… t etmeğe ârâm bulmayup bu kadarca ile iktifâ etdik. Bu şehr-i Akka'da kâmil iki
ayda bin
altı yüz kîse tahsîl eyleyüp andan cümle asker-i İslâm ile kalkup cânib-i şarka …
Bu şehr-i Akye şehr-i kadîm olmağıla niçe yüz ziyâretler dahi vardır. Ammâ kesret-i seyâhatden kitâbet etmeğe ârâm bulmayup bu kadarca ile iktifâ etdik. Bu şehr-i Akka'da kâmil iki ayda bin altı yüz kîse tahsîl eyleyüp andan cümle asker-i İslâm ile kalkup cânib-i şarka 4 sâ‘atde sarp zeytûnlı dağlar içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 44a ·
metinde göster ·
… ününe ve gayri mesârıflarıma bana akçe lâzımdır, zîrâ ben Erdel seferinde tokuz
ayda bin
altmış kîse harc etdim. Elbette oğul bana akçeleri İslâmbol'a girmeden yetişdir …
"Evliyâm bilirsin, Erdel gazâsında İskenderiyye beği Yûsuf Beğ oğlu Mehemmed şa(?) Beğ'e on üç bin riyâl guruş karz-ı hasen verdim ve Dukagin beği (---)(---) on kîse solta riyâl karzullâh verdim. Piruzin beği Arslan Beğ'e beş kîse riyâl Tanrı borcu verdim ve Bihorlu Memi Beğ'e bin altun verdim. İşte cümle temessükâtları ve işte hüccet-i şer‘iyye ile seni bu mâlların tahsîline me’mûr eyledim. İşte sana yigirmi aded şehbâz refîkler ve iki kîse harc-ı râhlar, al şu temessükâtları durma oturma Arnavud İskenderiyyesine ve öbür sancak beğlerine gidüp bolay kim bu mâlları cümle altun alaydın, zîrâ sana götürmesi kolaydır ve sana beğler sancaklarında âdemler koşalar ve Evliyâ'ya ri‘âyet edeler deyü yazmışım. Ben İslâmbol'a giderim 32b Fâtıma Sultân düğününe ve gayri mesârıflarıma bana akçe lâzımdır, zîrâ ben Erdel seferinde tokuz ayda bin altmış kîse harc etdim. Elbette oğul bana akçeleri İslâmbol'a girmeden yetişdiresin" dedikde âlem-i hayretde kalup eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a–32b ·
metinde göster ·
… minâre-i mevzûnunun tâcı kireç ile mestûrdur. Ve mahkeme bu câmi‘e muttasıldır.
Ayda bin
guruş hâsıl olur. Ve yeniçeri serdârı ve hâs hâkimi dahi her cum‘a bunda hâzır …
Ve bir azîm câmi‘i var, kârgîr minârelidir. Ve sütûhu türâb Y 92a örtülüdür ve kırk çam ağacı sütûnlar üzre sâbitdir. Ve derûn-ı câmi‘ tûlen ve arzen yüz seksen ayakdır. Ve mihrâb ve minberi tarz-ı kadîmdir ve bir çemenzâr u lâlezâr sahrâ-yı azîm haremi var. Cum‘a bâzârında mâl-â-mâl mahlûk-ı Zü'l-celâl olup ibâdet ederler. Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdest havuzu vardır. Ve minâre-i mevzûnunun tâcı kireç ile mestûrdur. Ve mahkeme bu câmi‘e muttasıldır. Ayda bin guruş hâsıl olur. Ve yeniçeri serdârı ve hâs hâkimi dahi her cum‘a bunda hâzır olurlar, zîrâ gavgâ ve nizâ‘ eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91b–Y92a ·
metinde göster ·