… yine Sırf krallarıdır, lâkin fâtihi sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Gâzî
Arnavud İskenderiyyesi'ne
giderken bu kal‘ayı feth etmişdir. Bosna sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiy …
Lisân-ı Yunanîce (---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsi yine Sırf krallarıdır, lâkin fâtihi sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Gâzî Arnavud İskenderiyyesi'ne giderken bu kal‘ayı feth etmişdir. Bosna sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, ammâ kal‘ası nehr-i azîm Lim'in karşu cânibinde evce berâber Ruda dağı üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir küçük vîrân kal‘acıkdır. İçinde yayla çobanları sâkin olur, amâr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166a ·
metinde göster ·
… ed şehbâz refîkler ve iki kîse harc-ı râhlar, al şu temessükâtları durma oturma
Arnavud İskenderiyyesine
ve öbür sancak beğlerine gidüp bolay kim bu mâlları cümle altun alaydın, zîrâ s …
"Evliyâm bilirsin, Erdel gazâsında İskenderiyye beği Yûsuf Beğ oğlu Mehemmed şa(?) Beğ'e on üç bin riyâl guruş karz-ı hasen verdim ve Dukagin beği (---)(---) on kîse solta riyâl karzullâh verdim. Piruzin beği Arslan Beğ'e beş kîse riyâl Tanrı borcu verdim ve Bihorlu Memi Beğ'e bin altun verdim. İşte cümle temessükâtları ve işte hüccet-i şer‘iyye ile seni bu mâlların tahsîline me’mûr eyledim. İşte sana yigirmi aded şehbâz refîkler ve iki kîse harc-ı râhlar, al şu temessükâtları durma oturma Arnavud İskenderiyyesine ve öbür sancak beğlerine gidüp bolay kim bu mâlları cümle altun alaydın, zîrâ sana götürmesi kolaydır ve sana beğler sancaklarında âdemler koşalar ve Evliyâ'ya ri‘âyet edeler deyü yazmışım. Ben İslâmbol'a giderim 32b Fâtıma Sultân düğününe ve gayri mesârıflarıma bana akçe lâzımdır, zîrâ ben Erdel seferinde tokuz ayda bin altmış kîse harc etdim. Elbette oğul bana akçeleri İslâmbol'a girmeden yetişdiresin" dedikde âlem-i hayretde kalup eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a–32b ·
metinde göster ·
Evvelâ Âl-i Osmân devletinde İskenderun üçdür, biri budur kim buna
Arnavud İskenderiyyesi
derler; biri Akdeniz kenârında Haleb'e arayatı Haleb iskelesidir, ana İskenderu …
Evvelâ Âl-i Osmân devletinde İskenderun üçdür, biri budur kim buna Arnavud İskenderiyyesi derler; biri Akdeniz kenârında Haleb'e arayatı Haleb iskelesidir, ana İskenderun derler; biri Mısır İskenderiyyesidir, ammâ lisân-ı Yûnâniyân'da buna Aleksandire Pırgaz derler. Purgaz Urûmca kal‘a demekdir; ya‘nî İskender kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
Ve Belgrad'dan berü esmâları terkîm olunan kurâların ekserini sene 1072'de
Arnavud İskenderiyyesine
giderken uğrayup evsâfları bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Ba‘de'l-yevm gayr …
Ve Belgrad'dan berü esmâları terkîm olunan kurâların ekserini sene 1072'de Arnavud İskenderiyyesine giderken uğrayup evsâfları bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Ba‘de'l-yevm gayri yollara azîmet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
Ve bu boğazın beri Perast kal‘ası tarafı Hersek sancağı hâkidir. Karşu tarafı
Arnavud İskenderiyyesi
toprağında Kilimente nâhiyesidir. Bu mahalde bir küçük kal‘a olsa ve şâhâne bal …
Ve bu boğazın beri Perast kal‘ası tarafı Hersek sancağı hâkidir. Karşu tarafı Arnavud İskenderiyyesi toprağında Kilimente nâhiyesidir. Bu mahalde bir küçük kal‘a olsa ve şâhâne balyemez toplar ile on bin kadar muhâfazacı asker dursa Kotur kâfirinin bir gemisiyle imdâdı geçmeyüp Hudâ hakkıyçün Kotur kâfiri "El-amân" deyüp kal‘ayı teslîm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158a ·
metinde göster ·
hudûdunda Hersek sancağıyla hem-müşâ olan dağlardan gelen esîrler imiş, ammâ ma …
Meğer bu esîrler tâ Arnavud İskenderiyyesi hudûdunda Hersek sancağıyla hem-müşâ olan dağlardan gelen esîrler imiş, ammâ mahbûbları hûb(u) manzar ve perî-peyker, ammâ gâyet temerrüd ve mu‘ânid ve lecûc gulâm [u] bintânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… zlayup götürürler. Ve acâ’ib balık dalyanları vardır. Meğer böyle mâr-ı mâhîler
Arnavud İskenderiyyesi'nin
Boyana gölünde ola, gâyet lezîz ve ter ilik-misâl mâr hayyeleri olur. Anı yiyen …
Ve kal‘a dibinde cereyân eden Angiliyoz gölünün yılan balığı bî-hisâb olup vilâyet vilâyet tuzlayup götürürler. Ve acâ’ib balık dalyanları vardır. Meğer böyle mâr-ı mâhîler Arnavud İskenderiyyesi'nin Boyana gölünde ola, gâyet lezîz ve ter ilik-misâl mâr hayyeleri olur. Anı yiyen ömründe ağrı hastalığın görmez, gâyet nâfi‘ ve mukavvîdir. Bu gölün mahsûlü dahi vezîria‘zam hâssı olup Anatolkoz'a tâbi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341b ·
metinde göster ·
gazâsına giderken bu kal‘ayı be-dest-i Gâzî Mahmûd Paşa ve Gâzî Semendireli Bal …
Lisân-ı Arnavudca (---)(---) demekdir. Bânîsi Bundukanî Venedik'i Pirinc-pirim kralı binâsıdır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Arnavud İskenderiyyesi gazâsına giderken bu kal‘ayı be-dest-i Gâzî Mahmûd Paşa ve Gâzî Semendireli Balı Beğ feth etmişlerdir. Hâlâ Elbasan sancağı hâkinde leb-i deryâda Venedik körfezinden şark cânibine girmiş bir körfez dahi vardır. Ol küçük körfezin ağzında Elbasan şehri içinden cereyân eder nehr-i Vâ‘ız ve nehr-i Uşkumbi bu Baştova kal‘ası dibinde deryâ-misâl olup deryâya, deryâ-misâl mahlût olduğu mahalde kal‘anın bir dîvârın mezkûr nehr-i azîm münhedim edüp Venedik körfezi bahrine munsabb olduğu mahallin bir kumsal yerinde şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Dâ’ir[en]-mâdâr cirmi yedi yüz adımdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları vardır. Dırac kal‘ası emîni hükmünde olup cümle dalyanları ve sâ’ir mahsûlâtları cümle mîrîdir, zîrâ iskele-i azîmdir kim karşu İşpanya ve Kalavra ve Pulya ve Körfös [ve] Venedik şehirlerinin bender-âbâd iskelesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b ·
metinde göster ·
… ef-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den
Arnavu[d] İskenderiyyesi
fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile …
Netîce-i merâm niçe yüz gûne mülûkdan mülûka ve melikeden melikelerin destlerine ba‘dehu Rûmeli diyârları tavâ’if-i mülûk şeklinde olup bu şehr-i azîm Sırf kralı Destpot nâm kral-ı dâllın Banya nâm bir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre mutasarrıflar iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriyle ceng-i azîm edüp âhır-ı kâr Basanya nâm şehzâde-i âzâde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlden halâs olup doğru Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniyle şeref-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den Arnavu[d] İskenderiyyesi fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile Koca Mahmûd Paşa talî‘a-i asâkir-i kerrâr olup Basanya nâm müslim olan Mehemmed Beğ'in delâletiyle bir gece şehri bu kadar el basılup Basanya Mehemmed Beğ karındaşı Banya nâm kralı câme-hâbında basup dipdiri dutup katl edüp Âl-i Osmân i‘ânetiyle İslâma geldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm ve Freng kâfirlerin cümle kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·