… hri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve
Ayasofya kubbesi
ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olu …
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Karaman mâbeyninde bir kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki bin dalâlet-âyîn müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-ı mâderden müştak oldukları gece âteş-gede-i Nemrûd, Urfa şehri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve Ayasofya kubbesi ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olup ba‘de'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ın yümn-i mukdimiyle Belde-i Tayyibe ya‘nî şehr-i Kostantıniyye feth [u] teshîre geldikde mezkûr deyrin esâsı üzre Sultân Mehemmed Hân bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… üzre eyle pâyeler binâ etdim ki âhir zamânda Hallâc-ı Mansûr yay çillesi önünde
Ayasofya kubbesi
top [u] çevgân-misâl galtân olup fenâ bulmaya. Ta‘mîr etmek benden feth etmek s …
"Pâdişâhım metânet üzre eyle pâyeler binâ etdim ki âhir zamânda Hallâc-ı Mansûr yay çillesi önünde Ayasofya kubbesi top [u] çevgân-misâl galtân olup fenâ bulmaya. Ta‘mîr etmek benden feth etmek senden ola. Ve sana bir minâre yeri inşâ edüp anda du‘â etdim. Hemân fethine bezl-i ihtimâm eyle" deyince cümle huzzâr-ı meclis Fâtiha-i ümmü'l-kitâb kırâ’at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin
Ayasofya kubbesi
bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olu …
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla ma‘rûf elli dörd kademe bir nerdübân ile nüzûl olunur bir uçurum yerdir. Bu iki uçurum ortasındaki püşte üzre bu câmi‘ vâkı‘ olmağile zelzeleden masûn [u] mahfûz olmasıyçün âkıbet-endîş Mi‘mâr Sinân-ı hurdedân câmi‘i alçak edüp çâr-dîvâr üzre inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… ir. İçinde yetmiş seksen hûrde gârlar dahi vardır. Kefere zamânında İslâmbol'da
Ayasofya kubbesi
üstünden ruhbânlar uçup bu gârlarda sâkin olurlarmış. Ba‘zı kayalarda lisân-ı L …
Ve yine Keşiş Dağı'nda Süleymân Hân Bınarı'ndan yine yokuş yukarı karsız ve ağaçsız çemenzâr yerlerdir, ammâ şükûfeleri yokdur, çıplak dağlardır. Kâmil beş sâ‘atde kulle-i cihân Keşîş Dağı'nın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim eflâke ser çekmişdir. Aşağıda bulutlar şehr üzre geçdiği görünür, tâ bu mertebe âlîdir. Aşağı Bursa'dan iki günde bu kulleye çıkılır, ammâ müşkildir. Gâyet cebel-i âlî olduğundan kar ve dıraht ve sâ’ir eşcâr durmak ihtimâli yokdur. Çıplak kayalı zirve-i a‘lâdır kim kıble cânibinde Kütâhiyye dağı görünür. Cânib-i şarkda Söğüt dağları görünür, canib-i garbda deryâ aşrı Rûmeli tarafında Gelibolu dağları görünür. Bulutsuz küşâde hevâ oldukda şems-i âteş-tâbın ziyası İslâmbol kal‘ası üzre pertev fer urdukda Yedi kulleleri ve Sultan Ahmed Câmi‘inin 231a altı aded minâreleri ve Ayasofya Câmi‘i râygân nümâyândır. Tâ bu mertebe kûh-ı bâlâdır kim âdem bir kaya daldasına pinhân olmasa rûzgâr âdemi doğancı pefteresi gibi hevâya atar, gâyet şedîd rîh-ı akîmi olur. Bu cebelin tâ zirve-i a‘lâsında bir mezâr-ı tavîl vardır. Cânib-i erba‘asına iri taşlar ile hudûd etmişler, andan ma‘lûmdur ki mezârdır. Lenduhâ oğlu Sağdâ'nın mezârıdır derler. Hazret-i Hamza havfinden bu cebelde sâkin olup bunda yatır deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘dir. Ve bu kabr kurbunda bir zîr-i zemîn mağara vardır, yokuş aşağı hayli gider, muzlim bir gâr-ı azîmdir. İçinde yetmiş seksen hûrde gârlar dahi vardır. Kefere zamânında İslâmbol'da Ayasofya kubbesi üstünden ruhbânlar uçup bu gârlarda sâkin olurlarmış. Ba‘zı kayalarda lisân-ı Latîn üzre iki bin yıllık târîhli hatt-ı Yunanîler vardır. Ve teferrüce çıkan erbâb-ı ma‘âriflerin hüsn-i hatları vardır. Bir temâşâgâh-ı cebel-i müntehâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b–231a ·
metinde göster ·
… t-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve
Ayasofya kubbesi
münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kır …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… antiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve
Ayasofya kubbesi
ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle- …
Sitâyiş-i tekyegâh-ı Urfa: Cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı zî-şândır, ammâ cümleden âsitâne-i Hazret-i İbrâhîm Halîl derûnı kal‘ada, zeyl-i iç hisârda binâ-yı Me’mûn Halîfe Hazret-i Halîlü'r-rahmân Âsitânesi Rûm u Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyye'de meşhûr-ı âfâkdır ki Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı yine kartal kuşlarına bağlı sandûkasına yine kanlı ok düşüp hâşâ ve kellâ "İşte gök tanrısın öldürdüm, müstakil yer ve gök tanrısı benim" deyü da‘vâ-yı ulûhiyyet etdikde Cenâb-ı Bârî Hazret-i İbrâhîm'i gönderüp îmâna da‘vet etdükde bu şehr içre Hazret-i İbrâhîm'i kayd-bend ile bir gâr-ı azîmde haps edüp dağlar kadar odunlar yığup bir azîm âteş-i Nemrûd edüp hâlâ âteş-gede-i Nemrûd-ı merdûd meşhûrdur kim Urfa şehri içre Hazret-i İbrâhîm tekyesi zemîninde idi. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice isneyn gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn olup İskenderiyye'de amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon-ı Kostantiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve Ayasofya kubbesi ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle-i mevlûd-ı Nebî'de bu Urfa şehri içre âteş-i Nemrûd söndü. Ol âteşe Nemrûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşe atup tâ derûn-ı âteşe hevâdan tayerân ederek meyân-ı âteşe düşünce Cenâb-ı Bârî sûre-i (---)(---)Arapça emriyle nâra ferman-ı Hudâ olunca ol ân İbrâhîm'e nâr gülzâr-ı gül‘izâr olup âteş içinden bir aynü'l-hayât tulû‘ edüp Rabbü'l-izzet kudret-i hikmetin ızhâr içün ol ayn-ı zülâlin cânib-i erba‘asında gül-i gülistân ve sünbül ü reyhân ve andelîb-i hoş-elhân u gûnagûn murgân feryâd ü figân ederek pervâz u tayerân etmede, yine etrâfında âteş-i Nemrûd yanmada. Bu hikâye cümle tefâsir ve gayri kütüb-i mu‘teberelerde u mastûr ve muşarrahdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ammâ hâlâ mezkûr âteş-i Nemrûd içinden zâhir ü bâhir olan âb-ı hayât tekye-i Halîlü'r-rahmân içre bir kaynak-ı azîmdir kim cümle şehrin cevâmi‘leri ve hân u hammâmları cemî‘i hânedânları ve sarrâchâne ve debbâğhâneyi reyy eden ol âb-ı hayvân-ı uyûn-ı Halîlü'r-rahmân'dır kim içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederler. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Bağdâd fethine giderken bu âsitâne ziyâretine gelüp temâşâ ederken iki aded mâhî sayd etdirüp gûşlarına birer altun mengûş geçirmişlerdir. Hulâsa-yı kelâm acîb u garîb âsitâne-i teferrücgâhdır kim medhinde lisân kâsırdır. Müte‘addid kâ‘alar ve gül-i gülistânlı hücreler ve kilâr ve matbah ile ârâste ve gûnâ-gûn müsâfirhâneler ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh sofra sâhibi garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve
Ayasofya Kubbesi
münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp …
Sitâyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların ismiyle müsemmâ bir buhayredir. Van deryâsına Vastân bahri ve Erceyeş bahri ve Âdilcevâz bahri derler. Bu dahi eyledir. Ammâ Tebrîz bu deryâya mesâfe-i ba‘îde olup Rûmiyye karîb olmağile Rûmiyye bahri denmeğile ma‘rûf bir buhayre-i mâlih-i mevsûfdur. Böyle bir buhayredir kim rûy-ı deryâsında niçe yüz sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve getirir keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îdedir. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp bu buhayre zâhir olur, deyü yazmışlar. El-ilmü indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… lata Kullesi yerinde üç yüz altmış altı {aded} tılsımâtlar cümle baş aşağı olup
Ayasofya kubbesi
ve İşpaniye'de Kızılelma Deyri kubbesi münhedim oldu.
Bu şehr-i Heremdâd'da bir zamân kavm-i Yahûd çok olmağile Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ talebiyçün hurûc edüp ibtidâ bu şehrin Yahûdların kırup şehri dahi harâb u yebâb etdi ve altı yüz sene harâb yatdı. Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh senesinden evvel Enûşirvân-ı âdil yedi aded kenz-i Kârûn bulup bu şehr-i Bağdâd-ı atîki ve Tâk-i Kisrâ'yı imâr etdi. Zîrâ Tâk-i Kisrâ eyle bir kasr-ı ulyâ idi kim cemî‘i selâtîn-i Irâk'ın yaylagâhı idi. Hazret-i Resûl-i Ekrem sa‘âdetle rahm-i mâder-i Emîne Hâtûn'dan Mekke-i Mükerreme'de müştakk olduğu leyle-i mübârekde bu Tâk-i Kisrâ münhedim oldu ve Urfa şehrinde âteşgede-i Nemrûd-ı merdûd söndü ve Tarabefzûn şehrinde üç yüz tılsımât ser-nigûn oldu ve Kırım diyârında kal‘a-i Kefe'de tuçdan bir atlı sûret ile ser-nigûn oldu ve İslâmbol'da Sarâyburnu'nda ve Atmeydânı'nda ve Altımermer'de ve Yedikulle'de ve Avretbâzârı ve Tavukbâzârı'nda ve Galata Kullesi yerinde üç yüz altmış altı {aded} tılsımâtlar cümle baş aşağı olup Ayasofya kubbesi ve İşpaniye'de Kızılelma Deyri kubbesi münhedim oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332b ·
metinde göster ·
… tâk-ı kisrâsı ve Urfa şehrinde âteş-i Nemrûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdikde
Ayasofya kubbesi
ve bu şehirde Milya deyri kubbeleri münhedim olup bu şehrin niçe gûne tılsımâtl …
Der-îrâd-ı mutalsamât-ı üstâdân: Bu şehirde zamân-ı cehele-i fecereler asırlarında Lipve nâm bir üstâd-ı be-nâm niçe tılsımâtlar edüp niçeleri Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-i mâderden müştak olup sahîfe-i rûzgâr-ı zorkâra kadem basdıklarında hayr-mukaddem olup Bağdâd'da Enûşirvân'ın tâk-ı kisrâsı ve Urfa şehrinde âteş-i Nemrûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdikde Ayasofya kubbesi ve bu şehirde Milya deyri kubbeleri münhedim olup bu şehrin niçe gûne tılsımâtları ser-nigûn olup illâ fâre, ya‘nî kesegen, Türkçe sıçan dedikleri muzırrın tılsımâtı kalır. Hâlâ şehr-i Sarây'da sıçan nâdir olduğundan Bosnasarâyı'nda dahi kedi nâdirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… ir kubbe-i mînâya ve bir minâre-i ulyâya mâlikdir kim kubbesi meğer İslâmbol'da
Ayasofya kubbesi
ola ve minâresi gerçi bir şerîfedir, ammâ misli meğer Niksâr şehrinde Melik Gâz …
Bir kubbe-i mînâya ve bir minâre-i ulyâya mâlikdir kim kubbesi meğer İslâmbol'da Ayasofya kubbesi ola ve minâresi gerçi bir şerîfedir, ammâ misli meğer Niksâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘i minâresi ola. Tâ bu mertebe bir serâmed bâng-ı Muhammedî makâmıdır. Hattâ üstâd-ı bennâ icrâ-yı ma‘rifetin beyân içün bu câmi‘in harem-i azîminin tâ vasatında çınar ve servi dırahtları sâyesinde bir müdevver havz-ı musanna‘ inşâ edüp çeşm-i ibret hîrelenir bir havz-ı şâfi‘îdir. Mezkûr minârenin kadehi ne haremde ve ne san‘at-ı tasarruflarda ise bu havz dahi tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l ile bir mukarnazlı ve sileli(?) ve gilvili mermer havz-ı ibret-nümâdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
Hattâ bu şehrin sahrâ-yı mezâri‘lerinde âlî bayırlar üzre
Ayasofya kubbesi
gibi ve Mısır'da Ehrâm dağları gibi kırk elli yerde yüz yıllık buğday demedi yı …
Hattâ bu şehrin sahrâ-yı mezâri‘lerinde âlî bayırlar üzre Ayasofya kubbesi gibi ve Mısır'da Ehrâm dağları gibi kırk elli yerde yüz yıllık buğday demedi yığınları var. Cümle buğdayın başakları yığın içinde ve kökleri taşrada olup yaz ve kışda aslâ çürümez, yüz yıldan kalmış öşr-i kral buğdaydan dağlar var. Tâ bu mertebe ganîmet şehr-i İrem olduğundan Serdâr bu şehr-i emînde emniyyet üzre karâr-dâde olup her tarafa asker-i yararlar da gönderdi, zîrâ hâciz-i hasım ve mâni‘-i kavî Kemen Yanoş-ı la‘în gâ’ilesi de ber-taraf olup diyâr-ı Erdel emn ü râhat oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… bin alâmetler bu dünyâda zâhir ü bâhir olup Âteşgede-i Nemrûd ve Tâk-i Kisrâ ve
Ayasofya kubbesi
ve Kızılelma-yı Roma kubbesi ve Kızılelma-yı Ungurus-i Budin'in manastırı çanlı …
"İmdi müjde sana! Karındaşın oğlu âhir zamân peygamberi Muhammed olacakdır. Ve cemî‘i dünyâ bunun ümmeti Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Tatar ü Türkmân müslümânları altında olacakdır. Bu rûy-ı arza kadem basdıkda ol gece niçe kerre yüz bin alâmetler bu dünyâda zâhir ü bâhir olup Âteşgede-i Nemrûd ve Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya kubbesi ve Kızılelma-yı Roma kubbesi ve Kızılelma-yı Ungurus-i Budin'in manastırı çanlığı ve İslâmbol'un üç yüz altmış altı aded tılsımâtları cümle bu oğlan tevellüd etdiği gece münhedim oldu. Yâ Ebû Tâlib! Sen bu oğlanı Mekke düşmanlarından pek hıfz edüp böyle vilâyet vilâyet ticârete gezdirme. İnşâallâh bu ma‘sûm-ı pâk kırkına bâliğ oldukda ben buna îmân getiririm. Ammâ hele şimdi sen ceyran derisi üzre mürekkeble sağ eli pençesin basup pençesi nakşı bende dursun. Eğer dahi mu‘ammer olursam bende durup tekâlîf-i avândan berî olurum. Benden sonra sâ’ir pa[pa]sların her kangısında bu dest-nakş-ı Muhammed bulunursa mu‘âf u müsellem olurlar" dedikde hemân Ebû Tâlib Bahîrâ papasın hâtırıyçün eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… îne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik
Ayasofya kubbesi
ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdi …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Küffâr zamânında kâr-ı kadîm bir gûne çâr-kûşe kiremit örtülüdür kim bu dahi bir vâcibü's-seyr musanna‘ kiremitdir. Hattâ Ayasofya-i İslâmbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdikleri alâmetleri kubbenin kıble tarafında amâr olan yerleri âşikâredir. Cemî‘i Rûm tevârîhlerinde Büyük Kostantin-ipol'un anası Hellana karı bu Hortaç Sultân câmi‘in binâ edüp sonra Kuds-i Şerîf'de keferelerin bilâ-teşbîh ka‘besi olan Kumâme-i gumâme deyrini binâ etmişdir deyü yazmışlardır, ya‘nî tâ bu mertebe ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim kapusu üzre tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… k'da âteş-gede-i Nemrûd sönüp ve Pozanta'da Ayasofya-i Kebîr kubbesi ve Selânik
Ayasofya kubbesi
ve bu Atina deyri kubbesi dahi cümle münhedim olup ba‘dehu bu Atina kubbesi niç …
Be-kavl-i Muhammed bin İshak, Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmdan vilâdet-i Muhammed Mustafâ'nın altı yüz yıl sonra vilâdet-i bâ-sa‘âdeti gecesi oldukda Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd sönüp ve Pozanta'da Ayasofya-i Kebîr kubbesi ve Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Atina deyri kubbesi dahi cümle münhedim olup ba‘dehu bu Atina kubbesi niçe kerre binâ edüp sâbit-karâr olmadığından İslâmbol tekurü bu Atina kubbesi yerine tâk-i azîmler etdirüp ol kemerler üzre dıraht-ı müntehâ servi ağaçları kirişler edüp anların üstüne yine servden taban direkler ve anların dahi üstlerine serviden tahtalar döşeyüp cümle servi haşebleri ve tahtaları zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlardır kim bir kıl kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd âciz olup meyânları mûy-meyân olur. Ve cemî‘i servi haşeblerinin râyiha-i tayyibesinden câmi‘ içinde olan cemâ‘at-i kesîrenin demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… mi yine bir kûh-ı azîm kadar vardır. Ve başı evce berâber, gözlerinin bebekleri
Ayasofya kubbesi
kadar ve boynuzlarına hadd [ü] hasr yokdur. Üstâd buna bir gûne tarama [turfe?] …
Sübhâne sâni‘i'l-kudre, hemân kullarına sun‘un izhâr etmek içün kuvvet kudret verüp yâ vahy ile yâ ilhâm-ı Rabbânî ile ol asrın kulları me’mûr olup böyle san‘at izhâr ederlermiş. Kâmil üç bin Ayasofya amûdları gibi amûd-ı ahmerler üzre dünyâyı götüren sığırın vücûdunda bu amûdlar ayakları olmak üzre dizleri ile çatal tırnakları ile niçe bin yılda binâ etmişler. Şikemi yine bir kûh-ı azîm kadar vardır. Ve başı evce berâber, gözlerinin bebekleri Ayasofya kubbesi kadar ve boynuzlarına hadd [ü] hasr yokdur. Üstâd buna bir gûne tarama [turfe?] kıllar göstermiş kim gûyâ dühâvî katîfedir. Gördükde aklımız Y 428b perîşân olup cânib-i erba‘asın iki sâ‘atde atlar ile gücile devr edüp vakt-i gurûb haymelerimize geldik. Akıl irmez temâşâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y428a–Y428b ·
metinde göster ·