girüp batnındaki hamli semîn ve ol hatun cesîm ve küsâmı kebîr olup mahall-i va …
Hurme gölü: Avratlar girüp batnındaki hamli semîn ve ol hatun cesîm ve küsâmı kebîr olup mahall-i vaz‘-ı hamle usret çekmeyüp sühûletle vaz‘-ı haml eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 88b ·
metinde göster ·
, hemân Kaya'yı bir kocaya dahi vermek içün fakîr Melek'i öldü deyü niçe gûne gü …
"Elhamdülillâh sıhhatde imiş. Hay gidi avratlar, hemân Kaya'yı bir kocaya dahi vermek içün fakîr Melek'i öldü deyü niçe gûne güft [ü] gûlar etdiler" deyü mektûbları Telhîsî Ramazân Ağa ile sa‘âdetlü pâdişâha hakîri bile gönderüp Yalı Köşkü'nde hakîr huzûr-ı pâdişâha varup yer öpdükde paşanın sıhhat haberin bildirüp pâdişâh-ı hakîm paşanın hayâtda olduğın hazz edüp hakîre yüz on altun ihsân edüp taşra çıkdıkda kızlar ağasının mektûbların dahi verüp taşra çıkup yine Topçular Sarâyı'nda Kaya Sultân'a gelüp yine perde-i zenbûrî ardında hakîr ile sa‘âdetlü pâdişâhın niçe gûne kelimât etdiklerin su’âl buyurup Paşa'nın za‘af-ı hâlin ve ahvâl-i pür-melâlin su’âl ederken hikmet-i Hudâ Karadeniz'den muvâfık eyyâm ile üç günde Uzun Ömer Re’îs gemisi gelüp mektûblar içinde paşa kendi hattıyla "Elhamdülillâh sıhhatdeyiz" deyü ancak yazabilmiş ve yine cerrâh ve hekîm istemiş ve bir gemi zahîre ve sâ’ir metâ‘-ı gûnâ-gûnlar göndermiş. Bu kerre sultân hakîre i‘timâd edüp iki yüz sikke-i hasene şerîfî altun ve bir semmûr kafâsı kürk ve hânemize muttasıl bir hâneyi seksen yedi bin akçeye olup hüccet [ü] temessükâtların hakîre ihsân edüp ol gün cerrâh Çipilyanoğlu kefereye bir kîse guruş harc-ı râh ile sâ’ir ma‘ûnâtların verüp hakîr yine Köprülü'ye varup ve her a‘yân-ı kibârdan mektûblar alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 33b ·
metinde göster ·
… n tahta örtülü kârgîr binâ sarâyları vardır ve iki bin aded dükkânlarında cümle
avratlar
oturup metâ‘ların satarlar ve dokuz aded mükellef hânları ve 3 aded bir gûne so …
Ve bu şehir içre cümle dörd bin tahta örtülü kârgîr binâ sarâyları vardır ve iki bin aded dükkânlarında cümle avratlar oturup metâ‘ların satarlar ve dokuz aded mükellef hânları ve 3 aded bir gûne sobalı hammâmları vardır ve şehir içi ol kadar pâkdir kim korta sarâyı yolu serâpâ kırmızı tula döşelidir ve cümle sağîr ü kebîr yigirmi aded mu‘azzam kenîseleri vardır. Cümleden Varşalka kral deyri (---)(---)(---)(---)41b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a–41b ·
metinde göster ·
… astır çanlığı nümâyân idi. Ve cümle yedi yüz aded dükkânlarında cümle kızlar ve
avratlar
bey‘ [ü] şirâ edüp kocaları hemân iş işlerler. Âdet-i kâfiristân-ı Hıristiyân b …
Ve derûn-ı hisârda üç manastır çanlığı nümâyân idi. Ve cümle yedi yüz aded dükkânlarında cümle kızlar ve avratlar bey‘ [ü] şirâ edüp kocaları hemân iş işlerler. Âdet-i kâfiristân-ı Hıristiyân budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
… zler tatarcık sineği ve sivrisinek derdlerin çekerken yol üzre üç {aded} fâhişe
avratları
uryânen Kili hâkimi bırağup ikisi {sivrisinek derdinden} tulum gibi şişüp mürd …
Andan mezkûr {Yılanlı} Ada kim iki Tuna mâbeyninde tûlu şarkdan garba on mîl ve arzı altı yedi mîl cezîre içre at sineği derdin atlarımız çeküp ve bizler tatarcık sineği ve sivrisinek derdlerin çekerken yol üzre üç {aded} fâhişe avratları uryânen Kili hâkimi bırağup ikisi {sivrisinek derdinden} tulum gibi şişüp mürd olmuş. Biri dahi tulum gibi olmuş, ammâ sinek zahmından sinek gibi vızlayup ancak cânı bir sedd-i ramak kalup "Aleyhi mâ-yestahik" deyü ubûr edüp yine nehr-i Tuna'yı geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
… di'den bey‘at edüp Râbi‘a-i Adeviyye merâtibin bulmuşlardı. Ve her kez musâhibe
avratlardan
hazz etmez olup köşe-i uzlet ihtiyâr etmeden hazz edüp her bâr ibâdete meşgûl { …
Ve yetmiş yedi yerde bâğ u bâğçe ve yalılar ve çiftlikler ve'l-hâsıl cümle milk-i emlâklerin evlâdlarına ve kendü tevâbi‘lerine ve Melek tevâbi‘lerine hüccet-i şer‘iyyelerin verüp ba‘de'l-inkırâz Mekke ve Medîne'ye cümle milklerin vasiyyet etdi, zîrâ sultânlar içre ol asırda andan zengine sultân yok idi ve yedi yıl mukaddem sâz u sûz ve lu‘b u lehv dinlemeden ve görmeden tâ’ib ü tâhir olup Koca Mustafâ Paşa şeyhi Hasan Efendi'den bey‘at edüp Râbi‘a-i Adeviyye merâtibin bulmuşlardı. Ve her kez musâhibe avratlardan hazz etmez olup köşe-i uzlet ihtiyâr etmeden hazz edüp her bâr ibâdete meşgûl {olup} Paşa ile bile namâz kılardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… e ne yüzünün nûru bozuldu. Âhir Paşa'ya mahabbet edüp cemî‘i musâhibe-i müfside
avratları
meclisinden kovup cemî‘i zamânda sohbeti Paşa ile idi, ammâ netîce-i kelâm "Lâ- …
Andan Kaya Sultân dokuz ay on gün sonra bir (---)(---) müştak olup ne öldü ve ne yüzünün nûru bozuldu. Âhir Paşa'ya mahabbet edüp cemî‘i musâhibe-i müfside avratları meclisinden kovup cemî‘i zamânda sohbeti Paşa ile idi, ammâ netîce-i kelâm "Lâ-ya‘lemü'l-gaybe illallâh" ammâ mukaddemâ istihrâc sâhibi üstâd-ı kâmiller,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78a ·
metinde göster ·
… eşyâ-yı zî-kıymet bulunur, ammâ bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı cümle Bulgar'dır.
Avratlarının
başları açık olup saçların bir gûne örerler kim bir diyâr zenânelerine mahsûs d …
Ve cümle iki yüz aded dükkânlardır kim her eşyâ-yı zî-kıymet bulunur, ammâ bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı cümle Bulgar'dır. Avratlarının başları açık olup saçların bir gûne örerler kim bir diyâr zenânelerine mahsûs değildir illâ bu şehre nisvânlarına mahsûsdur. Ve takyeleri dahi bir gûne turfa takye geyerler kim bu dahi vâcibü's-seyr bir tar[z] u tavr-ı ibretdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109b ·
metinde göster ·
cümle meneviş çukadan bostâncı külâhları gibi sivri sivri çuka takyeler geyüp y …
Ammâ mudhike-i garîbe oldur kim, bu kavmin avratları cümle meneviş çukadan bostâncı külâhları gibi sivri sivri çuka takyeler geyüp yüzleri açık gîsûları perîşân durhallı(?) ve bir hâlli(?) mashara heybet avratlardır ve cümlesi şayak gibi beyâz abâ sıkma dolama geyüp çiftde ve çubukda Ferhâd gibi çalışır kağan arslan zenânelerdir. Ba‘dehû bu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… geyüp yüzleri açık gîsûları perîşân durhallı(?) ve bir hâlli(?) mashara heybet
avratlardır
ve cümlesi şayak gibi beyâz abâ sıkma dolama geyüp çiftde ve çubukda Ferhâd gib …
Ammâ mudhike-i garîbe oldur kim, bu kavmin avratları cümle meneviş çukadan bostâncı külâhları gibi sivri sivri çuka takyeler geyüp yüzleri açık gîsûları perîşân durhallı(?) ve bir hâlli(?) mashara heybet avratlardır ve cümlesi şayak gibi beyâz abâ sıkma dolama geyüp çiftde ve çubukda Ferhâd gibi çalışır kağan arslan zenânelerdir. Ba‘dehû bu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… ded musanna‘ ve müzeyyen kenîseleri vardır ve gâyetü'l-gâye zengine Rûm keratse
avratları
var kim be-her sene beş kantar harîr öşr verir keratse karıları var.
Bu şehrin Rûmları müselmânlara gâlibdirler, zîrâ ankâ kefereleri var. Cümle hâneleri birbiri üzre cânib-i şimâl ve garbda olan sahrâ içre cereyân eden İncekarasu'ya nâzır menhûs hânelerdir ve cümle yedi aded musanna‘ ve müzeyyen kenîseleri vardır ve gâyetü'l-gâye zengine Rûm keratse avratları var kim be-her sene beş kantar harîr öşr verir keratse karıları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 181a ·
metinde göster ·
… üm ḫanum ne ṣoylamış aydur big yigit öginür-ise er öginsün aṣlandur öginmeklik '
avratlara
bühtandur öginmek-ile 'avrat er olmaz ala yorġan içinde senüŋ-ile ṭolaşmadum ṭa …
görelüm ḫanum ne ṣoylamış aydur big yigit öginür-ise er öginsün aṣlandur öginmeklik 'avratlara bühtandur öginmek-ile 'avrat er olmaz ala yorġan içinde senüŋ-ile ṭolaşmadum ṭatlu damaġ ṭatubanı ṣorışmadum al duvaġum altından söyleşmedüm tiz sevdüŋ tiz uṣanduŋ ḳavat oġlı ḳavat ḳādir