… ri Malta üzerine olduğuna itmînân-ı kalb hâsıl edüp cezîre-i dârü'l-bevârlarına
avdet etdiler
. Bu limanda dahi Mora ve Arnavudluk şehbâzlarından üç bin asker-i güzîde dahi g …
Evsâf-ı kal‘a-i Anavarin : Mora cezîresinde liman-ı azîmdir ve iki kal‘ası vardır, biri aşağı liman ağzı kayalarında, biri evc-i âsumâna berâber kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Bunda lenger-i ikâmet bırağılup fi'l-hâl donanma-yı hümâyûnun batîü'l-hareke olan on pâre tershânenin çakal gemilerini boşaldup cümle levâzımât, mühimmât, cebehâne ve askerîsini ve kürekçilerin gayrı gemilere yerleşdirüp sulanup gayrı tedârikler görürken bu Anavarin limanına karîb Venedik kâfirinin cezîre-i Zaklise ve cezîre-i Kefelonyoz ceneralleri barud ve gülle ve kurşum ve gayrı çuka ve kumaş ve akmişe-i fâhireler ile niçe gûne hedâyâlar getirüp serdâr-ı mu‘azzama buluşup "Gazânız mübârek ola" dediler. Ammâ murâd [u] maksûdları çâşıtlık idi. Gördüler kim Osmânlının seferi Malta üzerine olduğuna itmînân-ı kalb hâsıl edüp cezîre-i dârü'l-bevârlarına avdet etdiler. Bu limanda dahi Mora ve Arnavudluk şehbâzlarından üç bin asker-i güzîde dahi gemilere ıskarça olup cümle mücâhidü fî-sebîlillah cemî‘î levâzımâtların görüp sulanup, âb-ı hayât nehr-i azîmi bu liman içre deryâya mahlût olur, üçüncü gün filandıra dikilüp göç boruları çalınup bu liman-ı azîmden tokuz yüz pâre sağîr ü kebîr yelken çıkup sehl engine çıkup Karabatak ve Kapudan Durak nâmân kulağuzların on aded uçkun firkateleri beşer altışar mil ileride giderken Malta cânibine müteveccih olup cümle asker-i İslâm bildiler kim donanma-yı hümâyûn Malta'ya gider. Hemân kim vakt-i zuhr olunca ol deryâ-yı bî-emânın ortasına varınca hemân Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa başdarda-i hümâyûn ile tarfetü'l-ayn içre girüye dönüp geldikleri yola inân-ı dümeni çevirüp "Kaşka alavanta" deyüp başdardaden orsa filandıra ve bayraklar dikilüp kürek rebaçsası ve yelken ile vakt-i asrda yine Çukalar önünden ubûr olununca hemân Çuka cezîresi kal‘asının cânib-i erba‘asından işâret âteşleri ve işâret topları atılmağa başladı, fi'l-hâl anı ubûr edince vakt-i gurûb olup andan ol şeb-i muzlimde cümle cezîre-i Girid âteş-i Nemrûd ile çırâğân olup vakt-i Şâfi‘î'de Bismillah ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i nigîn-i dürr-i yektâyı ibtidâ Sırf krallarından Despot Kral binâ edüp niçe kralların hasretü'l-mülûkü olduğundan mâ‘adâ sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî Hersekoğlu Ahmed Paşa sebebiyle Bosna diyârı kılâ‘ların feth edüp ba‘dehû sene-i mezbûrede kal‘a-i İzvornik'i dahi kılıç ile feth edüp atf-ı inânın bu Belgrad-ı behişt-âsâ üzre çevirüp ibtidâ Belgrad'dan yukaru kal‘a-i Böğürdelen'i feth edüp, andan küffârın Bosna diyârlarından nehr-i Sava ile gelen zahîre gemilerin kesüp Belgrad sehel kaht [u] galâ oldu, ammâ nehr-i Tuna ellerinde olup Paçka ve Laşka taraflarından belağan mâ-belağ zahîreleri ve her tarafdan imdâdlar gelirdi. Hemân Gâzî Ebü'l-feth kal‘a-i Belgrad'a amân u zamân vermeyüp kırk gün kırk gece döğüp âhirü'l-emr şiddet-i şitâ geldiğinden kal‘a-i Belgrad'ı bırağup hâ’ib ü hâsir Edirne'ye avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a ·
metinde göster ·
… a meks etmesi sebebiyle Kotur kal‘ası feth olmayup asâkir-i İslâm hâ’ib u hâsir
avdet etdiler
.
Âhir birkaç seneden sonra Köpürlü Mehemmed Paşa vezîria‘zam olup mukaddemâ Haleb altında Seydî'nin etdiğine kalmayup Seydî Paşa'ya sene (---) târîhinde Bosna eyâletin ihsân edüp Beğko Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı Venedik kâfirinin Kotur kal‘ası üzre serdâr edüp Seydî Ahmed Paşa'yı dahi anlara Bosna eyâletiyle koşundu etdi. Seydî Paşa'ya koşundu olması evzâ‘ı gâyetü'l-gâye girân gelüp "Beni serdâr etmedi" deyü Köpürlü'ye rağmen cümle Bosna ve Hersek askeriyle eyâlet-i Bosna'da serseri gezüp avk [u] te’hîr ederek Dobra-Venedik vilâyetine varup iki kerre yüz bin guruş mâl alup Gaçka sahrâsında meks etmesi sebebiyle Kotur kal‘ası feth olmayup asâkir-i İslâm hâ’ib u hâsir avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184a ·
metinde göster ·
… kkat-i sefer çekerek Cânkurtaran nâm mahalle gelüp andan Budin üzre cür’et edüp
avdet etdiler
.
Ba‘dehu Süleymân Hân Beç'i muhâsara etdikde kemâl mertebe sarp kal‘a olmağile günden güne şitâ ve berf ziyâde olup cümle guzât-ı müslimîn kar altında kalup âhirü'l-emr yigirminci gün kal‘adan fâriğ olup derd ü belâ ve meşakkat çekerek mâh-ı Saferü'l-muzafferde bî-zafer meşakkat-i sefer çekerek Cânkurtaran nâm mahalle gelüp andan Budin üzre cür’et edüp avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… i İslâm az olmağile Kotur'un fethi müyesser olmayup Hısım Mehemmed Paşa bî-feth
avdet etdiler
.
Ammâ sene (---) târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa Hısım Mehemmed Paşa'yı Rûmeli eyâletiyle ve yigirmi oda yeniçeriyle bu Kotur kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam edüp gönderdikde yetmiş yedi gün muhâsara etdiler, ammâ Seydî Ahmed Paşa Bosna eyâletiyle bu Kotur kal‘ası üzre me’mûr iken "Beni serdâr etmediler" deyü ayak sürüp Kotur imdâdına varmayup Kotur altında asâkir-i İslâm az olmağile Kotur'un fethi müyesser olmayup Hısım Mehemmed Paşa bî-feth avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
Nehr-i Ulusu: Bir nehr-i azîmdir ki aslâ sayf u şitâda geçit vermez bir âb-ı hayâtdır. Teke sancağında Ağırıdos kazâsından çıkup Aş kazâsında Mekri kal‘asına karîb kasaba-i Kıyık'da Akdeniz'e mahlût olur. Anı yedi göz ağaç cisirden ubûr edüp karşu cânibinde bir dıraht-ı çınâr sâyesinde ârâm edüp refîklerimiz "edâ-i hidmet etdik" deyü avdet etdiler. Hakîr kendü tevâbi‘imizle kaldık. "el-Garîbü ke'l-a‘mâ" mazmûnunca "Âyâ ne çâre ve ne cânibe azîmet etsek?" deyü meşveret ederken yine nehrin karşu cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127a ·
metinde göster ·
… i bir ma‘mûr köydür. Bunda gelüp tâze cân bulup cümle refîklere beş guruş verüp
avdet etdiler
. Bir iki gün bu karyede meks edüp safâ etdik. Ve bu kurâ halkı,
Karye-i Akıncılar: Menteşe hâkinde alaybeğinin yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli bir ma‘mûr köydür. Bunda gelüp tâze cân bulup cümle refîklere beş guruş verüp avdet etdiler. Bir iki gün bu karyede meks edüp safâ etdik. Ve bu kurâ halkı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128a ·
metinde göster ·
… üsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve bir kaç guruş hakk-ı tarîk alup
avdet etdiler
.
Karye-i Alara: Alâ’iyye hâkinde altmış yetmiş mikdârı müselmân Y 138b evleridir. Bir câmi‘leri var. Ve bu Alara nehri kenârında azîm hıyâbân mesîregâh-ı cihân çemenzâr yerlerde dıraht-ı azîmler sâyesinde Alâ’iyye müsellimi anda meks edüp Çerçisli karyesinden bize refîk olan yigirmi tüfeng-endâz bizi müsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve bir kaç guruş hakk-ı tarîk alup avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138a–Y138b ·
metinde göster ·
… k. Ve bir gece bunda mihmân olup şeyhin bize koşduğu kırk âdeme beş guruş verüp
avdet etdiler
. Ba‘dehu bu karyeden yigirmi tüfeng-endâz vesîle alup yine cânib-i şarka 3 sâ‘a …
Ammâ bu karye-i Nu‘aym şehr-i azîm ve bir sevâd-ı kadîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Ve bu âsitâneye cemî‘i masrû‘ ve mehmûm gelüp ziyâret edüp şifâ bulurlar. Hakîr bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Ve bir gece bunda mihmân olup şeyhin bize koşduğu kırk âdeme beş guruş verüp avdet etdiler. Ba‘dehu bu karyeden yigirmi tüfeng-endâz vesîle alup yine cânib-i şarka 3 sâ‘at sâfî taşlık içre ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233a ·
metinde göster ·
. Hakîr Berberî meliki ile atbaşı berâber Berberîler ile bir yerde giderek yedi …
Ertesi ale's-sabâh cümle yüklerimiz ile âmâde olup Berberistân askeri nümâyân olduklarında varup Hüseyin Kan ile vedâlaşmağa vardıkda anlar dahi bin mikdârı asker ile bizi bir sâ‘at yere göndere gidüp anda vedâlaşup yine te’kîden Berbere melikine bî-had tenbîhler eyleyüp "Dâyirende kondur" deyüp öpüşüp avdet etdiler. Hakîr Berberî meliki ile atbaşı berâber Berberîler ile bir yerde giderek yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·