… ahm-ı zâ’id yumru şiş hâsıl olur ve bu nehr kenarında cümle Tatar-ı sabâ-reftâr
askeriyle meks
edüp bir çemenzâr ve şükûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı ku …
Menzil-i Burabay nâm mahalde meks etdük. Bu mahalde dahi Azak kal‘asının cânib-i garbîsi mukâbilinde Azak denizine munsab olan nehr-i Ulu Tün'ün bir fırkası dahi cereyân edüp yine bahr-i Azağ'a munsab olur. Bu nehr-i azîm Moskov vilâyetinin (---) nâm şehrinin dağlarından gelüp üç yerden Azak denizine katılır. Sazlık ve kamışlık içinden gelmek ile ol kadar lezîz değildir. Ve bu nehrin sâhilinde olan kavmin ekseriyyâ reng-i rûları zerdî-rûdır. Ve boğazlarında kuşka ta‘bîr etdükleri bir lahm-ı zâ’id yumru şiş hâsıl olur ve bu nehr kenarında cümle Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle meks edüp bir çemenzâr ve şükûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı kurup sekiz kerre yüz bin alaşa atlarımız çemenzâra cıvarup bir gice anda mihmân olup safâ edüp bu menzilde üç yüz at boğazlayup tenâvül olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b ·
metinde göster ·
Menzil-i sahrâ-yı Hilevne: Bu mahalde Melek Ahmed Paşa deryâ-misâl
askeriyle meks
edince cümle etrâfda olan kâfiristân kal‘alarına havf u haşyet düşüp, "Yine elb …
Menzil-i sahrâ-yı Hilevne: Bu mahalde Melek Ahmed Paşa deryâ-misâl askeriyle meks edince cümle etrâfda olan kâfiristân kal‘alarına havf u haşyet düşüp, "Yine elbette bir cânibi nehb u gâret ve hasâret eder" deyü bîm u ru‘blarından cemî‘i âsî kal‘alarından elçiler ve bî-hisâb tuhaf u tefâruk makûlesi hedâyâlar gelmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
… mahalle Siyâvuş Paşa karındaşı Abaza Sarı Arslan Hüseyin Paşa Tımışvar eyâleti
askeriyle meks
edüp "Âyende vü revende Asâkir-i İslâm'a emn-i tarîk olsun" deyü bu mahalle ask …
Ba‘dehu sene 1071 târîhinde Serdâr Alî Paşa ile kal‘a-i Varat fethine gitdiğimizde bu mahalle Siyâvuş Paşa karındaşı Abaza Sarı Arslan Hüseyin Paşa Tımışvar eyâleti askeriyle meks edüp "Âyende vü revende Asâkir-i İslâm'a emn-i tarîk olsun" deyü bu mahalle asker üşürüp bir haftanın içinde bu Fekte Batur kal‘asın müceddeden inşâ etdi kim hâlâ ma‘mûr olup kal‘a-i Yanova ile kal‘a-i Varat mâbeyninde bir cây-ı emân palanka-i ehl-i îmân olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a ·
metinde göster ·
… urbundan tâ Nazarete nâm liman kenârına varınca kal‘a mukâbelesinde Kaplan Paşa
askeriyle meks
edüp tarfetü'l-ayn içre cemî‘i askerine ve cümle pâyzenlerine Hanya kal‘ası cir …
Ammâ Kaplan Paşa tarafından niçe bin aded tüfengler atılup şâdımânîler ederek saf saf ubûr edüp Kanlı Mağârâlar kurbundan tâ Nazarete nâm liman kenârına varınca kal‘a mukâbelesinde Kaplan Paşa askeriyle meks edüp tarfetü'l-ayn içre cemî‘i askerine ve cümle pâyzenlerine Hanya kal‘ası cirminde bir tabur-ı azîm handakları kazdırup içinde üç yüz aded hayme ve hargâhlar ve elli aded kadırga tenteleri kurulduğun küffâr kal‘adan görüp "Âyâ bu ne gûne asker imdâdıdır" deyü Kaplan Paşa ordusuna liman kullesinden ve Göllük taraflarından ol kadar balyemez top gülleleri urdu kim ta‘bîr olunmaz, ammâ hamd-i Hudâ asâkir-i nusret-me’sere aslâ bir zarar isâbet etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
etmişken mukaddemâ Anapoli'de kalan donanmamız cümle askeriyle ve cümle Moton v …
Paşa-yı kâmkâr bu limanda cümle askeriyle meks etmişken mukaddemâ Anapoli'de kalan donanmamız cümle askeriyle ve cümle Moton ve Koron ve Holumiç ve Gastun ve Avarin ve Ballıbadra ve İnebahtı ve Aya Mavra ve Pireveze firkateleri cümle askerleriyle pür-silâh imdâda gelüp üç kerre üçer yaylım top u tüfengler şâdımânları edüp Zarnata limanında lenger-endâht olup yatdıklarında ordu-yı İslâm ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
… ârınca gider. Görse kim ol mahalde bu nehir bir kayadan çıkar. Anda andan cümle
askeriyle meks
edüp kırk gün ol ayn-ı zülâlden nûş edüp öbür karnı dahi düşüp İskender boynuzl …
Bitlîs şehri içinden gelen nehirden nûş edince hazz edüp atf-ı ınânı ol cânibe çevirüp Bitlîs şehrine geldikde kal‘a altında nehir yine iki kol olur. Çârsû içinden gelenden nûş edüp safâ etmez, ammâ kal‘a altından gelen nehr-i (---) nûş edince hayât-ı câvidân bulup ol sâ‘at boynuzun biri düşüp biri kalır. Hamd-i Hudâ, deyüp ol nehir kenârınca gider. Görse kim ol mahalde bu nehir bir kayadan çıkar. Anda andan cümle askeriyle meks edüp kırk gün ol ayn-ı zülâlden nûş edüp öbür karnı dahi düşüp İskender boynuzlarından halâs olup veca‘ından berî oldu."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11a ·
metinde göster ·