… e mülûklar tama‘-ı hâma düşüp İslâmbol üzre asker çeküp kimi müstevlî olup kimi
bî-feth avdet
edüp üç yüz sene bu hâl üzre İslâmbol içün ceng [ü] cidâl 19b ve harb [ü] kıt …
Yerine ilyanuş nâm bir veled-i pelîdi mesned-nişîn oldu. Bu ilyanuş re‘âyâ-perver olmayup ayş [u] nûş ve fısk [u] fücûra zâhib olmağile cümle halk kendüden rû-gerdân olup bunun zamânında niçe mülûklar tama‘-ı hâma düşüp İslâmbol üzre asker çeküp kimi müstevlî olup kimi bî-feth avdet edüp üç yüz sene bu hâl üzre İslâmbol içün ceng [ü] cidâl 19b ve harb [ü] kıtâl olup âhir İskender vefâtı târîhinden 882 sene sonra Hazret-i Risâlet-penâh vücûda gelüp rû-yı zemîne velvele salup kırk yaşında sâhib-i nübüvvet oldukda ba‘de hicreti'n-nebeviyye 17 sene sonra Mekke-i Mükerreme'yi Kureyşler destinden feth edüp zamân-ı sa‘âdetlerinde Şâm-ı şerîf dahi feth olundu, be-dest-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve yetmiş bin Sahâbe-i güzîn-i sâhib-cihâd feth-i Şâm'da mevcûdlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a–19b ·
metinde göster ·
… edi. Taşrada guzât-ı müslimîn ot otlayup Kâğızhâne çayırın kuru bayır edüp âhir
bî-feth avdet
edüp Şâm'a geldiler.
Muhâsara-i râbi‘-i Mahmiyye-i Kostantıniyye: Yine Âl-i Emeviyyûn'dan mezbûr Süleymân bin Abdullâh yine kızkarındaşı oğlu Ömer ibn Abdül‘azîz hazretlerini serdâr-ı mu‘azzam edüp Hicret'in toksan yedi yılında yüz yigirmi bin askerle karadan seksen bin asker ile üç yüz pâre gemi deryâdan İslâmbol üzre sefer edüp ol sene Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâmında Belkîs Ana şehrinde kışlayup evvelbahârda İslâmbol'u muhâsara edüp tarafeyne azîm kaht [u] galâ olup 21a derûn-ı kal‘ada olan küffâr derûnundan çıkan necâsetlerin yedi. Taşrada guzât-ı müslimîn ot otlayup Kâğızhâne çayırın kuru bayır edüp âhir bî-feth avdet edüp Şâm'a geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b–21a ·
metinde göster ·
edüp bu Gâzî Kâsım Paşa on iki bin serdengeçdi nâmdâr bahâdır yarar fetâlar ile …
Gâzî Kâsım Paşa: Süleymân Hân Beç kal‘asın muhâsara edüp şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp bu Gâzî Kâsım Paşa on iki bin serdengeçdi nâmdâr bahâdır yarar fetâlar ile Alaman diyârların üç ay nehb [ü] gâret edüp kâfire rahne verirken beri tarafda Süleymân Hân Cânkurtaran kal‘asına düşüp cân kurtardı. Ba‘dehu Gâzî Kâsım Paşa üçer âdem ile Venedik diyârından Ösek kal‘asına gelüp cümle askeri Alaman diyârında şehîd olup bu hakîr ol şühedâları Alaman diyârında niçe yerde ziyâret etmişimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48a ·
metinde göster ·
… sarasında top atarken top pârelenüp şehîd olup Malta'nın fethi müyesser olmayup
bî-feth avdet
olundu.
Turgud Paşa: Cezâyir paşası iken Malta kal‘ası muhâsarasında top atarken top pârelenüp şehîd olup Malta'nın fethi müyesser olmayup bî-feth avdet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48b ·
metinde göster ·
… câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl-ı ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den
bî-feth avdet
edüp Silisre'ye 66b gelüp andan dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib …
Ve andan ma‘zûl olup Silisre eyâleti ihsân olunup deryâ-misâl asker ile Kamaniçse câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl-ı ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den bî-feth avdet edüp Silisre'ye 66b gelüp andan dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde takarrüb bulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a–66b ·
metinde göster ·
… h halîfe asrında Hicret-i Nebevî'nin sene 92 târîhinde İslâmbol'u muhâsara edüp
bî-feth avdet
etdiklerinde Ömer b. Abdül‘azîz hazretleri bu şehri harâb edüp hâlâ leb-i deryâ …
Yanko ibn Madyan İslâmbol'u binâ ederken bu şehri anın oğlu Aya İstefan binâ etdiğiyçün galat-ı meşhûru Ayasdifanaz derler. Leb-i deryâda bostâncıbaşı hükmünde (---)yi subaşılığıdır ve bir yasakcı kolluğu vardır. Eyyûb mollası nâhiyesi hükmündedir. Kefere asrında şehr-i azîm imiş. Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah halîfe asrında Hicret-i Nebevî'nin sene 92 târîhinde İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet etdiklerinde Ömer b. Abdül‘azîz hazretleri bu şehri harâb edüp hâlâ leb-i deryâda beş yüz kiremit örtülü ma‘mûr Urum kasabasıdır. Bir zâviyesi ve esvâk-ı muhtasarı ve iki kenîsesi var. Ammâ hevâsı gâyet latîfdir. Bunda cümle refîklerimiz ile gemiden çıkup bir gice mihmân olup ale's-sabâh bundan piyâdece cânib-i şimâle leb-i deryâ ile 3 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241a ·
metinde göster ·
… ullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp
bî-feth avdet
edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) ga …
{Hicretin sene 92 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) galatdır, (---) binâsıdır. Kastamonu hâkimi Ulu Beğ (---) fethidir. Andan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî kal‘a olmağıla Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde serbest ve mu‘âf ve müsellem mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem ze‘âmetdir. Dizdârı ve serdârı ve kal‘a neferâtları ve üç yüz akçe pâyesiyle kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ekseriyyâ halkı tüccâr ve neccâr ve sevdâger-i berr u bihârdır. Bir fırkası avân ve bir zümresi ulemâ ve meşâyihândır. Halkı ekseriyyâ çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble ve şark cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük yoldur. Bu şehr Karadeniz'in Anadolu tarafı sâhilinde Sinap Burnu demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---) mil Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sinap ile ol Keliğra burnu mâbeyni gûyâ bir boğazdır. İslâmbol tarafı ve Tarabozan tarafı yine vâsi‘ deryâlardır. {Sinop İslâmbol'a beş yüz mildir}. Ve bu kal‘a-i Sinop, şehr-i Samsun'un garb tarafındadır. Sinop ile Samsun'un arası dört merhale yerdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre üç kat Şeddâdî rıhtım Kayser-ı Rûm oğlu Sinopa nâm kralın binâsıdır. Ammâ gâyet sedd-i metîn kal‘a-i sengîndir. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kulle ve altı bin altı yüz bedendir ve cümle (---) kapudur. Evvelâ Kum kapusu ve Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın Lonca kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapuların cümlesi ikişer kanatlı demir kapulardır kim her biri birer bâb-ı Kahkaha'dır ve bu kal‘a bir düz yirde vâkı‘ olup iki cânibin deryâ döğer ve bu kal‘anın eşkâli şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki olmuşdur. Ammâ Bozdepe dağından nazar etsen gemi alboratası kesiminde üç kat bir gûne kal‘a-i metîndir. Dizdârı kal‘anın top menzilinden ba‘îd giderse şehirlilerin ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince dizdârı katl etmeğe me’mûrlardır. Ol havfden fakîr-İ dizdâr bir top menzilinden ba‘îd gitmeğe kâdir değildir. Cümle altı yüz müsellah ve şecî‘ ve bahâdır neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘ayı Kazak-ı Ak ale'l-gafle bir şeb-i muzlimde nerdübânlar ile serîka edüp Vezîria‘zâm Nasıf Paşa bu Sinop kal‘asın küffâr alduğun Ahmed Hân'a i‘lâm etmeyüp ketm etdiğiyçün katl olundu. Ba‘dehû bu kal‘ayı küffârdan halâs edüp elli kul dahi aşağı kal‘aya koyup bin kantar barud-ı siyâh ve sagîr ü kebîr bin pâre top koyup cümle âlât-ı cebehânesi ve gûnâ-gûn âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdiler. Ol asrdan berü her şeb ikişer yüz âdem bölükbaşıları ve çavuşlarıyla tâ sabâha dek dîdebân ve nigehbân ve gafîrlik edüp ba‘de't-tabl ve nefîr nevbetciler feryâd ederler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
edüp Balısıra nâm mahalde donanma-yı hümâyûna vâsıl olup cümle eyâlet askerleri …
Anlar kal‘a içine girüp "Türk der kim bizim murâdımız kal‘a olaydı bir ayda alırdık. Ancak Moskov kralına haddin bildirüp bu kadar ilin vilâyetin nehb u gâret edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle esîr almak murâdımız idi" deyü firâr eden küffârlar kal‘ada olan fecerelere böyle haber verdiler. Hikmet-i Hudâ âsitâneye ulaklar gitdiği gice bir kuru sovuk oldu kim cümle asker-i İslâm ka‘r-ı zemîne gireyazdılar. Andan müşâhade eylediler kim Deşt-i Kıpçak-ı bî-emân ve Karadeniz-i bî-îmânda emn [u] emân yokdur. Âhir cümle asker kal‘a fethinden me’yûs olup mâh-ı (---) günü cümle hâs u âvâmın re’yiyle kal‘adan ferâgat edüp meymene ve meysere cümle mühimmâtları keştîlere koyup ve cemî’î mühimmât [u] levâzımâtları yerli yerine yerleşdirüp nefîr-i irtihâller çalınup "Emr Hudâ'nındır; takdîr-i İlâh böyle imiş" deyü taht-ı kal‘adan bî-feth avdet edüp Balısıra nâm mahalde donanma-yı hümâyûna vâsıl olup cümle eyâlet askerlerine izn-i serdâr olup kimi berren ve kimi bahren ve kimi Deşt-i Kıpçak'dan altı gün ve altı gicede nehr-i Kuban'a, andan Vilâyet-i Çerkez'e, andan Cezîre-i {Taman'a, andan Cezîre-i} Kırım'a dâhil oldular. Kimisi Heyhât sahrâsının şimâl tarafından Çerkes vatanına revâne oldular. Donanma-yı hümâyûn dahi Âsitâne-i sa‘âdet tarafına revâne olmağa lengerlerin deryâdan alacak mahalde Serdâr Hüseyin Paşa'dan bu hakîr me‘zûn olup Kırım Hânıyla diyâr-ı Kırım'a müteveccih olup donanma-yı İslâm mütevekkilen-ala'llâh deyüp bâdbânlar açup Azak deryâsına gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b ·
metinde göster ·
… r şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir
bî-feth avdet
etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer …
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
… i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında
bî-feth avdet
etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün n …
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b–193a ·
metinde göster ·
edüp bu Malatıyye'ye istilâ edüp meştâ verdi. Hulâsa-i kelâm bu vakf-ı dünyâdır …
Ba‘dehû Timur gelüp Amasiyye'den bî-feth avdet edüp bu Malatıyye'ye istilâ edüp meştâ verdi. Hulâsa-i kelâm bu vakf-ı dünyâdır, elden ele kalmada bir acûzedir. Ancak mülk, ol Mâlikü'l-mülk [ü] Vâhid-i Kahhâr'ındır. Ancak fakîr insân bir endîşe-i hâma düşmüş ebdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193a ·
metinde göster ·
etdikde bu kal‘a-i Bâğ-ı Cinân Hüsrev-i Şîr-i gurrende ve dirrende pençesinden …
Yine Acem müstevlî olup sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev Paşa deryâ-misâl asker ile Hemedân ve Dergezîn'i ve Cem-cenâb ve Pilever kal‘aların dest-i kahr ile feth etdikde bu Bâğ-ı Cinân kal‘asın muhâsara etmek murâd edindikde gördü kim bunu muhâsara etmek bir emr-i asîrdir. Hemân ığmâz-ı ayn edüp cümle cüyûş-ı muvahhidîne çapkunlar ve çapullar fermân edüp Bâğ-ı Cinân sahrâsında vâki‘ Çiğ Alî nâm kal‘aya varınca sekiz yüz pâre şehr-misâl kend-i kebîrleri gâret ü âlân u tâlân ve halkını büryân u nâlân edüp mâl-ı firâvân ile cümle guzât Bâğ-ı Cinân altında ordu-yı İslâm'a sâlimîn ü gânimîn vâsıl oldukların kal‘a-i Bâğ-ı Cinân'dan Kızılbaş-ı evbâş {görünce} "Âmân el-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Bâğ-ı Cinân'ın miftâhların Serdâr Hüsrev-i Şîr'e teslîm edüp Palu Hâkimi Alî Beğ muhâfazacı ta‘yîn olunup vezîr-i dilîr azm-i Irâk edüp Bağdâd-ı behişt-âbâddan bî-feth avdet etdikde bu kal‘a-i Bâğ-ı Cinân Hüsrev-i Şîr-i gurrende ve dirrende pençesinden rehâ bulmuş yaralı ve maralî gazâl gibi halâs olup ilâ hâze'l-ân dest-i Acem'de kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 317b ·
metinde göster ·
… Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp
bî-feth avdet
etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl as …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
… ân Mehemmed Hân-ı Ebü'l-feth'de Hersekoğlu Ahmed Paşa muhâsara edüp kırk günden
bî-feth avdet
edüp ba‘dehû sene 961 târîhinde Gâzî Malkoç Beğ üç sene muhâsara edüp amân ile …
Ba‘dehû Sultân Mehemmed Hân-ı Ebü'l-feth'de Hersekoğlu Ahmed Paşa muhâsara edüp kırk günden bî-feth avdet edüp ba‘dehû sene 961 târîhinde Gâzî Malkoç Beğ üç sene muhâsara edüp amân ile feth etdikde miftâhların bir mücevher gılâf ve zarf içine koyup Süleymân Hân'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… i gibi asker koyup kal‘a-i Yayiçse sarılup bi-emr-i Hudâ fethi müyesser olmayup
bî-feth avdet
etdikde yine bu Vinçaz kal‘asına küffâr istîlâ edüp tâ Süleymân Hân zamânına de …
Bânîsi Hersek krallarıdır. Lisân-ı Latin'de Vinçaz (---)(---)(---) demekdir. Sene 866 târîhinde Ebü'l-feth Yayiçse kal‘ası fethine giderken bu kal‘ayı feth edüp derûn-ı hisâra gereği gibi asker koyup kal‘a-i Yayiçse sarılup bi-emr-i Hudâ fethi müyesser olmayup bî-feth avdet etdikde yine bu Vinçaz kal‘asına küffâr istîlâ edüp tâ Süleymân Hân zamânına dek dest-i küffârda kalup ba‘dehû sene 934 târîhinde Gâzî Hüsrev Beğ dest-i Hırvad ve Sırf ve Uskok'dan alup içine asker ve cebehâne koyup Yayiçse kal‘asının fethine bezl-i himmet eder, ammâ bu kal‘a Bosna sancağı hükmünde niyâbetdir. Dizdârı ve yigirmi aded neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… asker-keşân olup bu kal‘ayı muhâsara edüp hikmet-i İlâh fethi müyesser olmayup
bî-feth avdet
etdiğinden dağ-ı derûn olup sene-i âtîde yine asker-i deryâ-misâl ile sene 866 …
Ba‘dehû bu kal‘a-i bî-misâlin evsâfın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân istimâ‘ etdikde asker-keşân olup bu kal‘ayı muhâsara edüp hikmet-i İlâh fethi müyesser olmayup bî-feth avdet etdiğinden dağ-ı derûn olup sene-i âtîde yine asker-i deryâ-misâl ile sene 866 târîhinde gelüp amân u zamân vermeden feth edüp derûn-ı hisâra müstevfâ asâkir ve cebehâne koyup ba‘dehû iki sene dest-i İslâm'da kalup bir cum‘a gün derûn-ı hisârda re‘âyâ olan kefereler hisâr kapuların açup taşradan içeri küffâr dolarak cevâmi‘lerde ümmet-i Muhammedi kırarak kal‘ayı kabza-i tasarrufa alup câmi‘lerimiz yine kenîsalar edüp kâmil altmış yedi sene küffâr-ı füccârın elinde kalır. Tâ ki sene 934 târîhinde Süleymân Hân ümerâlarından Hüsrev Beğ Yayiçse içre olan küffârlara mâl-ı firâvânlar bezl edüp ve gûnâ-gûn ta‘ahhüdler edüp keferelerin gönlün eder. Meğer küffârın dağlarda bir deyrleri var imiş. Ol deyrde bed-âyîn ederlerken ol gece guzât-ı müslimîn şebhûn edüp kal‘anın her tarafından ve battâl kapu tarafından nerdübânlar ile nâmân voyvada ol gece derûn-ı hisâra girüp kal‘a-i Yayiçse'yi feth ederler. Müjdesine Gâzî Hüsrev Beğ'e giderler. Meğer Hüsrev Paşa sayd [u] şikârda bulunup safâsından üstündeki esbâbları ve atı ve donuyla müjde eden gâzîye ihsân edüp yine ol gâzîyi müjde ile Sultân Süleymân Gâzî'ye gönderüp {ol gâzîye} Yayiçse kal‘ası dizdârlığı sadaka olunur. Hâlâ Hüsâm Kapudan rahmetullâhi aleyh derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… nde Sultân Süleymân Nemse çâsârının pây-ı tahtı olan Beç kal‘asın muhâsara edüp
bî-feth avdet
etdikde asker-i İslâm uğuruna ve dîn-i mübîn yoluna kırk bin yiğit ile diyâr-ı …
Lisân-ı Hırvat'da (---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsini bir serhad kavmi bilmediler. Ancak fâtihi sene 935 târîhinde Sultân Süleymân Nemse çâsârının pây-ı tahtı olan Beç kal‘asın muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde asker-i İslâm uğuruna ve dîn-i mübîn yoluna kırk bin yiğit ile diyâr-ı küffâra kurbân olmağa gidüp cümle şehîd olanlara serdâr olan Ösekli Kâsım Voyvada sene 931 târîhinde Ösek'den seğirdüp bir günde bu kal‘a-i Belusitina'yı gelüp feth edüp ceng-i azîm etdiğin bilir gâzî ve pîr-i fânîler vardır, ammâ bu kal‘a bir ormanistân içre şekl-i murabba‘ kârgîr binâcıkdır. İçinde kapudanı ve yetmiş aded neferâtları ve bir câmi‘i ve bir anbârı var. Gayrı imâretden bir çârsû-yı bâzâr yokdur. 158a Ancak bu kal‘a Çernik sancağına tâbi‘dir. Bundan dahi zahîre-bahâ almayup bu kal‘adan cânib-i (---) tarafına 3 sâ‘atde dağlarda gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b–158a ·
metinde göster ·
… n suya gark olmasında hikmet vardır, belki bu toplar ile kal‘a-i Beç döğülmeyüp
bî-feth avdet
oluna" deyü efvâh-ı nâsda güft [u] gû olunur.
Hulâsa-i kelâm ukalâ-yı asâkirden niçe kimesneler "Bu topun suya gark olmasında hikmet vardır, belki bu toplar ile kal‘a-i Beç döğülmeyüp bî-feth avdet oluna" deyü efvâh-ı nâsda güft [u] gû olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… bu sene feth ve nusret yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle
bî-feth avdet
olunup Ösek'e gelirler.
"Bu top gark olmasında meymenet yokdur, tâli‘-i menhûsdur. Allâhu a‘lem bu sene feth ve nusret yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle bî-feth avdet olunup Ösek'e gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… d oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp
bî-feth avdet
edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
… olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup
bî-feth avdet
etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre …
Ba‘dehu Süleymân Hân kal‘a-i Peşte önünden nehr-i Tuna'yı ubûr edüp ol şiddet-i şitâda Keçkemet sahrâsıyla gidüp kal‘a-i Varadin cisrinden ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup bî-feth avdet etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç kral ile Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… rdel Kralı Betlen Gabor ve Kara Mustafâ Paşa ve niçe vüzerâlar bu kal‘ayı döğüp
bî-feth avdet
etdiklerinde Fargaçi la‘înin babası olan pelîd-i anîd bu kal‘ayı böyle Şeddâdî …
Evvelâ lisân-ı Macar'da Uyvar kal‘ası demek yeni kal‘a demekdir. Hakîkatü'l-hâl sene 1005 târîhinde Eğre gazâsı yılında bu kal‘a-i Uyvar ağaç palanka imiş. Ol senelerde Erdel Kralı Betlen Gabor ve Kara Mustafâ Paşa ve niçe vüzerâlar bu kal‘ayı döğüp bî-feth avdet etdiklerinde Fargaçi la‘înin babası olan pelîd-i anîd bu kal‘ayı böyle Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ edüp ba‘dehu bu Fargaçi dahi zamîme-i amâr ederek altmış yıldan berü böyle bir hisâr-ı üstüvâr olmuş kim gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp otuz bin {top} gülle urup ve otuz sekiz günde gücile sene 1074 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Şehîd İbrâhîm Hân asrında be-dest-i Fâzıl Ahmed Paşa-yı Sadrıa‘zam vezîr-i dilîr ibn Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kuvvet-i bâzûsıyla kal‘a-i Uyvar feth olduğuna târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… asâkir-i İslâm az olmağile Kotur'un fethi müyesser olmayup Hısım Mehemmed Paşa
bî-feth avdet
etdiler.
Ammâ sene (---) târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa Hısım Mehemmed Paşa'yı Rûmeli eyâletiyle ve yigirmi oda yeniçeriyle bu Kotur kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam edüp gönderdikde yetmiş yedi gün muhâsara etdiler, ammâ Seydî Ahmed Paşa Bosna eyâletiyle bu Kotur kal‘ası üzre me’mûr iken "Beni serdâr etmediler" deyü ayak sürüp Kotur imdâdına varmayup Kotur altında asâkir-i İslâm az olmağile Kotur'un fethi müyesser olmayup Hısım Mehemmed Paşa bî-feth avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… âmerd rahm etmeyüp ah vâh demeyüp ol şiddet-i şitâda Azak'dan Deli Hüseyin Paşa
bî-feth avdet
etdikde Kazak-ı Âk elinde kal‘a-i Azak da on bin aded merd guzât-ı müslimînimiz …
Hulâsa-i kelâm böyle iken hâlâ asrımız manzûrumuz olan gazâlarda evvelâ kal‘a-i Azak gazâsında sene (---) târîhinde Deli Hüseyin Paşa serdâ[r]ımız iken on iki bin aded mahlûk-ı Hudâ şehîd rütbesinde vâsıl-ı cinân olup camadanları ve âlât-ı silâhların beytü'l-mâlcı zabt edüp ser-i kârda olanlardan bir merd-i nâmerd rahm etmeyüp ah vâh demeyüp ol şiddet-i şitâda Azak'dan Deli Hüseyin Paşa bî-feth avdet etdikde Kazak-ı Âk elinde kal‘a-i Azak da on bin aded merd guzât-ı müslimînimizden esîrimiz kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
… berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup
bî-feth avdet
edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ bu kal‘a-i Egre niçe küffâr kralları ellerine girüp sekiz yüz yıl Orta Macar elinde amâr olup Erdelistân'ın Kızılelması derler, ammâ sene 959 35b târîhinde Tımışvar fâtihi Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Süleymân Hân'ın fermânıyla Egre kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Tımışvar etrâflarında kırk elli pâre kal‘aları feth edüp andan Sonlok gibi bir Sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘ayı feth edüp ba‘dehu Eğri kal‘asına sarılup doğrutmak istedikde kırk gün döğüp kırk gece de asâkir-i İslâma küffârın kesret ü vefreti göz açdırmayup kırk birinci gün berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup bî-feth avdet edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a–35b ·
metinde göster ·
… rislerin basup bu kadar bednâmlıkdan sonra Osmân Paşa kal‘a-i Komaran'ı bırağup
bî-feth avdet
edüp asâkir-i İslâmın kimi Yanık'a ve kimi Üstürgon ve Budin'e târmâr olunca bu …
Ba‘dehu sene 1003 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Yanık kal‘asın Serdâr Sinân Paşa dest-i Nemse'den feth edüp Yanık serdârı Semiz Osmân Paşa olup kırk bin asker ile Yanık kal‘ası muhâfazasında kalup bir iki aydan Osmân Paşa Komaran kal‘asın muhâsara edüp bir ay döğdükde şiddet-i şitâ gelüp asker-i İslâmın elleri ve ayakları dutmadan kalup bir gece küffâr Komaran'dan çıkup guzâtın meterislerin basup bu kadar bednâmlıkdan sonra Osmân Paşa kal‘a-i Komaran'ı bırağup bî-feth avdet edüp asâkir-i İslâmın kimi Yanık'a ve kimi Üstürgon ve Budin'e târmâr olunca bu kerre Komaran kal‘ası avcı elinden kurtulmuş gazâla dönüp Macar küffârı bu kal‘ayı eyle metânet üzre Sedd-i İskender edüp hâlâ içine Nemse kralı bir sarây-ı azîm binâ edüp içine üç bin Nemse leşkeri koyup bir sa‘b u metîn kal‘a oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
etdikde Ferdinand Kral bu Yanık kal‘asın palanka etmeyüp Şeddâdî binâ bir kal‘a …
Ba‘dehu Süleymân Hân Beç kal‘asından bî-feth avdet etdikde Ferdinand Kral bu Yanık kal‘asın palanka etmeyüp Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâ etmişdir kim diller ile tavsîf olunmaz. Hatta küffâr bu kal‘a-i Yanık'a yigirmi bin kefere katanası doldurup Ustolni ve Üstürgon [ve] Vişigrad ve Budin'i ve etrâfların harâb u yebâb ederlerdi. Çünki küffârın bu gûne şûr-ı şerleri Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'in sem‘-i hümâyûnları olunca sene 1003 târîhinde Arnavud Sinân Paşa ki fâtih-i Yemen'dir anı bu Yanık kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam edüp Tatar Hân-ı Âl-i Cingiziyân olan Gâzî Geray Hân dahi Sadrıa‘zam ile Budin altında mülâkât olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Komaran cezîresi önüne vardıklarında gördüler kim cezîre-i Komaran'da tâ Yanık kal‘ası önüne varınca bir tabur-ı azîm var kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b ·
metinde göster ·
etdi, ammâ inşâallâh gânim ve dahi ganîm lafzı târîhinde Osmânlı bu kal‘ayı muh …
Ve Süleymân Hân zamânı Beç kal‘ası yalın kat imiş, ammâ şimdi avcı elinden halâs olmuş gazâl gibi kendüyi çeküp çevirüp ol kadar metîn ve müstahkem olmuşdur kim gûyâ Sedd-i Ye’cûc u Me’cûc olmuşdur, ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır. Ammâ Hazret-i Îsâ havâriyyûnunun Şem‘ûn-ı Safâ'sının rümûzunda "Zılle târîhinde Süleymân'dan korkman" dediği gelüp zuhûr edüp hikmet-i Hudâ Süleymân Hân bî-feth avdet etdi, ammâ inşâallâh gânim ve dahi ganîm lafzı târîhinde Osmânlı bu kal‘ayı muhâsara etmeleri mukarrerdir, Hudâ fethin müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… üp kırk gün kırk gece kal‘a-kûp toplar ile kal‘ayı döğüp fethi müyesser olmayup
bî-feth avdet
edüp Danilova nâm mahalle gelüp meks etdükde cânib-i erba‘amızı iki kerre yüz b …
Sergüzeştî: Cümleden bir nef‘i dahi sene 1056 târîhinde Venedik kal‘alarından Bosna serhaddine müşâ Şebenik kal‘asın Tekeli Mustafâ Paşa ile muhâsara edüp kırk gün kırk gece kal‘a-kûp toplar ile kal‘ayı döğüp fethi müyesser olmayup bî-feth avdet edüp Danilova nâm mahalle gelüp meks etdükde cânib-i erba‘amızı iki kerre yüz bin Uskok ve Dodoşka ve Freng ve Hırvad kâfiri ihâta edüp yedi sâ‘at ceng-i azîmden sonra asker-i âl-i Osmân'a inhizâm vâki‘ olup küffâr bir tarafdan ümmet-i Muhammed'i kırmağa başlayup hakîr ol asırda yeniçeri odasıyla gidüp vekîlharc idim, yedi kölemi ve üç yüz seksen yoldaşlarımı cümle gözüm önünde dendân-ı tîğden kâfir geçirdiklerin görüp cümle emvâl erzâkı bırağup bir cânibe bir küheylân atım var idi, Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa ihsân etmişdi, bir tarafa at bırakdım. Ol sahrâ-yı bî-pâyânı küffâr bu hakîre seyrân devrân etdirdiler, âhir pâyime eremeyüp nâm [u] nişânım göremediler, hıfz eden Allâh göstermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123b ·
metinde göster ·