İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

atdan

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
119
isabet
107 cümle/beyitte
44,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9237,6
Dede Korkut Kitabı27832,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 119

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“atdan” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 102b … mân Hân'ın atı ürküp {Süleymân Hân} zemîne pâymâl-ı rimâl olup cümle musâhibler atdan ayrılup ol mezâristân içinde bir vâveylâ ve feza‘ kopup Süleymân Hân'ı piyâde b …
EÇS II 234b–235a … miş ve ark atlamamış nâ-tamâm tay ata süvâr olup bir dahi Tatar içre at sürünce atdan tekerlenüp at firâr edüp Tatar içinde piyâde kalup kâmil bir sâ‘at piyâdece Tat …
EÇS II 236b Bursa Yenişehri'nde Selîm Hân ile ceng-i azîm ederken atdan tekerlenüp kayd-bend ile Selîm-i Evvel huzûruna getürüp serâperde-i Selîm içre …
EÇS II 279a–279b … düp atımla beni toparlayup cân havlinden karşu kenarda bir söğüt dalına sarılup atdan ayrıldım. Meğer zâlim su gâyet darplı ve iri iri taşlı yerden cereyân edermiş. …
EÇS II 289a … ‘am ibn Bâ‘ûr: Hikmet-i Hudâ bir gün bir cebelin dâmeninde cirid oynarken hakîr atdan tekerlenüp at başın alup "Kandesin Eğerlidağ?" deyüp urûc etdi. Hemân hakîrin c …
EÇS II 337a–337b … dururlar. Bir ta‘âmı beğenmese anlara ıtâb ederdi. Ve her mansıba varsa ibtidâ atdan nüzûl etdiği gibi dîvânı savup sarâyın hammâmın ve hazîne ve kilârı ve iç ağala …
EÇS II 349a–349b … hazâ’în-i mehârlar zîr [ü] zeber ve berf ü heber olup kimi âh ve kimi vâh deyüp atdan ve cândan bîzâr olmak sadedinde olup feryâd [u] figânları eflâke irüp herkese b …
EÇS II 353b–355b … erü döndü. Hemân bir pîr-i fânî piyâdece bana doğru "Safâ geldin oğul!" deyince atdan inüp "Baba nedir hâlin?" dedim ve aslâ aldırmayup "Bre şehbâzlarım, kardaşlarım …
EÇS II 353b–355b … r bulup kılıçların gılâflarına koyup kapudan içeri biri girüp biri dahi yanımda atdan inüp anınla öpüşüp hâl hâtır soruşduk. Ammâ hakîr akıl dâ’iresinden çıkup "Âyâ, …
EÇS II 353b–355b … en de bizden eyi cân kurtardın. Eğer bu evin avlısına girdiğin gibi selâm verüp atdan inmesen bin cânın olsa bizden kurtulmazdın. Sen de bizi oda içinde âteş başında …
EÇS II 353b–355b … lî-i hâtır bulmayup eydür: "Oğul! Hak senden râzî ola. Eğer evime geldiğin gibi atdan inmeyüp mudârâ etmesen, eyle basdığına göre ceng eyleseniz sizden ve anlardan ç …
EÇS II 353b–355b … Bre Evliyâ Çelebi! İki gündür sen kandesin, paşa seni arar, durma binelim" deyü atdan inüp "Tiz hacı baba, şunlara kahvealtı gör ve oğlanlar atları eğerlen. Hacı bab …
EÇS II 360b–361b … ndüye bir hançer uyluğuna urup ol zamândan berü topal olmuşdur. Bir kizbi dahi " atdan tekerlenüp leng oldum" der} Benim pederim, sakın böyle bed-nâm ü güm-i nâ-kem-n …
EÇS II 363a–363b … rleri gerdenlerine bend kılup esîr gibi bu kadar müslimîni keşan ber-keşân edüp atdan ve dondan ve katar u mehârdan ve'l-hasıl devlet-i dünyâdan ayrılmış, ömründe pi …
EÇS II 365a … Varvar ol mahalde dahi urba kuşak ile beyâz sâde giymiş dal kılıç olup niçesin atdan aktardılar. Âhir bir mel‘ûn bir hışt urup mecrûhan atdan yıkup atın aldılar ve …
EÇS II 365a … dal kılıç olup niçesin atdan aktardılar. Âhir bir mel‘ûn bir hışt urup mecrûhan atdan yıkup atın aldılar ve bir kaç tevâbi‘in paşa üzre ceng ederken şehîd etdiler. Â …
EÇS II 365a–366a … örüp hakîr bükâ ederek Varvar Alî Paşa'nın otâğ-ı menhusuna varup dâhil oldukda atdan nüzûl edüp ibtidâ hakîr seke seke İpşir Paşa huzûruna varup zemîn-bûs eder şekl …
EÇS II 366a–366b … a sizin her işde mu‘în ve zahîriniz ola. Ve mâl-ı ganâ’imden İslâmbol'a gitmeğe atdan ve esvâbdan, ba‘zı sipâhlıkdan şeyler ihsân [u] in‘âm ediniz" dedikde bisâtıyla …
EÇS II 366b … urken bir yiğit dahi ardı sıra suya at sürüp bir hışt ile Niksârlı Halîl Efendi atdan yıkup su içinden taşra çıkarup dest ber-kafa kayd-bend ederler. Ol mahalde yedi …
EÇS II 373b–374b … sb-i tâzîsi bî-tâb u bî-mecâl olup Kara Memi nâm şakîsi gayrı at yetişdirüp bir atdan bir ata süvâr olurken Hasan Ağa tarafından Kara Haydaroğlu'nun uyluğuna bir kur …
EÇS III 92a–92b … e üzümleri bırağup dalkılıç üzerime gelüp elimiz kaldırmağa iktidârımız olmayup atdan aşağı ser-nigûn edüp sekiz huddâm-ı memlûkümüzün dördü firâr edüp dörd ile bu h …
EÇS III 93a–93b … mar Bölükbaşı çadırları içine dâhil olup at bırağup Çomar Beğ'in haymesi önünde atdan inüp Çomar Bölükbaşı hakîri görünce haymesinden taşra çıkup hakîri bağrına bası …
EÇS III 93a–93b … gar ile giderken anı gördük; karşu tarafımızdan yokuş aşağı üç yiğit gelüp biri atdan aşağı inüp Çomar'ın dizin öpüp: "Beğim, ahşamın çadırlarda Meyremoğlu ve Sincan …
EÇS IV 221b–222a … er zann edüp külhana doğru girince hakîr piyâde olup üç gulâmım ile anı gördük, atdan aşağı inüp elindeki yılanı çakşırı içine koyup yere çömelüp oturdu. Bir ândan y …
EÇS IV 227b Cerrâhlıkda hod lâ-nazîrdir. Atdan tekerlenüp dam u bâmdan uçan âdemleri sarup sarmalayup yedi günde ol herîf ayağ …
EÇS IV 240a … -i ibâretleri cümle hatt-ı Tatar-ı Çağatayîdir. Ve bu şehrin zamân-ı imâretinde atdan gayrı bu şehre bir hayvân girmezmiş ve zî-rûh kısmı boğazlanmazmış. Cümle taşra …
EÇS IV 269a … îretinden ancak bir at ve bir âdem şehîd olup kırk âdem dahi mecrûh olup niçesi atdan tekerlenüp mecrûh olduğudur. Ammâ ol gün Cenâb-ı Allah bizim askere ol kadar ku …
EÇS IV 282b … â bi-emri Hudâ bir bataklı ve çataklı kenâra çıkar, kendi yorgun ve atı durgun. Atdan inüp kâh atı kaldırır kendi batar ve kendi çıkar atı batar. Âhir çizmesi ve çak …
EÇS IV 282b … r. Görse at beş altı yerde yaralanmış, bu kerre atda aslâ dermân kalmamış. Âhir atdan me’yûs olup hemân Çomar yine Rüstemâne piyâdece dal satûr olup cengleşerek leb- …
EÇS IV 310a … olmuş cerrâhları yokdur. Zîrâ ol ilimde bir ebleh kavmdirler. Hatta bir gulâmım atdan tekerlenüp sehel mecrûh olunca bir cerrâh gücile buldular. Ol dahi İmâdiyye kur …
EÇS IV 333a–333b … n Yıldırım Hân Tatar askeri üzre dal kılıç olup hikmet-i Hudâ bir iş görememiş. Atdan tekerlenüp Yıldırım Hân'ı kavm-i Tatar huzûr-ı Timur Şâh'a götürüp Timur Hân {e …
EÇS V 8a … hayli kelimâtdan sonra "Soyunun!" deyü üzerimize dal kılıç olunca üç hüddâmımla atdan inüp heybelerimizde olan emrleri ve mekâtîbleri gösterdik.
EÇS V 14a Atına tâzîyâne urdukça at gerüye kalup kendisi atdan inüp piyâde seğirdirken gerüdeki Rujiki mel‘ûnları Hüseyin'ime yetişüp amân ver …
EÇS V 14b … yd [u] bend edüp bu kadar mâllarını aldığınızı ferâmûş etmeniz, yohsa at yerine atdan ve götden çıkarsız, zîrâ cümle Kürdistân ayağa kalkmışlardır. Hemân şimdi tuğu …
EÇS V 42a … elen ağaç kökleri sofî misvâkı gibi tiftik tiftik olup Allâhümme âfinâ bir âdem atdan tökezlense ol âdemin âhirete ulaklık ile gidişidir, zîrâ bu çapul civerildiği m …
EÇS V 50b … kal‘ası cânibine kendüye müte‘allık tevâbi‘leriyle Hân'ı karşıladıkda hemân Hân atdan piyâde olunca Paşa dahi piyâde olup birbirleriyle ağlaşup öpüşerek yine atlanup …
EÇS V 97b … u Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî sene 760 bir kaza doğan salup atile avı kovarken atdan tekerlenüp merhûm olup bu şehir içre binâ-yı azîm meşhed-i pür-envârında medfûn …
EÇS V 99b … i Mengerusî kadar seng-i hârâlardır. Hattâ hakîr hakka'l-yakîn hâsıl etmek içün atdan inüp piyâde reviş ile cisir üzre adımlayup bir başdan bir başa varınca kâmil ik …
EÇS V 102a … rinde olup sehel istirâhat edüp mâhazar ta‘âmlar yenile" denildikde cümle asker atdan inüp menzil-i sahrâ-yı şehr-i Yaş'da yaş kar üzre rikâb rikâba çıt-a-çıt olup h …
EÇS V 128a … edüp cümle bîhleri ve haşebeleriyle ser ber-zemîn hâk-âlûd olup yatırdı. Hakîr atdan inüp piyâde reviş ile bu dıraht-ı bâlânın tûlu kâmil dörd yüz yetmiş adım idi v …
EÇS V 146a … da beyâz nân pâreler ve kebâb pâreler ve gûnâ-gûn ni‘met-i nefîseler var. Hemân atdan inüp eyitdim,
EÇS V 161b … na vardıkda ban piyâde dîvânhânesinden taşra çıkup hakîr dahi bî-bâk ü bî-pervâ atdan inüp ban ile ol ân öpüşüp ve görüşüp dîvânhâneye varup ayru[k] birer sandalyede …
EÇS V 161b–162a … yarar kapudanlarımı kapudan kendi eliyle at üzre kesüp kendi de ağır gövde ile atdan tekerlenüp üç bin Hıristiyânımız yanına vardıklarınca Tatar niçe âdemlerimiz da …
EÇS V 179b … geldim. Buluşsam gerek" dedikde, kâfir gidüp yine gelüp, "Gel gidelim" dedikde, atdan piyâde olup sık orman içre giderken yemîn ü yesârda beş altı yüz harbalı kâfir …
EÇS V 185a … edüp mümkün olup at hârûnlukdan kesilmeyüp otakdan taşra çıkmak muhâl olup âhir atdan inüp bir doru ata süvâr oldukda ol dahi hırçınlığ u yanazlık edüp ol dahi iki k …
EÇS V 185a … m‘a ezânına hayli zamân vardığın bilüp Serdâr Alî Paşa otağına varup ard kapuda atdan nüzûl edüp hazînedâr haymesine varup ba‘de's-selâm ve'l-kelâm.
EÇS VI 12a … cümle asâkir-i İslâm yüz bin renc [ü] anâ çekerek ubûr edüp ancak on yedi âdem atdan ayrılup şehîd oldular. Bu mahalde sehel ârâm edüp herkes esbâbların kurudup fî' …
EÇS VI 53a … olup at çabaladıkça gark olduğun görüp hamd-i Hudâ fakîr cüst ü çapük davranup atdan kendümü bir tarafa atup piyâde bile güçile cân halâs etdim. Meğer cumbul ve bat …
EÇS VI 65b … Balı Beğ tarafından ibtidâ kelle ve diller gelir. Hemân pâdişâh-ı gerdûn-vakâr atdan enüp yüzün kara toprağa sürüp eydir:
EÇS VI 102b … îne-i pür-kînelerinden güzer edüp arkasından birer ikişer karış yalman gösterüp atdan tepeleri üzre cân ber-cehennem yıkılup pâymâl-i rimâl olurlardı. Bir kâfirin cü …