İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ayakda*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
32
isabet
31 cümle/beyitte
11,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
8
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3213,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–32 / 32

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ayakda*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 17a–17b … üp bir âdem başına çizme geymiş yazılmışdır, ana işâretdir kim bir devlet gele, ayakda olan pespâye âdemlere söz değüp baş ola. Ve mücevvezeli âdemler sûreti var ve b …
EÇS I 69a … uhoğlu Assâf Beğ ve Ma‘ânoğlu ve Keçeci Süleymân ve Amber Mustafâ mü’ezzinlikte ayakdaşlarımız olup şeb [u] rûz hammâm-ı hâs cenbinde meşkhâne nâm mahalde sâz u söz ve gûnâ-g …
EÇS I 69a Ve gâhîce ayakdaşlarımız sıbyânlar ile semmûr kalpak geydirirlerdi. Ammâ her bâr Silâhdâr Melek Ahmed Ağ …
EÇS I 172a … nünde âdemi kızdırup çarmıh ipde oynadır, lezîzdir, ammâ başdan aklı zâ’il edüp ayakda temel komaz. İslâmbol'da bir âdem eğri yürüyüp sendirese "Kâsım günü şerbeti iç …
EÇS I 196b Esnâf-ı çerçiden hâcetciyân ya‘nî ayakda gezen attâr: Dükkânları yokdur, cümle üç yüz neferdir. Bunların pîri (---) (--- …
EÇS I 206a … e sâhib-i bestedir kim üstâdımız Dervîş Ömer telâmîzlerindendir. Harem-i hâs'da ayakdaşımız idi.
EÇS I 213a Ammâ bu İslâmbol bozasının ayakdan alır hümüllü ve salatalı Süleymâniyye'de Yâsemen bozası ve Arnavud Kâsım bozası …
EÇS I 213a … asofya'da Taşaklı bozası ve Unkapanı'nda Sinân bozası ve Momo bozası ve'l-hâsıl ayakdan alır bozalar var kim Unkapanı'nın zelehor hammâlları bahis ile bozaları içüp ar …
EÇS II 307b … îzân olur. Mâh-ı temmûzda endek kalup dükeli devâbât makûlesinden keçi ve koyun ayakdan ubûr eder. Bu nehri biz dahi güzer edüp cânib-i şimâle ma‘mûr kendler içre 7 sâ …
EÇS II 364a–365a … Ağa'dan ve cümle yedi ocak ağalarından ve şeyhülislâmdan ve cümle harem-i hâsda ayakdaşlarımdan ve sâ’ir karındaş [ve] yoldaşlarımdan ve cümle sipâhî ve yeniçeri ve cebeci oca …
EÇS III 108a Ezîn-cânib bu nehri mezkûr Burgaz kurbunda atlar ile ayakdan ubûr edüp (---) sâ‘atde
EÇS III 116b Nehr-i Balvaniçse: Eflâk diyârında Erdel'den gelüp Tuna'ya karışır. At ile ayakdan geçilir. Nehr-i Pırahova Tuna'ya mahlût olur.
EÇS V 38b … i tarafda Paşa kâmil 15 sâ‘at hâk-i Bender'de gidüp nehr-i Yişnevic'i atlar ile ayakdan geçüp,
EÇS V 71b … amân ile geldiğinizin tedârik meşveretin görelim" dedikde, Hasan Paşa ve gayrı ayakdaşı âsî vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar eyitdiler:
EÇS V 84b … dan hakîr kalkup 4 sâ‘atde Bursa sahrâsıyla giderken nehr-i Nilüfer'i atlar ile ayakdan geçüp yine cânib-i kıbleye gidüp,
EÇS V 104b Menzil-i şehr-i Fohşan'da Fohşan nehrin bu kadar mâl-ı ganâ’imle ayakdan geçüp karşu tarafda şehr-i Fohşan içre konuldukda mukaddemâ Eflâk diyârında alı …
EÇS V 182a Andan kalkup yine semt-i şimâle (---) sâ‘at gidüp nehr-i Morava'yı ayakdan atlar ile geçildi, zîrâ dahi çok sular mahlût olmamışdır. Bu nehrin kenârında h …
EÇS VI 10b … relerin esîr edüp kimin dendân-ı tîğdan geçirüp nehr-i Şamos'u atlar ile bî-pâk ayakdan geçüp ol gün sahrâlar içre seğirdüp,
EÇS VI 32b Karye-i Moraviçse'yi geçüp nehr-i Lig'i atlarla ayakdan geçdik. Bu nehir Karadağ'da karye-i Bahte'den çıkup kasaba-i Valiva'ya karîb ne …
EÇS VI 125b–126a … an 126a cânib-i garba kal‘a-i Nitre'yi ubûr edüp andan nehr-i Vak'ı atlar ile ayakdan geçüp ol gün ılgarup giderek nehr-i Vak başında meks etdik.
EÇS VII 11a … ellesi teninden cüdâ olup na‘ş-ı şerîfi hâk-âlûd yatırken hemân Deli Husrev nâm ayakdaşı ol meydân-ı veğâda Deli Mehemmed'i bî-ser görüp eydir:
EÇS VII 51b … İslâm selcden helc ü melc olup cümle meterisleri kar basup niçe bin âdem elden ayakdan çıkup niçe bin hayvânâtlar kırılup rûz-ı mahşerden bir gün olur. Cümle asâkir-i …
EÇS VII 54b Andan bu askerin ortasında kırk elli kadar kırmızı şalvarlı cündîler atlar üzre ayakda durarak ve ba‘zısı atlar üzre tepesi üzre durup gûnâ-gûn silâhşorluklar ederek …
EÇS VII 62b–63a … nün ardında kuyruk sokumu ta‘bîr etdikleri mezkûr yerden el-hâsıl iki el ve iki ayakdan bu beş yerden herîfin tulum gibi derisin delüp birer karış tûlı yağlı 63a çır …
EÇS VII 64b Andan on göbek misk-i Hoten benim ayakdaşım kapucular kethudâsıyla ubûr etdik.
EÇS VII 103b … kalkup yine taraf-ı şarka giderken hemân şehir kenârında nehr-i Buzav'ı atlarla ayakdan geçüp (---) sâ‘at sahrâ-yı ma‘mûrlarda gidüp,
EÇS VII 157a … rafından gelüp Kuban'a munsab olur. Ve bu Kabarti içre nehr-i Kuban'ı atlar ile ayakdan geçdik, ammâ cümle gark olayazdık. Birkaç atların arkanları birbirlerine dolaşu …
EÇS VIII 240a … öz içinde ma‘mûr kurâlar geçerek ve âb-ı hayât sular içerek ve nehr-i Kösdem'i ayakdan atlar ile geçerek âbâdân kurâlarda yeyüp içerek konup göçerek 3 sâ‘atde,
EÇS VIII 272b … mâbeynindeki Kalamata körfezine mahlût olurlar. Bu enhâr-ı zülâlleri atlar ile ayakdan 2 sâ‘atde geçüp,
EÇS IX Y149a … edüp biz dahi cümle yârânlar ile vedâlaşup firkateye süvâr olup üç pâre firkate ayakdaş ile mütevekkilen alallâh olup firişka rûzgâr ile pupa kullanup Akliman'dan yigi …
EÇS X Y240a Mâ’u'l-asel ya‘nî bal suyu: Rûm'daki gibi değildir, bu âdemi ayakdan alup köşe başın bekledir, mel‘ûn şeydir. Ve,
EÇS X Y450b Ammâ aşağı Kara Meydân'da söz ayakda olan haşerâtlara düşüp âlât-ı silâh ile feryâd [u] figânları evce peyveste olup …