… atde sür‘at ile gidüp yine kal‘a-i Şıkıf altında askere dâhil olup gice derûn-ı
askerde bir
güft-gû olup "Ordu-yı İslâm'ı kırk bin tüfenk-endâz Dürüzî basacak imiş" deyüp …
Bu kal‘ada bir gice subaşı Saçlıoğlan'da mihmân olup ertesi yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde sür‘at ile gidüp yine kal‘a-i Şıkıf altında askere dâhil olup gice derûn-ı askerde bir güft-gû olup "Ordu-yı İslâm'ı kırk bin tüfenk-endâz Dürüzî basacak imiş" deyüp niçe hây-hûy olup ol gice ordu-yı İslâm'ın cânib-i erba‘asına niçe bin tüfenk-endâz kemîngâhları konulup âmâde durdular. Tâ ki nısfu'l-leyl oldu, el-azametullah Cebelü'l-Lübnân'ın üzerinde niçe bin fitîl çerâğân görünüp bir "Hûbâr", sadâsı kopdu kim zemîn [u] âsumân dir dir ditreyüp ne cânibden ordu-yı İslâma şebhûn hücûmlar etdilerse kemîngâhda âmâde olan guzât-ı Müslimîn üzre uğrayup dendân-ı seyf-i Murtezâ Paşa'dan geçüp münhedimen hâ’ib ve hâsir gitdiler. Ertesi ale's-sabâh bir gün mukaddem tuğlar ileri gitmesin ma‘kûl görmeyüp cümle asâkir-i zafer-şi‘âr bir topdan kalkup yine cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
… le müşkil işlerimiz suhûletle âsân olur ve hândan intikâm aluruz." deyü derûn-ı
askerde bir
sürûr u şâdımân olup halkdan kesâfet kalkup âlât-ı silâhlarına mukayyed olup ce …
Hamd ol Allah'a kim kal‘a-i Van Timur'un türâbı rahnesinden halâs olup cümle asker-i İslâm da meşakkatden berî oldular. Ve cemî‘i halk, "İnşâallah uğurdur, cümle müşkil işlerimiz suhûletle âsân olur ve hândan intikâm aluruz." deyü derûn-ı askerde bir sürûr u şâdımân olup halkdan kesâfet kalkup âlât-ı silâhlarına mukayyed olup cenge âmâde olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 262a ·
metinde göster ·
… z. Sizin sizde ve bizim bizde" deyü azîm gavgalar olup sehel kaldı kim {miyân-ı
askerde} bir
azîm ceng [ü] cidâl ve harb olayazdı.
Âhir-i kâr asker-i İslâm içinde bir gayrı gûne nizâ‘ düşüp, "Cümle üsârâ cümle asker ile pây-berâber değildir. Evvel varup biz kal‘a-i İspilet altında cân u baş oynadup üç gün üç gece ceng-i azîm edüp bu kadar mâl-ı ganâ'im aldık. şikâr evvel alanındır. Sonra siz geldiniz. İki bin asker idiniz. Sizler ve bizler yek-dil [ü] yek-cihet olup kâfirleri kırdık. Ol cengde alınan mâl-ı ganâ'im ve esîrlere karışmazız. Sizin sizde ve bizim bizde" deyü azîm gavgalar olup sehel kaldı kim {miyân-ı askerde} bir azîm ceng [ü] cidâl ve harb olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·