… sarâydan nişân verir. Cümle üç kat mağaralardır kim Âd kavmi bu kayaları şem‘-i
asel gibi
oyup gâr-ı yetîmânlar inşâ etmişler kim vasfında cihân mühendisleri âcizdir.
Bu eşkâlde olup bu sıfat ile muttasıf olan seng-i hârânın aşağısından kâmil üç sâ‘atde devr olunur. Sahrâ-i âlînin içi kat-ender-kat altı yüz aded gâr-ı azîmlerdir kim her biri birer kârbânsarâydan nişân verir. Cümle üç kat mağaralardır kim Âd kavmi bu kayaları şem‘-i asel gibi oyup gâr-ı yetîmânlar inşâ etmişler kim vasfında cihân mühendisleri âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251a ·
metinde göster ·
sızlardı. Bir gün paşa, lisân-ı hâl ile bâkî kalan ağavâtlar huzûrunda vasiyyet …
Paşanın dahi âvâzı kesilüp bir zenbûr-ı asel gibi sızlardı. Bir gün paşa, lisân-ı hâl ile bâkî kalan ağavâtlar huzûrunda vasiyyet edüp Mankalya {şehri} hâricinde Muharrem Sultân mesîregâhında defn etmeği anlatdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32a ·
metinde göster ·
… ndan hâlleri diyergûn olup asker-i Tatar günden güne şîrînleyüp tabura zenbûr-ı
asel gibi
üşürlerdi, ammâ bir tarafdan tabura hücûm edemezlerdi, ammâ küffâr cânları havf …
Hikmet-i Hudâ üç gün üç gecede küffâr tabur içre farzen eyle oldular kim handak içinden bir kâfir kara başın kaldırup kara şapkasın göstermeğe kâdir değiller idi. Bu hâl ile zahîre muzâyakasından hâlleri diyergûn olup asker-i Tatar günden güne şîrînleyüp tabura zenbûr-ı asel gibi üşürlerdi, ammâ bir tarafdan tabura hücûm edemezlerdi, ammâ küffâr cânları havfına düşdüler ve girdâb-ı gamda kalup şaşdılar ve tabur içre bed râyihadan kendülere sinekler üşdüler. Ve Erdel Seykeli tarafından "İmdâd ve zahîre gele" deyü muntazır iken ol cânibin dahi her dıraht sâyesinde Tatar ile Leh ve Kazak askeri kemîngâhlarda pinhân olup imdâd ve zahîre değil bir kuş uçurmazlardı ve gelen kâfirleri giriftâr-ı bend-i hicrân edüp kaçırmazlardı, zîrâ bu kadar bin dûzd-i çâpük Tatar-ı adû-şikâr destinden küffâr rehâ bulmayup tabur içre inek etlerin ve kendü atların yemeğe başladılar. Beş günden sonra kendü lâşe-i mürde-i murdârların yemeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
… olup eyle kadîd-i mahz olmuş, ammâ yüzünde gözünde nûr kalmayup sadâsı zenbûr-ı
asel gibi
vızlardı ve yüzü ve gözü ve vücûdu cümle eyle buruşmuş kim gûyâ yüz yaşında âde …
Ba‘dehu üçüncü gün yine dâr-ı şifâya varup herîfi seyr-i temâşâ etdim. El-azametullâh herîf tulum gibi bir Batlîmûs kefere iken gûyâ nesh olup eyle kadîd-i mahz olmuş, ammâ yüzünde gözünde nûr kalmayup sadâsı zenbûr-ı asel gibi vızlardı ve yüzü ve gözü ve vücûdu cümle eyle buruşmuş kim gûyâ yüz yaşında âdem gibi buruşmuş ve henüz ellerinden ve ayaklarındaki deliklerden sarı sular akmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
… ilirler. Ve niçe elfâz [u] ibârâtları ecinne kelâmlarıdır. Ve savtları zenbûr-ı
asel gibi
âvâzları var ammâ gâyet mehîb ü mahûf savt-ı hazînleri var. Bir dağ başında bir …
Lisânları Arabîye yakın başka bir ıstılâhları vardır, ammâ Urûmca da bilirler. Ve niçe elfâz [u] ibârâtları ecinne kelâmlarıdır. Ve savtları zenbûr-ı asel gibi âvâzları var ammâ gâyet mehîb ü mahûf savt-ı hazînleri var. Bir dağ başında biri otursa öbür dağdaki âdemle be-dürüstî kelimât ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
… nan Zikr olunan Ol bulunan altunlar eyle zer-i hâlis idi kim âdem elinde şem‘-i
asel gibi
yuvalmak Y 77a mümkin idi. Cümle üçer miskâl idi. Bir tarafında salavât-ı şer …
İmdi hakîkat Mısır'ın bir yeri yokdur kim anda bir kenz olmaya. Defîneden bulunan Zikr olunan Ol bulunan altunlar eyle zer-i hâlis idi kim âdem elinde şem‘-i asel gibi yuvalmak Y 77a mümkin idi. Cümle üçer miskâl idi. Bir tarafında salavât-ı şerîf ile kûfî hat ile kûfî ceng ile kelime-i şehâdet tahrîr olunmuşdu. Bir yanında selâtîn-i zamân Me’mûn Halîfe azze nasruhu duribe Mısır terkîm olunmuşdu. P 186a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76b–Y77a ·
metinde göster ·