u safâ edüp peder-i büzürgvârımızın dünyâ ve âhiret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, …
Cezîre-i Kızılada: Yigirmi mil ihâta eder bir ma‘mûr cezîredir. İkiyüz ma‘mûr Urum hâneleri vardır. Dağları kızıl kızıl olduğundan Kızılada derler. Üsküdar toprağına karîbdir. Bir deyri ve bâğ u bâğçeleri ve cânib-i erba‘asında balık dalyanları vardır. Bu cezîreler sağîr ü kebîr yedi adadır. Cümlesi bostâncıbaşı hükmünde olup Kapudan Paşa eyâletidir. Ana hâs-ı efrâz olunmuşdur. A‘vânlarından subaşıları ve birer yeniçeri yasakçıları vardır. Bu yedi adacıklar İslâmbol'a on sekiz mildir. İzmit boğazıyla Yalova önünde dizilmiş adalardır. Bu hakîr dahi bu yedi aded cezîrelerin mâbeynlerinde yedi gün eyyâmsız serserî gezüp temâşâ ederdik. Âhir Cenâb-ı İzzet tokuzuncu gün bir eyyâm-ı muvâfık verüp bin elli (---) gurresinde İslâmbol'da Odunkapusu'na dâhil olup vâlideynlerimize buluşup dest-i şerîflerin bûs edüp İzmit hedâyâları verüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk. Ba‘dehû İslâmbol içre zu (---) ay zevk u safâ edüp peder-i büzürgvârımızın dünyâ ve âhiret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, Tarabefzûn vâlisi olup pederimiz Ömer Paşa'nın kapu kethüdâsı olup hakîri bile Tarabefzûn'a gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
u safâ edüp cümle erbâb-ı ma‘ârifleriyle ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihleri ve a …
Bu şehr içre (---) ay zevk u safâ edüp cümle erbâb-ı ma‘ârifleriyle ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihleri ve ayân [u] kibâriyle cân sohbetleri edüp murâd [u] merâmımız üzre şehri seyr [ü] temâşâ edüp alâ kadri'l-imkân niçe ahvâllerine vâkıf-ı esrâr olup Ketenci Ömer Paşa kethüdâsı Hüseyin Ağa elçilik ile Mikrilistân vilâyetine hedâye götürüp hakîr bile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254a ·
metinde göster ·
Bunun emsâli niçe âsâr-ı binâ ve niçe ibret-nümâlar var ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan şeylerin kitâbet-i midhatinde tatvîl-i kelâm olup melâlet vardır. Anınçün bu mertebe ile iktifâ olundu. Hamd-i Hudâ kâmil iki ay zevk [u] safâlar edüp seyr [u] temâşâ-yı civân-ı Azerbaycân-ı nısf-ı cihân etdik. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301a ·
metinde göster ·
Ulemâ-yı Diyârbekir: "Bizim Şat kavunu râyihasında ola", demişler. Tâ bu mertebe bir gûne râyihası var kim tenâvül edenün yâhûd teşemmüm edenün dimâğı pür-anber olur. Ve bu Diyârbekir kavunu kırkar ellişer vukiyye geliri de vardır ve cümle sebz-gûndur. Diyâr diyâr erdiği mahalle dek hedâyâ götürürler. Ve niçe kişiler dârçîn ve karanfil ve pirinç ile Hazret-i Mu‘âviye te’lîfi zerde ta‘âmı yaparlar kim diyâr-ı Rûm'da Atina balından eyle mümessek zerde olmak ihtimâli yokdur, tâ bu mertebe mümessek kavun zerdesi olur. Ammâ karpuzu memdûh değildir. Lâkin reyhânı dahi eyle iri ağaçlar olur kim yedi-sekiz ayda çadırlara direk ve kazık yaparlar. Âteşe yaksalar sünbül-i Hıtayî gibi kokar. El-hâsıl ahâlî-i Diyârbekr'ün bu Şattu'l-Arab kenârında yedi sekiz ay zevk ü safâlarına halk-ı cihân reşk ederler, zîrâ geceleri Kadîr, rûzları ıyd-ı adhâ olup Hüseyin-i Baykara fasılları edüp, "Fânî cihândan sehel kâm aldık" zann ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208a ·
metinde göster ·
… hevâsı temmuzda gâyet ıssıdır. Ekseriyyâ ahâlîsi Aladağ'da bâğlarına göçüp altı
ay zevk
[u] safâ ederler.
Andan (---)(---)(---) hân u hammâm u tekye vü âb-ı hayât çeşme ve sebîl ve iki yüz aded kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ammâ bezzâzistânı ve imâreti dârü'l-ıt‘âmı ve kurşum örtülü imâristân-ı âlîleri yokdur. Ammâ gılâl anbarları ve cebehâneleri çokdur. Hatta sağîr ü kebîr yüz on pâre topları var kim Âdilcevâz kal‘asında eyle toplar yokdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâlinde bir top menzilinden ba‘îd Aladağ üzre sâfî bâğ u bâğçedir. Âbları latîfdir ve mahbûb u mahbûbeleri nazîfdir. Ammâ hevâsı temmuzda gâyet ıssıdır. Ekseriyyâ ahâlîsi Aladağ'da bâğlarına göçüp altı ay zevk [u] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
… an Yukaru Akbaba Sultân kurbunda Beğkoz bâğçesine Sultân ile göç edüp, anda bir
ay zevk
u safâ ederken yine bir sabâh
Hemân Paşa Köpürlü'den sarâya gelüp def‘-i gam içün Boğazhisâr'dan Yukaru Akbaba Sultân kurbunda Beğkoz bâğçesine Sultân ile göç edüp, anda bir ay zevk u safâ ederken yine bir sabâh
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76a ·
metinde göster ·
u safâlar ile cümle a‘yân [u] eşrâf ile cihân sohbetleri ve Hüseyn Baykara işre …
Şehrine dâhil olup kâmil iki buçuk ay zevk u safâlar ile cümle a‘yân [u] eşrâf ile cihân sohbetleri ve Hüseyn Baykara işretleri ederek hamd-i Hudâ eyyâm-ı şitâ mürûr edüp eyyâm-ı bahâr geldi, derken hikmet-i Hudâ tekrâr Kanije kal‘asında Yentür Hasan Paşa'dan ve Seğitvar kal‘asında Gürcî Mehemmed Paşa'dan ve Budin'de Serdâr Ali Paşa'dan ve kal‘a-i Üstürgon'da Çerkez Bekir Paşa'dan ve Novigrad kal‘asında Hamza Paşa'dan ve Leve kal‘asında Çatrapatra Ali Paşa'dan ve Ustolni-Belgrad kal‘asında Hacı Mustafâ Paşa'dan cümle feryâdcılar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… az mevsiminde cemî‘i kâfiristândan marîz u alîl ve tendürüst kâfirler gelüp bir
ay zevk
u safâlar edüp tendürüst olup herkes vatanlarına giderler. Bu ılıca Üstürgon'a …
Selef kralları bu humma-i yed-i Kudret üzre kıbâb-ı âlîler ve aşren fe-aşr havz-ı azîm ve şâzrevân ve kâ‘a ve câmekânlar edüp amâr etmişler bir âb-ı hayât-misâl râyihası mu‘tedilü's-sühûn ılıcadır. Atımdan enüp içeri esbâbımla girüp temâşâ etdim. Cümle küffâr avretleri ve oğlanlarıyla karış katış olup girmişler, ammâ hakkâ ki gûnâ-gûn ejder kelleleri ve arslan kelleleri tasvîrlerinden ılıca suları cereyân edüp havza dökülür âsâr-ı azîmedir ve suyu gâyet nâfi‘ olduğundan beher sene kiraz mevsiminde cemî‘i kâfiristândan marîz u alîl ve tendürüst kâfirler gelüp bir ay zevk u safâlar edüp tendürüst olup herkes vatanlarına giderler. Bu ılıca Üstürgon'a bir konak karîb olmağile vere ile Üstürgon'dan dahi ba‘zı sene niçe yüz âdemler gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a ·
metinde göster ·
… esîregâha gelüp âb-ı hayâtlar kenârında hayme ve hargâhların kurup birer ikişer
ay zevk
u safâlar edüp dağlarında sayd [u] şikârlar ederler. Biz dahi üç gün safâ vü sü …
Ve nehr-i Salkır Çadır yaylağı dibinden bir kaynağ-ı azîm mesîregâh çemenzâr-ı hıyâbândan tulû‘ eder kim dıraht-ı müntehâların zıll-ı himâyesinden güneşin ziyâsı zemîne te’sîr etmez. Cümle pâdişâhlar ve kalga ve sultânlar bu mesîregâha gelüp âb-ı hayâtlar kenârında hayme ve hargâhların kurup birer ikişer ay zevk u safâlar edüp dağlarında sayd [u] şikârlar ederler. Biz dahi üç gün safâ vü sürûr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 133a ·
metinde göster ·
… vardır. Bu yaylağ-ı azîme yılda bir kerre ahâlî-i vilâyet çıkup kâmil altı yedi
ay zevk
u safâlar edüp tâ‘at ibâdet ederler kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Zamân-ı kadîmde Leka-yı bed-likâ-yı bî-bekâ Kral-ı dâllin tahtgâh yaylasıdır. Hâlâ bu yaylağ-ı bâlâya bir günde urûc olunup tâ zirve-i a‘lâsında cümle a‘yân-ı vilâyetin iki bin aded yayla evleri ve cümle kırk aded cevâmi‘ ve mesâcidleri ve cümle bir aded hammâmı ve cümle iki aded hânları ve cümle bir aded medrese ve cümle bir aded tekye ve cümle bir aded mekteb-i sıbyân ve cümle beş yüz aded dükkânları vardır. Ve niçe bin gûne âsâr-ı binâları vardır. Bu yaylağ-ı azîme yılda bir kerre ahâlî-i vilâyet çıkup kâmil altı yedi ay zevk u safâlar edüp tâ‘at ibâdet ederler kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221b ·
metinde göster ·
… gâh bâr [u] büngâh me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla bu kûh-ı Hortaç'a çıkup bir iki
ay zevk
u safâ edüp kesb-i tarâvet ederler.
Ba‘zı Selânik şehrinin a‘yân-ı kibârları hayme vü hargâh bâr [u] büngâh me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla bu kûh-ı Hortaç'a çıkup bir iki ay zevk u safâ edüp kesb-i tarâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
… çan kim vakt-i şitâ olur Mühürdâr Paşa Sakız'dan bu sarâya nakl edüp kâmil altı
ay zevk
u safâ eder.
Ve dağlarında gûnâ-gûn mürg-ı vahşîsinden kekliği ol kadar çokdur kim remmâ remmâ tayerân etmededir. Kaçan kim vakt-i şitâ olur Mühürdâr Paşa Sakız'dan bu sarâya nakl edüp kâmil altı ay zevk u safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y53a ·
metinde göster ·
u safâlar edüp a‘yân [u] eşrâflarından hâne sâhibimiz Muslu Ağa ile ve birâderi …
El-hâsıl bir ay zevk u safâlar edüp a‘yân [u] eşrâflarından hâne sâhibimiz Muslu Ağa ile ve birâderi Alî Çelebi ve Pilili Ahmed Ağa ve dâmâdı Müstedâm Ağa ve Serdâr Hüseyin Ağa ve Sıyâmîzâde ve Semiz Mûsâ Çelebi ve Dizdâr Mûsâ Ağa ve Cebecibaşı Hasan Ağa ve Cebeci Çorbacısı Mustafâ Ağa ve Lonca Câmi‘i imâmı Mu‘îd Efendi ve Abdülcebbâr Efendi ve Dervîş Abdullâh Efendi ve Nâ’ib Dervîş Efendi ve veliyyün-ni‘âm Mütevellî (---) Ağa ile ve cümle hukûkun kesb etdiğimiz yârân-ı safâ ile vedâlaşup cümlenin du‘âsın alup Y 109b bin seksen iki senesi Cemâziye'l-evvelin yigirmi beşinde pür-silâh bir firkateye süvâr olup ve Arapça âyetin tilâvet edüp bâdbân-ı zevrakı çâk edüp keskin poyraz eyyâmı ile Rodos'a azîmet edüp giderken İstanköy'den yigirmi mîl ba‘îd Tekir burnu nâm mahalli dolaşınca sekiz kâfir kalyonları içine giredüşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a–Y109b ·
metinde göster ·
u safâ edüp ba‘dehu cümle ahibbâ ile ve Tatar hân sultânları Mübârek Geray ve n …
Cümle ahvâlâtlarına vâkıf olup bir ay zevk u safâ edüp ba‘dehu cümle ahibbâ ile ve Tatar hân sultânları Mübârek Geray ve nûreddîn sultân ve dizdâr (---) ağa ve kadı efendi ve serdâr Edhem Çorbacı ve Monlâ Çelebiler ve Mütevellî Kâtibi Ömer Çelebi ve Abdülkâdir Paşa kethudâsı Mahmûd Çelebi el-hâsıl cümle ihvân-ı bâ-safâ ile vedâlaşup atlarımız bir firkateye koyup ve hakîre kal‘a ağaları elli pür-silâh dayı yiğitler ve niçe me’kûlât Y 126b u meşrûbâtlar verüp Anatolu cânibinde Mekri körfezine muvâfık keskin batı eyyâmı ile bayrak yırtup ve Allâh'a sığınup altmış mîl şarka engin söküp karşu kıyıda Kurdoğlu Burnu nâm mahalle selâmetle varup küffâr havfinden emîn olduk. Mezkûr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a–Y126b ·
metinde göster ·
… inin reng-i rûyları zerd çehredir. (---)(---) Bunun hevâsında safâ Bunda sekiz
ay zevk
[u] safâ Q 63b ederek kesb-i tarâvet edüp gül-çehre olup hayât bulurlar. Ve A …
Ve'l-hâsıl âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim cümle Adalya kavminin reng-i rûyları zerd çehredir. (---)(---) Bunun hevâsında safâ Bunda sekiz ay zevk [u] safâ Q 63b ederek kesb-i tarâvet edüp gül-çehre olup hayât bulurlar. Ve Adalya kavmi bu yaylağa gelmeseler memât bulurlar. El-hâsıl medhinde lisân kasırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Ve herkes ahb …
Bu halîc üzre ahâlî-i Mısır kâmil beş ay zevk u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Ve herkes ahbâbıyla mukarnazlı ve münakkaş şâhnişînlerde hoş-nişînlik edüp şebekeleri ile mâhî sayd ederler. Ve Mısır'ın cümle dilberânları bu halîce gelüp cân-ı cânânlar ol mahbûb cüvânânlar bilâ-hicâb fûtasız uryânen halîce girüp sâf billûr nûr ten-i münevveri ile bahr-i ma‘ârif-vâr gümüş balığı gibi şinâverlik edüp mâlik-i Nîl-vâr gavvâslık ederlerken ba‘zı âşıkân bu mâhî mâh-pâreleri dil riştesiyle sayd edüp der-kenâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·