Bunda medrese ve bezâsten ve kal‘a yokdur ammâ tüfeng-endâz
askerîsi
çokdur. Zîrâ bir kere sene (---) târîhinde rûz-ı ıydde Kazak-ı âk Karadeniz Boğ …
Bunda medrese ve bezâsten ve kal‘a yokdur ammâ tüfeng-endâz askerîsi çokdur. Zîrâ bir kere sene (---) târîhinde rûz-ı ıydde Kazak-ı âk Karadeniz Boğazı'ndan üç yüz pâre şayka ile gelüp bu belîdeden bin âdem esîr ve beş Mısır hazînesi mâl-ı defâyin ve bu kadar kâlâ-yı zî-kıymet olup bî-bâk u bî-pervâ selâmetle dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ol asırdan berü bu şehirde yeniçeri ocağından bir oda kolluk eder ve her gece bostâncıbaşı kayığıyla gelüp hıfz [u] hırâset eder. Ve ol zamândan berü kânûn-ı Murâd Hân-ı Râbi‘dir, Karadeniz Boğazı hâricinde Terkoz nâm kal‘ada ve Uskumru çayırında cümle yeniçeri oturakları ve korucuları çadırların kurup altı ay muhâfaza beklerler. 138a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b–138a ·
metinde göster ·
… p câme-şûylık içün âteş yakup su ısıda, ana mâni‘ olamazlar. Cümle nökerleri ve
askerîsi
ve bekâr [u] bîkârları cümle çârsû-yı bâzârdan alup ta‘âm yerler. Anınçün kızıl …
Ahlâk-ı zemîme-i İrân-zemîn: Ahâlîsi Kânûn-ı kadîm-i Azerbaycân oldur kim on iki imâm aşkına on iki esnâf-ı askerî tâ’ifesi ki niçe bin âdem olur. Ulemâdan ve sâ’ir a‘yândan on ikişer esnâf âdemler hânelerinde ta‘âm pişirirler. Mâ‘adâsı hücrelerinde âteş yakmak ihtimâli yokdur kim ta‘âm pişire. Meğer kahve ve çây ve bâdyân ve sa‘lep ve mahlep pişirüp câme-şûylık içün âteş yakup su ısıda, ana mâni‘ olamazlar. Cümle nökerleri ve askerîsi ve bekâr [u] bîkârları cümle çârsû-yı bâzârdan alup ta‘âm yerler. Anınçün kızılbaş-ı bed-ma‘âşdırlar kim ma‘îşetleri bu husûsda hakkâ ki beddir. Lâkin ucuz olur ve murâd edindiğin ta‘âmı hora geçirirsin. Hisâbî ve mücerred olan kişilere bu enfa‘dır. Hattâ askerî tâ’ifesi üç ay bâzârda ta‘âm yise anın aşbâzı donluğ-ı şâhî çıkdıkda aşbâz dîvâna çıkup "Men kurbân kulunun aşbâzıyım" deyü kurbân kulunun donluğun alup gider. Bir habbe ziyâde ve noksân almağa kâdir değildir. Sonra hilâf eden aşbâzın dilin ensesinden çekerler. Ba‘dehû aşbâz donluk sâhibine on iki gün müft ziyâfet eder. Kânûnları budur. {Kaçan kim şâh ve bir sipehsâlâr sefere gitse cemî‘î ordularında keçe obalı ve keçe haymeli aşbâzlarından ziyâde asker ve hayme ve bazâr yokdur. Zirâ cümle askerîsi ordu aşbâzlarına muhtâclardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302b ·
metinde göster ·
… ve keçe haymeli aşbâzlarından ziyâde asker ve hayme ve bazâr yokdur. Zirâ cümle
askerîsi
ordu aşbâzlarına muhtâclardır}.
Ahlâk-ı zemîme-i İrân-zemîn: Ahâlîsi Kânûn-ı kadîm-i Azerbaycân oldur kim on iki imâm aşkına on iki esnâf-ı askerî tâ’ifesi ki niçe bin âdem olur. Ulemâdan ve sâ’ir a‘yândan on ikişer esnâf âdemler hânelerinde ta‘âm pişirirler. Mâ‘adâsı hücrelerinde âteş yakmak ihtimâli yokdur kim ta‘âm pişire. Meğer kahve ve çây ve bâdyân ve sa‘lep ve mahlep pişirüp câme-şûylık içün âteş yakup su ısıda, ana mâni‘ olamazlar. Cümle nökerleri ve askerîsi ve bekâr [u] bîkârları cümle çârsû-yı bâzârdan alup ta‘âm yerler. Anınçün kızılbaş-ı bed-ma‘âşdırlar kim ma‘îşetleri bu husûsda hakkâ ki beddir. Lâkin ucuz olur ve murâd edindiğin ta‘âmı hora geçirirsin. Hisâbî ve mücerred olan kişilere bu enfa‘dır. Hattâ askerî tâ’ifesi üç ay bâzârda ta‘âm yise anın aşbâzı donluğ-ı şâhî çıkdıkda aşbâz dîvâna çıkup "Men kurbân kulunun aşbâzıyım" deyü kurbân kulunun donluğun alup gider. Bir habbe ziyâde ve noksân almağa kâdir değildir. Sonra hilâf eden aşbâzın dilin ensesinden çekerler. Ba‘dehû aşbâz donluk sâhibine on iki gün müft ziyâfet eder. Kânûnları budur. {Kaçan kim şâh ve bir sipehsâlâr sefere gitse cemî‘î ordularında keçe obalı ve keçe haymeli aşbâzlarından ziyâde asker ve hayme ve bazâr yokdur. Zirâ cümle askerîsi ordu aşbâzlarına muhtâclardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302b ·
metinde göster ·
… ir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i
askerîsi
dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdi …
Ve paşanın tahtı Silisre sancağında hâslarının on iki voyvodalığ vardır. 118a Hass-ı hümâyûnu bu voyvodalıklardan hâsıl olur. Evvelâ hâs-ı Babadağı, altı kîse muhâsebesi vardır. Hâs-ı Karasu ve hâs-ı Dobruca ve hâs-ı Deliorman ve hâs-ı Hacıoğlubâzân ve hâs-ı Eskicum‘a ve hâs-ı Pirevadi ve hâs-ı Aydos ve hâs-ı Karnıbat ve hâs-ı şehr-i Silistre. Bu tahrîr olunan hâsların mâlıyla paşa askeriyle sefer eşer ve bu Silistre şehri kânûn üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz akçe pâyesiyle mollalara sadaka alınmışdır. Kazâ-yı hükûmetinde cümle (---) aded nâhiye kurâları var kim her biri birer rabta-misâl ma‘mûr kurâlardır. Senede kadısına otuz kise hâsıl olduğuna şübhe yokdur. Hatta zamânımızda mukîm efendi kırk kîse mâl oldu. Zîrâ re‘âyâsı şer‘-i şerîfe gâyet mutî‘lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz zabtı üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü] cinâyetiyle cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna Kapudanı Maksûd Ağa'dır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir. Biri dahi sipâh kethüdâyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi muhtesib ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. Biri dahi balık emînidir kim yetmiş yük akçe iltizâmdır. Özi kal‘asıyla kırk pâre kal‘a kullarına bu balık emîni mevâcib verüp paşanın arzına altı kîse verüp paşanın arzı mûcebince der-i devlete balık emîninin muhâsebesi görülür. Bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır. Ve bir hâkimi dahi mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdir. Ve'l-hâsıl on sekizinci hâkimi çeribaşıdır kim cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar bu çeribaşı cem‘ eder. Tâ bu mertebe âbâdân ve mazbût eyâletdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b–118a ·
metinde göster ·
Cümle re‘âyâsı Erdel keferesi ve Eflâkan mugânlarıdır. Bunun da
askerîsi
Potur ve Boşnaklardır kim Tımışvâr ve Lipova halkı gibi serhadli esbâblar geyer …
Cümle re‘âyâsı Erdel keferesi ve Eflâkan mugânlarıdır. Bunun da askerîsi Potur ve Boşnaklardır kim Tımışvâr ve Lipova halkı gibi serhadli esbâblar geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122b ·
metinde göster ·
… r eyle izdihâm idi kim benî Âdem'den ayak basacak yer yok idi. Ve dörd bin aded
askerîsi
kefereleri dahi bunda âmâde idiler. Ve mahbûb u mahbûbesi ve bâğ u bâğçesi bî-h …
Ve asker-i İslâm havfından cümle kurâları halkı gelüp kal‘aya girdiklerinden derûn-ı hisâr eyle izdihâm idi kim benî Âdem'den ayak basacak yer yok idi. Ve dörd bin aded askerîsi kefereleri dahi bunda âmâde idiler. Ve mahbûb u mahbûbesi ve bâğ u bâğçesi bî-hisâb ve bî-kitâbdır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7b ·
metinde göster ·
… z Macarı kal‘alarındandır. İçinde aslâ Nemse askeri yokdur. Cümle bin kadar Saz
askerîsi
vardır. Bu dahi bir havâleli yerde bir küçük taş binâ kal‘acıkdır, lâkin maşrık …
Lisân-ı Saz Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ Erdel'e tâbi‘ Saz Macarı kal‘alarındandır. İçinde aslâ Nemse askeri yokdur. Cümle bin kadar Saz askerîsi vardır. Bu dahi bir havâleli yerde bir küçük taş binâ kal‘acıkdır, lâkin maşrık cânibi bir sahrâ-yı behişt-âsâdır ve bâğ u bâğçe ve mahsûllü bostânları bî-hisâbdır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûbları gâyet mergûb ve matlûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
… rallarına tâbi‘dir, lâkin Saz Macarı hâkindedir. İçinde Kemen Yanoş hazînesi ve
askerîsi
olmak ile kapudanı itâ‘at [etmeyüp] ol gün asâkir-i İslâma bin pâre top atdı.
Erdel Macarı lisânınca Foğraş (---)(---) demekdir. Erdel krallarına tâbi‘dir, lâkin Saz Macarı hâkindedir. İçinde Kemen Yanoş hazînesi ve askerîsi olmak ile kapudanı itâ‘at [etmeyüp] ol gün asâkir-i İslâma bin pâre top atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27a ·
metinde göster ·
… burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Venedik hükmündedir kim kapudanları Fireng ve
askerîsi
cümle Arnavud kefereleridir.
Bu iki deniz mâbeyni on konak yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir burundur kim Mora vilâyetinde Manya burnu gibi cengelistân ve sengistân yalçın ve bî-hâsıl dağlardır kim nısfına Kara Dağlar ve nısfına Kilimente dağları derler. Kırk yedi bin tüfeng-endâz zîr [ü] zeber-dest Arnavud kâfirleridir kim mukaddemâ İskenderiyye'ye tâbi‘ler idi, cezîre-i Girid gazâsından berü bu kâfirler Venedik'e tâbi‘ olup Kandiye kal‘asına imdâda gider. Ve bu Kilimente burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Venedik hükmündedir kim kapudanları Fireng ve askerîsi cümle Arnavud kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35b ·
metinde göster ·
… ethudâsı var, ammâ erbâb-ı zu‘amâ [ve] alaybeğisi Nigebolı sancağındadır. Bunun
askerîsi
top-keşân Yörükânlarıdır.
Bu şehir yüz elli akçe şerîf kazâdır ve müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve harâc ağası ve çeribaşı ve yüzbaşı ve muhtesibi ve şehir kethudâsı var, ammâ erbâb-ı zu‘amâ [ve] alaybeğisi Nigebolı sancağındadır. Bunun askerîsi top-keşân Yörükânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a ·
metinde göster ·
… dörd aded kal‘aların cümle bin sekiz yüz aded cılasın ve gâzî vü tüvânâ ve fetâ
askerîsi
vardır kim her biri birer kal‘a değer şehbâz yiğitlerdir kim aslâ hîle vü hud‘a …
Ve bu iki aded Gabele kal‘asının ve Norin kal‘asının ve Korpi kullesinin bu mezkûr dörd aded kal‘aların cümle bin sekiz yüz aded cılasın ve gâzî vü tüvânâ ve fetâ askerîsi vardır kim her biri birer kal‘a değer şehbâz yiğitlerdir kim aslâ hîle vü hud‘a ve kizb ü bühtân ve gıybet ü mesâvî bilmez gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… r mertebe sâhibleri cümle pâk ü müsellah kavm-i askerîdir, ammâ piyâde tarabans
askerîsi
çokdur. Bunların cümle sancağ u bayraklarında iki kanatların açmış şâhîn kuşu t …
Niçe bin gûne anlara müte‘allık ıstılâhları var, ammâ bununla iktifâ etdik. Bu mezkûrlar vilâyetin nizâm [u] intizâmına pâdişâh tarafından hâkimlerdir. Bu mezkûr mertebe sâhibleri cümle pâk ü müsellah kavm-i askerîdir, ammâ piyâde tarabans askerîsi çokdur. Bunların cümle sancağ u bayraklarında iki kanatların açmış şâhîn kuşu tasvîri alâmeti taşırlar ve her mertebe sâhiblerinin koşlarında bir gûne tablbâzlar çalınup alay alay olup pür-silâh giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102b ·
metinde göster ·
… arşa pür-silâh askerdir. Ol [ka]dar bâr [u] büngâhları yokdur. Salt ve sebükbâr
askerîsi
çokdur.
Kamusu seksen yedi bin askerdir, ammâ hemân ashâb-ı güzîn berisinde gûyâ Tatarşa pür-silâh askerdir. Ol [ka]dar bâr [u] büngâhları yokdur. Salt ve sebükbâr askerîsi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… in nısfı kavm-i Heşdek Tatarıdır kim mü’min ve muvahhid müslimlerdir. Ve nısf-ı
askerîsi
Maskov keferesidir kim cümle müslim ve kefere (---) aded güzîde leşkere mâlikdi …
Hâlâ dest-i Maskov'dadır, ammâ cümle re‘â[yâ]sı ve berâyâsı ve askerîsinin nısfı kavm-i Heşdek Tatarıdır kim mü’min ve muvahhid müslimlerdir. Ve nısf-ı askerîsi Maskov keferesidir kim cümle müslim ve kefere (---) aded güzîde leşkere mâlikdir. Başka vezîr nâmında kapudan hâkimi vardır. Ve başka kırk pâre gemi sâhibi Edil nehri kapudanı vardır kim üç bin Kazak keştîbân cünûd-ı cünüblere mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169a ·
metinde göster ·
… elerinin reng-i rûyları humret üzre olup halkı gâyet müsin olurlar. Ammâ kefere
askerîsi
tâ’ifeleri ekseriyyâ kavm-i Mujikdir, bahâdır değillerdir. Eğer aralarında Heşd …
Der-ihsân-ı âb [u] hevâ-yı câvidân: Suyu nehr-i Edil'dir ve gâyet serî‘u'l-hazmdır, ammâ hevâsı katı şedîd olduğundan halkının ekseri eğri belli büğrülerdir. Ve mahbûb u mahbûbelerinin reng-i rûyları humret üzre olup halkı gâyet müsin olurlar. Ammâ kefere askerîsi tâ’ifeleri ekseriyyâ kavm-i Mujikdir, bahâdır değillerdir. Eğer aralarında Heşdek Tatarları olmasa bu şehri Kalmık Tatarları çokdan almışdı. Anıniçün her sene bu vilâyete Maskov kralı onar bin kadar yeniden Mujik kavmi asker imdâd gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… ılı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı hâlâ Girid yılından berü cümle Mora
askerîsi
ile kapudan paşa ile erbâb-ı tîmârları sefer eşerler, zîrâ cümle Mora eyâleti a …
Hâss-ı hümâyûnu ve erbâb-ı tîmârı ve erbâb-ı ze‘âmeti ve alaybeğisi ve çeribaşıları cümle Ebü'l-feth'in kânûnu üzre Gördüs kal‘asında tahrîr olunmuşdur, ammâ bu Süleymân Hân asrında Mora paşalarına taht olmuşdur, ammâ mâl defterdârı ve muhassılı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı hâlâ Girid yılından berü cümle Mora askerîsi ile kapudan paşa ile erbâb-ı tîmârları sefer eşerler, zîrâ cümle Mora eyâleti askeri deryâ seferine me’mûrlardır. Ancak Mora Paşası Ankebût Ahmed Paşa kethudâlığından çıkma Hasan Paşa Mora paşası olup muhassıllık ile âlî mansıb olup Benefşe kal‘asın muhâfaza edüp cezîre-i Girid'e asker geçirmeği me’mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a içinde iki aded küçücük kenîseleri ve cümle iki bin aded soltat mortat
askerîsi
var ammâ cümlesi ac u zâc ve bir habbe ve nukraya muhtâc susuz ve bâğ u bâğçesi …
Ve kal‘a içinde iki aded küçücük kenîseleri ve cümle iki bin aded soltat mortat askerîsi var ammâ cümlesi ac u zâc ve bir habbe ve nukraya muhtâc susuz ve bâğ u bâğçesiz cezîre-i bî-amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… urlar. Ve erbâb-ı ma‘ârif kânıdır. Ve cümle halkı fukarâ muhibbidir. Ve erbâb-ı
askerîsi
küheylân esb-i sabâ Y 13a peymâlara süvâr olup sayd [u] şikâra mâyillerdir. V …
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesine nihâyet yokdur. Gâyet çokdur kim anların hakkında niçe kasâyid ve penç beyt ve şehrengîzler etmişlerdir. Gerçi Anatolu'da Türkistân vilâyetdir, ammâ ulemâsı ve fuzalâsı ve şu‘arâsı gâyet çokdur. Zîrâ halkı safâ ve zevk ile alûdedirler. Gam ve gussadan berîlerdir. Ve sıbyân [u] tıflânları gâyet necîb ü reşîd olurlar. Ve erbâb-ı ma‘ârif kânıdır. Ve cümle halkı fukarâ muhibbidir. Ve erbâb-ı askerîsi küheylân esb-i sabâ Y 13a peymâlara süvâr olup sayd [u] şikâra mâyillerdir. Ve dest-i bâzûlarında bâzlar ve balaban ve şâhinler ile ve kelb-i mu‘allemler ile dâ’imâ şikâra mâyillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y12b–Y13a ·
metinde göster ·
"Hayre delâlet et, Allâh ile ahdim olsun, Mısır'ı feth edersem seni mustakil Mısır hâkimi edeyim ve murâd [u] maksûdun kadar sana asker vereyim, hemân iş gör, göreyim seni" deyü çok Y 48b istimâletler verüp haddinden ziyâde ihsân [u] in‘âmlar görüp Rûmeli'nde Hayre Bay'a Köstendil sancağı ihsân olunup Mısır gazâsına gelirken Halebü'ş-şehbâ altına meks oldukda Hayre Beğ hakkâ ki hizmetler edüp anın re’yiyle cümle Haleb ulemâsı ve sulehâsı ve e’imme ve hutabâsı ve meşâyih ve cümle askerîsi Haleb'in miftâhların Selîm Şâh'ın huzûruna getürüp cümlesi ihsân-ı pâdişâhî ile şerefyâb olup sene 921 târîhinde Haleb amân ile feth olunup eyâleti Karaca Paşa'ya ve mevleviyyeti Çömlekcizâde Kemâl Çelebi'ye sadaka olunup Selîm Şâh deryâ-misâl mansûr u muzaffer olmuş askerle Haleb'de Hünkâr sarâyında meks edüp Ulu câmi‘de Hazret-i Zekeriyyâ'yı ve sâ’ir âyân [u] kibâr-ı evliyâullâhları ziyâret edüp ruhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48a–Y48b ·
metinde göster ·
… Bürke'ye çıkdıkda paşaya ve huccâca ta‘zîmen mezkûr yeniçeriler ve cümle Mısır
askerîsi
ale'l-umûm bir alay ederler kim ta‘bîr olunmaz.
Ve Mısır vezîri Mısır'a girdikde ve ma‘zûlen eğer mu‘azzez çıkarsa ve mahmel-i şerîf emîr-i hac ile Bürke'ye çıkdıkda paşaya ve huccâca ta‘zîmen mezkûr yeniçeriler ve cümle Mısır askerîsi ale'l-umûm bir alay ederler kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65a ·
metinde göster ·
Circe hükmünde kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle yetmiş pâre kurâdan kırk kîse mâlı ve bin erdeb gılâli tahsîl eder. Gayrı askerîsi aslâ yokdur. Füvve Q 309aP 306a kazâsı nâhiyesidir, haftada bir nâ’ib gelüp hükm eder. Bir câmi‘i ve bir dârışeddi ve altmış aded hânelerinden gayrı amârdan bir eser yokdur, ammâ mahsûlâtı çokdur. Ve cümle re‘âyâsı asfûr zirâ‘at ederler, âdem kaddi hâsıl olur, dikenli ağac şekilli bir nebâtâtdır. Nergis şükûfesi gibi asferü'l-levn iri şükûfesi olur, bir hoş-bû râyihası vardır. Bahârın re‘âyâ cem‘ edüp Y 379a boya içün Frengistân'a gider. Tüccârları kantârın altmış yetmiş guruşa alırlar. Bu şükûfesinden sonra kemâlin bulup tohumlanır. Ba‘dehu tohmun cem‘ edüp erdebin üç guruşa fürûht ederler. Mısır'da ve gayrı şehirlerde yağın çıkarırlar. Susam yağından lezîz bir sarı yağdır. şehriye ve bulgur pilâvında müşk ü amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli lezzet verir. Ve kanâdîllerde ihrâk olunsa meş‘ale-misâl şu‘le verir. El-hâsıl gâyet mahsûllü şeydir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378b–Y379a ·
metinde göster ·
ve elli bin Berberî ve zâğî re‘âyâsı vardır. Zirâ‘at edüp ganîmet ederler. Hamd …
Bu kal‘anın yedi yüz askerîsi ve elli bin Berberî ve zâğî re‘âyâsı vardır. Zirâ‘at edüp ganîmet ederler. Hamd-i Hudâ bu şehirde buğday ekmeği gördük. Rûz-merre Hâkim Dâyimüddîn Kan iki yüz ekmek ve birer koyun ve iki kazan yağ ve bir cerre bal Y 397a ve elli şenbe(?) at yemi pâk arpa gelirdi. Ganîmet şehirdir, ekseriyyâ mahsûlâtları darıdır ve hûrmâdır. Ve besâtînlerinde kavunu ve karpuzu çok olur. Ve bir gûne küçük atları vardır, ammâ gâyet şâtırdır. Develeri sahrâlarda sürü sürü ve bî-hisâbdır. Koyunları ve keçileri ve sığırları kezâlik lâ-yu‘addır. Ve Kan sarâyında bir fîl yavrusu var idi, gâyet munîs olmuş, herkes ile lu‘bedebâzlık ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396b–Y397a ·
metinde göster ·
ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından b …
Hulâsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını gâh sarâyda gâh kasr-ı (---) vîrân sakfda ve gâh Taşyatır sarâyında yatırup haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---)(---)(---) ikâb itâb azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl (---)(---)(---) bir iki kerre çok olur, zîrâ böyle işler var iken vezîr vaz‘ eylemişlerdir. Ve gâh Kâsımlı ve gâh Zülfikârlı (---)(---) öyle biri biriyle hasm olup Rûmeli Meydânında ceng-i azîm olup meydân (---)(---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara leşler kara tağlar gibi yığılup (---)(---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Hasan câmi‘ine ve Sultân Mü’eyyed Q 353aP 347a câmi‘ine kapanup ceng-i azîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·