… araçiler ve şîrînli ve Mansûrlu ve Dâyirli ve Mankıtlı ve olanlar ve emildeş ve
atalıklar
ve gayrı kartlar ve ot ağaları ve gayrı Nogay mirzâları ve Badrak ataları ve Or …
Paşa kethüdâsında Hân vezîri Sefer Gâzî oğlu, dîvân efendisinde Kadıasker Murtazâ Alî Efendi ve şîrîn beği Kapucular kethüdâsında ve Mansûr {Kaya} beği Defterdâr İslâm Ağa ve Telhisî Hüseyin Ağa'da şîrînli Kürşâh-ı Merdân Beğ ve'l-hâsıl cümle a‘yân-ı Kırım'dan kapukulları ve Karaçiler ve şîrînli ve Mansûrlu ve Dâyirli ve Mankıtlı ve olanlar ve emildeş ve atalıklar ve gayrı kartlar ve ot ağaları ve gayrı Nogay mirzâları ve Badrak ataları ve Orak mirzâları cümle-cümle Paşa ağavâtlarının hayme vü hargâhlarında mezkûr ni‘met-i nefîseler ile üç gün üç gece ayş [u] işret edüp azîm ri‘âyetler olunup sohbet-i hâslar olurdu kim ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
… deyü serdârın eline defter verüp bu kadar mirzalar ve ot ağaları ve kartlar ve
atalıklar
ve batırlar cümle şıpırtma kalpakların yere urup ağladılar.
"Emir şer‘-i Resûl-i mübînindir. Bugünkü gün bizim serdâr-ı mu‘azzamımız bir vezîr-i mu‘azzamsın. Bu dîvân-ı pâdişâhîde bizim hakkımız hak eyle. Biz bir alay ulûfesiz garîb gâzîler olup dîn-i mübîne imdâda gelevüz, terk-i diyâr edüp cân ve başdan olavuz ve dîn karındaşı olavuz, bizi kâfir kırar gibi yeniçeriler kırup böyle edeler" deyü on yedi aded şühedâların meydân-ı dîvâna kodular ve "Bu kadar esîr [ve] mâl-ı ganâ’imimiz elimizden aldılar" deyü serdârın eline defter verüp bu kadar mirzalar ve ot ağaları ve kartlar ve atalıklar ve batırlar cümle şıpırtma kalpakların yere urup ağladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24a ·
metinde göster ·
… yeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin kartlarıyla ve kazakdaş ve emekdaş ve
atalıklar
ve Şîrinli ve Mansûrlu ve Sincivitler ve Badrak kavmi ve olanlar, ya‘nî hân hıs …
"Âyâ ne cânib keferesine bir sefer edüp gûşmâl etsek" deyü cemî‘i yurt eyeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin kartlarıyla ve kazakdaş ve emekdaş ve atalıklar ve Şîrinli ve Mansûrlu ve Sincivitler ve Badrak kavmi ve olanlar, ya‘nî hân hısımlarıyla cümle bir yere gelüp ken[g]eş, ya‘nî müşâvere edüp dururken hikmet-i Hudâ mukaddemâ Kazak vilâyetine beş baş'a, ya‘nî çeteye giden gâzîler gelüp Kazak-ı âk'dan feryâd [u] fiğânlar edüp Kazağ'ın Kırım üzre gelmesi mukarrerdir dediklerinde hemân hân-ı âlîşân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
… er gelince Hân-ı âlîşân şâd-ı handân olup cemî‘i iş erleri kart kişiler ve kart
atalıklar
ve ot ağaları ile müşâvere edüp fi'l-hâl kendü yanında olan seksen yedi bin ade …
"Pâdişâhım, işde üç kerre yüz bin Maskov küffârı Vezîr Şeremet Ban ile ‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küffâr Kırım vilâyeti üzre gitmededirler. İki yüz pâre topları var ve iki kerre yüz bin aded kâmil Kalmık kâfirleri imdâdları var. Cümle beş kerre yüz bin kâfir oldu ve yüz binden ziyâde bârhâne götürmeğe ve kondukları yere arabaları tabur yapmağa demirden zencîrler ile bağlı arabaları var. Hâlâ nehr-i azîm Edil suyun cümle gemilerle geçüp Heyhât sahrâsı içinden ibtidâ Kırım'a varup andan kal‘a-i Azağ'a gelüp Azağı ve Kazağı alsa gerek. Hâlâ Maskov'un (---) nâm kal‘ası üzre deryâ-misâl leşker ile gitmededirler. Bilin, âgâh olun, ana göre pâdişâhım bir tedârik görün. Bolay kim bu kâfire bir kırlıkda ve Heyhât sahrâsı çölünde râst gelesiz" deyü Hân hazretlerine Maskov'un Heşdek müselmânlarından böyle haber gelince Hân-ı âlîşân şâd-ı handân olup cemî‘i iş erleri kart kişiler ve kart atalıklar ve ot ağaları ile müşâvere edüp fi'l-hâl kendü yanında olan seksen yedi bin aded Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlarının cümle üsârâları ve mâl-ı ganâ’imlerin Kırım'a gönderdi, zîrâ Kırım Tatar ılgarıyla bir merhale yer kalmışdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… uhâldir. Tabur içinde sît u sadâları kesilüp yatdılar. Ba‘dehu cümle kartlar ve
atalıklar
ve cümle ot ağaları ve iş erleri,
Bir gün bir gece küffâra âmedâne erişüp ol 113b beyâbânda küffârı at üzre râst gelüp ne Tatar askerinden ve ne küffârın cünûd-ı cünübünden bir merd-i ferdin burnu kanamadan cümle küffârın hınto arabalarıyla avret ve oğlan ve mâl-ı hazâ’inlerinin ardları ve önlerin çevirüp on pâre balyemez topları ve cebehâne ve tüfengleriyle mâh-ı (---) gününde cümle küffâra el kaldırtmadan esîr-i bend-i zencîr edüp bir alay-ı azîm ile ser-nigûn haçlı peykerleri ve tabl [u] nefîr ve erganon nâkûsların çaldırarak küffârın taburu önünden ubûr ederlerken ba‘zı Tatar-ı bî-rahimler küffârın koca papaslarını ve sıbyân uşaklarını kılıçlar ile küffâra karşu pâre pâre ederek ubûr etdiklerinde derûn-ı taburda olan küffâr-ı hâksârlar bu hâl-i ahvâl-ı perîşân-ı pür-melâlleri görüp âlem-i hayretde kalup bildiler kim dahi taburlarına bir cânibden imdâd gelmek muhâldir. Tabur içinde sît u sadâları kesilüp yatdılar. Ba‘dehu cümle kartlar ve atalıklar ve cümle ot ağaları ve iş erleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a–113b ·
metinde göster ·
… apu kullarının eşbehleri defterdâr beğ ile yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn
atalıklar
ve ot ağalarıyla bir yerde ta‘âm yerler. Ve cümle Kazak sultânlar hânzâde sultâ …
Ve dahi ba‘de'd-dîvân summât-ı Muhammedî çekilüp gûnâ-gûn ta‘âm-ı nefîseler içinde elbette bir tay eti mukarrerdir, zîrâ kavm-i Tatar Şâfi‘î mezheblerdir. At eti anlarda sırf helâldir. Bu ta‘âmları hân ile kalga ve nûreddîn ve müftî ve kadıasker ve şehir monlası bile oturup ta‘âm yerler. Gayri kadılar başka yerler. Vezîr ile Şîrînli ve Mansûrlu ve gayri imirzalar bir yerde yerler. Kapucular kethudâsıyla kapucubaşılar bir yerde yerler. Ve kapu kullarının eşbehleri defterdâr beğ ile yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn atalıklar ve ot ağalarıyla bir yerde ta‘âm yerler. Ve cümle Kazak sultânlar hânzâde sultânlarıyla bir yerde yerler. Ve cümle görünüş kâtibleri rûznâmeciyle yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
… ultânlar ve biyim ve bükeçler ve Kazak sultânlar ve cümle vüzerâ ve mirzalar ve
atalıklar
ve'l-hâsıl Bâğçesarây'ın cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı kübbârları ve bay [u] gedâları …
Andan bu kıbâbların hârici etrâfında cemî‘i kalgalar ve nûru'd-dehrler ve sultânlar ve biyim ve bükeçler ve Kazak sultânlar ve cümle vüzerâ ve mirzalar ve atalıklar ve'l-hâsıl Bâğçesarây'ın cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı kübbârları ve bay [u] gedâları bunda medfûnlardır, zîrâ tâ Hazret-i Risâlet-penâh asrından berü bu mahal cebbâne-i hâmûşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b ·
metinde göster ·
… layalım" deyü niçe nâ-sezâ cevâblar söylediler. Âkıllar ve iş erleri kartlar ve
atalıklar
aslâ bu sözlere kulak dutmayup heleci ve keleci sözlere vücûd vermeyüp,
"Yok Osmânlı Yanbolu ve İslimye'de ve Pravadi şehri dağlarında tavşan avlarmış. Biz de Kırım'dan atlanup Edirne'de veyâ Selânik'e varınca âdem avlayalım" deyü niçe nâ-sezâ cevâblar söylediler. Âkıllar ve iş erleri kartlar ve atalıklar aslâ bu sözlere kulak dutmayup heleci ve keleci sözlere vücûd vermeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144a ·
metinde göster ·