İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

arza

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
64
isabet
61 cümle/beyitte
23,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
50 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6426,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 64

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“arza” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 8b … skender-i Zülkarneyn'dir, buna dahi Nebî demişlerdir. Ve gayr-ı müslimden rû-yı arza ser-tâ-ser mâlik olanın biri Buhtunnasr-ı Kürdî ve biri dahi Yanko ibn Mâdyân'd …
EÇS I 10a–10b … ede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın ne …
EÇS I 23a … ı arzda makâm edinen Âdem-i Safî'dir. Andan evlâd-ı evlâdı münteşir olup vech-i arza benî âdem müstevlî oldu. Ammâ esnâf-ı ümem içün cemî‘i elsine-i muhtelife müver …
EÇS I 34a … âsında yüz kantâr İskenderî altundan bir haç alem edüp âfitâb-ı âlem-tâb edîm-i arza şu‘le saldıkda Bursa'da Cebel-i Ruhbân'da ve Âlem dağında ve Istıranca kûhunda …
EÇS I 43a … ka‘r-ı zemîne varınca hafr edüp andan esâsına rıhtım binâ ile üç senede vech-i arza esâs binâ çıkup zâhir oldu.
EÇS I 59a … r Evliyâ-yı bî-riyâ ibn Dervîş Mehemmed Zıllî rahm-ı mâderden müştak olup rû-yı arza kadem basdığımız bu Sultân Ahmed Hân'ın zamân-ı saltanatında bin yigirmi Muharr …
EÇS I 102b … ûd-ı Cihângîr-i cihân edîm-i arzdan İslâmbol'a getirüp Şehzâde câmi‘inde ka‘r-ı arza defn edüp cihângîr iken zemîn-gîr oldu. Fevtine târîh:
EÇS I 110b … mahpûs bir kırmızı-gûn zülâlden lezîz bir aynü'l-hayâtım senin sebebinle vech-i arza çıkmağa me’mûrum ve beni Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâya mübtelâ olanlara dâ’-i de …
EÇS I 159a–159b … zet, Âdem'e emr edüp insân nisyândan mürekkeb olmağile emr-i Hakk'ı sıyup rû-yı arza hübût edüp yine emr-i Hak ile buğdayı Cibrîl-i Emîn getirüp bir dikdikde buğday …
EÇS II 229b … ze yüz kırk sekiz cibâl-i azîm halk edüp rûy-ı zemîne kilid urmuşdur kim vech-i arza zelzele vâkı‘ oldukda bu dağlar mismâr gibi zemîni zabt eder. Bu kûh-ı azîmleri …
EÇS II 232a … emde Ebu'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâmdır. Evlâd-ı evlâdları edîm-i arza müstevlî olup cihânı müzeyyen etdiler. Lâkin esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı kesî …
EÇS II 255b–256a … âlem oldu. Cennet'de Âdem Safîyy Lisân-ı Arabî ve Pârisî kelimât ederken rûy-ı arza hübût edince nisyândan Lisân-ı Arabî'yi ferâmûş edüp lisân-ı İbri ve Süryânî ve …
EÇS II 255b–256a … an Hazret-i} İsmâ‘îl'de lisân-ı Arabî ve Fârisî istimâ‘ oldu. Andan sonra rûy-ı arza ecnâs-ı mahlûkât müstevlî olup elsine-i muhtelifeler şâyi‘ olup her diyârda bir …
EÇS II 273b–274a … lar kazılup ızkara temeline mübâşeret olunup bir senede kâmil esâs-ı binâ rûy-ı arza berâber oldukda cümle hâs u âm ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler ve ilm-i eflâkd …
EÇS II 318b … dâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zuhûr etdi. Anın ümmetleri şerri …
EÇS II 320b–321a … -i Kibriyâ Muhammedü'l-Mustafâ sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup bu edîm-i arza kadem basdıkda bu Enûşirvân üstâd-ı kâmil kâhin idi. "Hây! Âhir zamân Muhammedi …
EÇS III 19a … mgalı ve tamgasız câmûsları var kim her biri Dâbbetü'l-arz'a ve sevr-i hamele-i arza benzer kara câmûslardır. Bunların hıfz [u] hirâsetleriyçün yedi pâre beledîn ah …
EÇS III 23b–24a {Andan yine sehhâr şîşenin birin dahi rûy-ı arza urunca Cenâb-ı Bârî sun‘ın ızhâr içün Buhayre-i Lût'u zâhir eder kim şehr-i Rem …
EÇS III 37a … si zemîne düşüp bi-emri Hayy [u] Kadîr dokuz ay on günden sonra zemînden edîm-i arza Hazret-i Şîs vücûda geldi. Lisân-ı İbrî'de "Şîs" bitdi, demekdir. Anınçün Şîs N …
EÇS III 63a … d ve evtâd halk eyledik" buyururlar zîrâ rûy-ı zemînde ulu dağlar olmasa vech-i arza lerzân vâki‘ olurdı. Seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve cihân-geşt-i leyl [u] nehâr o …
EÇS III 64b … k hatun tokuz ay on günde rahm-ı mâderden kırkı bir kerreden müştakk olup rûy-ı arza kadem basup kırkı dahi kırkar sene mu‘ammere olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye me …
EÇS III 132a … t rahm-i mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kadem basınca cümlesi münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Mu …
EÇS III 132a … i münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Muhammed-i Arabî rûy-ı arza kadem basdı. Hemân ol sâ‘at bu Zağra şehrindeki Avganda deyrinde olan mezkûr pa …
EÇS III 136b–137a … edüp arz-ı Sofya'da sâkin olup her biri yüzer seneye bâliğ iken her birin birer arza gönderüp vatan dutundular. Bir oğlu Latine'dir, Dobra Venedik'e gidüp nevpeydâ …
EÇS III 148b … lüp anın gemisiyle Tûfân'dan halâs olanları rûy-ı arz imâr olsun içün bu vech-i arza müstevlî eyleyüp ibtidâ Kalimon Hakîm'i arz-ı Mısr'a gönderüp Tûfân'dan evvel b …
EÇS III 173a … akçe hâss-ı hümâyûn ile Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa asrında ikinci vezîr olup arza girerdi. Efendimiz, şeb [u] rûz Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa ile dörd ay bîrâde …
EÇS IV 189b 210. Ba‘dehû edîm-i arza kadem basanlardan Âdem ü Havvâ ve İblîs ü tâvûs u yılanı beyân eder.
EÇS IV 212a–212b … isiyle yetmiş yedi âdem necât bulup yetmiş yedi millet ümmet-i Nûh'dan bu rûy-ı arza münteşir olduğundan Hazret-i Nûh'a Âdem-i sânî ve Eb-i sânî dediler. Hatta oğlu …
EÇS IV 356b … sî kavilleri üzre Hazret-i Âdem Safiyyullah civâr-ı Rabbü'l-İzzet'den bu edîm-i arza hubût etdikde diyâr-ı Hindistân'da cezîre-i Serendil'e indi. Murg-ı tâvûs (---) …
EÇS IV 376b … e karîb cebel-i Cûde üzre necât bulup keştî-i Nûh'dan çıkan benî Âdem bu edîm-i arza istîlâ edüp her biri bir diyâra perîşân olup cây-ı vatan edindiler. Ammâ bu İmâ …
EÇS IV 392b–393a … nci gice isneyn gicesi Emîne Hâtûn'un rahminden müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basdukda ol leyle-i mübâreke içre cemî‘i dünyâda düyûrların kubbeleri yık …
EÇS IV 395a–395b … p Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i arza Hazret-i Âdem ve Havvâ ve yılan ve tâvûs ile dördü rûy-ı zemîne dergâhdan hubût …
EÇS IV 407a … u Acem Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem rahm-i mâderden rûy-ı arza sa‘âdetle kadem basmadan mukaddem hayâtda olanlarını Hazret-i Hızır bu şehr-i H …
EÇS V 23a … ş ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb …
EÇS V 172a … â idi. Hulâsa-i kelâm, eğer ilm-i inşâda eğer ilm-i lugazda benî Âdem'de vech-i arza eyle bir vücûd-ı nûr-ı İlahî gelmemişdir. Hattâ yüzden mütecâviz risâle ve yüze …
EÇS VI 45a … up du‘â vü senâdan sonra herkes ocaklarına revâne eden cümle vüzerâlar pâdişâha arza girecekleri mahalde Melek Paşa Sadrıa‘zamdan me’zûn olup tâ Kubbealtı'na at [il …
EÇS VI 175a … lurdu. Ve tâ Belgrad'a bir konak Mitroviçse kasabasına gelince her gün pâdişâha arza gelir şeklinde piyâde yürüyüp Silihdâr Ca‘fer Ağa hafî ile işler görüp giderdi.
EÇS VII 76a … eğe çalışırlardı. Hattâ kal‘a temeli bir âdem kaddi kârgîr ve rıhtım binâ rûy-ı arza çıkmış ve yigirmi arşın kadar dahi dîvâr-ı âlî olursa kifâyet eder derlerdi. Tâ …
EÇS VII 97a … âb-ı nâb-ı Kırkçeşme'yi nûş ederek İslâmbol'un temellerin ka‘r-ı zemînden rûy-ı arza berâber etdiklerinden mâ‘adâ bir âdem kaddi âlî vech-i arza sûr dîvârı çık[dık] …
EÇS VII 97a … ‘r-ı zemînden rûy-ı arza berâber etdiklerinden mâ‘adâ bir âdem kaddi âlî vech-i arza sûr dîvârı çık[dık]da ol mahallerde Yanvan Kral Kudüs-i Şerîf ziyâretinde bârhâ …
EÇS VII 97a–97b … elüp andan aşağı İslâmbol'a varınca yokuş aşağı gitmesi âsân olup yolları rûy-ı arza çıkup Taklalı köy derler andan Tuna geçüp Topkapusu'yla Edirnekapusu mâbeyninde …
EÇS VII 100b … Acem ve Hind ü Sind ve Tatar ü Türkmân müslümânları altında olacakdır. Bu rûy-ı arza kadem basdıkda ol gece niçe kerre yüz bin alâmetler bu dünyâda zâhir ü bâhir ol …
EÇS VII 158b … "kün" ile yüz kırk aded kûh-ı azîmler halk etmişdir kim bu dağlar olmasa vech-i arza lerzân vâki‘ olurdu demişler.
EÇS VIII 225b–226a … sâyedârın zıll-ı himâyelerinden zemîne âfitâb-ı âlemtâbın tâb [u] tüvânı rûy-ı arza te’sîr etmez. Bir mecma‘-ı fuzalâ ve kân-ı sulehâ müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i pür …
EÇS VIII 294a … slâ[m] Kızıl tabya ile leb-i deryâ mâ-beynine yedi yüz yerden meterisleri rûy-ı arza kazup Ferhâd gibi kûhkenlikler edüp gûnâ-gûn sıçan yolları îcâd edüp kırk altı …
EÇS VIII 311b … ahi üç yüz aded küçücük püskürme lağımları var. Bunların dahi altlarında ka‘r-ı arza varınca cümle tokuzar kat lağım-ı mühlikler var.
EÇS VIII 376b … sü[tû]n'a ve kûh-ı Nihâvend'e ve andan tâ Hindistân'a varınca yedi koldan rûy-ı arza yayılmış kûh-ı bâlâlar kim cümle yüz kırk sekiz aded sun‘-ı Hudâ kûh-ı azîmlerd …
EÇS VIII 376b … ça⟧ buyurmuşdur kim ehl-i müfessirîn, "Mekâlîdden murâd ulu dağlardır kim rûy-ı arza kilid gibi mekâlîdler" deyü tefsîr etmişler.
EÇS IX Y34a–Y34b … r. Dikkatle nazâr olundukda merdüm-i çeşm hîrelenir. Ve âfitâb-ı âlemtâb edîm-i arza pertev urdukda bu minârelerin abbâsî Y 34b alemlerine aksi urdukda şa‘şa‘a-i …
EÇS IX Y79a … râber evce urûc etmişdir ve nahl-i Tûbâ-vâr zemîne sâye-i zıll-i memdûdu edîm-i arza sâyebân olmuşdur.