… şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm
aselleri
ve Atina ve Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. …
Ve eğer Mısır şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina ve Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım murâd edinirse Alâiyye ve Adalya ve Silifke ve Tarsûs ve Adana ve Payas ve Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Sayda ve Berût ve Şâm-ı Tarabulus'da bu zikr olunan eyâlet [u] livâlarda ol kadar kerre yüz bin kantâr şeker olur kim cihânı ganîmet eder, sizin şekerinize ne ihtiyâc.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina ve Eflak [u] Boğdan
aselleri
olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım murâd edinirse Alâi …
Ve eğer Mısır şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina ve Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım murâd edinirse Alâiyye ve Adalya ve Silifke ve Tarsûs ve Adana ve Payas ve Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Sayda ve Berût ve Şâm-ı Tarabulus'da bu zikr olunan eyâlet [u] livâlarda ol kadar kerre yüz bin kantâr şeker olur kim cihânı ganîmet eder, sizin şekerinize ne ihtiyâc.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… rın zer [ü] zîver ile tezyîn edüp ve gûnâ-gûn oyma kâğızlar ile münakkaş şem‘-i
aselleri
zeyn edüp ve cümle bunlar dahi pür-silâh olup ziynet-i kerr ü fer ile mûmcubaşı …
Esnâf-ı tâcirân-ı şem‘-i asel: Dükkân 55, neferât yüz, bunlar cümle müslimlerdir, tahtırevânlar üzre dükkânların zer [ü] zîver ile tezyîn edüp ve gûnâ-gûn oyma kâğızlar ile münakkaş şem‘-i aselleri zeyn edüp ve cümle bunlar dahi pür-silâh olup ziynet-i kerr ü fer ile mûmcubaşı ve şem‘hâne nâzırı ve emîni, küheylân atlar üzre rikâb rikâbe ubûr ederler. Ammâ bu mîrî şem‘hâne emîni ve nâzırı cümle mûmculara hâkimdir. Ne kadar balmûmu dökülse bu emînin mührüyle memhûrlanup fürûht olur. İçine yağ ve çam sakızı koyamazlar, hîle ederlerse tecrîm edüp haklarından gelir mazbût esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
altından al ve beyâz ve sarı hüsn-i hatlı beytler hâsıl olur kim her biri gûyâ …
Bu Malatıyye'nin yedi tevir elması İzmit şehrinde misket elması ve ferik elmasından lezîz ve âbdâr Hudâyî mümessek elması olur ammâ Kefe diyârının Sudak elması kadar iri değildir. Ancak otuz kırk dirhem gelir. Lâkin Cenâb-ı Perverdigâr bu Malatıyye elmalarına bir gûne renk vermişdir kim kırmızısı, kırmızı-sarısı ve yeşili ve gayrı elvânları cümle sun‘-ı Hudâdır kim asla bir renge müşâbehetleri yokdur. Hatta bir hânede beş on aded elma olsa râyiha-i tayyibesinden âdemin dimâğı mu‘attar olur. (...)(...) misl-i tüffâh ve billahi i‘tasam (...) ibâreti bu Malatıyye {elması} hakkında ola. Hatta bu Malatıyye zurefâları ve nâzenîn havâtinleri bu elmalar dırahtında iken şem‘-i asel ile bu elmalara ebyât-ı eş‘âr tahrîr ederler ve niçeler kâğıda ebyât-ı münâsibleri mıkrâs-ı lâ ile oyup elmalar üzre yapışdırup ol elmalar dırahtında iken kisb-i hevâdan tarâvet buldukda ve kamerin te’sîrinden rengâmîz hâsıl edüp elma kemâlin buldukça mezkûr kâğıdların ve şem‘-i asellerin altından al ve beyâz ve sarı hüsn-i hatlı beytler hâsıl olur kim her biri gûyâ birer sihr-i mübîndir. Bu elmaları ba‘dehû vilâyet vilâyet a‘yân [u] kibârlara ve bizzât pâdişâhlara hedâyâ götürürler. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir. Ve yedi gûne ayvası olur, danesi birer vukiyye gelir, ammâ papa ayvası ve ekmek ayvası gâyet âbdâr ve lezîzdir ve müşk-i anber-i hâmdan ziyâde râyiha-i tayyibesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195b ·
metinde göster ·
… leler ile çerâğân olup Şatt üzre niçe bin san‘atlar ile şem‘-i revgân ve şem‘-i
aselleri
tahtalar üze[re] zeyn edüp bir tarafdan bir tarafa çerâğlar cereyân edüp şeb-i …
Her şeb sâhil-i Şat kanâdîl ü fânûs u şem‘-i rîh meş‘aleler ile çerâğân olup Şatt üzre niçe bin san‘atlar ile şem‘-i revgân ve şem‘-i aselleri tahtalar üze[re] zeyn edüp bir tarafdan bir tarafa çerâğlar cereyân edüp şeb-i muzlimleri gûyâ rûz-ı rûşen olup her külbede hânende vü sâzende vü kaşmerân [u] mutrıbân [u] meddâhân ve avvâd u çârtâyî ve şeştârî vü berbûtî ve kânûnî vü çengî ve rebâbî vü mûsikârî ve tanbûrî ü santûrî ve nefîrî vü belebânî ve neyzen ü dehenkzen; hulâsa-ı kelâm cemî‘i sâzendegân u mizmeregân, cümlesi tâ vakt-ı Şâfi‘îye dek fasl-ı Baykara edüp ba‘dehû mü’ezzinân-ı müselmân asvât-ı hazînleriyle temcîd ü temhîdler tilâvet edüp cümle ehl-i tarîk u âşıkân-ı sâdıkân Fisagores-i Tevhîdî tevhîdi ederler, zîrâ ahâlî-i Diyârbekir cümle tarîk-ı Hâcegândan ve tarîk-ı Gülşenî'den olmak ile zevk ü şevk-i tevhîd vecdinden dahi hâlî değillerdir. Netice-i merâm bu bâğ-ı İrem'de gûy-gûy ve güm-güm cân sohbetleri olup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye müdâvemet ederler. Hudâ mertebelerin âlî ede. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208a ·
metinde göster ·
… nde mûslarıyla gezmeğe başladılar ve niçe Selmânîlerin ellerinde humurde şem‘-i
aseller
yanmış ve destlerinde pembeli fetileler yanmış âmâde gezerlerdi. Bu kerre cemî‘ …
Bu mahalde yedi sekiz yüz aded Selmânî berberler ellerinde mûslarıyla gezmeğe başladılar ve niçe Selmânîlerin ellerinde humurde şem‘-i aseller yanmış ve destlerinde pembeli fetileler yanmış âmâde gezerlerdi. Bu kerre cemî‘i huzzâr-ı meclisler dahi kimi ser-bürehne ve kimi sîne-çâk u kimi bâzû-yı pâk küşâde edüp "Yâ Alî ve yâ Hüseyin!" deyü vecde gelüp çeşmleri tâs-ı pür-hûna dönüp hâzır-bâş oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu cemî‘i küffâr mezra‘alarında hâsıl olan asel-i musaffâları alup tenâvül ederler, ammâ niçe kerre yüz bin yerde yer çatlaklarındaki balı görüp bulamayup zemînde kalup tilkiler ve çakallar ve ayular aselleri yeyüp safâ etdiklerinden mâ‘adâ zemînde kalan balların balmûmıları şiddet-i şitâda kalup bârân-ı rahmetden yerde balları mahv olup balmûmu zemînde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128a ·
metinde göster ·
… l balın yanında şeker reng idi, ya‘nî bu mertebe beyâz asel-i musaffâsı olup bu
asellerin
râyiha-i tayyibeleri misk [ü] amber-i hâm-misâl idi kim tenâvül edenlerin demâğ …
El-hâsıl ne tatvîl-i kelâm edelim. Cezîre-i Girid'in bu mahaller Şâm-ı cennet-meşâmıdır. Hattâ bir ruhbân Sadrıa‘zama on iki çanak bal hedâyâ getirdi. Bir çanağı gâyet beyâz olup hattâ tezkireci efendi ki İshak Çelebi'dir, anın destârının ucun çıkarup bal ile rûbâr etdiler, bi-rabbi Ka‘be destâr ol balın yanında şeker reng idi, ya‘nî bu mertebe beyâz asel-i musaffâsı olup bu asellerin râyiha-i tayyibeleri misk [ü] amber-i hâm-misâl idi kim tenâvül edenlerin demâğları mu‘attar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… z şem‘-i kâfûrîler çerâğân olup ve her şeb iki yüz fânûs-ı cinânlar içre şem‘-i
aseller
ile çerâğân olup cümle huccâc ibâdet ederler.
Ve İmâm-ı A‘zam mezhebinin imâmı bu Hatîm içre Hazret-i Risâlet'in secde etdikleri yeşil taş üzre imâmet edüp secde eder. Altun oluk altında vâki‘ olmuşdur. Bu secdegâh olan yeşil taşın iki cânibinde birer âdem kaddi altun yaldızlı gümüş şem‘dânlar üzre ikişer âdem kaddi ve âdem cüssesi-misâl beyâz şem‘-i kâfûrîler çerâğân olup ve her şeb iki yüz fânûs-ı cinânlar içre şem‘-i aseller ile çerâğân olup cümle huccâc ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343a ·
metinde göster ·
… ın iki tarafında âdem kaddi altun yaldızlı şem‘dânlara ikişer âdem kaddi şem‘-i
aseller
her şeb çerâğân olur. Mısır'da bir câmi‘e mahsûs değildir. Ve minberi mermerden …
Ve mihrâb gâyet musanna‘ hurde taşlar ile inşâ olunmuşdur. Ve mihrâbın iki tarafında âdem kaddi altun yaldızlı şem‘dânlara ikişer âdem kaddi şem‘-i aseller her şeb çerâğân olur. Mısır'da bir câmi‘e mahsûs değildir. Ve minberi mermerden musanna‘ şîrîn kârlı minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·