İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ayn*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
831
isabet
652 cümle/beyitte
308,0
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi824336,6
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası378,8
Dede Korkut Kitabı392,5
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 831

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ayn*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 30/35a2 12 uḍu barıġlı ḳıldı sizlerke tünni kündüzni künni aynı yulduzlarnı boyun bėrigliler ol anıŋ yarlıġı birle bütünlükin anıŋ içinde ol be …
KuT Ku. T. 34/7a2 40 ermez kün kerek bolsa aŋar yetmek aynı ap yime tün kündüzni ozruġlı ḳamuġ felek içinde ėwe tezginürler
KuT Ku. T. 34/79a3 … asınça kivürür tünni kündüz üze kivürür kündüzni tün üze musaḫḫar ḳıldı kün hem aynı ḳamuġ yorıyu[r] atanmış zamanḳa tegi bilgil ol ʿaziz örtgen tunır
KB 4049 bularda ḳayuḳa ulansa bu öz / iḍi ḳorḳu aynu tapuġ ḳılġu uz
EÇS I 11b … edüp ibtidâ Varna ile Pravadi kurbünde Duna değirmenleri nâm mahalden depüp bir ayn-ı azîm zâhir olup hâlâ azîm âsiyâbları deverân edüp cümle Dobruca halkı anda gend …
EÇS I 11b Andan Tuna'nın bir aynı dahi Kırkkilisa şehrine karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayal …
EÇS I 11b Ve bu takrîr etdüğimiz mahallerden cereyân eden ayn-ı zülâller Tuna nehrinden olduğuna isbâtımız oldur kim Tuna nehrinde hâsıl olan m …
EÇS I 11b … a yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl edüp Kırkçeşme kemerleri ile İsl …
EÇS I 28a … lî tevellüd etmişdir. Bu husûsda niçe müverrihîn gûnâ-gûn tahrîrât etmişlerdir. Ayn-ı Âlî bu kızı Ebü'l-feth'in babası alup Ebü'l-feth ol kızdan müştak oldu der. Amm …
EÇS I 32b … b edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet …
EÇS I 32b … r kim Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân, Sarây-ı Atîk'den taşra cereyân etdirüp bu aynü'l-hayâtı binâ etmişdir. Hâlâ meşhûr-ı âfâk ayn-ı Şem‘ûn nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir m …
EÇS I 32b … îk'den taşra cereyân etdirüp bu aynü'l-hayâtı binâ etmişdir. Hâlâ meşhûr-ı âfâk ayn-ı Şem‘ûn nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir mâ’-i Kevserdir.
EÇS I 54a Hâss-ı Ayntâb 145.130.
EÇS I 55b Ayntâb ze‘âmet 2, tîmâr 656
EÇS I 57b Adl-i bî-gâyetest u ayn-ı nizâm, / Sene 974
EÇS I 60b … min tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn-ı zülâlleri pertâb edüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i harâret ederler. Ammâ bu havzdan …
EÇS I 68a … olmağile hayli toplar atup itâ‘at etmedi. Zamân-ı şitâya kalmağile ana ığmâz-ı ayn ile nazar edüp ubûr olundu.
EÇS I 70b … nâ-resîde mazlûmı Receb Paşa lalama gönderdim. Ol dahi zorba eşkıyâlara ığmâz-ı {ayn} edüp katl etdiler ve leşin Atmeydânı'na atdılar. Bu murabba‘ı anın hakkında mer …
EÇS I 73a … [u] eş‘ârı olduğundan mâ‘adâ üç yüz varak bir dîvânı vardır. Ammâ hurûf-ı tâ ve ayn redîfinde nâ-tamâmdır. Vehbî Osmân Çelebi tamâm edem derken ol dahi nâ-tamâm ol …
EÇS I 77b Bu Hanya küffârı bu sulh [u] ahidnâmeye muhâlefet edüp Malta küffârına ığmâz-ı ayn edüp limanlarına kodular ve cümle Kızlar Ağası'nın atları ve kısrakları ve mâl- …
EÇS I 93b Bu ayn ile bu sarây oldu Cennetü'l-me’vâ. / Sene (---).
EÇS I 93b Safâ-yı ayn ile oldu bu menzil Cennet-i me’vâ.
EÇS I 95a … vükelâ ve a‘yân [u] eşrâf, hayrât [u] hasenâtlarından mussanna‘ târîhli çeşme-i aynü'l-hayâtlar var ise anı bildirir
EÇS I 95a Evvelâ kâfir zamânında Kırkçeşme'den mâ‘adâ ayn-ı câriye yok idi. Mâ‘adâ bârân-ı rahmet seyline yollar edüp İslâmbol içre beş yer …
EÇS I 95a … sene (---) târîhinde Ebü'l-feth bu Makdonya'yı feth etdikde câmi‘ binâ edüp bir ayn-ı hayvân getirdüp çeşme-i Ebü'l-feth aded iki yüz, andan ayn-ı Bâyezîd Hân çeşmes …
EÇS I 95a … âmi‘ binâ edüp bir ayn-ı hayvân getirdüp çeşme-i Ebü'l-feth aded iki yüz, andan ayn-ı Bâyezîd Hân çeşmesi aded yetmiş, andan ayn-ı Süleymân Hân çeşmesi yedi yüz, ba‘ …
EÇS I 95a … e-i Ebü'l-feth aded iki yüz, andan ayn-ı Bâyezîd Hân çeşmesi aded yetmiş, andan ayn-ı Süleymân Hân çeşmesi yedi yüz, ba‘de niçe vüzerâlar niçe bin uyûnlar bulup Süle …
EÇS I 95a Safâ-yı tab‘ile Sâ‘î bunun itmâmı târîhin / Dedim bulmuş Sikender ayn ile âb-ı hayvânı. / Sene (---).
EÇS I 95a … u‘âlar eyleyüp / Nûş edenler diyeler azb-i Furât / Oldu âsârı bu târîh-i azîm / Ayn-ı âlî çeşme-i Sultân Murâd. / Sene (---).
EÇS I 95a Revân ayn-ı Alî kevser bâd. / Sene (---).
EÇS I 95a Teşne diller dediler târîhini / Çeşme-i aynü'l-hayât-ı cân-fezâ. / Sene (---).
EÇS I 95b Çeşme-i dil-cû-yı pâk [ü] bî-bedel aynü'l-hayât .
EÇS I 96a Hak bu kim ayn-ı sevâb oldu bu lillâhi sebîl. / Sene (---).
EÇS I 96a Evliyâ bu âb-ı berdin târîhin dedi cemîl / Bu sebîl Hak yoluna ayn-ı sevâb oldu sebîl. / Sene (---).
EÇS I 100b … hâ [vü] büleğâ mîr-i bî-nazîr idi. Şehr-i Edirne'de Sâ’ilî nâm şâ‘irin Kurret-i ayn-ı lî ve lek mâ-sadakı üzre abd-i memlûkü ve oğulluğu idi. İsmi Îsâ'dır. Tîr-i kem …
EÇS I 110b … m, 'Ya Şeyh ben şu yerde yedi bin yıl mahpûs bir kırmızı-gûn zülâlden lezîz bir aynü'l-hayâtım senin sebebinle vech-i arza çıkmağa me’mûrum ve beni Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâ …
EÇS I 110b … p {ba‘dehu} cümle fukarâ üşüp bir bi’r-i mâ kazarlar kim hâlâ ahmerü'l-levn bir ayn-ı azîmdir. Bu âb-ı hoş-güvârı üç kerre ale's-sabâh tahte'l-kahve tenâvül etmeden …
EÇS I 111a … getirüp anda defn ederler. Ba‘de'd-defn üzerlerine bir kubbe-i pür-envâr ve bir ayn-ı câriye edüp hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Pederimizin güftesiyle çeşmeye târ …
EÇS I 117b Dedi târîh-i binâsın Nâ’ilî / Âb-ı latîf çeşme-i aynü'l-hayât . / Sene (---).
EÇS I 118b Dedi târîhin Fedâyî hakîr / Ayn-ı pâk çeşme-i mâ’ü'l-hayât. / Sene (---).
EÇS I 119b Kim Nihâdî dedi târîhin latîf / Oldu ayn-ı çeşmesâr-ı Selsebîl. [Sene] 975. / Pâk-i sâfî çeşme-i âb-ı hayât. / Sene 975. / …
EÇS I 120b Cümle asâkir-i İslâm ayne'l-yakîn hâsıl edüp hafr olan türâbını tevhîd [ü] tezkîr ile yine doldurup cümle ibâdull …
EÇS I 121b … u nâsıh iken bin yigirmide merhûm olup civâr-ı Eyyûb'da medfûndur. Dîde-i cânı ayn-ı Ömer gibi küşâde Acem diyârın seyâhat ederken ömrî tahallüs edüp halâs olmuşdur …
EÇS I 123b Ammâ câmi‘, Aynî Hâtûn binâsıdır (---) pûşîde ve bir tula serâmed, rakîk ü nahîf minâre-i mevzûn …
EÇS I 124a … âtih-i Kandiye'dir, bunda bir bâğ içre bir âb-ı nâb bulup bir günde bir çeşme-i aynü'l-hayât binâ edüp Selsebîl-âsâ cereyân etdüğine çeşme üzre beyâz mermerde Teknecizâde M …
EÇS I 124a Ve bu Hâsköy mezârlıkları kurbünde ine Ayazma nâm bir ayn-ı zülâl vardır, mahmûm-ı riba‘a mübtelâ olan âdem yedi kerre nûş edüp gasl etse ı …
EÇS I 133b İki târîh eyleyüp tertîb ile / Kıldı her bir mısra‘ı Cevrî hisâb / Dil-küşâ ayn-ı hayât-ı cân-fezâ. Sene (---). / Menba‘-ı Kevser sebîl-i âb-ı nâb. Sene (---).
EÇS I 133b Ey Nisârî teşneler bu çeşmeye târîh içün / Dediler ayn-ı Hasan, rûh-ı Hüseyn'i kıldı şâd. / Sene (---).
EÇS I 133b Dedi târîhini bu çeşme-i hayrın Cevrî / Hak kabûl ede zehî ayn-ı latîf âb-ı sevâb. / Sene (---).
EÇS I 136a Sebîlhâneleri yokdur ammâ leb-i deryâda Tekeli Mustafâ Paşa'nın bir aynü'l-hayât çeşmesi târîhi budur: