… l-hâsıl cümle ma‘rifet-i bâzbâzân bunların kollarında mevcûd olup tâ sabâha dek
bî-minnet
fasl ederler ve bir gecede yüz guruşa kanâ‘at ederler.
On ikinci, Semmûrkaş kolu: 200 neferdir ve cümlesi Yahûdîlerdir. Bu Yahûdî kollarının iştihârları oldur kim cemî‘i hokkabâz ve sürâhîbâz ve kûzebâz ve kadehbâz ve âteşbâz ve şebbâz ve perendebâz ve mührebâz ve sinibâz ve taklabâz [ve] güllebâz ve'l-hâsıl cümle ma‘rifet-i bâzbâzân bunların kollarında mevcûd olup tâ sabâha dek bî-minnet fasl ederler ve bir gecede yüz guruşa kanâ‘at ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209b ·
metinde göster ·
… mûr u müzeyyen ü şirîn değildür. Lâkin yine cemî‘i zî-kıymet esbâbı bî-kıymet ü
bî-minnet
bulunur. Ammâ sarrâchânesi İbrâhîm Halil nehri kenarında vâki‘ olmağıla pâk u p …
Der-beyân-ı dekâkîn-i esvâk-ı sultânî : Cümle dört yüz dükkândır. Şehrine göre çârsû-yı bâzârı ma‘mûr u müzeyyen ü şirîn değildür. Lâkin yine cemî‘i zî-kıymet esbâbı bî-kıymet ü bî-minnet bulunur. Ammâ sarrâchânesi İbrâhîm Halil nehri kenarında vâki‘ olmağıla pâk u pâkîze serdâb-ı Bağdâd şekilli bir sovuk sulanmış şâhrâhın tarafeyninde ma’mûr u müzeyyen, mevsim-i gülde ve mevsim-i zanbak u gûnâ-gûn şükûfeler mevsiminde bu sûk-ı müferreci zeyn edüp âyende vü revendelerin dimâğları mu‘attar olur. Cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifin ve nice bin âşıkânın mecmau'l-irfânı ve ârâmgâhları sarrâchâne-i üstâdândır. Ammâ bu şehrin iki bezzâzistânı var. Biri kâr-ı kadîm kârgîr kubbeli binâ-yı kavîdir. Ve biri, Tayyâroğlu Ahmed Paşa binâ etmişdir, serâpâ kârgîr toloz binâdır ve tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Üç aded demir kapuları var. Cemî‘i zî-kıymet la‘l u yâ‘kût ve zümürrüd ü elmas-ı bî-kıyas mevcuddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b ·
metinde göster ·
… mle üç yüz aded çârsû-yı bâzârdır ammâ bezzazistânı yokdur. Lâkin her zî-kıymet
bî-minnet
bulunur. Ve bu şehirde mevsim-i gülnârda panayır bâzârı durur. Rûm u Arab u Ace …
Ve cümle üç yüz aded çârsû-yı bâzârdır ammâ bezzazistânı yokdur. Lâkin her zî-kıymet bî-minnet bulunur. Ve bu şehirde mevsim-i gülnârda panayır bâzârı durur. Rûm u Arab u Acem'de Burgaz'ın sığır bâzârı meşhûrdur kim kırk gün kırk gice germ-â-germ bâzâr-ı muhabbet olup eyle bey‘ [u] şirâ olur kim yük bozulup düzülüp sürûr [u] şâdumân, ayş [u] işret olur. Nehr-i Ergene kenarında tâ Sokollu Mehemmed Paşa cisrinde varınca şehir tarafında bin adedden mütecâviz müfîd [ü] muhtasar çalaşdan ve külbe-i ahzândan dükkânlardır. Ankâ bâzergânlar içün kârgîr dekâkînler dahi vardır ammâ azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… rdır. Elbette küçük kapuları küşâdedir. Doğrulup varana sıladır. Bu gûne hâne-i
bî-minnet
sarâylar vardır.
Ve cümle iki hândır. Biri çârsû içre Melek Ahmed Paşa'nın kiremit ile mestûr binâ-yı metîn ve ma‘mûr hân-ı sağîrdir. Biri dahi Emîn hânıdır. Bu iki hândan mâ‘adâsı na‘lband dükkânları hân-misâli dekâkînler olmağıla çokluk bu şehir halkı hâna muhtâc değillerdir. Zîrâ ganîmet şehir olmağıla cümle hânelerin ikişer kapusu vardır. Elbette küçük kapuları küşâdedir. Doğrulup varana sıladır. Bu gûne hâne-i bî-minnet sarâylar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
… içinde olmak ile bu bâzâr-ı hüsne hüsn verüp âyende vü revendegâne mihmânhâne-i
bî-minnet
olmuşdur. Gerçi kiremit ile mestûrdur ammâ gâyet metânet üzre binâ olunmuş bir …
Bunlardan mâ‘ada mahalle mesâcidleridir. Medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi ve dârü'l-it‘âmı yokdur. Ammâ daru't-ta‘lîm-i sıbyânı çokdur. Ve üç hane vardır. Cümleden mükellefi Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in defterdâr-ı sâhib-vakârı Mevlevî vezîr Koca Mehemmed Paşa hânı çârsû içinde olmak ile bu bâzâr-ı hüsne hüsn verüp âyende vü revendegâne mihmânhâne-i bî-minnet olmuşdur. Gerçi kiremit ile mestûrdur ammâ gâyet metânet üzre binâ olunmuş bir kârbânsarây-ı revândır. Kapusunun atebe-i ulyâsı üzre târîhi güfte-i (---) Çelebi: (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131a ·
metinde göster ·
mebzûldur. Andan Ulucâmi‘ imâreti kâhîce işleyüp ammâ her leyle-i Ramazân'da ni …
Evsâf-ı imâret-i dârü'l-it‘âm : Evvelâ cisr başında Şehâbeddîn Paşa imâreti cemî‘i âyende vü revende muğ u gebr u tersâ ve Yahûd ve Kabâbıta ve Efrenc-i pürrenc ve mesâkîn-i bây [u] gedâya şeb [u] rûz sofra-yı pür-cûdu matbah-ı Keykâvûsdan bî-minnet mebzûldur. Andan Ulucâmi‘ imâreti kâhîce işleyüp ammâ her leyle-i Ramazân'da ni‘meti dâ’imdir. Mahsûlât-ı sahrâ-yı Filibe şâhdâne hâs ve beyâz pirinci olur, bir nev‘i de ahmer-gûn ammâ lezzetde Mısır diyârının Feresgûr ve Menzile ve Birimbal ve Dimyât pirincinden ziyâde su götürüp gâyet lezîz ve hoş-bûdur. Cenâb-ı Bârî bu Filibe sahrâsına eyle berekât vermişdir kim Mısır diyârından pirinç gelmese bu Filibe pirinci kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
… etî ve Celvetî ve Bektâşî âsitânesi ve mu‘azzam kurşum örtülü hânları ve hâne-i
bî-minnet
kârbânsarâyları ve bir hammâmı ve iki yüz yetmiş aded dükkânları vardır.
Bu bâğdan sonra Deli Usta sarâyı ve Çataloğlu sarâyı ve Kadri Ağa sarâyı ve niçe nâ-ma‘lûm sarây-ı gûnâ-gûnlar vardır. Ve yedi aded tekye-i Halvetî ve Celvetî ve Bektâşî âsitânesi ve mu‘azzam kurşum örtülü hânları ve hâne-i bî-minnet kârbânsarâyları ve bir hammâmı ve iki yüz yetmiş aded dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
… âlîlerinin delileri sâkindir. Eğer uslu âdemler sâkin olsa idi bu mihmânsarây-ı
bî-minnet
kûşe-i cennet olurdu.
Evvelâ Melik Paşa hânı: Rûmkapusu'nun iç yüzünde kal‘a-misâl bir Şeddâdî kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır kim gûyâ henüz üstâd-ı bennâ destinden çıkmıştır. Cümle kıbâbları kurgurşum ile mestûr bir ârâmgâh-ı ma‘mûrdur. Ammâ hayfâ kim Diyârbekir vâlîlerinin delileri sâkindir. Eğer uslu âdemler sâkin olsa idi bu mihmânsarây-ı bî-minnet kûşe-i cennet olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b ·
metinde göster ·
Andan cümlesi bir olup cereyân ederek Diyârbekir'in cânib-i şarkîsi dibinde Fızkayası altından ubûr ederek Çay bostânlığın ve Reyhân gülistânlığın reyy edüp andan aşağı Diyârbekir'in Şat üzre Bağdâd ve Basra'ya giden Kelek Cisri İskelesinden aşağı Hasankeyf'e doğru ve Cezîre'ye doğru yüz yetmiş pâre kılâ‘ u kasabât ve medâyinleri ve bender-i şehr-i Musul'u ve gayrı diyârları saky ederek Bağdâd-ı behişt-âbâd'a varınca yüz elli aded enhâr-ı azîmler mahlût olup Bağdâd'dan aşağı nehr-i Deyyâle ve Çerka ve Darb-ı Alî ve niçe nehr-i kebîrler karışup ba‘dehû Basra'dan yukaru Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile Şat birâderi bir olup yek-dil [ü] yek-cihet nehreyn-i birâdereyn ittifâkıyla deryâ-misâl cereyân edüp Basra önüne vardıklarında deryâ-misâl olup Hindistân ve Portukal ve Luristân ve Moltân ve İngilis ü Felemenk ve Ummân ve Yemen ve Aden ve Cidde ve Habeş gemileri gelüp Basra'ya yanaşup metâ‘-ı zî-kıymet getirüp kâlây-ı bî-minnet alırlar. Ammâ bu Basra'ya ekseriyyâ Acem diyârının Hürmüz gemileri incü getirirler, kân-ı lülü Basra'dır. Her tüccâr-ı bengânın mahzeninde ve rûy-ı dükkânçesinde bî-hadd ü bî-hasr dürr-i yetîm ü dürr-i yektâ ü dürr-i beyza hasır gibi yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
… e Yemen ve Belh u Buhârâ ve Arab u Acem'in zî-kıymet metâ‘ları bu sûk-ı tavîlde
bî-minnet
ve bî-kıymet bulunur,
Ve Uzun çârsûda cemî‘i ehl-i sanâyi‘ mevcûd olup bir şâhrâh-ı azîmdir kim tûlu tâ Kapucu câmi‘inden tâ Balık bâzârına varınca kâmil üç bin germe adımdır. Ve cemî‘i Hind ve Sind ve Yemen ve Belh u Buhârâ ve Arab u Acem'in zî-kıymet metâ‘ları bu sûk-ı tavîlde bî-minnet ve bî-kıymet bulunur,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114b ·
metinde göster ·
Der-alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân: Ancak üç yerde hâne-i
bî-minnet
kârbânsarây-ı âyende vü revendegân-ı hasbîler vardır kim anlarda müsâfirînden k …
Der-alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân: Ancak üç yerde hâne-i bî-minnet kârbânsarây-ı âyende vü revendegân-ı hasbîler vardır kim anlarda müsâfirînden kirâ ve gümr[ük] alınmaz. Evvelâ (---) mihmân-sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… inâ hânedân-ı ra‘nâlar var kim cemî‘i müsâfirînlere her hânedânlar mihmânhâne-i
bî-minnet
olmuşdur, zîrâ ahâlîsi mücâhidün fî sebîlillâh gâzî âdemlerdir.
Niçe aded rûşen cevâmi‘leri vardır, lâkin mesâcidleri çokdur ve tekyeleri ve mekteb-i sıbyânları ve müte‘addid hânları ve bir aded hammâmı, ammâ ev hammâmları çokdur ve yüzden ziyâde dükkânları yokdur, ammâ cümle hâneleri iki bin aded tahtânî ve fevkânî kiremit ve şindire tahta örtülü kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâlar var kim cemî‘i müsâfirînlere her hânedânlar mihmânhâne-i bî-minnet olmuşdur, zîrâ ahâlîsi mücâhidün fî sebîlillâh gâzî âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… onar konak yakındır. Anıniçün bu Megeşvar'da her metâ‘-ı zî-kıymet bî-kıymet ü
bî-minnet
bulunur. Ve halkı cümle tüccâr ve ankâ kefere-i Sazları vardır.
Nehr-i Saz batağı kenârında bir varoş-ı azîmdir kim cümle on bin aded Şeddâdî ve kârgîr şaran[pav]lı ve cümle elvân kiremitli ve şindire tahta 19a örtülü evlerdir. Ve on bir aded serâmed çanlı manastırlar var kim her biri birer kral-ı dâllin binâsıdır kim cümlesi beyâz kalaylı tenekeler ile mestûrdur. Ve gûnâ-gûn hücreler ve dâr-ı it‘âm ve müsâfirhâneler ile ma‘mûrdur. Müte[‘a]ddid hânları ve bir hammâmı ve bilâ-teşbîh tekyeleri ve medrese şekilli bıtrîkhâneleri var, ammâ çârsû-yı bâzârı gâyet hemvâr tertîb üzre binâ olunmuş bir sûk-ı müzeyyeni var kim ta‘bîr olunmaz. Ve yine cümle ehl-i hırefi bâkire ve şâkire ve dûşîze zenânlar(ın) dükkânlarda oturup metâ‘ların fürûht ederler. Cemî‘i dâr-ı diyârların gûnâ-gûn zî-kıymet metâ‘ları bu şehirde mevcûddur, zîrâ şimâlinde Leh diyârının Bahr-i Muhît kenârında Daniska iskelesi karîbdir ve kıble cânibinde Boğdan tahtı Yaş şehri ve Eflak'in Tirkoviş ve Bükreş şehirleri onar konak yakındır. Anıniçün bu Megeşvar'da her metâ‘-ı zî-kıymet bî-kıymet ü bî-minnet bulunur. Ve halkı cümle tüccâr ve ankâ kefere-i Sazları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b–19a ·
metinde göster ·
… rdir, ammâ kârgîr kubâblı bezzâzistânı yokdur, lâkin yine her metâ‘-ı zî-kıymet
bî-minnet
bulunur, ammâ karşu tarafda tabahânesi bir diyârda yokdur, kal‘a-misâl bir kârh …
Der-aded-i çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân: Cümle üç yüz elli aded kârgîr binâ dekâkînlerdir, ammâ kârgîr kubâblı bezzâzistânı yokdur, lâkin yine her metâ‘-ı zî-kıymet bî-minnet bulunur, ammâ karşu tarafda tabahânesi bir diyârda yokdur, kal‘a-misâl bir kârhânedir. Cânib [ü] etrâfı demir pençereler ve ortası havz-ı azîmlerdir. Ve bu tarafda yigirmi aded müfîd ü muhtasar dükkânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm yüz yetmiş araba mâl-ı zî-kıymet ve üç bin esîr-i
bî-minnet
zî-cemâl mahbûb u mahbûbe müşterî-tal‘at bikr-i nâ-şüküfte Alman kızları ele gi …
Hulâsa-i kelâm yüz yetmiş araba mâl-ı zî-kıymet ve üç bin esîr-i bî-minnet zî-cemâl mahbûb u mahbûbe müşterî-tal‘at bikr-i nâ-şüküfte Alman kızları ele girdi kim geysûlarının her târları bin bâr müşk-i Tatar değer. Üç binden mütecâviz atları arabalara koşup bu şehr-i Purunduk Alman dağının dâmenindedir ve Kâsım Voyvada şühedâları rûhlarıyçün Fâtiha-i şerîfe okuyup yedi aded şühedâlarımız bu mahalle defn edüp cümle şühedâların rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp ba‘dehu şehri ihrâk bi'n-nâr edüp ahd [ü] mîsâkımız üzre mukaddemâ esîr olup kulağızlık eden kâfirlerin ikisin âzâd edüp otuz sekizin dahi niçe şikârlardan sonra âzâd etmeğe kavl-i karâr edüp yine anları da atlar üzre kayd [u] bend etdik. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4a ·
metinde göster ·
… ndır. Gerçi şehrine göre sûk-ı sultânîsi azdır, ammâ yine cümle zî-kıymet metâ‘
bî-minnet
bulunur. Lâkin kârgîr bezzâzistânı yokdur.
Ve cümle elli kadar çârsû-yı bezzâzistândır. Gerçi şehrine göre sûk-ı sultânîsi azdır, ammâ yine cümle zî-kıymet metâ‘ bî-minnet bulunur. Lâkin kârgîr bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11a ·
metinde göster ·
… leri müzeyyendir ve ankâ tüccârları olup cümle zî-kıymet metâ‘ları bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur.
Der-alâmet-i çârsû-yı bâzâr-ı esnâfân: Barisi altı yüz aded dekâkînlerdir, ammâ bezzâzistân-ı kârgîri yokdur. Lâkin dükkânları ve kahvehâneleri müzeyyendir ve ankâ tüccârları olup cümle zî-kıymet metâ‘ları bî-kıymet ve bî-minnet bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
… yen bir bezâstân bir diyârda yokdur. Cümle zî-kıymet eşyâlar bunda bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur. Mâldâr hâcegîleri vardır.
Ve cümle sokakları iri taşlı kâr-ı kadîm pâk kaldırımlı şâhrâhları vardır. Ve cümle iki yüz seksen aded ma‘mûr u müzeyyen dekâkînleri var ammâ helvâcısı ve haffâfı cümle ehl-i hıreflerden çokdur, hakkâ ki latîf helvâsı olur. Ammâ beş aded kurşum örtülü kal‘a-misâl kârgîr binâ ve dörd aded demir kapulu metîn bezzâzistânı gibi ma’mûr u müzeyyen bir bezâstân bir diyârda yokdur. Cümle zî-kıymet eşyâlar bunda bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Mâldâr hâcegîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202a ·
metinde göster ·
bulunur. Hattâ haftada bir kerre cemî‘i ahâlî-i kurâlardan niçe bin âdemler bu …
Der-aded-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle dörd yüz aded dekâkîn-i ma‘mûrelerdir kim cemî‘i ehl-i hıref mevcûddur. Gerçi kârgîr binâlı bedesteni yokdur ammâ cemî‘i ekâlîm-i seb‘a diyârlarının zî-kıymet metâ‘ları bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Hattâ haftada bir kerre cemî‘i ahâlî-i kurâlardan niçe bin âdemler bu şehrin kıble cânibinde olan sahrânın dıraht-ı müntehâları sâyesinde herkes oturup metâ‘ların meydân-ı mahabbete koyup bâzâr-ı azîm olup cem‘iyyet-i kübrâ olur kim bir cânib tâ mezâristâna varup benî âdem deryâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
… üz kırk aded çârsû-yı bâzâr dükkân-ı bezzâzistânı var. Cemî‘i zî-kıymet eşyâlar
bî-minnet
ve bî-kıymet bulunur. Ammâ altı aded kurşum örtülü kubbe-i pür-cevherli ve dörd …
Ve cümle yedi yüz kırk aded çârsû-yı bâzâr dükkân-ı bezzâzistânı var. Cemî‘i zî-kıymet eşyâlar bî-minnet ve bî-kıymet bulunur. Ammâ altı aded kurşum örtülü kubbe-i pür-cevherli ve dörd aded demir kapulu kârgîr binâ bir metîn ve kavî bezzâzistânı var kim değme şehirde eyle bir kârhâne-i zîbâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… kulleden kulleye dollâblar ile zencîr çekerler. Ammâ limanı iki yüz pâre gemiyi
bî-minnet
alup bu liman tâ şehrin içine girüp her cânibi sarâylar ve çârsû-yı bâzârlardır …
Limanın ağzı kapusu poyraza nâzır olup gücile bir kadırga sığar. Her gece bu liman kapusuna kulleden kulleye dollâblar ile zencîr çekerler. Ammâ limanı iki yüz pâre gemiyi bî-minnet alup bu liman tâ şehrin içine girüp her cânibi sarâylar ve çârsû-yı bâzârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… on yedi aded hân-ı sevdâgerân-ı berr [ü] bihârdır kim her metâ‘-ı zî-kıymet ve
bî-minnet
râygân bulunur, ammâ henüz dahi hânlar binâ olunmadadır.
Der-manzara-i hân-ı hâcegân: Cümle on yedi aded hân-ı sevdâgerân-ı berr [ü] bihârdır kim her metâ‘-ı zî-kıymet ve bî-minnet râygân bulunur, ammâ henüz dahi hânlar binâ olunmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a ·
metinde göster ·
… ur. Lâkin cemî‘i zî-kıymet akmişe-i fâhireler ve kâlây-ı nâdireler bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur. Ammâ çârsû-yı bâzârı bir ferahfezâ mesîregâh meydâna vâki‘ olup anda o …
Ve cümle kırk aded dükkânları var ammâ kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin cemî‘i zî-kıymet akmişe-i fâhireler ve kâlây-ı nâdireler bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Ammâ çârsû-yı bâzârı bir ferahfezâ mesîregâh meydâna vâki‘ olup anda olan çınâr-ı müntehâlar Rûm u Arab u Acem'de yokdur. Garîb ü acîb mesîregâhdır kim cemî‘i eşcârât-ı kad-keşânların zıll-ı himâyelerinden zemîne aslâ güneş te’sîr etmez. Ol meydânda bir âb-ı hayât kuyusu var. Mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a ·
metinde göster ·
… rları parmaklıklı mastabalar olup cemî‘i âyende vü revendeler anda gelüp hâne-i
bî-minnet
gibi meks-i istirâhat edüp zevk u safâlar ve ayş [u] ışretler ve kahveler nûş e …
Ve bir göz taş cisir başında bir müferrih kahvehânesi var kim gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olup cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârânın erbâb-ı ma‘ârifleri anda cem‘ olur bir mecma‘ı'l-irfândır. Ve kahvehâne önündeki meydânda çınâr-ı müntehâların altlarındaki soffaların kenârları parmaklıklı mastabalar olup cemî‘i âyende vü revendeler anda gelüp hâne-i bî-minnet gibi meks-i istirâhat edüp zevk u safâlar ve ayş [u] ışretler ve kahveler nûş ederler. Her dıraht üzre niçe yüz bin murğân-ı hoş-elhân tuyûrların âşiyâneleri olup her bir sadâ-yı savt-ı hazînler âğâze-i nağamât etdiklerinde istimâ‘ eden ahibbânın cânlarına cân katılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a ·
metinde göster ·
Ve cümle 362a dörd yüz on yedi aded çârsû-yı hüsn-i bâzârı var. Cümle ehl-i hıref ve cemî‘i metâ‘-ı nevâdirât mevcûddur. Lâkin bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i kâlây akmişe-i fâhire bî-kıymet ve bî-minnet bulunur, zîrâ Venedik iskelesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b–362a ·
metinde göster ·
… sultânîdir. Cümle ehl-i hıref mevcûd olup cemî‘i metâ‘-ı zî-kıymet bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur, zîrâ Baştova kal‘ası halkı ve Dırac kal‘ası halkı bu şehrin çârsû-yı b …
Ve cümle iki yüz aded ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen çârsû-yı bâzâr dükkânları var kim her şâhrâhında gûnâ-gûn tut meyvesi ağaçları ile müzeyyen olup sâyedâr bir sûk-ı sultânîdir. Cümle ehl-i hıref mevcûd olup cemî‘i metâ‘-ı zî-kıymet bî-kıymet ve bî-minnet bulunur, zîrâ Baştova kal‘ası halkı ve Dırac kal‘ası halkı bu şehrin çârsû-yı bâzârlarına muhtâclardır. Anıniçün bâzârı ma‘mûr u müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a ·
metinde göster ·
… r cem‘iyyet-i kübrâlı bâzâr-ı azîm durup cemî‘i zî-kıymet metâ‘lar bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur. Ekseriyyâ halkı ehl-i hidmet ve avândır, ammâ Yörük tâ’ifesinden hâl s …
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı kasaba-i Menlik: Bu rabta-i zîbâ içre haftada bir cem‘iyyet-i kübrâlı bâzâr-ı azîm durup cemî‘i zî-kıymet metâ‘lar bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Ekseriyyâ halkı ehl-i hidmet ve avândır, ammâ Yörük tâ’ifesinden hâl sâhibi sulehâ-yı ümmetden âdemleri vardır. 377a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b–377a ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl bu şehrin a‘yân [u] eşrâfları nakli üzre "Bî-derveze ve
bî-minnet
âyende vü revendeye salâ mesîregâh-ı bî-minnet üç yüz altmış İremezâtü'l-imâd m …
Ve'l-hâsıl bu şehrin a‘yân [u] eşrâfları nakli üzre "Bî-derveze ve bî-minnet âyende vü revendeye salâ mesîregâh-ı bî-minnet üç yüz altmış İremezâtü'l-imâd misilli teferrücgâhlarımız vardır" deyü garrâlanırlar. Ve hakkâ ki vardır, lâf [ü] güzâf değildir. Ammâ her birinin medhinde lisân kâsırdır ve kalemler kâsirdir, ancak bu kadar tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b ·
metinde göster ·
üç yüz altmış İremezâtü'l-imâd misilli teferrücgâhlarımız vardır" deyü garrâlan …
Ve'l-hâsıl bu şehrin a‘yân [u] eşrâfları nakli üzre "Bî-derveze ve bî-minnet âyende vü revendeye salâ mesîregâh-ı bî-minnet üç yüz altmış İremezâtü'l-imâd misilli teferrücgâhlarımız vardır" deyü garrâlanırlar. Ve hakkâ ki vardır, lâf [ü] güzâf değildir. Ammâ her birinin medhinde lisân kâsırdır ve kalemler kâsirdir, ancak bu kadar tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b ·
metinde göster ·
… -ı bî-kusûru dervîşân-ı abdalâna bast edüp şeb [u] rûz ni‘met-i Baba bu makâmda
bî-minnet
tenâvül olunur. Ba‘de't-ta‘âm fukarâ-yı ibâdullâh ol makâmda edâ-yı evkât-ı ham …
Ve mâl-ı sadakâtlar ile matbah-ı Keykâvus'unda ni‘met-i firâvân tabh olunup bay [u] gedâya belki kâ’inen menkâne bu tekyegâhı her gâh bi-hasbi'l-merâm ârâmgâh edinen dervîş-i dilrîş-i hırka-pûşâna ve Baba'yı Y 88b her subh [u] şâm ziyâret eden mihmânlara ve gayrilere Râzık-ı bî-te‘ab Hudâ-yı kerîm tarafından hâs u âmma ve merd [ü] zenâna ve pîr [ü] cüvâna nân-ı bî-imtinânı ve çorba-yı firâvânı ve summât-ı bî-kusûru dervîşân-ı abdalâna bast edüp şeb [u] rûz ni‘met-i Baba bu makâmda bî-minnet tenâvül olunur. Ba‘de't-ta‘âm fukarâ-yı ibâdullâh ol makâmda edâ-yı evkât-ı hamse ve zikr-i tevhîd iştigâliyle hoş-hâl olurlar. Dâ’imâ böyle bir nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a–Y88b ·
metinde göster ·
… ehir olmuş bu hânlardır. Ve yedi kârban sarâydır. Ve âyende vü revendeye hâne-i
bî-minnet
mihmângâhdır.
Ve cümle yetmiş hândır. Ammâ kırk yedisi (---)(---)(---)(---)(---)(---) kurşum örtülü hân-ı âlîlerdir. Ammâ cümleden ma‘mûr u metîn ve müstahkem binâ-yı kavî Gümrük hânı Q 77aP 77a ve Musulluoğlu hânı ve Çıkrıkçıoğlu hânı ve Hayre Beğ hânı ve Sâbûn hânı ve Bostâncı hânı ve Paşa hânı ve Behrâmiyye hânı ve İpek hânı ve Mutâf hânı ve Büyük Paşa hânı ve Freng hânı ve Elçi hânı ve Bakır hânı ve Kettân hânı ve Kazancılar hânı ve Çukur hân ve Karanlık kapuda üç hân vardır. Ve Mazı hânı ve ve Yoğurd hânı ve Peynir hânı ve Çuka hânı [ve] Vekâle hânı ve Kurd Beğ hânı ve Menkûsa'da Dâr-ı kurrâ hânı ve Sögüd hânı ve Üzüm hânı ve Hacı Mahmûd hânı ve Çufud hânı ve Mar‘aşlıoğlu hânı ve Bor hânı, şöhre-i şehir olmuş bu hânlardır. Ve yedi kârban sarâydır. Ve âyende vü revendeye hâne-i bî-minnet mihmângâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172b ·
metinde göster ·
… ğile bu hânlar bedasten olup cümle zî-kıymet akmişe-i fâhire bunda bî-kıymet ve
bî-minnet
bulunur. Lâkin zâlim şehrin esvâkları râhı teng ü târdır. Ve âdem izdihâmından …
Ve bu şehirde on yedi medrese ve sekiz mekteb-i sıbyân ve yedi çeşme-i hayât-bahş, ve üç yüz dükkân ve kırk kahvehâne ve sekiz hân-ı bâzergân ve bedasteni olmamağile bu hânlar bedasten olup cümle zî-kıymet akmişe-i fâhire bunda bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Lâkin zâlim şehrin esvâkları râhı teng ü târdır. Ve âdem izdihâmından omuz omuzu sökmez zıyk derblerdir. Ammâ bu râhların iki cânibleri kaldırımdır. Ve cümle binâları kâ[r]gîr kemer ve toloz metîn binâlardır. Aslâ dekâkîn ve hâne bâbları ve revzen hapenklerinden mâ‘adâ ağaç binâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191a ·
metinde göster ·
… î-imtinânı subh [u] mesâ âyende vü revendeye ve cümle dervîşâna herse ve pilâvı
bî-minnet
dâ’im bâkî ihsânından dâ’imdir.
Ve bu dergâhın matbah-ı Haydarîsinde pâ-bürehne ve ser-bürehne mutarraş çâr-darb cânlar vardır kim herbiri filân ibn filândır, ammâ terk [ü] tecrîd olup mâsivâdan el çeküp künc-i uzletde gencîne-i râza mâlik olup herbiri bir işe me‘mûrlardır. Ve habbâzîn furununda kâl olup kıyl-ı ayıbdan müberrâ hâssu'l-hâs olmuş cânlar hâs beyâz nân puhte edüp âşıkâna bezl ederler. Ve matbah-ı Halîlîde sofra-i bî-imtinânı subh [u] mesâ âyende vü revendeye ve cümle dervîşâna herse ve pilâvı bî-minnet dâ’im bâkî ihsânından dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y113a ·
metinde göster ·
… r ma‘mûr âbâdân büldân imiş kim iki bin altmış mihrâb ve yetmiş yedi bin hâne-i
bî-minnet
var imiş. Kal‘adan taşra olan imârâtı ta‘rîf ü tavsîfden müberrâ imiş kim İsken …
Ammâ Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs feth etdüği mahalde ve âl-i Abbâsiyân'da ve âl-i Eyyûbiyân'da ve âl-i Emeviyyûn'da ol kadar ma‘mûr âbâdân büldân imiş kim iki bin altmış mihrâb ve yetmiş yedi bin hâne-i bî-minnet var imiş. Kal‘adan taşra olan imârâtı ta‘rîf ü tavsîfden müberrâ imiş kim İskenderiyye'den hâlâ Reşîd'e on iki sâ‘at yerdir, kat-ender-kat sarây-ı âlîler ve hadîka ve gaytânlar imiş. Ve leb-i deryâda bir karış arz-ı hâliye yok imiş. Ve cânib-i garbîsi kezâlik on iki sâ‘at İskenderiyye-i atîka varınca sutûhdan sutûha dam u bâmdan dama horos pertâb ederek dâma giriftâr olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321b ·
metinde göster ·
… i mebzûldür. Husûsâ Dilâver Kâşif'in şeb [ü] rûz kapusu önünde fukarâya ni‘meti
bî-minnet
tenâvül olunur, hânedân sâhibi recül-i sâlihdir. Ve Koca Mustafâ Ağa hemçünân m …
Ve bu şehir Nîl kenârınca tûlü bin yüz adımdır. Ve âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ve halkı gâyet garîb-dost ankâ a‘yân-ı kibârı vardır. Müsâfirîn ü mücâvirîne ni‘metleri mebzûldür. Husûsâ Dilâver Kâşif'in şeb [ü] rûz kapusu önünde fukarâya ni‘meti bî-minnet tenâvül olunur, hânedân sâhibi recül-i sâlihdir. Ve Koca Mustafâ Ağa hemçünân müsâfirîne ve mesâkîne ikrâm eder. Ve bu şehrin müfessirîn ü muhaddisîn ulemâ ve sulehâsı gâyet çokdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354a ·
metinde göster ·