… Zîrâ evliyâ ve enbiyâ hırka ve lokmaya muhtâc olduğundan Cenâb-ı Bârî, Kur’ân-ı
azîminde
niçe yerde buyurur âye[t]: Arapça âye[t]: Arapça ilâ âhirih, âye[t]: ⟦Arapç …
Bu esnâf sâ’ir ehl-i hıref üzre takaddüm oldu kim cümle mahlûk-ı Hudâ'ya ta‘âm lâzımdır. Zîrâ evliyâ ve enbiyâ hırka ve lokmaya muhtâc olduğundan Cenâb-ı Bârî, Kur’ân-ı azîminde niçe yerde buyurur âye[t]: Arapça âye[t]: Arapça ilâ âhirih, âye[t]: Arapça buyurmuşdur ve niçe âyetler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… işdir. Ser-çeşme-i Bayrâmî'dir. Yıldırım Hân'da Engürü kal‘ası içinde âsitâne-i
azîminde
medfûndur. Ve Şeyh Hâmid hazretlerinden me’zûndur.
Ve eş-Şeyh Hacı Bayrâm-ı Velî: Nehr-i Kara-Çubuk kenarında Sol nâm bir karyede vücûda gelmişdir. Ser-çeşme-i Bayrâmî'dir. Yıldırım Hân'da Engürü kal‘ası içinde âsitâne-i azîminde medfûndur. Ve Şeyh Hâmid hazretlerinden me’zûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 235a ·
metinde göster ·
… â Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâyet lezîzdir kim hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı
azîminde
ve Furkân-ı mecîdinde yâd eylemişdir. Âyet; Sûre-i ve'l-Mürselât Arapça âyeti …
{Evsâf-ı nehr-i azîm, mâ-i Furât: Bu nehrin evsâfı tâ Aşağı Eğerli dağ evsâfı başında yazıla} Erzurûm sahrâsının tâ ortasından nehr-i azîm mâ-i Furât cereyân eder kim Gürcîstân tarafının cânib-i şarkîsinde Dumlu Baba Sultân ziyâretgâhının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibinden ubûr edüp andan İzolı Ekrâdı içre Bingöl yaylasından gelir nehr-i Murâd'a mahlût olup deryâ-misâl Malatiyye kurbundan cereyân eder ve kal‘a-i Semisat'a Kal‘atü'r-Rûm'a ve kal‘a-i Birecik'e ve Cisr-i Bombuç'a ve Bolis'e ve kal‘a-i Ca‘ber'e ve kal‘a-i Rakka'ya ve Rûhbese'ye ve Karkisa'ya ve Ane'ye ve Haddîşe'ye ve Hiyet'e ve Ebyâr'a ve Takuk'a ve Hılle'ye ve Kûfe'ye uğrayup andan Batâyıh'da Kurna kal‘ası dibinde Şattu'l-Arab'a mahlût olup deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim Basra önüne Hindistân gemileri gelir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâyet lezîzdir kim hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde yâd eylemişdir. Âyet; Sûre-i ve'l-Mürselât Arapça âyetin cümle müfessirîn bu Erzurûm suyuyla tefsir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
… hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan nişân yokdur. Lâkîn deryâ kenârında rıbât-ı
azîminde
bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı şâhîli şe …
Derûn-ı kal‘ada ancak hâk-ı pâk ile sütür olmuş yetmiş aded hâne-i atîkler vardır. Ancak bir Haydar Şâh Câmi‘i var, minâresi yokdur. Bu kal‘ada hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan nişân yokdur. Lâkîn deryâ kenârında rıbât-ı azîminde bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı şâhîli şehr-i ma‘mûrdur kim cânib-i sülâsî sûr-ı kavî ile mebnîdir. Üç kapusu vardır, cânib-i şimâle Gîlân kapusu, cânib-i kıbleye Bâbü'l-ebvâb kal‘ası kapusu, cânib-i garba leb-i deryâda Limân kapusu. Ve bu rıbât içre yedi pes-pâye minâreler zâhirdir kim isimleri ma‘lûmım değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
âsumâne ser çekmiş dıraht-ı müntehâları ve niçe bin sun‘-ı Hudâ-yı Perverdigâr' …
Sitâyiş-i germâb-ı şehr-i Aydos: Yed-i kudret ile meshûn bir mâ-i şûru vardır. Sâhibü'l-hayrâtın biri ol germâbdan cereyân etdirüp müfîd ü muhtasar bir hammâm binâ etmiş ammâ suyu gâyet nâfi‘dir. Ve memdûhâtından biri dahi bâğlarının âbdâr üzümü meşhûrdır. Andan yine şimâle Çenge dağına urûc edüp balkan-ı azîminde âsumâne ser çekmiş dıraht-ı müntehâları ve niçe bin sun‘-ı Hudâ-yı Perverdigâr'ı seyr [u] temâşâ edüp Kurd mahallesi nâm bir Türük ve Bulgar köyün ubûr edüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
Bu şehir içre haftada bir azîm bâzâr durup çârsû ortası meydân-ı
azîminde
âdem deryâsı olur. Halkı cümle Ulah Boğdan ve Bulkarca kelimât ederler, ammâ Ef …
Bu şehir içre haftada bir azîm bâzâr durup çârsû ortası meydân-ı azîminde âdem deryâsı olur. Halkı cümle Ulah Boğdan ve Bulkarca kelimât ederler, ammâ Eflâk lisânın fasîh bilirler. Ve halkı gâyet sahiyyü'l-vücûd ve garîb-dost, ehl-i zevk, muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir kim bây [u] gedâya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne Eflâk keferesi hattıyla meskûk akçedir, ana penez derler. Tuna kenarındaki benderlerde ve şehirlerde râyicdir. Gayri şehirlerde geçmez bir gûne bakır akçedir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. Bir ganîmet şehirdir. Bu büleydenin garbîsi cânibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Lum cânib-i cenûbda tâ Kızanlık dağlarında Tur ve Akutaran ve Kabirova dağların[dan] gelir âb-ı hayât sudur. Kırk elli gûne lezîz mâhîleri olur. Hattâ Tuna sâhilinde sâkin olan kimesneler mâbeyninde bir âdem semîn ü cesîm olsa "Lum suyu balığı gibi semiz olmuş" deyü darb-ı mesel olmuşdur. A‘yân [u] eşrâfından Çavuşzâde Çelebiler Paşanın hânesi sâhibi idi. Ve Serdâr Alî Beşe,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
ve Furkan-ı mecîdinde sûre-i (---)Arapça(---)(---) âyeti buyurmuşdur" dedi …
Paşa eydir: "Ammâ Sultânım, ol yigirmi bin aded altunu siz mâlınızdan ifrâz edüp fukarâ-yı müstahıkkîne bezl edin kim cenâb-ı Allâh Kur’ân-ı azîminde ve Furkan-ı mecîdinde sûre-i (---)Arapça(---)(---) âyeti buyurmuşdur" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… eryâda bir kaya üzre küçük metîn kal‘a nümâyân idi, ammâ içine girmeyüp liman-ı
azîminde
kırk elli pâre kalyonlar yatırdı.
Evsâf-ı kal‘a-i Çeykerop: Bu dahi Dobra-Venedik banlarının kal‘asıdır. Leb-i deryâda bir kaya üzre küçük metîn kal‘a nümâyân idi, ammâ içine girmeyüp liman-ı azîminde kırk elli pâre kalyonlar yatırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
siyâsethânesi ve bir çanlık kullesi var. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şe …
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı azîminde siyâsethânesi ve bir çanlık kullesi var. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şeddâdî kalın dîvârdır kim üstünde dörder araba yürümek mümkindir. Ve cümle temelleri altında hurde kemerleri olup temeli cümle boşdur kim hîn-ı muhâsarada lağım ile düşman girmeye deyü boş etmişdir, ammâ mefret azîm topları ve cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
… usûs hânemiz sâhibi Corgunalı Mustafa Ağa ve Ahmed Ağaların hânelerinde kulle-i
azîminde
demir kapuların önünde asma cisrleri var. Bu hânedân sâhibinin ni‘metleri âyend …
Menzil-i karye-i Corguna: Kazıklı Özek nehri kenârında bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ve yüz elli aded kiremit örtülü bir câmi‘li ve bir hammâmlı ma‘mûr evlerdir. Bâhusûs hânemiz sâhibi Corgunalı Mustafa Ağa ve Ahmed Ağaların hânelerinde kulle-i azîminde demir kapuların önünde asma cisrleri var. Bu hânedân sâhibinin ni‘metleri âyende vü revendeye mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
… dır, ammâ cümleden azîm cebel-i Kâf'dır kim anın hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı
azîminde
ve Furkân-ı mecîdinde sûre-i Kâf'da: Arapça
Ve iklîm-i sâbi‘de 32 tavlardır, ammâ cümleden azîm cebel-i Kâf'dır kim anın hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde sûre-i Kâf'da: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158b ·
metinde göster ·
… ki atlar eşref-i mahlûkdur kim Hallâk-ı âlem küheylân atların hakkında Kur’ân-ı
azîminde
ve Furkân-ı mecîdde sûre-i (---) de Arapça buyurmuşlardır. Anıniçün bu hakîr …
Hikmet-i Hudâ bu Tatar yiğitlerinin birisinin atı kuyruğuna bir gark-ı âb olmuş âdem cân havliyle yapışup anı dahi at selâmete çıkarup bir at iki âdem halâs etmiş olur. Hakkâ ki atlar eşref-i mahlûkdur kim Hallâk-ı âlem küheylân atların hakkında Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdde sûre-i (---) de Arapça buyurmuşlardır. Anıniçün bu hakîr atları pek sevüp elli bir yıldan berü beş on re’s atsız olmamışımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195a ·
metinde göster ·
… tekyegâhlarında yokdur. Meğer diyâr-ı Îrân-zemînde misli imâm Rızâ'nın meşhed-i
azîminde
ola.
Ve bu nüzhet-âbâd kasrın üstü serv-misâl bir serâmed kurşum örtülü kubbe-i nîlgûn üzre altun ile mutallâ olmuş bir alem-i serâmedi var kim bir konak yerden şa‘şa‘ası âdemin çeşmini hîrelendirir. Ve cemî‘i selef pâdişâhları ve sâhibü'l-hayrât vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı vilâyet bu Osmân Baba Sultân rûhâniyyeti hâzır olmağiçün bu tekyegâha birer âsâr-ı azîme edüp cümle amâristan edüp cümle âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr ve cümle altun alemlerle ma‘mûr olup bu mezkûr Bâyezîd-i Velî kasrının misli Rûm diyârı tekyegâhlarında yokdur. Meğer diyâr-ı Îrân-zemînde misli imâm Rızâ'nın meşhed-i azîminde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… z değildir, avdet P 110a eylesin {Zîrâ Cenâb-ı Kibriyâ hacc-ı şerîfi Kur’ân-ı
Azîminde
sûre-i Âl-i İmrân'da Arapça âyetin buyurmuşdur.}" dedikde cümle pîr ü cüvân t …
Ve "Her kimin isti‘dâdı var ise böyle ılgar ile gitsin vüs‘ati olmayana farz değildir, avdet P 110a eylesin {Zîrâ Cenâb-ı Kibriyâ hacc-ı şerîfi Kur’ân-ı Azîminde sûre-i Âl-i İmrân'da Arapça âyetin buyurmuşdur.}" dedikde cümle pîr ü cüvân taraf taraf "ma‘kûl ma‘kûl" denilüp Fâtiha tilâvet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261a ·
metinde göster ·
… ar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı
Azîminde
ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b–Y310a ·
metinde göster ·
… er halk edüp edîm-i arz kâ'im oldu. Bu cibâller hakkında Rabbü'l-İzzet Kur’ân-ı
azîminde
âye[t]: Arapça buyurmuşlar.
Semâvâtı duhândan halk edüp zemîn karârdâde olmayup Cenâb-ı Bârî rûy-i arz üzre yüz kırk sekiz kûh-ı azîmler halk edüp edîm-i arz kâ'im oldu. Bu cibâller hakkında Rabbü'l-İzzet Kur’ân-ı azîminde âye[t]: Arapça buyurmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339a ·
metinde göster ·
ve Furkân-ı mecîdinde Mısır hakkında Habîb'ine alâ-tarîkı'l-kısas Fir‘avn hakkı …
Nitekim Cenâb-ı İzzet Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde Mısır hakkında Habîb'ine alâ-tarîkı'l-kısas Fir‘avn hakkında bu âyet-i şerîfi nâzil etmişdir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b/mük ·
metinde göster ·
… ammâ murâd olunan kûh-ı azîmlerdir. Ve bu dağlar hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı
azîminde
Q 254aP 251a buyurur, âye[t]:
Ve İbn İshâk kavlince rûy-ı arzda yüz kırk sekiz cibâl-i azîmler vardır. Niçe kerre yüz bin cibâller vardır, ammâ murâd olunan kûh-ı azîmlerdir. Ve bu dağlar hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde Q 254aP 251a buyurur, âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b ·
metinde göster ·
bir Cidde gemisi ve bir Yenbû‘ gemisi ve iki Muveylah celebesi ve Yemen'den gel …
Ve liman-ı azîminde bir Cidde gemisi ve bir Yenbû‘ gemisi ve iki Muveylah celebesi ve Yemen'den gelme Fincâncı kalyonu, bu gemiler cümle kahve ve gayrı metâ‘ ve huccâc-ı müslimîn ile mâl-â-mâl idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·