… mi karada olmağile ol gece kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret edüp üç bin mikdârı
at ve
katır ve hımâr bulup subh-ı sâdık oldukda gemilerden karaya düşmüş, pâymâl-i ri …
Âhirü'l-emr küffâr yine mağlûp olmak sadedinde iken eyyâm muhâlif olup cümle ehl-i İslâm ve cümle küffâr-ı sâhib-esnâm keştîleri ile karaya düşünce azamet-i Hudâ Arab'ın mahâret-i azîmi karada olmağile ol gece kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret edüp üç bin mikdârı at ve katır ve hımâr bulup subh-ı sâdık oldukda gemilerden karaya düşmüş, pâymâl-i rimâl olmuş ac u zâc olup şaşmış, küffâr-ı hâksâr içre aç kurd gibi Arab hayyâlleri girüp yedi sâ‘atde yigirmi üç bin kâfiri pây-beste ve dil-haste edüp esîr etdiler. Ve gark olan gemilerinden ol kadar mâl-ı hazâyinler aldılar kim hisâbın muhtesib-i Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21a ·
metinde göster ·
… 'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i
Atina ve
kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle …
İbtidâ Tuna Belgradın muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut kal‘ası, Varsak Kara{hisârı} kal‘ası, vilâyet-i Germiyan'da Kütâhiyye kal‘ası ve Karaman'da Ermenak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve Sudak ve Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
… ‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu der-i sa‘âdete mânend beyâz mermer-i hâm
atebeli ve
kat-ender-kat kirişme zıhlı ve külüplü ve medeneli bir bâb 44b görülmüş değil …
Ammâ bu haremin kıblesi cümle kapulardan âlî bir musanna‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu der-i sa‘âdete mânend beyâz mermer-i hâm atebeli ve kat-ender-kat kirişme zıhlı ve külüplü ve medeneli bir bâb 44b görülmüş değildir. Cümle beyâz mermer-i hâmdır. Üstâd-ı mermer-trâş cümle taşları birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a–44b ·
metinde göster ·
… lunan bu sancaklardır kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve
Atak ve
Pertek ve Çapakçur ve Çermik. Ve mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem olan sancak …
Ve yurdluk ve ocaklık tarîkiyle tasarruf olunan bu sancaklardır kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve Atak ve Pertek ve Çapakçur ve Çermik. Ve mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem olan sancak hâkimlerine Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından bir emir sâdır olsa anların elkâblarında cenâb yazılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
Ve galebe dîvân oldur kim üç ay başında cemî‘i kula mevâcib çıka yâhûd bir kıraldan elçi gele ol gün rûz-ı mahşerden nişân verir bir dîvân-ı azîm olur kim iki yüz cevâhire müstağrak küheylân atlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân zer-ender-zere müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve zerdûs halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın eyle tezyîn ederler kim elçiler gördükde dem-beste ve hayrân olurlar. Ve rûz-ı ıydeyn dîvânlarında ibtidâ Tatar hânlardan biri andan şeyhülislâm ve sâ’ir ulemâ ve andan sadrıa‘zam ve sâ’ir vüzerâ dest-bûs edüp tabl u nefîr ve sûrnâ ve nakare sadâsından âdeme dehşet hâsıl olup rû-yı deryâda olan niçe bin pâre keştîlerin top u tüfeng şâdumânından Belde-i tayyibe 57a içre bir azîm sît ü sadâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56b–57a ·
metinde göster ·
Ve yine vak‘a‘-i Osmân'da ol gece iç ağaları kapu ağasın pâreleyüp sabâhın leşin taşra atdılar ve Atmeydanı'nda leşini tuç ejdere asdılar, ayaklarından. Abaza Mehemmed Paşa Erzurûm'da isyân etdi ve} hatt-ı şerîf yazup 61b sadrıa‘zamlık Dâvûd Paşa'da karâr etdi ve ol gün aşkıyâ ve zorbalar niçe bin hânedânları yağmâ etdiler. Bir kaç günden vezâret Mısır'dan ma‘zûl Merre Hüseyin Paşa'ya verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a–61b ·
metinde göster ·
… iken Atmeydânı'ndaki Receb Paşa sarâyında katl edüp cesedin aşağı Atmeydânı'na
atdılar. Ve
Receb Paşa'nın katli ve Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu sene …
Husrev Paşa'nın azli ve Hâfız Ahmed Paşa'nın tekrâr vezâreti ve Husrev Paşa'nın Tokat'da katli. (---)(---)(---)(---)62a Ve Receb Paşa'nın vezâreti ve Defterdâr Mustafâ Paşa'yı Atmeydânı'nda sinirinden çınâra asdılar. Ve Hâfız Ahmed Paşa'yı Murâd Hân huzûrunda hançer-i ser-tîz üşürüp pâre pâre etdiler, {yevmü's-sülesâ fî Receb sene 1041.} Ve Yeniçeri Ağası Hasan Halîfe'yi katl etdiler. Ve Mûsâ Çelebi'yi musâhib-i şehriyârî iken Atmeydânı'ndaki Receb Paşa sarâyında katl edüp cesedin aşağı Atmeydânı'na atdılar. Ve Receb Paşa'nın katli ve Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu sene 1041.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b–62a ·
metinde göster ·
… end ve şîrâzî ve hevâyî ve karakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden
atma ve
kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî …
Pehlivânların fünûnlarından ters kabza ve iç kabza ve tış kabza ve kesme ve kesme-bend ve şîrâzî ve hevâyî ve karakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden atma ve kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanbaşı ve sergele ve Tâlût bendi ve Alî bendi, ve'l-hâsıl Hazret-i Risâlet huzûrunda cümle kemer-beste ve miyân-beste olan pehlivânlardan Hazret-i Ma‘dî Kereb ve Hazret-i Ukayl ibn Ebî Tâlib (ve Hazret-i Ma‘dî Kereb) ve Süheyl-i Rûmî ve Sa‘d ve Sa‘îd ve Hazret-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve (---) Haddâd ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Hamza ve Hazret-i Mâlik Ejder bu cümle Ashâb-ı güzîn Hazret-i Risâlet huzûrunda küşte-gîrlik ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71b ·
metinde göster ·
… rakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden atma ve kabak dikme ve kabak
atma ve
girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanb …
Pehlivânların fünûnlarından ters kabza ve iç kabza ve tış kabza ve kesme ve kesme-bend ve şîrâzî ve hevâyî ve karakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden atma ve kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanbaşı ve sergele ve Tâlût bendi ve Alî bendi, ve'l-hâsıl Hazret-i Risâlet huzûrunda cümle kemer-beste ve miyân-beste olan pehlivânlardan Hazret-i Ma‘dî Kereb ve Hazret-i Ukayl ibn Ebî Tâlib (ve Hazret-i Ma‘dî Kereb) ve Süheyl-i Rûmî ve Sa‘d ve Sa‘îd ve Hazret-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve (---) Haddâd ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Hamza ve Hazret-i Mâlik Ejder bu cümle Ashâb-ı güzîn Hazret-i Risâlet huzûrunda küşte-gîrlik ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71b ·
metinde göster ·
… Malta küffârına ığmâz-ı ayn edüp limanlarına kodular ve cümle Kızlar Ağası'nın
atları ve
kısrakları ve mâl-ı ganâyimin Hanya kal‘asında bey‘ [ü] şirâ etdiler. Bu ahvâl- …
Bu Hanya küffârı bu sulh [u] ahidnâmeye muhâlefet edüp Malta küffârına ığmâz-ı ayn edüp limanlarına kodular ve cümle Kızlar Ağası'nın atları ve kısrakları ve mâl-ı ganâyimin Hanya kal‘asında bey‘ [ü] şirâ etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâl, İbrâhîm Hân'a mün‘akis olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b ·
metinde göster ·
… lüp salât-ı cenâze edâ olunup na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın tâbûtu önü sıra ters eğerli
atlar ve
cümle vüzerâ siyâh nikâblar örtünüp mü’ezzinler Arapça diyerek tâbût-ı İbrâhî …
Na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ı techîz ü tekfîn edüp {Hâsoda önünde gasl edüp dîvânhâne önünde serviler altında cenâze namâzına er kişi niyetine deyüp cümle vüzerâ ve vükelâ cenâze-i İbrâhîm Hân'a hâzır olup Abdürrahîm müftî idi, imâm olup Mehemmed Hân dahi namâza gelüp salât-ı cenâze edâ olunup na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın tâbûtu önü sıra ters eğerli atlar ve cümle vüzerâ siyâh nikâblar örtünüp mü’ezzinler Arapça diyerek tâbût-ı İbrâhîm Hân'ı ammisi Mustafâ merkadine götürdüler} ammisi Sultân Mustafâ türbesinde yanına defn edüp Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Rûm'a müstakil pâdişâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… varınca vilâyet-i Boğdan ihrâk bi'n-nâr olup elli bin esîr ve on kerre yüz bin
at ve
sığır ve lâ yu‘ad ve lâ yuhsâ koyun, keçi ganîmet olunup sâ’ir akmişe-i fâhire …
Çapul-ı vilâyet-i Boğdan be-dest-i Kalga Sultân Mehemmed Geray Hân: Boğdan diyârının taht-ı menhûsu olan Yaş şehri tâ Fohşan'a ve Hotin'e ve Seçova'ya varınca vilâyet-i Boğdan ihrâk bi'n-nâr olup elli bin esîr ve on kerre yüz bin at ve sığır ve lâ yu‘ad ve lâ yuhsâ koyun, keçi ganîmet olunup sâ’ir akmişe-i fâhire ve âvânî makûlesi ganâyimin hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bu gazâda bu hakîrin destine on yedi esîr ve yigirmi
at ve
üç semmûr ve bir çift sîm üzengi ve gayrı sîm âvânî elimize girdi. Târîh-i güft …
Hamd-i Hudâ bu gazâda bu hakîrin destine on yedi esîr ve yigirmi at ve üç semmûr ve bir çift sîm üzengi ve gayrı sîm âvânî elimize girdi. Târîh-i güfte-i Kemen Yanoş-ı esîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a ·
metinde göster ·
… kârbânsarây var. Ve devâbbât-ı müsâfirîn içün bir ıstabl-ı Anterîsi var, üç bin
at ve
katır ve deve makûlesi hayvânât alur. Böyle bir hayrât-ı azîm ve medâris-i kadî …
Ve bu ulemâya bir dârü'z-ziyâfe âsitânesi vardır. Ve bir matbahü't-ta‘âmı var kim yetmiş kubbedir, gûyâ matbah-ı Keykâvus'dur, şeb [u] rûz merreteyn bay [u] gedâ-yı fukarâ-yı mesâkîne ni‘meti mebzûldür. Ve bu imâret kurbünde bir kârbânsarây var. Ve devâbbât-ı müsâfirîn içün bir ıstabl-ı Anterîsi var, üç bin at ve katır ve deve makûlesi hayvânât alur. Böyle bir hayrât-ı azîm ve medâris-i kadîmelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… e bir cihân-nümâ kullesi var eflâke ser çekmişdir. Develiği ve ıstablı bin aded
at ve
katır alur. Ortasında câmi‘i var.
Çârsû-yı tavîl hân-ı Vâlide Kösem Sultân ümm-i Gâzî Murâd Hân ve İbrâhîm Hân. Bu hân mukaddemâ Cerrâh Mehemmed Paşa'nın sarâyı idi. Mürûr-ı eyyâm ile münhedim olup vâlide-i merhume, tahtânî ve fevkânî üç yüz hâne-i şeddâdî inşâ etmişdir kim hâlâ şehr-i İslâmbol içre Mahmûd Paşa ve bu hândan mâ‘adâ hân-ı azîm yokdur. Ve bir hânesinde çâr-kûşe bir cihân-nümâ kullesi var eflâke ser çekmişdir. Develiği ve ıstablı bin aded at ve katır alur. Ortasında câmi‘i var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 94a ·
metinde göster ·
… elince andan dahi bin kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân
Atmeydânı ve
Etmeydânı deryâ-misâl âdemîzâd ile temevvüc eder.
Yine ol mâh-ı mezbûrda Girid'den Kara Murâd Ağa kul kethudâlığıyla Der-i devlete feryâda gelince andan dahi bin kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân Atmeydânı ve Etmeydânı deryâ-misâl âdemîzâd ile temevvüc eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… bacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi
atları ve
donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üz …
eş-Şeyh Sultân-ı Melâmiyyûn Hazret-i Kapanî Mehemmed Efendi: Ve dahi Geysûdâr Mehemmed Efendi derlerdi. Zîrâ pâ-bürehne ve ser-bürehne olup geysûları mergûle mergûle ve fetîle fetîle pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz kebesinden gayrı "Lâ-cübbete velâ-sivâllâh" deyü destinde bir teberi eksik değil idi. Gelibolu etrâfındandır derlerdi. Ammâ Peçuy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem taraflarında akrabâları kabaniçeli ve kopçalı çakşırlı âdemler gelüp Unkapanı'nın iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… e niçe çemenzâr soffalar vardır, mahfîce sohbet murâd edinen ehl-i ırz tâ’ifesi
atlar ve
arabalar ile {gelüp} bundaki dırahtlar sâyesinde ayş [u] nûş ederler. Ve,
Bu mahalde niçe çemenzâr soffalar vardır, mahfîce sohbet murâd edinen ehl-i ırz tâ’ifesi atlar ve arabalar ile {gelüp} bundaki dırahtlar sâyesinde ayş [u] nûş ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… en birer ırmak cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd, birinden zenân, birinden
at ve
birinden deve ve birinden sığır ve birinden koyun ve birinden keçi, her uyûndan …
Hazret-i Mûsâ, ol taşa on iki asâ urup her delikden birer ırmak cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd, birinden zenân, birinden at ve birinden deve ve birinden sığır ve birinden koyun ve birinden keçi, her uyûndan birer mahlûk âb-ı hayâtlar nûş edüp def‘-i atşân ederler. Ve asker-i Mûsâ'ya âsumândan helvâ ve tere ve kezengû helvâsı ve selvâ nâm pişmiş kuşlar nüzûl edüp tenâvül ederlerdi. Ve yine ol sekel taş Hazret-i Mûsâ gerdenine alup giderlerdi. İşte hikâyet-i sekel budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149b ·
metinde göster ·
… yhleri ve nakîbleri ve ağaları ve kethudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile
atlı ve
piyâde gürûh gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalara …
"Ey Huzzâr-ı meclis, ihvân-ı safâ ve ey Şeyhülislâm-ı şerî‘at-ı Muhammedü'l-Mustafâ Yahyâ Efendi, inşâ’allâhü Ta‘âlâ sa‘âdetle azîmet-i hümâyûnum Bağdâd-ı behişt-âbâd'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş elinden kabza-i teshîre alup Nu‘mân ibn Sâbit hazretleri ki Hazret-i imâm-ı A‘zâm ve hümâmü'l-akdem mezhebimiz sâhibi Ebû Hanîfe'dir, anların kabr-i münevverlerin dalâlet-âyîn, havâric [u] mülhidîn elinden halâs etmeğe atf-ı inân buyurmuşuz. İnşâ’allâh ol gazâ-yı hasbeten-lillâha imdâd içün ordu-yı hümâyûnum içün sevâd-ı mu‘azzâmım olan İslâmbol'un sağîr ü kebîr cümle esnâfları ordu-yı hümâyûnuma çıksınlar ve ne kadar asker olur ve ne kadar bin dükkândır ve ne kadar esnâfdır, cümlesi kânûn-ı kadîmlerinden ma‘a ziyâde arz-ı kâlây ederek ve herkes arz-ı ma‘rifet ederek ve gûnâ-gûn şakalar ederek pîrleri ve şeyhleri ve nakîbleri ve ağaları ve kethudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile atlı ve piyâde gürûh gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm dibinden ubûr etsinler kim ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdır, seyr [ü] temâşâ edem. Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir alay-ı azîm etsinler kim Âl-i Osmân pâdişâhlarının birisi zamânında olmamış ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… etmeğe mübâşeret ederek bu uslûp üzre cümle ağaları ve yüzbaşıları ve iş erleri
atlı ve
lağımcıbaşı ve tâhir subaşı yanyana ve ardları sıra cümle iç oğlanları ve dahi …
Bu esnâflar dahi askerî tâ’ifesinden olmağile cümleden ileri tâhir subaşı zeber-destindedir. Bu bâlâda tahrîr olunan tokuz aded esnâf yekûn esnâf-ı ma‘dûd (---) mikdârı asker piyâde olup mükellef ü mükemmel pür-silâh olup İslâmbol'dan yolları nihâyet-i merâma varınca tathîr etmeğe mübâşeret ederek bu uslûp üzre cümle ağaları ve yüzbaşıları ve iş erleri atlı ve lağımcıbaşı ve tâhir subaşı yanyana ve ardları sıra cümle iç oğlanları ve dahi akîblerince sekiz kat mehterhâne çalarak şakalar ederek Alayköşkü dibinden huzûr-ı pâdişâhîden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b ·
metinde göster ·
… n iki bindir, kırk bindir derler ammâ fart-ı kelâmdır, üç yüz neferi Bedâsten-i
atîk ve
Bedâsten-i cedîd pâsbânlarıdır kim gedikli ulûfeli âdemlerdir. Mâ‘adâsı her şeb …
Esnâf-ı pâsbân-ı nigehbân-ı İslâmbol: Neferât on iki bindir, kırk bindir derler ammâ fart-ı kelâmdır, üç yüz neferi Bedâsten-i atîk ve Bedâsten-i cedîd pâsbânlarıdır kim gedikli ulûfeli âdemlerdir. Mâ‘adâsı her şeb sabâha dek İslâmbol içre keşik bekler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… e alarak ve gemiler içre olan levendât kırkar ellişer dirhem dalyan tüfenglerin
atarak ve
gemilerini niçe bin kişi kızaklar üzre,
Bu tâ’ife-i keştîbân var kuvveti bâzûya getirüp cümle piyâde{leri} pâk libâslar ile müzeyyen olup kızaklar üzre şayka ve karamürseller inşâ edüp içinde pür-silâh asker ile âmâde olup her gemiyi biner âdem gemi palamarları ile keşân-ber-keşân çeküp yetmiş seksen pâre Karadeniz'e çıkan Kazak keferesi şaykaların yedeğe alup alayköşkü dibine vardıkda şaykalar ve karamürseller ile Kazak şaykaları ceng-i azîm eder şekilli olup kâfir gemilerin feth edüp haçlı peykerlerin ser-nigûn edüp içinde olan Marile keferelerini demir zencîrlere urup yine kefereler mahzûn savt ile dankiyo tulum sâzların ve boruları ve erg[an]ûnça düdüklerin çalarak müselmân gemileri kefere gemilerin yedeğe alarak ve gemiler içre olan levendât kırkar ellişer dirhem dalyan tüfenglerin atarak ve gemilerini niçe bin kişi kızaklar üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a ·
metinde göster ·
… 'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı
Atlas ve
Minor ve Coğrâfiyye ve Papamonta misilli kitâbları okuyup cemî‘i rû-yı zemînde …
Esnâf-ı hartacıyân: Nefer 15 ve dekâkîn sekiz, bu tâ’ife cemî‘i ulûm-ı garîbe ve acîbeye mâliklerdir ve bir kaç lisâna mâliklerdir, cümleden lisân-ı Latin-i Eflâtîn'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğrâfiyye ve Papamonta misilli kitâbları okuyup cemî‘i rû-yı zemînde olan Karadeniz'i ve Akdeniz'i ve Bahr-i Muhît'i ve Bahr-i Okyûnûs'u ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Süveys'i ve Bahr-i Harez'i ya‘nî Gîlân Denizi ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Hürmüz'ü ve Halîc-i Bundukân'ı ve Bahr-i Van'ı ve'l-hâsıl cümle ebhurları ve halîcleri ve tur‘aları ve bu deryâlara mahlût olan nehr-i azîmleri ve rû-yı arzda olan dağ ve taşları cümle tasvîre getirüp hey’etle yazup gemicilere fürûht ederler kim cemî‘i keştîbânların bu ilm-i harta cânlarıdır. Zîrâ sekiz rûzgâr ve yetmiş kerte üzre ne diyâra gideceğin ve ne cezîreye uğrayup ol limana karîb sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mıdır? Cümle bu hartalarda mastûr olup re’îsler bu hartılar ile amel edüp Bahr-i Ummân'da mellâhlık ederler, ilm-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… niz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve
Atina ve
Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâd …
Ve eğer Mısır şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina ve Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım murâd edinirse Alâiyye ve Adalya ve Silifke ve Tarsûs ve Adana ve Payas ve Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Sayda ve Berût ve Şâm-ı Tarabulus'da bu zikr olunan eyâlet [u] livâlarda ol kadar kerre yüz bin kantâr şeker olur kim cihânı ganîmet eder, sizin şekerinize ne ihtiyâc.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı
Atîk'e ve
Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsed …
Ammâ kârhâne-i şem‘-i asel-i sultânî birdir. Odunkapusu'nun iç yüzünde Kundakcılar içre azîm kârhânedir, ağası ve emîni ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı Atîk'e ve Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsedî bu mîrî kârhânede hâsıl olur. Ammâ sâ’ir mûm yağı kârhânelerinin ehl-i hırefleri arabalar üzre dükkânların niçe bin deste münakkaş mûmlar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız görür ve ba‘zı mûmların şu‘lesinden niçe bin âdemler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b–168a ·
metinde göster ·
çobanlar boruların çalarak ve türküler haykırarak ve sapan-ı Dâvûdîleri şırak ş …
Esnâf-ı çoban-ı bahâdırânın cümlesi gûnâ-gûn alât-ı silâha müstağrak olup ellerinde dalyan tüfengler atarak ve çobanlar boruların çalarak ve türküler haykırarak ve sapan-ı Dâvûdîleri şırak şırak atarak makâm-ı ırâk haykırarak ubûr ederler. Ve ba‘zılarının ellerinde kavalların çalarak gülerek oynayarak ellerinde acîb ü garîb harbalar ve şeştüperler ve salma ve salıklar ve ucu demirli toyakalar ile niçe bini ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
… dânı, atıcılar hükmünde olmağile yeniçeri ocağından bir oda ta‘lîmhânecibaşı ve
atıcıbaşı ve
sâ’ir kemânkeş [u] kemândârân pehlivânânlar dahi gelüp hidmet ederler.
Ba‘dehu Okmeydânı tekyesinde kapudan paşa, sadrıa‘zam'a ve sâ’ir vüzerâ ve izâma ziyâfet-i azîm edüp karcıbaşı etek der-miyân edüp cümle tevâbi‘leriyle hidmet eder. Zîrâ bu karlıklar anın direğidir. Lâkin Kâsımpaşa'da olmağile kapudan paşa ziyâfet eder. Ve Okmeydânı, atıcılar hükmünde olmağile yeniçeri ocağından bir oda ta‘lîmhânecibaşı ve atıcıbaşı ve sâ’ir kemânkeş [u] kemândârân pehlivânânlar dahi gelüp hidmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… m katremîz şîşeler içre koyup dükkânlarında raflar üzre zeyn edüp ve niçe elvân
atlas ve
kemhâ ve hârâ ve dârâyîler ile dükkânların zeyn edüp âdâb üzre ubûr ederler.
Esnâf-ı şekerciyân-ı Galata: Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânlar niçe bin gûne bâdem şeker ve fısdık şeker ve zencebîl şeker ve fındık ve leblebi ve râzyâne ve kişmikiş ve nârenc kabuğu 174a ve ûd-ı mülebbes ve kahve dâne mülebbesi ve bâdem mülebbesi ve Şâm fısdığı mülebbesi ve sanavber fısdığı mülebbesi, bunun emsâli niçe bin elvân mülebbes sükker ni‘metlerin hâs u beyâz ve billûr ve necef [ve] moran câm katremîz şîşeler içre koyup dükkânlarında raflar üzre zeyn edüp ve niçe elvân atlas ve kemhâ ve hârâ ve dârâyîler ile dükkânların zeyn edüp âdâb üzre ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b–174a ·
metinde göster ·
… e ve fıçıda ve kefal ve paçoz ve yılarya ve ista[v]rid ve istaride ve kolyoz ve
atrina ve
hapsi ve tekir ve çuçurya ve iskorbid ve gelincik ve kaya ve çiroz ve gümüş ve …
Mâ‘adâsı İslâmbol Boğazı'nın iki tarafında dörder servi direkleri üzre dalyanlardır. Bunlar mevsiminde uskumru balığı ve palamide ve alakerde ve fıçıda ve kefal ve paçoz ve yılarya ve ista[v]rid ve istaride ve kolyoz ve atrina ve hapsi ve tekir ve çuçurya ve iskorbid ve gelincik ve kaya ve çiroz ve gümüş ve horosya ve tirkis ve lüfer balıkları gibi niçe yüz bin isiml[er]i ma‘lûmumuz olan balıkları sayd edüp öşrün balık emînine verüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
… balıkları boğazından zencîrler ile bağlı bağırup çağırup feryâd eder. Ve deniz
atları ve
porsuklar ve kunduzlar ve yûnus balıkları sayd ederler kim her biri pereme kada …
Ammâ bu balık satıcılar dükkânların tahtırevânlar üzre bâlâda tahrîr olunan mâhîlerin envâ‘ından niçe bin mâ’ideleri tablalar ile zeyn edüp ve arslan-misâl eyi balıkları boğazından zencîrler ile bağlı bağırup çağırup feryâd eder. Ve deniz atları ve porsuklar ve kunduzlar ve yûnus balıkları sayd ederler kim her biri pereme kadar. Ve bir iki gün mukaddem Üsküdar kayığı kadar balıkları yatağın bilüp Adalar arasında dutup arabalar üzre tahmîl edüp yetmiş seksener çift câmûslar arabaları çekerek ubûr edüp bu tâ’ifenin çoğu Kayseriyye ve Niğde ve Manya Urumları'dır, bir hây-hûyla ubûr ederler kim âdem hayrân kalır. Ve müslim karityacılar dahi deryâ mahlûklarından acîbe vü garîbe haşerâtlar ile ubûr ederler. Ve niçe bini ellerinde harba ve sıpkınlar ve musanna‘ ağlar ve serpmeler ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b ·
metinde göster ·
… îni: Ağa bir, neferât üç yüz, İslâmbol içre {ve Üsküdar'da} beher yevm ne kadar
at ve
katır ve de[ve] ve hımâr bey‘ olunsa anlardan öşür alır kanûndur ve senevî kırk …
Yigirmi yedinci, esnâf-ı atbâzârı emîni: Ağa bir, neferât üç yüz, İslâmbol içre {ve Üsküdar'da} beher yevm ne kadar at ve katır ve de[ve] ve hımâr bey‘ olunsa anlardan öşür alır kanûndur ve senevî kırk kîse iltizâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… ardır. Eflak u Boğdan ve Erdel ve Tımışvar, Vidin, Sirem ve Semendire ve Budin,
Atina ve
Mora ve Girid vilâyetlerinin balları meşhûrdur kim cemî‘i dünyâya bal bu diyârl …
Esnâf-ı tüccârân-ı balcıyân: Mahzenleri 300, neferâtları 1000, pîrleri (---)(---)(---). Bunlar dahi ankâ bâzergânlardır. Eflak u Boğdan ve Erdel ve Tımışvar, Vidin, Sirem ve Semendire ve Budin, Atina ve Mora ve Girid vilâyetlerinin balları meşhûrdur kim cemî‘i dünyâya bal bu diyârlardan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179b ·
metinde göster ·
… ağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve
ata ve
avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup ka …
Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner âdem çekerek giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birinin içine niçe manav bâzârcıları meyve almağa girir şeklinde girüp her biri birer sele ve sepet meyvelere yapışup biri dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup kanları akarak alayköşkü dibinden böyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… erler. Bu sebzehâne anların dahi kârhânesidir. Anıniçün tavanları ve direklerin
atlas ve
dîbâ ve zîbâ ile müzeyyen ederler.
Andan yine bâzârbaşının alay-ı azîmi yürüyüp pâk müsellah askerler içre kızak-ı azîm üzre muhtesib çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz yasdıklar ile donadup her şâhnişînlerinde mahbûb gulâmlar hidmet edüp ubûr ederler. Bu sebzehâne anların dahi kârhânesidir. Anıniçün tavanları ve direklerin atlas ve dîbâ ve zîbâ ile müzeyyen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… erinde kırkar ellişer dirhem cevherdâr ve na‘lpâre ve sermâye tüfengler kuşanup
atarak ve
taraf taraf âteş-i Nemrûdları saçarak murg-ı semender-vâr gibi âteş içinde kala …
Ve sâ’ir piyâde şehbâz u bahâdır olan üstâdları Alî Balı ve Kara Velî ve Kara Mahmûd ve Uzun Muslu ve Kara Sinân ve Nigebolılı Şaşı Mustafâ ve Usta Receb-i Kırımî ve Uzun Halîl nâm üstâd-ı kâmillerin ellerinde kırkar ellişer dirhem cevherdâr ve na‘lpâre ve sermâye tüfengler kuşanup atarak ve taraf taraf âteş-i Nemrûdları saçarak murg-ı semender-vâr gibi âteş içinde kalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182a ·
metinde göster ·
… Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i
at ve
katır ve deve ve sığır ve fîl [ve] câmûs ve hımâr ve kelb [ve] hınzîr sûretleri …
Ve kâğızdan niçe yüz aded kal‘alar yapup birbirleriyle birer sâ‘at ceng-i azîm edüp âteş-feşânlıklar ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdîler ve Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i at ve katır ve deve ve sığır ve fîl [ve] câmûs ve hımâr ve kelb [ve] hınzîr sûretleri peydâ edüp bunlara âteş etdikce bu sûretlerin içinde pinhân olan üstâdlar halk üzre yürüyüp âteş havfından temâşâcılara bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve hayâtda olan hımârlara ve kelb-i akûr ve ayulara ve kurdlara ve hınzîrlere fişekleri bağlayup âteş etdiklerinde fakîr hayvânlar cânları acısından niçe bin temâşâcıların içine düşüp cümle halk birbirine girüp hâlleri ve esbâbları harâb olup azîm temâşâ olup mudhikâne acîbeler görülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
Bu tâ’ife-i sayyâdân küheylân atlar üzre ellerinde Edil doğanları ve dal doğanları ve sunkur ve toykun ve karçığa ve şâhîn ve zağanos ve balaban ve çakır ve taştülek ve devlingec ve karakuş [ve] atmaca ve karagöz nâm bâzlar(lar)iyle tablbâzlarına turralar urarak terkilerinde sayd [ü] şikâr etdikleri kaz ve turna ve turac ve süğlün ve keklik ve çil ve ördek ve sürhâb ve balıkcıl ve toy ve karabatak şekilli avlar ile alayköşkü dibinden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
… ve filorunya ve başdankara ve ispinoz ve saka kuşu ve işlibe ve ferye ve kuyruk
atan ve
kara bülbül ve bokluca bülbül ve bülbül-i gûyâ-yı hezâr ve mankır kuşu ve pozba …
Esnâf-ı sayyâd-ı serçeciyân ve gayrı murgân: Bunların dükkânı yokdur, hemân bâğ u bâğçeler kenârında dâm [ü] duzahlar ile ve dutkal gibi ökseleri çalılara sürüp serçe ve iskete ve filorunya ve başdankara ve ispinoz ve saka kuşu ve işlibe ve ferye ve kuyruk atan ve kara bülbül ve bokluca bülbül ve bülbül-i gûyâ-yı hezâr ve mankır kuşu ve pozbakal ve İshâk kuşu ve sarı asma ve kara tavuk ve kârvân kuşu ve üğeyik ve hakkuran ve Yûsuf Mısır'da satıldı ve beyâz kumru, bu makûle murgân-ı hoş-nevâları sayd edüp kafesler içre mahbûs edüp giderken saka kuşları kafesleri altındaki kâseler içinden yüksük kadar kovacıklar ile minkârıyla ve nâhunuyla su çeküp kovadan nûş eder. Mankır kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların herbiri birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Bunlar dahi garâyib esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a–191b ·
metinde göster ·
… ân câmi‘i dibinde Sırt hammâmı önündedir. Kârları bir Kişmîrî şâl ve dülbend ve
atlas ve
hârâ ve ihrâm makûlesi eşyâları sıçan delse veyâhûd bir gûne âfet etse bunlar o …
Bu örücülerin dükkânları Mercân câmi‘i dibinde Sırt hammâmı önündedir. Kârları bir Kişmîrî şâl ve dülbend ve atlas ve hârâ ve ihrâm makûlesi eşyâları sıçan delse veyâhûd bir gûne âfet etse bunlar ol rahnedâr olan yerleri örüp gâ’ib ederler, aslâ ma‘lûm olmaz, musanna‘ kârdır. Bunlar dahi seyishâneler üzre örücülük ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192b ·
metinde göster ·
… şerîf ile mu‘âf müsellemlerdir kim çakırcıbaşı ve doğancıbaşı ve şâhincibaşı ve
atmacacıbaşı ve
bostâncı ve yeniçeri ocağı tazıcıbaşıları ve Istıranca'da avcı odaları yeniçeri …
Esnâf-ı avcıyân-ı murgân {ve gayrı hayvânât}: Neferât 200, bunlar kürkcü avcılarıdır, ellerinde hatt-ı şerîf ile mu‘âf müsellemlerdir kim çakırcıbaşı ve doğancıbaşı ve şâhincibaşı ve atmacacıbaşı ve bostâncı ve yeniçeri ocağı tazıcıbaşıları ve Istıranca'da avcı odaları yeniçerisi dahi bu kürkcülerin avcılarına müdâhale edemezler. İslâmbol'un cânib-i erba‘asında Çekmece gölleri'nde ve Terkoz göllerinde kuğu ve saka kuşu ve yeşilbaş ördek ve alaca ördek urup boğazların kürkcübaşıya kanatların okcubaşıya verirler. Bunlar dahi şikâ[r]larıyla geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193b ·
metinde göster ·
… natmağile meşhûrdur, Yahûdîler oynadırken gûnâ-gûn şakalar edüp Çinganelere söz
atarlar. Ve
bir Çingane {avretin} bir Yahûdîyle dutup Yahûdî'ye ve Çingane karısına işkence …
Ve bunlar Çingâne kollarına gâyet hasm olduklarından bir kol Çingâneden ve bir kol Yahûdîden dutup hasmâne bir fasıl Yahûdîler ve bir fasıl Çinganeler ede, garîb ü acîb temâşâlar olur. Ammâ bu Yahûdîlerin Çinganelere galebe taklîdleri var kim görüp istimâ‘ eden temâşâcıların aklı gülmeden zâ’il olur. Evvelâ Çinganeler ayı oynatmağile meşhûrdur, Yahûdîler oynadırken gûnâ-gûn şakalar edüp Çinganelere söz atarlar. Ve bir Çingane {avretin} bir Yahûdîyle dutup Yahûdî'ye ve Çingane karısına işkence edüp söylediklerinde {temâşâdır}. Ve Çingâne karısın necisli 210a işkembe ile ters eşeğe bindirüp Yahûdî dahi bir eşek üzre siyâset ile geçirüp bir hây-hû ile taklîd etdüklerinde âdem gülmeden mebhût olur. Ve niçe bunun emsâli Çingânelere rağmen taklîdleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209b–210a ·
metinde göster ·
seng-i mezârı târîhleriyle mazbûtumuz olduğu cild-i sânîde mastûrdur. Hâlâ ziyâ …
Nedîm ü mukallidlerin pîri Şevrü'l-Habîb olmuş olur, merkad-i pür-envârı Haleb Kilis'inde, şehrin şimâl tarafında bir kurşum menzili ba‘îd bir kayalı püşte üzre bir tekye-i âlî var, cümle Kilis şehri andan nümâyân bir mecma‘ü'l-irfân bir kubbe-i pür-nûr vardır, Hazret-i Şevrü'l-Habîb anda yatır. Ammâ efvâh-ı nâsda Şurahbîl Sultân derler, ammâ galatdır. Hakîr âsitânesinin atebesi ve seng-i mezârı târîhleriyle mazbûtumuz olduğu cild-i sânîde mastûrdur. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ezîn-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 210b ·
metinde göster ·
… ir kim nihâyetinde İzmit şehridir. Ammâ bu Gekbiziye dili iskelesinde iki hân-ı
atîk ve
iki ekmekci dükkânı ve bir bozahâne ve iki bakkal dükkânları ve bir çeşmesi var …
Menzil-i iskele-i Dil : Konya ve Haleb ve Şam ve Mısır'a giden huccâc [u] zevi'l-ihtiyac tüccâr ve züvvâr cümle bu iskelede at kayıklarına süvâr olup bir mil karşı tarafda Hersek diline ubûr ederler. Zîrâ bir boğazdır. Şark-ı cânib seksen mil bir körfez-i azîmdir kim nihâyetinde İzmit şehridir. Ammâ bu Gekbiziye dili iskelesinde iki hân-ı atîk ve iki ekmekci dükkânı ve bir bozahâne ve iki bakkal dükkânları ve bir çeşmesi var. Târîh-i Çeşme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a ·
metinde göster ·