… imize ri‘âyet edin." dedikde, Karni beği eydür: "Sultânım bizim çadırlarımız ve
askerlerimiz
vardır. Çadırlarımıza giderıh." dedikde, Hemân Paşa
Her birine birer gûne ta‘n-âmîz cevâblar söyleyüp "Van ağaları ve Ercîş ve Âdilcevâz beğleri bu yiğitceğizleri sizlere müsâfir verdim, beğlerimize ri‘âyet edin." dedikde, Karni beği eydür: "Sultânım bizim çadırlarımız ve askerlerimiz vardır. Çadırlarımıza giderıh." dedikde, Hemân Paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273a ·
metinde göster ·
Kâfirler bizi gördüler kim bunlar bir alay yayan âdemlerdir. "Her kaçan olsa bunlar bu sahrâda bizimdir" deyü küffâr-ı hâksâr deyyâr bize bakmayup Firârî tahallus eden askerlerimiz kovarak ölüleri 104a dirilerine binerek gitdiler, ammâ küffârın yayanları kalup bu kerre birkaç top ile bizim yayanları döğmeğe sataşdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b–104a ·
metinde göster ·
… miz geldi ve dahi Diyârbekir ve Erzurûm ve Şâm-ı Trablus'dan dahi imdâd gelecek
askerlerimiz
vardır" deyince hemân içerden küffâr-ı hâksâr kâr-ı inkisârda olup ol gün ol ge …
"Vallâhi Tatar ile yüz elli bin aded askerimiz geldi ve dahi Diyârbekir ve Erzurûm ve Şâm-ı Trablus'dan dahi imdâd gelecek askerlerimiz vardır" deyince hemân içerden küffâr-ı hâksâr kâr-ı inkisârda olup ol gün ol gece dîvârlarda[n] ve mazgallardan kefere vü fecereler baş göstermeyüp aslâ top u tüfeng atmayup müşâverelere {girüp} "Kal‘ayı vere ile vermelerine turvin şirvin ederler" deyü keferelerden istimâ‘ olunup asker-i İslâm ile küffâr câ-be-câ söyleşmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
dahi gelüp yetişdiklerinde anlara cümle mâl-ı ganâ’imi ve cümle esîrleri ve cem …
Ba‘dehu gerüden yayan(?) olan askerlerimiz dahi gelüp yetişdiklerinde anlara cümle mâl-ı ganâ’imi ve cümle esîrleri ve cemî‘i kâfir kellelerin piyâde pandurlara verüp Sührâb Mehemmed Paşa salt ve sebükbâr olup esîr olan keferelerden on iki esîr kulağızlar alup kâfirin Perast kal‘asına ve Kotur kal‘asına firâr eden küffârları kovarak ve kırarak tâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
var idiler ve câ-be-câ askerimiz dağları geyüp(?) firâra yüz tutdular. Ardların …
Tâ şu mertebe gâfil askerlerimiz var idiler ve câ-be-câ askerimiz dağları geyüp(?) firâra yüz tutdular. Ardlarınca asker ta‘yîn olunup erdikleri yerde firâr edenleri kırdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22a ·
metinde göster ·
… r-i İslâmda ise henüz bin kadar atlı asker-i İslâm ancak var. Cümlesi har-süvâr
askerlerimiz
var. Hattâ hakîr Mora vilâyetinden bir at geçirdim. Anı dahi elimden beş yüz gu …
Bizim asker-i İslâmda ise henüz bin kadar atlı asker-i İslâm ancak var. Cümlesi har-süvâr askerlerimiz var. Hattâ hakîr Mora vilâyetinden bir at geçirdim. Anı dahi elimden beş yüz guruşa alup hakîr dahi bi'z-zarûrî çemender-süvâr oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·