Sancakları bunlardır kim zikr olunur: Livâ-i Sarhan, livâ-i
Aydın
, Kastamonu, Hudâvendigâr, Bolu, Menteşa ve Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib, Tekeeli …
Sancakları bunlardır kim zikr olunur: Livâ-i Sarhan, livâ-i Aydın, Kastamonu, Hudâvendigâr, Bolu, Menteşa ve Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib, Tekeeli, Kânkırı, Hamîd, Sultânönü, Karesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… ra üstâd-ı kâmil yine Unkapanı'nda Ermenî Haçatur idi. Andan Bezzâzistân önünde
Aydın
Ermenî. Ve Kalemkâr Tambûrî Arnavud Osmân Çelebi {idi}. Ba‘dehu Mısır'da sikkez …
Andan sonra üstâd-ı kâmil yine Unkapanı'nda Ermenî Haçatur idi. Andan Bezzâzistân önünde Aydın Ermenî. Ve Kalemkâr Tambûrî Arnavud Osmân Çelebi {idi}. Ba‘dehu Mısır'da sikkezânbaşı olup sene 1009 târîhinde Abdurrahmân Paşa, Vâlî-i Mısır iken merhûm olup evlâdlarına hemân kırk bin sikke-i hasene altun kaldı. Bu kalemkârların kârına bir merd-i hünerkâr kâdir değiller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188a ·
metinde göster ·
… lu ve Nâzlı Baba sihr-âsâr dâ’irezendir ve Mülâzımzâde ve Urum Angeli ve Ermenî
Aydın
ve Ermenî Haçatur ve Yahûdî Pıtıkoğlu ve Çingâne Donsuz, bunlardan gayrı niçe b …
Cemî‘i ulûmda usûl lâzımdır kim ilm-i usûl, ilm-i edvârda başka bir risâledir. Evvelâ Usûlbend Ahmed Garîbânî ve Parpuloğlu ve Diyârbekirli Karaoğlan ve Baba Âhû ve Baba Acem ve Kapucuoğlu ve Nâzlı Baba sihr-âsâr dâ’irezendir ve Mülâzımzâde ve Urum Angeli ve Ermenî Aydın ve Ermenî Haçatur ve Yahûdî Pıtıkoğlu ve Çingâne Donsuz, bunlardan gayrı niçe bin dâ’irezen, usûl-bend üstâd-ı kâmiller vardır ammâ huzûr-ı şehriyârîde bunların her biri vâhidün ke'elfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b ·
metinde göster ·
… şeklinde yigirmi dörd şu‘be üzre yigirmi dör[d] kirişlidir. Tire ve Ma‘nisa ve
Aydın
ve Sarhan ve Kara Biga ve Sığla ve Menteşa semtlerinde bu sâz çokdur, levendâne …
Sâzendegân-ı muğniciyân: Neferât 55, Ma‘nisa'da peydâ olmuşdur ammâ Nihânî Çelebi Sâznâme'sinde yazmamış. Kânûn şeklinde yigirmi dörd şu‘be üzre yigirmi dör[d] kirişlidir. Tire ve Ma‘nisa ve Aydın ve Sarhan ve Kara Biga ve Sığla ve Menteşa semtlerinde bu sâz çokdur, levendâne bir sâzdır, sâzendelerinde Bekir Ağa ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207b ·
metinde göster ·
… t etdi. Ez-în-cânib Bursa feth-i cedîd olmağıla Kayseriyye ve Konya ve Niğde ve
Aydın
ve Saruhân ve Lârende ve Dârende ve Mar‘aş diyârlarından ol kadar ümmet-i Muham …
Ammâ Bursa lafzı noksandır. Ba‘dehû ılgar ile Osmân Gâzî'nin na‘şın Bursa'ya getirüp iç kal‘a'da defn etdiler, ziyâretgâh-ı azîmdir. Merhûm ve mağfûrun leh Osmân Gâzî, kable'l-cülûs babası Ertuğrul Gâzî beğliğinde yetmiş pâre şehr feth etmişdir. İbtidâ fethi Kocaili be-dest-i Akçakoca ve feth-i Yalak-âbâd kal‘ası İznik şehrine karîbdir. Ve Osmân Gâzî sâdât-ı kirâmdan Hazret-i eş-Şeyh Edebalı azizin duhter-i pâkîze-ahterin alup Orhân Gâzî ol kızdan müştakk olduğu muhakkakdır. Anınçün Âl-i Osmân, vâlideleri tarafından sâdât-ı kirâmlardandır. Ve eş-Şeyh Hazret-i Tursun Fakîh, Şeyh Edebalı'nın akrabâlarından olup Osmân Gâzî'nin ibtidâ-i cülûsu hutbesin mezkûr Tursun Fakîh tilâvet etdi. Ez-în-cânib Bursa feth-i cedîd olmağıla Kayseriyye ve Konya ve Niğde ve Aydın ve Saruhân ve Lârende ve Dârende ve Mar‘aş diyârlarından ol kadar ümmet-i Muhammed gelüp cem‘ oldu kim âdem deryâsı oldu. Ve Orhân Gâzî derya-misâl cüyûş-ı müslimîn ile cânib-i erba‘ada olan düşmanlara, şahin âşiyânından süzülür gibi süzülüp düşmanlardan intikâm alup mâl-ı ganâyim ile cemî‘î guzât-ı müslimîn muğtenim olup Bursa'yı dahi ma‘mûr u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz erenler gelüp tavattun etdiler. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ ibtidâ manzûrumuz olduğu mahalde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222b ·
metinde göster ·
… i ve Nigebolu ve Anadolu'da Alaşehr ve Beğşehri ve Seydîşehri ve diger Konya ve
Aydın
ve Saruhan ve Ayasuluk ve Milâs ve Balat ve Teke ve Menteşe ve diğer Osmâncık v …
Evvelâ Rûmeli'nde Üsküp kurbunda feth-i kal‘a-i Kıratova ve Üsküp ve Vidin ve Vodine ve Hıroz ve Yanbolu ve Silistre ve Uruscuk ve Yergögi ve Nigebolu ve Anadolu'da Alaşehr ve Beğşehri ve Seydîşehri ve diger Konya ve Aydın ve Saruhan ve Ayasuluk ve Milâs ve Balat ve Teke ve Menteşe ve diğer Osmâncık ve Kastamonu ve Amasiyye ve Aksarây ve Niğde ve Kayseriyye ve Sivas ve Erzincân ve Malatiyye, bu zikr olunan kılâ‘ları ve niçe yüz büleydeleri feth edüp bir senede yedi kerre Anadolu'dan Eflâk ve Boğdân'a geçüp feth etdiğiyçün Emîr Sultân Yıldırım lafzıyla mülakkab edüp "Yıldırım Hân" dediler. Ol sene İslâmbol'u derya-misâl askerle muhasara edüp zor-ı bâzû ile kadı nasb edüp icrâ-yı şer‘-i mübîn olurdu. Unkapanı'ndan tâ Gül Câmi‘e varınca yedi yüz hâne-i müslimîn ile ma‘mûr olup Aya Kapusu'nun iç yüzünde Sirkeci Tekyesi mahkeme ve Gül Câmi‘ ibâdethâneleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234b ·
metinde göster ·
… rleri esmâlarında âb [u] tâb ve şân vardır. Evvelâ vilâyet-i Karamân, vilâyet-i
Aydın
ve vilâyet-i Sarıhan ve vilâyet-i Teke Bây ve vilâyet-i Menteşe Bây ve vilâyet- …
Ammâ Devlet-i Âl-i Osmân'da olan arz-ı mukaddese şehirleri esmâlarında âb [u] tâb ve şân vardır. Evvelâ vilâyet-i Karamân, vilâyet-i Aydın ve vilâyet-i Sarıhan ve vilâyet-i Teke Bây ve vilâyet-i Menteşe Bây ve vilâyet-i Yunan ve vilâyet-i Sivas ve vilâyet-i Tarabuzan ve vilâyet-i Gürcîstân ve vilâyet-i Diyârbekir ve vilâyet-i Halebü'ş-şehbâ ve vilâyet-i Tarabulus-şâm ve vilâyet-i Şâm-ı cennet-meşâm ve vilâyet-i Kuds-i Şerîf ve vilâyet-i Taberistân ve vilâyet-i Askalân ve vilâyet-i Arz-ı Hâsân ve vilâyet-i Ümm-i dünyâ Mısr-ı nâdiretü'l-asr ve vilâyet-i Mağrib-zemîn ve vilâyet-i Habeş-i dehliz ve vilâyet-i Lahsa ve vilâyet-i Basra ve vilâyet-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ve vilâyet-i Musul ve vilâyet-i Şehrezul ve vilâyet-i Van-ı sedd-i îmân ve vilâyet-i Çaldırân ve vilâyet-i Adana-i Âl-i Ramazân ve vilâyet-i Mar‘aş-ı Zü'l-kadriyye, bu cümle İslâm diyârlarının kıblegâhı vilâyet-i Beytullah Mekke-i Mükerreme ve vilâyet-i Medîne-i Münevvere şerrefehullahu Te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
Evvelâ Kara Haydar nâm şakî bir kadıyı katl eyleyüp Sultân İbrâhîm Hân'ın cülûsunda ısyân [u] tuğyân edüp niçe sene şakâvet edüp Sakaltutan-beli'nde ve Köprübeli'nde ve Felâketbeli'nde ve Direklibel'de ve Çengâllıbel'de ve Sarmaşıklıbel'de ve Domalıçbeli'nde ve İzmir kurbunda Sabuncubeli'nde bunun emsâli niçe yüz bellerde niçe bin kârbânı basup bellerinden kemerin yasup harâmîlik ederdi. Âhir Kara Mustafâ Paşa fermânıyla Anadolu eyâletinde nefîr-i am çıkup Kara Haydar'ı Işıklı nâm kasaba kurbunda bir hâne içre kapanup hâneye ateş edüp cümle tevâbi‘i cız-bız kebâbı gibi büryân olup Kara Haydar cân havliyle taşra çıkup katl edüp kelle-i murdârın der-i devlete gönderüp cemî‘î tarîk-ı âmlar emn [ü] emân oldu. Ammâ Kara Haydaroğlu nâm bir veled-i zinâsı zuhûr edüp babası mel‘ûnun kanın taleb 373a içün Anadolu vilâyetinde yigirmi sancak yerde niçe yüz bin ibâdullahı râhatda komayup tâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsına gelince üç eyâlet yeri harâb u yebâb eyleyüp bir vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engüri kurbunda Balıkhisâr nâm karyede ale'l-gafle râst geldiğimiz mel‘ûnlardır kim mukaddemâ evsâfları beş ay mukaddem tahrîr olunmuşdur. Âhir-ı zamân-ı saltanat-ı İbrâhîm Hân evâhirinde Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından sâbıkan Türkmân Ağası Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Kara Haydaroğlu'nun ya başı, ya başın" deyü istimâlet emirleri gidüp kayd-ı hayât ile Hasan Ağa'ya ba‘de edâ-yı hizmet Türkmân ağalığı ta‘ahhüd olunup Hasan Ağa dahi bin kadar şehbâz u nâmdâr iş erleri ve dağ u râğ serverlerinin bahâdır [u] hünerverlerin başına cem‘ edüp bir gün Söğüd dağı nâm mahalde Kara Haydaroğlu'nu yataklandurup andan firâr eder. Ba‘dehû andan başına iki yüz nâm-ı be-nâm vâcibü'l-izâle cem‘ edüp Katırcıoğlu ve Akyakalıoğlu ve Oynağanlıoğlu ve Yeğen Hüseyin ve Kara Memi nâm hârâmîlerle şehr-i Isparta dağlarında ve Söğüd kûhlarında ve Aydın cebellerinde ve Sarıhan illerinde gezüp ehl-i tüccâr-ı berr [u] bihârı rencîde etdüğü İbrâhîm Hân'ın mesmû‘-ı hümâyûnları olup Anadolu eyâletine mutasarrıf Vezîr Küçük Çavuş Paşa cümle Anadolu eyâletiyle varmak fermân-ı şehriyârî olup on bin askerle âsî ve harâmî mezkûrların üzerine varup Karahisâr altında iki asker birbiriyle mukâbele ve mukâtele ederken bi-emri Hudâ Kara Haydaroğlu vâcibi yedi yüz âdemiyle on bin derme ve çatma Anadolu askeri içine aç kurd koyuna girer gibi girüp askeri bozup kimin kırup kimin âzâd edüp ol mahalde Anadolu Valisi bir vezîr-i dânâyı kayd-bend ile Kara Haydaroğlu'nun önüne getirüp ırz-ı pâdişâhî vardır deyü Kara Haydaroğlu, Küçük Çavuş Paşa'yı atıyla ve donuyla ve bir kaç yakın huddâmıyla bir dahi hazretin sancağıyla üzerime gelme deyü ahd [ü] yemîn verüp âzâd eder. Bu esnâda paşanın ve gayrı Anadolu askerinin bâr [u] bengâhı ve hayme vü hargâhı ganâ’imiyle Katırcıoğlu nâm şimşîr-bâz eli kolu kan bî-îmân u bî-amân gelüp cümle şikârı Kara Haydaroğlu'nun önüne kodukda paşanın tuğ u sancağ ve bayrağ u tabl [u] alemin Kara Haydaroğlu görüp "Katırcıoğlu! İşte Allah bizi tuğ ve sancak ve tabl [u] alem sâhibi dağ paşası etdi" dedikde Katırcıoğlu eydür: "Neyleyeyim, paşayı ele getiremedim. Gidinin yöğrük atları var imiş ve bir kaç ..kilgen oğlanları var imiş, elimden kurtuldu" deyince Kara Haydaroğlu eydür: "Bre şimdi paşayı kayd-bend ile önüme eli bağlı ve ciğeri dâğlı getirdiler. Hâline merhamet edüp bir dahi üzerime gelmeyeceğine yemîn verüp âzâd etdim. İşte şimdi gitdi" deyince Katırcıoğlu eydür: "Bre gerçek mi? Ya sonra yine deryâ-misâl askerle üzerimize gelirse bizi öküz boynuzunda isek de bizi kırar. Hay Kara Haydaroğlu! Allah belâcığın versin. Bre ne âzâd etdin. Onların dirisiyle söyleşmekden ise ölüsüyle söyleşmek gerek" deyü atına süvâr olup fi'l-hâl paşaya erüp "Dur a bre .mlı kahbe" deyüp paşaya dal-kılıç olup paşa yedi âdemiyle Katırcıoğlu'na hamle edüp Katırcıoğlu'nun bir âdemin katl edüp birine dahi sataşırken Katırcıoğlu paşaya bir satûr-ı Katırcı niçe urursa kellesin terkiye alup yedi gulâmın kayd-bend edüp kelleyle ve atları ve gulâmlarıyla Kara Haydaroğlu önüne gelince Haydaroğlu ağlayup "Katırcıoğlu! Şimden gerü biz dahi başımız tedârükün görelim. Âhir işimiz tamâm oldu. Hemân gerçekden asker yazup Kara Yazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu gibi ili vilâyeti urup celâlî olalım. Yâhûd deryâ-misâl asker ile Acem diyârında bir yer feth edüp anda karâr idelim" dedi. Katırcıoğlu eydür: "Bre iki el bir baş içindir. İpden kazıkdan kurtulmuş yiğit yazalım, mâl verelim, mâl alalım" deyüp niçe yüz harcu's-seyf ip sürüyenleri başlarına cem‘ edüp Kırşehri ve Beğşehri ve Akşehri ve Seydîşehri ve Eskişehri ve Alaşehri ve gayrı büleyde ve şehirleri harâb u yebâb ve halkın kebâb u hânelerin türâb ederek günden güne ısyân [u] tuğyânları ziyâde olup niçe ümmet-i Muhammed'in ehl [u] ıyâllerin alup kırmızı şâl ile kafadârları gibi gezdirüp fi‘l-i şenî‘lere başladılar. Hikmet-i Hudâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ertesi günü Kara Haydaroğlu katli hakkında yine Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Dünyâ âsûde-hâl ola" deyü bu târîh mısra‘ı mazmûnunca (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372b–373a ·
metinde göster ·
… man ve Sultânkara ve Pelidli ve Yuvacı ve Abdülbârî ve Tanrıverdi ve Kocalak ve
Aydın
ve karye-i Sarı ve Kara Nasûh ve Kasaplı ve Düğüncü ve Sofular ve Ganîbucak ve …
Ammâ kal‘asın harâb etmişdir kim küffâr-ı dûzah-karâr Saltık Sultân'a kesret-i muhabbetleri olduğundan yine küffâr istîlâ etmesin içün sûrunu münhedim etmişdir. Ammâ niçe kerre yine Kazak, Yenisalâ nâm mahalden nehr-i Tuna kayıklarıyla gelüp bu Babadağı şehrin basup âsitâne-i Saltık Sultân'dan cümle sahûn u tancereleri ve haliçe ü kilimlerin alup giderken bir gün bir gice serserî gezüp şaykalarına vâsıl olamayup cümle bakır avânîleri yine tekyeye getirüp avdetde cümle küffâr il-vilâyet halkı destine girüp esîr-i bend-i hicrân olup bir cân-ı Kazak rehâ bulmayup deryâda gemileri dahi temevvüc-i yemmden kenar-ı deryâya düşüp pâre pâre olup ahâlî-i vilâyet mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim oldular. Ol zamândan berü küffar Babadağı'na çıkmak ihtimâli yokdur. Ba‘dehû bu ahvâl-i pür-melâl Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in mesmû‘-ı şerîfleri olup der-ân eyâlet-i Özi muhâfazasına me’mûr Sultân Ahmed Hân dâmâdı Âtike Sultân kocası Koca Ken‘ân Paşa'ya bir kıt‘a hatt-ı şerîf gidüp "Elbette başın sana gerek ise Babadağı şehri içinde cây-ı emân olmağiçün mahalle münâsib bir mürtefi‘ zemînde bir kal‘a-i metîn bünyâd edüp der-i devletime miftâhların îsâl edesin!" deyü yarlığ-ı belîğ-i şâhî dergâh-ı âlî kapucubaşı yediyle vâsıl oldukda Ken‘ân Paşa "sem‘an ve tâ‘aten" deyüp şehr-i Babadağı'nın cânib-i şarkîsinde bâğlar ucunda bir mürtefî‘ püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i zîbâya esâs bırağup bu kulle-i azîm itmâm bulduğu mahalde Ken‘ân Paşa ma‘zûl olup hâlâ esâs-ı kal‘a ve kulle dizdâr ve neferâtsız hâlî ve mu‘attal kaldı. Ammâ kal‘a itmâm bulsa Babadağı şehri cây-ı emân olurdu. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa kal‘ayı itmâm etmeğe murâd edinüp rikâb-ı hümâyûna arz etdikde paşa dahi ma‘zûl olup eyâlet-i Özi'yi Vezîr Siyâvuş Paşa'ya ihsan edüp Melek Ahmed Paşa'ya Rûmeli eyâleti in‘âm olundu. Hâlâ Babadağı kal‘aya muhtâcdır. Zîrâ bender-i şehr-i mu‘ammerdir kim imâret kal‘a lâzımdır. Bu şehir Özi eyâletinde Paşa hâssı voyvodalığıdır. Yüz aded tevâbi‘iyle hükm-i hükûmât edüp paşaya beş kîse, hâkime dörd kîse ve zahîre bahâsı ağasına ve paşaya dörder kîse hâsıl olur, a‘lâ hükûmetdir. Ve hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübîni üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Ammâ niçe kerre beş yüz akçe mollalara sadaka olunmuşdur. Cümle yedi aded nevâhî nâ’ibleri vardır ve cümle yüz aded nâhiye kurâlardır kim zahîre-bahâ tahsîline gidüp geşt ü güzâr etdiğimiz kurâlardır kim tahrîr olunur. Evvelâ karye-i Hergeleci ve karye-i Sebil-i İlyâs ve karye-i Küçük Sarı ve Düğlek ve Sabança ve Acıgöl ve Sarı Nasûh ve Kara Hâbil ve Ahmed Fakı ve Tatar Çamurlusu ve Sarıgöl ve Konkaz ve Hacılar ve Teretsinlik ve Na‘lband ve Kızılhisâr ve Kamber ve Armudlu ve Karka ve Başköy ve Bahşâyiş ve Çineli ve Atmaca ve Çukurova ve Kayalıdere ve Eskibaba ve Çağatay-ı zîr ve Çağatay-ı bâlâ ve Kargalığ-ı zîr ve Kargalığ-ı bâlâ ve Demlik-i zîr ve Demlik-i bâlâ ve Deliâlî ve Seleli ve Lütfîbeğ ve Türk Çamurlusu ve Ayaklıbeğ ve Arnavudlu ve Hacı İvaz ve Sarıgöl ve Kızılca Velî ve Kâsımça ve Kaçamak ve Karye-i Eski ve Koçubeğ 127a ve Uzun İnehân ve Toksofu ve Kulalı ve Gevherli ve karye-i Yeni ve Kireçlik ve Çonkar ve Kavacıkköy ve kasaba-i Ester-i azîm ve Bâzârlı ve Gerencik ve Bilâl Kışlası ve Dânehacı ve kasaba-i Karamurâdlı ve Köstelli ve Karatay ve Durhanlar ve Mamay ve Hoca Alî ve Karakoyunlu ve Çıkrıkçı ve Şeyh Emân ve Taşağılı-i zîr ve Taşağılı-i bâlâ ve Arnavutlu ve Müstahfızân ve kal‘a-i Karaharman ve Sultânkara ve Pelidli ve Yuvacı ve Abdülbârî ve Tanrıverdi ve Kocalak ve Aydın ve karye-i Sarı ve Kara Nasûh ve Kasaplı ve Düğüncü ve Sofular ve Ganîbucak ve Karamân ve kal‘a-i Yenisala bir yalçın kaya üzre evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i serâmeddir. Ammâ içinde koyun çobanları sâkin olur. Bâyezîd Hân-ı Velî fethidir. Karaharman'a cereyân eden Tuna tur‘ası nümâyândır, ammâ etrâfında kurâları gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126b–127a ·
metinde göster ·
… ltân Kara ve Pelîdli ve karye-i Yuvacı ve Abdülbârî ve Tanrıverdi ve Kocalak ve
Aydın
ve karye-i Kara Sarı ve Kara Nasûh ve Kassâblı ve Döğenci ve Sofular ve Ganî Bu …
Evvelâ karye-i Kızılca Velî ve karye-i Kasımça ve karye-i Kaçamak ve karye-i Eski ve karye-i Koçı Beğ ve Uzun Eynehân ve Toksukı(?) ve Kulalı ve Gevherli ve karye-i Yeni ve Kireçlik ve Çonkar ve Kavacık ve kasaba-i Ester iki bin hâneli ma‘mûr kasabadır kim Âsitâne'de yeniçeri ağaları hâssıdır ve Bâzârlı ve Kerencik ve Bilâl Kışlası ve Dana Hacı ve Kara Murâdlı ve Kösteli ve Karatay ve Durhanlar ve Mumaylı ve Hoca Alî ve Karakoyunlu ve Çıkrıkçı ve şeyh Amân ve Taş Ağılı-i zîr ve Taş Ağılı-i bâlâ ve Arnavudlu ve Müstahfızân ve kal‘a-i Karahırman Karadeniz kenârındadır ve Sultân Kara ve Pelîdli ve karye-i Yuvacı ve Abdülbârî ve Tanrıverdi ve Kocalak ve Aydın ve karye-i Kara Sarı ve Kara Nasûh ve Kassâblı ve Döğenci ve Sofular ve Ganî Bucak ve karye-i Karaman.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67b ·
metinde göster ·
… rında bu vâdîlerin mahsûlü ve Rûm'da Sirem [ve] Semendire mahsûlü ve Anadolu'da
Aydın
ve Sarıhan ve Sivas ve Erzurûm diyârları mahsûlünden ziyâde rahmet diyârı meğer …
El-hâsıl Erdel diyârında bu vâdîlerin mahsûlü ve Rûm'da Sirem [ve] Semendire mahsûlü ve Anadolu'da Aydın ve Sarıhan ve Sivas ve Erzurûm diyârları mahsûlünden ziyâde rahmet diyârı meğer Şâm'da Havrân-ı Hûrân vilâyeti ola, ammâ bu Tirepişvar hevâsı Haleb sancaklarında Ma‘arretü'n-Nu‘mân hevâsından latîfdir, ammâ âb-ı hoş-güvârı ciheti Ma‘arra'nın ve Nîl-i mübârekin ve Şattu'l-Arab'ın suları hakkâ ki "Şarâben tahûr"lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız. Bize …
Bunlar da Aydın ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız. Bize yoğurd ve ayran ve ekmek ve atlarımıza arpa verün, yeyelim, size du‘âlar edelim. {Andan} ordumuza gidelim" dediklerinde bedenler üzre {olan} kâfirler eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… ammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı
Aydın
ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Anı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i zincîr edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde Kütâhiyye vezîri Yûsuf Paşa ve Mağnisa ve Tire ve Aydın ve Saruhan gâzîlerinden yetmiş aded gâziyân-ı mücâhidânlar şehd-i şehâdet câmların nûş edüp meşhed-i müslimînde Yûsuf Paşa'yı ve gayrileri Re’îs Efendi ve İbrâhîm Paşa ve Beğko Paşa yanına defn etdiler ve yine herkes me’mûr oldukları hidmetlerine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a ·
metinde göster ·
… gâziyânları ve üç bin aded güzîde Anatolu serdengeçdileriyle Tire ve Mağnisa ve
Aydın
ve Saruhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid ve Bursa ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve T …
Der-mücâhidân-ı cünd-i eyâlet-i Anatolu: Katırcıoğlu Mehemmed Paşa Göllük tarafında cümle eyâleti askeriyle ve kendünün ipden kazıkdan kurtulmuş yetmiş tâsdan geçmiş bin aded serbâzân-ı gâziyânları ve üç bin aded güzîde Anatolu serdengeçdileriyle Tire ve Mağnisa ve Aydın ve Saruhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid ve Bursa ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve Teke ve Hamîd, bu sancaklarda olan cemî‘i erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ile meterise girüp cümle yigirmi bin asker-i İslâm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·
… mle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve
Aydın
sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteş …
Ve eyâletinde cümle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve Hamîd sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ eyâletinde dörd müsellem beğleri vardır. Anlar dahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyetleri kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b ·
metinde göster ·
… fâ Beğ câmi‘i Yıldırım Hân vezîri İshâk Paşa kendüyi şehîd etmişdir. Niçe kerre
Aydın
ve Sarhan sancağına mutasarrıf olup ba‘dehu Anatolu vâlîsi iken bu câmi‘i inşâ …
Ve Zereğen mahallesinde cedd-i izâmımız merhûm sa‘îd ü şehîd Kara Mustafâ Beğ câmi‘i Yıldırım Hân vezîri İshâk Paşa kendüyi şehîd etmişdir. Niçe kerre Aydın ve Sarhan sancağına mutasarrıf olup ba‘dehu Anatolu vâlîsi iken bu câmi‘i inşâ etmişdir. Hâlâ tevliyeti hakîrin üzerindedir. Bir hayli yerlerin ta‘mîr ü termîm etdik. Gâyet musanna‘ câmi‘-i rûşendir. Ve hareminde âbdesthâne havuzu ve bir minâre-i mevzûnu var kim misli şehr-i Kütâhiyye'de yokdur. Efvâh-ı nâsda Hisâr Beği câmi‘i derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y11a ·
metinde göster ·
… sından tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek
Aydın
diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp …
Karye-i Murâd Ağa: Nehr-i Gedüs kenârında bâğ u bâğçeli müselmân köyüdür. Bir câmi‘i ve mesîregâh yerleri vardır. Ve nehr-i Gedüz şehr-i Gedüz'ün cânib-i şarkîsinde Murâd yaylasından tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek Aydın diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Ve merkûm Murâd Ağa karyesinden kalkup yine şimâle iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a ·
metinde göster ·
… kender-i Kübrâ asrında Yanko ibn Madyan neslinden Kortiz nâm bir kralın elinden
Aydın
Bay oğlu Sultân Ya‘kûb fethidir, be-dest-i Ulubaş Beğ. Ba‘dehu Âl-i Osmân desti …
Sene (---) İskender-i Kübrâ asrında Yanko ibn Madyan neslinden Kortiz nâm bir kralın elinden Aydın Bay oğlu Sultân Ya‘kûb fethidir, be-dest-i Ulubaş Beğ. Ba‘dehu Âl-i Osmân destine sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir. Aydın sancağında Yıldırım Hân Gâzî evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
… baş Beğ. Ba‘dehu Âl-i Osmân destine sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir.
Aydın
sancağında Yıldırım Hân Gâzî evkâfıdır.
Sene (---) İskender-i Kübrâ asrında Yanko ibn Madyan neslinden Kortiz nâm bir kralın elinden Aydın Bay oğlu Sultân Ya‘kûb fethidir, be-dest-i Ulubaş Beğ. Ba‘dehu Âl-i Osmân destine sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir. Aydın sancağında Yıldırım Hân Gâzî evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
Bay oğulları elinden sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir.
Vilâdet-i hazret-i Resûl'den evvel sene 882 târîhinde İskender-i kübrâ hafvinden Kaydefâ nâm melike binti Yanive kralenin binâsıdır. Ba‘dehu Aydın Bay oğulları elinden sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27a ·
metinde göster ·
hâkinde (---) hükûmettir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâd …
Aydın hâkinde (---) hükûmettir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Ve kal‘ası yine Bozdağ'a muttasıl olan cebel-i Sart'ın dâmeninde bir mürtefi‘ mahalde şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet sarp binâ-yı kavîdir. İç el olmak ile dizdârı ve neferâtı olmadığından mâ‘adâ kal‘anın içi ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân değildir. Lâkin aşağı varoşu sehel ma‘mûrdur. Üç mahalle ve yedi yüz toprak örtülü hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27a ·
metinde göster ·
… ve bir zîr-i zemîn su sarnıcı var, âdem ve âdem-i zâtdan bir şey yokdur. Cümle
Aydın
sancağı sahrâları ve kurâları ve kasabâtları sahâyif-i kitâb gibi nümâyândır. V …
El-azametü lillâh, eğer bu kal‘anın içinde düşmanı olsa âsumânda kerrûbiyândan gayri buna zafer bulur mahlûk kâdir olamaz. Cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl dere-i Hümeze ve Lümeze derekeleridir. Kal‘a kendüsi zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir serâmed kadd-i kıyâmet yalçın kara kaya üzre şâhin âşiyânlı bir küçük kal‘adır. Kâmil iki sâ‘atde urûc olunur bir yed-i kudret kal‘asıdır. Ve henüz üstâd mühendis elinden çıkmış bir binâ-yı üstüvârdır, ammâ Hudâ bilür ne zamân inşâ olunmuşdur. İçinde bir kenîse-i köhne ve bir zîr-i zemîn su sarnıcı var, âdem ve âdem-i zâtdan bir şey yokdur. Cümle Aydın sancağı sahrâları ve kurâları ve kasabâtları sahâyif-i kitâb gibi nümâyândır. Ve kapusu cânib-i şarka mekşûfdur, kanatları yokdur. El-hâsıl aceb tahassun edecek kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y28b ·
metinde göster ·
… şâ etdik. Beş yüz akçe mîrî emânetdir kim hâss-ı hümâyûndur. Cemî‘i Germiyan ve
Aydın
ve Sarhan ve Karahisâr vilâyetlerine ve'l-hâsıl yigirmi dörd sancak yire her se …
Menzil-i Tuzla-i Melemen-i emînde meks edüp temâşâ etdik. Beş yüz akçe mîrî emânetdir kim hâss-ı hümâyûndur. Cemî‘i Germiyan ve Aydın ve Sarhan ve Karahisâr vilâyetlerine ve'l-hâsıl yigirmi dörd sancak yire her sene niçe kerre yüz bin deve yükü tuz bundan müstevlî olur, azîm emânetdir. Yetmiş seksen âdem ile enüp binüp hükûmât edüp mâl-ı pâdişâhî ve kendüye on kîse fâyizi tahsîl eder, a‘lâ hükûmetdir. Ve ibret-nümâ bir tuzladır. Zî-rûh kısmından bu tuz içre her ne mahlûk düşse bi-emrillâh tuz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41a ·
metinde göster ·
ve Sarhan ve Sığla ve Bursa ve Teke sancakları ahâlîleri mabeyinlerinde bir söz …
Bu Germiyan ve Aydın ve Sarhan ve Sığla ve Bursa ve Teke sancakları ahâlîleri mabeyinlerinde bir söz olsa yâhûd bir mîrlivâ tabılları bir hoş sadâ ve âheng vermese "Melemen davulu gibi öter" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42a ·
metinde göster ·
… üzre İzmir gümrüğü mu‘attal olmağa bâ‘is oldu. Âhir Köpürlü re’yiyle bu mahalle
Aydın
ve Sarhan ve Sığla ve Hudâvendigâr sancakları askerleri ile ta‘yîn olunup bu Sa …
Bu minvâl üzre İzmir gümrüğü mu‘attal olmağa bâ‘is oldu. Âhir Köpürlü re’yiyle bu mahalle Aydın ve Sarhan ve Sığla ve Hudâvendigâr sancakları askerleri ile ta‘yîn olunup bu Sancakburnu nâm mahaldeki boğazda bu kal‘a-i zîbâyı müceddeden metânet üzre Dergâh-ı âlî kapucıbaşısı Gevezezâde (---) Ağa ma‘rifetiyle bir kal‘a-i metîn ü hasîn inşâ edüp hâlâ bu kal‘a boğazından bir kâfir keştîsi değil bir çırnık güzer etmeğe kâdir değildir. Kal‘a itmâm olunca cümle küffâr gemileri gümrüklerine inâd [u] muhâlefet etmeğe kâdir olmayup ol sene mültezimîn gümrük emânetin iki yüz kîse ziyâdeye aldılar. Hâlâ beher sene dahi ziyâde olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48a ·
metinde göster ·
… mşîd'in neslinden Aya Sulya nâmında bir Urum kralı elinden sene (---) târîhinde
Aydın
Bay oğlu Sultân Îsâ feth edüp ba‘dehu Âl-i Osmân'dan Yıldırım Hân destine girmi …
Cemşîd cihân-ârâ bir pâdişâh iken anın zamânında binâ olunup bunda cây-i karâr edinmiş idi. Ba‘dehu Cemşîd'in neslinden Aya Sulya nâmında bir Urum kralı elinden sene (---) târîhinde Aydın Bay oğlu Sultân Îsâ feth edüp ba‘dehu Âl-i Osmân'dan Yıldırım Hân destine girmişdir. Be-dest-i Timurtaş Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67b ·
metinde göster ·
… -sultânu'l-islâmı ve'l-müslimîn, fahrü'd-devleti ve'd-dîn, Îsâ bin Mehemmed bin
Aydın
, halledallâhu mülkehu. Fî sene seb‘a ve seb‘în ve seb‘i mie. Amelü Alî bin Must …
"Bismillâhirahmânirrahîm, Bi-inşâi hâze'l-câmi‘, es-sultânu'l-a‘zam, mâlikü rikâbi'l-ümem, es-sultânu'l-islâmı ve'l-müslimîn, fahrü'd-devleti ve'd-dîn, Îsâ bin Mehemmed bin Aydın, halledallâhu mülkehu. Fî sene seb‘a ve seb‘în ve seb‘i mie. Amelü Alî bin Musta‘sımî" [777] deyü tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
Bay'ıdır ve kabr-i Kurdumân Bay ve merkad-i Gâzî Sığla Bay. P 36a Sığla diyâr …
Ve ziyâret-i eş-Şeyh Toykun Şâh Âl-i Aydın Bay'ıdır ve kabr-i Kurdumân Bay ve merkad-i Gâzî Sığla Bay. P 36a Sığla diyârı serâpâ bunların fethi olduğuyçün Sığla vilâyeti derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69b ·
metinde göster ·
… Kaydefâ binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûm keferesi elinden
Aydın
Bay oğlu Îsâ Bay ümerâlarından Polâd Emîr feth etdiğiyçün Polâd kal‘ası derler. …
Sene (---) târîhinde Kaydefâ binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûm keferesi elinden Aydın Bay oğlu Îsâ Bay ümerâlarından Polâd Emîr feth etdiğiyçün Polâd kal‘ası derler. Bir zamân Ciniviz küffârı destine girmiş. Zîrâ kal‘asının ba‘zı yerlerinde Ciniviz tasvîri alâmetleri vardır. Ba‘de'l-feth eyle ma‘mûr olmuşdur kim bilâd-ı selâsın biri Ayasuluk ve biri Milâs ve biri bu şehr-i Balat idi. Ammâ bu dahi ahâlî-i Mısır'a zahîre vermedikleriyçün beddu‘â hedefine uğrayup Ayasuluk gibi harâb [u] yebâb olmuşdur. Eğer bunun dahi vîrânistânın tahrîr etsek bir müdevven kitâb olur. Ancak nehr-i Menderes deryâya mahlût olduğu mahalde leb-i deryâda bir top menzili ba‘îd nehr-i Menderes kal‘asının dîvârların döğer bir vîrân azîm şehir ve kal‘adır. Hâlâ burc [u] bârûları metânet üzre zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72a ·
metinde göster ·
… Söke kasabasında sâkinlerdir. Ammâ bu şehir iskele olmak ile Tire ve Ma‘nisa ve
Aydın
ve Sarhan diyârından cümle tüccâr metâ‘ların bu Balat şehrine getirüp Akdeniz i …
Ve şehri yine Sığla paşasının hâssıdır. Voyvadası Y 72b hâkimdir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi yetmiş pâre kurâdır. Ammâ kadısı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı Söke kasabasında sâkinlerdir. Ammâ bu şehir iskele olmak ile Tire ve Ma‘nisa ve Aydın ve Sarhan diyârından cümle tüccâr metâ‘ların bu Balat şehrine getirüp Akdeniz içre olan cezîrelere ve sâir diyârlara her eşyâ bu iskeleden gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72a–Y72b ·
metinde göster ·
… bir melikenin binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Y 74a
Aydın
Bay oğlu Îsâ Bay fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde cihâz takrîbiyle Orhân …
Mâ-tekaddem Cemşîd kızlarından Sirye nâm bir melikenin binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Y 74a Aydın Bay oğlu Îsâ Bay fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde cihâz takrîbiyle Orhân Gâzî oğluna duhter-i pâkîze-ahteriyle yedi pâre kal‘anın ve bu Güzelhisâr'ın miftâhların tesîm edüp ol takrîb ile Q 38aP 38a Âl-i Osmân destine girmişdir. Hâlâ Aydın sancağında paşasının hâssı olup voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâ-yı ra‘nâdır. Ve nâhiyesi kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b–Y74a ·
metinde göster ·
… rın tesîm edüp ol takrîb ile Q 38aP 38a Âl-i Osmân destine girmişdir. Hâlâ
Aydın
sancağında paşasının hâssı olup voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâ-yı r …
Mâ-tekaddem Cemşîd kızlarından Sirye nâm bir melikenin binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Y 74a Aydın Bay oğlu Îsâ Bay fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde cihâz takrîbiyle Orhân Gâzî oğluna duhter-i pâkîze-ahteriyle yedi pâre kal‘anın ve bu Güzelhisâr'ın miftâhların tesîm edüp ol takrîb ile Q 38aP 38a Âl-i Osmân destine girmişdir. Hâlâ Aydın sancağında paşasının hâssı olup voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâ-yı ra‘nâdır. Ve nâhiyesi kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b–Y74a ·
metinde göster ·
… â’en-lillâh kendi mâlından bin kîse ve a‘yân-ı vilâyetden üç bin kîse cem‘ edüp
Aydın
sancağının cümle kazâları re‘âyâ vü berâyâları imdâdı ile taş ve kireç ve keres …
"Kendü mâlımız ile şehrimizin etrâfına sûr çeküp devlet-i şehriyarîde ehl-i ıyâlimiz ve evlâd [u] ensâbımız ile celâlî zalemesinden emîn olmamız ricâ edüp vâlî-i Anatolu'yu mübâşir taleb ederiz" deyü arzları pâdişâh-ı Cem-cenâbın manzûr-ı sa‘âdetleri olup ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn ile serbevvâbândan Selîm Ağa nâm bir selîmü'l-kalb ağa-yı zîşân gelüp Güzelhisârlı Yûsuf Paşa'ya evâmir-i sultânî Y 74b ve hatt-ı şerîf-i şehinşâhî gelince Yûsuf Paşa rızâ’en-lillâh kendi mâlından bin kîse ve a‘yân-ı vilâyetden üç bin kîse cem‘ edüp Aydın sancağının cümle kazâları re‘âyâ vü berâyâları imdâdı ile taş ve kireç ve kereste ve bennâ ve mismâr ve ahşâbât keşânlık ederek deryâ-misâl asker-i bî-pâyân cem‘ olup sene (---) târîhinde Sultân (---)(---) asrında bu şehr-i azîmin cânib-i selâsına bir sûr-ı cedîd ve bir kal‘a-misâl cedîd binâ edüp aşağı şehr-i kadîm tâze cân bulup ilâ hâze'l-ân günden güne âbâdân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74a–Y74b ·
metinde göster ·
… lîler ile ârâste ve gayri bâğ u bâğçeli büyûtlar ile pîrâste bir güzel sultânın
Aydın
Güzelhisârı'dır kim hakkâ güzel şehr-i Y 75a müzeyyendir. Ve cümle yigirmi al …
Evvelâ bu şehir içre sağîr ü kebîr cümle altı bin yedi yüz yetmiş kiremitli sarây-ı âlîler ve hânedân-ı vâlîler ile ârâste ve gayri bâğ u bâğçeli büyûtlar ile pîrâste bir güzel sultânın Aydın Güzelhisârı'dır kim hakkâ güzel şehr-i Y 75a müzeyyendir. Ve cümle yigirmi altı mahalledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74b–Y75a ·
metinde göster ·
kavmi ile Sarhan tâ’ifeleri mâbeyninde ve gayri diyârlarda darb-ı mesel olmuşdu …
Vech-i tesmiyesi yâve gûne bir mûbâhesedir. Aydın kavmi ile Sarhan tâ’ifeleri mâbeyninde ve gayri diyârlarda darb-ı mesel olmuşdur, avâm yanında meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79a ·
metinde göster ·
… e 766 târîhinde Âl-i Selçukıyân'dan Sultân Keykûbâd bin Keyhusrev umerâlarından
Aydın
Bay oğlu Îsâ Şâh feth edüp ol asırda Kâhire-i Mısır'da Q 41aP 41a azîm kah …
Cemşîd-i ferîdin duhter-i pâkîze ahterlerinden Sirye nâm bir melikenin tahtı ve binâsı olduğundan Sire'den galat Tire derler. Ba‘dehu sene 766 târîhinde Âl-i Selçukıyân'dan Sultân Keykûbâd bin Keyhusrev umerâlarından Aydın Bay oğlu Îsâ Şâh feth edüp ol asırda Kâhire-i Mısır'da Q 41aP 41a azîm kaht [u] galâ olup bu şehirden Mısır'a gemilerle hayli zahîre imdâd eyledikleriyçün ehl-i Mısır bu şehre ma‘mûr olmasıyçün hayır du‘â etdikleri ecilden ilâ yevminâ hazâ günden güne ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Âl-i Osmân'dan (---) pâdişâhın kabza-i tasarrufuna bilâ-cidâl girmişdir, zîrâ kal‘ası yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79b ·
metinde göster ·
… e vâki‘ olmuş bir bender şehr-i revenderdir. Bu dahi Ma‘nisa gibi dârü'l-mülk-i
Aydın
Bay'dır. Ve Ma‘nisa bu şehrin şimâlindedir ve mâbeyne-hümâlarında Kızılca Mûsâ …
Hemân şarkdan garba Bursa Y 80a şehri gibi Kestâne cebelinin dâmeninde vâki‘ olmuş bir bender şehr-i revenderdir. Bu dahi Ma‘nisa gibi dârü'l-mülk-i Aydın Bay'dır. Ve Ma‘nisa bu şehrin şimâlindedir ve mâbeyne-hümâlarında Kızılca Mûsâ dağı vardır. (---) merhale yerdir. Ve on yedinci iklîm-i örfîden add olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79b–Y80a ·
metinde göster ·
sancağı paşasının tahtıdır ve bir ma‘mûr âbâdân livâdır. Paşasının taraf-ı pâdi …
Ve Anatolu eyâletinde Aydın sancağı paşasının tahtıdır ve bir ma‘mûr âbâdân livâdır. Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu sekiz yük kırk yedi bin akçedir. Ammâ ber-vech-i adâlet beş yüz asker ile elli bin guruş hâsıl olup sefer eşer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80a ·
metinde göster ·