… âs etdik, ammâ niçesi güneş görünce merhûm olup anda defn etdik. Niçesi bizimle
atlara binüp
giderken merhûm olup anlardan az kimesne halâs oldu. Eğer bu Okna mağârâları ca …
Kûh-ı Okna: Cümle dağı ve taşı tuzdur kim dağları esîr ve mücrimler delüp mağârâlardan kaya kaya tuz çıkarırlar. Başka vâmoş kefere hâkimi vardır. Bunda iki yüz aded ümmet-i Muhammed esîr bulup cümlesin mağârâlardan çıkarup halâs etdik, ammâ niçesi güneş görünce merhûm olup anda defn etdik. Niçesi bizimle atlara binüp giderken merhûm olup anlardan az kimesne halâs oldu. Eğer bu Okna mağârâları cahîmin mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek gûyâ çâh-ı gayyâ-yı ve derk-i esfeli vasf eylemiş oluruz. Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102b ·
metinde göster ·
… ltân bu kâfirlerin eşbehlerin bile alup kulağız edüp cümlemiz yarar kazaklanmış
atlara binüp
"Tevekkülen-alallâh" diyerek Yergöğü kal‘ası üzre ol ân varup gördük kim yedi k …
"Vallâhi, bizler Eflâk re‘âyâsı boyarları ve hatmanlarıyız. Mihne Cüvân Beğ bizi gücile kendüye tâbi‘ olup Yergöğü'de Osmânlı ile ceng ederken işitdik ki cenâbınız Boğdan'da Burunsuz Kostantin'i bozup bu mahalle geliyorsuz. Bizler dahi şimdi kaçup size geldik. Cüvân Beğ hâlâ sizden bî-haberdir. Yergöğü'de paşalar ile ceng ediyor" deyince, hemân Kalga Sultân bu kâfirlerin eşbehlerin bile alup kulağız edüp cümlemiz yarar kazaklanmış atlara binüp "Tevekkülen-alallâh" diyerek Yergöğü kal‘ası üzre ol ân varup gördük kim yedi kat tabur Yergöğü kal‘asın ihâta edüp bî-bâk u bî-pervâ kal‘ayı döğerler. Hemân bir kerre el-azametullâh ism-i Celâl'a rehâ buldurup "Allâh Allâh" deyince hamd-i Hudâ cümle küffâr bir kerre "Bire Tatar geldi" deyince, kara şapkalı küffâr kara nahır gibi bir kerre yerinden sökülüp niçe bini nehr-i Tuna'ya atlarıyla cân atup cân ber-cehennem gark oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
… çadırımda salt ve sebükbâr kalup tecessüs-i ahvâl etmeğe mukayyed olup her bâr
atlara binüp
her cânibi beşer ve altışar sâ‘at bir sayd [u] şikâr tarîkıyla geşt [ü] güzâr e …
Ol ân iki sepet esbâbım ve iki re’s yeni ihsân olunan Macar kölelerimi ve niçe bâr-ı sakîllerimi karındaşlığımız olan 100a Ciğerdelen dizdârına Allâh emâneti koyup çadırımda salt ve sebükbâr kalup tecessüs-i ahvâl etmeğe mukayyed olup her bâr atlara binüp her cânibi beşer ve altışar sâ‘at bir sayd [u] şikâr tarîkıyla geşt [ü] güzâr edüp ekseriyyâ Tuna sâhillerinde gezüp Tuna içre olan cezîrelere im‘ân-ı nazar ile nazar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b–100a ·
metinde göster ·
… li ve zer-ender-zer arakıyyeli iç gulâmlarından yigirmi kadarı çıplak ve yaldak
atlara binüp
firâr ederlerken sipâh dahi bunları görüp tâ Eğri kal‘asına firâr etmiş asker-i …
"Hünkârı at karnı altından bukağuya urdular" derler, bu sözde galat etdiler. Lâkin bu mahalde niçe iş görmemiş zülüflü ve zerdûz hil‘atli ve zer-ender-zer arakıyyeli iç gulâmlarından yigirmi kadarı çıplak ve yaldak atlara binüp firâr ederlerken sipâh dahi bunları görüp tâ Eğri kal‘asına firâr etmiş asker-i bî-pâyân var, pâdişâh yanında dörd bölükden bir bölük asker kaldı, ol dahi piyâde kalan aşçı başçı ve karakullukçu ve firâr eden sipâh gulâmlarının at oğlanı ve it oğları ve hezele ve mezele makûlesi haşerâtı kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39b ·
metinde göster ·
"Ben arabaya binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân
atlara binüp
cirid oynayup gazâlara gitmekdir. Bizim İslâmbol'da böyle arabalara avretler bi …
"Ben arabaya binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân atlara binüp cirid oynayup gazâlara gitmekdir. Bizim İslâmbol'da böyle arabalara avretler biner, bize lâzım değildir" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a ·
metinde göster ·
… arı yine sâ’ir Badrak ve Sincivitli ve Şîrînli ve Mansûrlu kavimleri gibi çatal
atlara binüp
kılıç ve sadak ve bir kamçı taşırlar, gayri silâhları yokdur.
Orta boylu omuzları vâsi‘ belleri ince iri başlı ve kaba kulaklı ve yassı alınlı ve küçük gözlü âdemleri de vardır, ammâ mahbûb u matlûb marâlî gözlü ve şîrîn sözlü Noğay dilberleri olur. Ammâ sakalları beşer onar kıllı köse kavm-i gazûbdurlar, ammâ libâsları elbette koyun postu kürkdür ve başlarında kalpakları yile telli ve kuzu kürkü börkdür. İçerde esbâbları elbette Merzifon bezinden mâvî ve kırmızı kapamalardır. Ve gömlekleri dahi kırmızı ve mâvî bezlerdir. Ekseriyyâ kuşakları şâl ve hâm ibrîşim kuşaklardır. Silâhları yine sâ’ir Badrak ve Sincivitli ve Şîrînli ve Mansûrlu kavimleri gibi çatal atlara binüp kılıç ve sadak ve bir kamçı taşırlar, gayri silâhları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147a ·
metinde göster ·