi sayacı ve kimi sikkeci ve kimi sübûkeci ve kimi vezneci ve kimi arayıcı ve kimi yassılayıcı ve kimi sarrâf ve kimi dîdebân ve kimi perdâhtcı ve'l-hâsıl imâm ve mü’ezzinlerine varınca bevvâblarıyla yetmiş esnâf kavmdir. Ammâ birinden bir zelle sâdır olup bir kalb şey etse emîn elinde mutlak hatt-ı şerîfi vardır, ol ân amân vermeyüp ellerin kesüp darbhâne kapusu önüne bırağırlar. Ve sikke urucuları gelişde ve gidişde uryân edüp ararlar. Ve herkese vezzânlar terâzû ile tartup verir ve tartup sayup hisâbile alır. Aceb mazbût kârhâne-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı sarıkcıyân: Dükkân 17, neferât 40, pîrleri Cibrîl'dir kim cennetden tâc-ı enbiyâyı Hazret'e ol getirdi. {Ba‘dehu imâme-i Resûlü}. Bunların dükkânları Ayasofya câmi‘i önünde Kaya Sultân sarâyı'na muttasıl dükkânlardır. Çoğu bî-zebân destârîlerdir. Ehl-i dîvâna mücevveze ve selîmî ve kallâvî ve perîşânî ve kubâdî ve kâtîbi ve a‘zamî sarıklar sararlar. Ammâ (---) Karaman'da olan sarıkcılar cümle imâm-ı A‘zam tâcı örf-i destâr-ı Nu‘mânî sararlar, her bâr kâr edelim deyü âdem ararlar, müşterî 198b bulmayup mevtâ tâbûtlarına destâr sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198a–198b ·
metinde göster ·
… neli sâfî Yezîdî Ekrâdlarıdır kim ne‘ûzubillâh bir müselmânı katl etmeğe fursat
ararlar
. Eğer yüzlerine karşu şeytâna ve Yezîd'e ve kara köpeğe la‘net desen ol ân amân …
Hâk-i Akar'dadır, ammâ Musul hükmünde beş yüz hâneli sâfî Yezîdî Ekrâdlarıdır kim ne‘ûzubillâh bir müselmânı katl etmeğe fursat ararlar. Eğer yüzlerine karşu şeytâna ve Yezîd'e ve kara köpeğe la‘net desen ol ân amân u zamân vermeyüp âdemi katl ederler. Ve eğer bir soğanı ayağın altında ezsen ve yâhûd bir kara kelbi ursan ol ân hemân ol müselmânı katl ederler. Nâhiye-i Menârek nâm bir {nâ-mübârek} mel‘ûn Yezîdî Kürdleridir ve cümle tüfeng-endâzdırlar kim serçeyi kurşumla gözünden ururlar. Bu karye-i Menâr'dan yine şark ile şimâle meyyâl dağlar içre bir menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2b ·
metinde göster ·
… yerler kalmayup develer üzre âdemler ayak üzre kalkup bir mismâr kadanacak yer
ararlar
. Âhır-ı kâr kemendlerle ve ağaç nerdübânlar ile ağaca tırmanup ekserler ve kırı …
Hattâ bu dırahtın etrâfında bir âdem boyu yerde bir iğne ve bir çuvaldız hadîdi mıhlanacak yerler kalmayup develer üzre âdemler ayak üzre kalkup bir mismâr kadanacak yer ararlar. Âhır-ı kâr kemendlerle ve ağaç nerdübânlar ile ağaca tırmanup ekserler ve kırık 153b silâh pâreleri mıhlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a–153b ·
metinde göster ·
. Eğer ahşama dak taşrada bir kâfir bulurlarsa derhâl zekerinin ucunda lahm-ı zâ …
ararlar. Eğer ahşama dak taşrada bir kâfir bulurlarsa derhâl zekerinin ucunda lahm-ı zâ’idin kesüp İslâm ile müşerref edüp ve müzeyyen cevâhirli ata bindirüp cemî‘i şehir a‘yânları alay ile yeni müselmânı gezdirüp ta‘zîm ederler. Elbette her sene birkaç kefere böyle bulup müselmân ederler, garîb temâşâdır. Dîn-i İslâm şerefiyyetine her kibâr [u] a‘yân [ve] sığâr ü kibâr birez şey verüp ol nev-müselmânı bay u ganî edüp dirlik sâhibi ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
. Ve çuka ferrâce ve mâvî ve neftî boğası haftan geyerler.
Ve her evde birer âb-ı hayât mâ’-i tâhir zâhirdir. Ve bu şehir dâmen-i kûhda vâki‘dir. Ammâ şimâl cânibi küşâde olmak ile âb [u] hevâsı letâfetinden mahbûb u mahbûbesi gâyet memdûhdur. Ve cümle halkı garîb-dostlardır. Ekseriyyâ Teke külâhı üzre sarık sararlar. Ve dâ’imâ müsâfir ararlar. Ve çuka ferrâce ve mâvî ve neftî boğası haftan geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b ·
metinde göster ·
… 'l-levn bir sengîn taş bulunur. Dâ’imâ Freng hukemâları ol şiddet-i hârda gelüp
ararlar
. Hâssası oldur kim bir âdem mezkûr taşı iki eliyle dutsa der-akab ma‘îdesi bula …
Yine bu Sebîl-i Allâm sahrâsında pür-nûr asferü'l-levn bir sengîn taş bulunur. Dâ’imâ Freng hukemâları ol şiddet-i hârda gelüp ararlar. Hâssası oldur kim bir âdem mezkûr taşı iki eliyle dutsa der-akab ma‘îdesi bulanup istifrâğ edüp tâ ol taşı elinden bırakmayınca ol âdem gaseyândan ferâgat etmeye. Ammâ cemî‘i ahlâtdan safrâ vü sevdâdan halâs olur ve ma‘îdesinde bir şey kalmayup pâk ma‘îde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230a ·
metinde göster ·