… Ve cümle sahrâsı vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-iş‘ârdır kim dörd vukıyye kara
arpasın bir
at yise kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kav …
Ebyâtı mazmûnunca hemîşe hâl-i dünyâ gâh imâr ve gâh harâb olmadadır kim Arapça nassına mazhar olmuşdur. Ammâ Murâd-ı Râbi‘ harâbından sonra imârı cümle on bin iki yüz toprak örtülü hânedân-ı azîmler ile ârâste ve yetmiş aded cevâmi‘ ibâdethâne ile pîrâste ve kırk mesâcid ve yigirmi hân-ı sarây-ı mihmân ve yedi hammâm-ı dilsitân ve bin mikdâr esvâk-ı dükkân ile tezyîn olmada bir şehr-i müzeyyendir. İmârâtının ekseri hayr ve ecr ile mebnîdir. Dördüncü iklîm-i hakîkîde ve on sekizinci iklîm-i örfiyye vasatında olmak ile âb [u] hevâsı sehl şiddet üzre halk olunup bâğı ve bâğçesi azacık olmağıla eşcâr-ı müsmirrâtı dahi kalîldir. Ammâ mahsûlât [u] menbûtâtının memdûhâtından yedi elvân pembesi olur. Meselâ pembe-i zâgî ve monlâyî ve za‘afrânî ve la‘lî ve hâs ve beyâz pembesi ve galle ve hıntası memdûh-ı âlemdir. Ve ehl-i sanâyi‘den her esnâfı mevcûddur, ammâ kalemkârî Behrâmpûrı ve destehân çitleri meşhûr-ı cihân-ı nakş-vândır. Ve cümle sahrâsı vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-iş‘ârdır kim dörd vukıyye kara arpasın bir at yise kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kavunu ve karpuzu olur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin reng-i rûyları ebyazu'l-levndir. Merdânesi zurzuvileli tâc üzre serbend sarup kalemkârî peşk-püş câme giyerler. Ve ayaklarına elvân keçe çakşır ve yeşil ve kırmızı ve nârencî ve turuncî pây-pûş giyerler. Zenâneleri sivri takye giyüp üzerlerine beyâz [câr-ı] ızâr bürünüp pâylarına elvân çizme giyerler. Mahbûbları gûnâ-gûn kebûtî kürkden börk-i Isfahânî giyüp Mirzâ-yı dilâr-emsâl hırâmânî-reftar ve zerafet ve nezaket üzre güftâr edüp halka hüsn-i ülfet ederler. Lâkin mahbûblarına rağbetleri yokdur. İbtizâle düşmüş bir alay zen-dost arasında kalmış mahbûbânlar ve civânânlardır. Ve cümle halkı Şâfi‘îlerdir, ammâ kızıl kızılbaşlardır. "Şâfi‘î mezhebindeniz" deyü da‘vâ-yı merd ederler. Ammâ kizb edüp mezheb-i Ca‘feriyye'de bir alay Hâmisîlerdir. Ammâ ezân kırâ’at olanda evkât-ı hamselerine müdâvemetleri var, ammâ cemâ‘atle aslâ namâz kılmazlar. Cemâ‘at-i kesîrden garîb câmi‘ler vardır kim gûyâ her biri birer cennet-i firdevs-i huld-ı berrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a ·
metinde göster ·
Sığla sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâ-i âsumânîdir ve İzmir mollâsının
arpalığıdır. Bir
câmi‘i ve bir hammâmı ve yedi dükkânı var. Sâfî zeytûnlu İrem-misâl kurâlardır. …
Sığla sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâ-i âsumânîdir ve İzmir mollâsının arpalığıdır. Bir câmi‘i ve bir hammâmı ve yedi dükkânı var. Sâfî zeytûnlu İrem-misâl kurâlardır. Azîm şehri ve sarâyları ve imâretleri ve gayri azîm âsârları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52a ·
metinde göster ·
… ve samanı gâyet latîf olur ve nazîf olur. Ve yedi gûne şa‘îri olur. Beş vukıyye
arpasın bir
at yese kifâyet eder gâyet yağlı şa‘îri vardır. Bu Âdem Sâfî hâkinden mâ‘adâ ye …
Ve yedi elvân gendümü hâsıl olur. Bir nev‘inde aslâ kılçık olmaz ve samanı gâyet latîf olur ve nazîf olur. Ve yedi gûne şa‘îri olur. Beş vukıyye arpasın bir at yese kifâyet eder gâyet yağlı şa‘îri vardır. Bu Âdem Sâfî hâkinden mâ‘adâ yerleri bir kîlesi kırk elli kîle ancak verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·