Esnâf-ı tâcirân-ı şîşeciyân: Dükkân 200, neferât 300, pîrleri yine
Bû
Alî Sînâ'dır. Bu dükkânların çoğu Galata'da ve gayrı yerlerdedir. Dükkânların g …
Esnâf-ı tâcirân-ı şîşeciyân: Dükkân 200, neferât 300, pîrleri yine Bû Alî Sînâ'dır. Bu dükkânların çoğu Galata'da ve gayrı yerlerdedir. Dükkânların gûnâ-gûn billûr ve necef ve moranlar ile zeyn edüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196b ·
metinde göster ·
… şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş
bû
kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye m …
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
… di şimdi Macar-pelîde / Âl-i Cengizânı ihyâ eyledi Hân hazreti / Böyle bir tîğı
Bû
Müslim çekdi ola Yezîd'e / Esb-i tâzî seyf-i müczem tîrkeş hep sizdedir / Sehm …
Hamdü lillâh bu gazâ oldu bin altmış yedideBu fütûhâtı müyesser ede Mevlâ Girid'eDevr-i Âdem'den berü olmuş değildir bu gazâSeyf-i Muhammed çekildi şimdi Macar-pelîdeÂl-i Cengizânı ihyâ eyledi Hân hazretiBöyle bir tîğı Bû Müslim çekdi ola Yezîd'eEsb-i tâzî seyf-i müczem tîrkeş hep sizdedirSehm kavsinden çıkınca güzer eyler hadîdeEvliyâ feth-i fütûhu göricek târîh dedi(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44b ·
metinde göster ·
… kâmil cerrâhlar ve fassâd-ı kâmiller ve hukemâ-yı âlimler var kim gûyâ her biri
Bû
Alî Sînâ ve Fîsâgores-i tevhidîlerdir.
Bu hakîr bu temâşâya yedi gün kâmil müdâvemet edüp temâşâ ederdim. Sekizinci gün herîf-i zarîf ifâkat bulup sehel bîmârhâne içre hareket etmeğe başlayup on beşinci gün kral huzûruna gitdi. Ya‘nî bu Beç kal‘ası içre böyle üstâd-ı kâmil cerrâhlar ve fassâd-ı kâmiller ve hukemâ-yı âlimler var kim gûyâ her biri Bû Alî Sînâ ve Fîsâgores-i tevhidîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
Ba‘ilbek bâğları içinden geçüp Karadeniz’e mahlût olur. Bir âb-ı hayâtdır kim K …
Nehr-i Kabarta: Bu dahi cânib-i şarkda Tateli dağlarından tulû‘ edüp niçe yüz aded ma‘mûr kurâlara uğrayup Bû Ba‘ilbek bâğları içinden geçüp Karadeniz’e mahlût olur. Bir âb-ı hayâtdır kim Kırım'ın tâ ortasındaki karlı dağlardan gelüp Tatelin geçer. Ve Bû Ba‘ilbek bâğları yetmiş bin dölüm bâğdır derler. Bu bâğlarda aslâ köylük yokdur, ancak bâğları bekleyen tarkan(?) nâm köleler her bâğda ehl [ü] ıyâlleriyle sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… -ı hayâtdır kim Kırım'ın tâ ortasındaki karlı dağlardan gelüp Tatelin geçer. Ve
Bû
Ba‘ilbek bâğları yetmiş bin dölüm bâğdır derler. Bu bâğlarda aslâ köylük yokdur …
Nehr-i Kabarta: Bu dahi cânib-i şarkda Tateli dağlarından tulû‘ edüp niçe yüz aded ma‘mûr kurâlara uğrayup Bû Ba‘ilbek bâğları içinden geçüp Karadeniz’e mahlût olur. Bir âb-ı hayâtdır kim Kırım'ın tâ ortasındaki karlı dağlardan gelüp Tatelin geçer. Ve Bû Ba‘ilbek bâğları yetmiş bin dölüm bâğdır derler. Bu bâğlarda aslâ köylük yokdur, ancak bâğları bekleyen tarkan(?) nâm köleler her bâğda ehl [ü] ıyâlleriyle sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… m hân bin Tâhir Beğ Hân edâme bereketehu ve yezîde saltanatahu fi'l-âlemîn, Bay
Bû
‘Alî Hâtûn zâte mu‘azzama ve emerehu'llâhu'l-mü’essere ibn Tankatay bin Kutluğ …
Bismillâhirrahmânirrahîm. Büniyet hâzihi'l-imâretü alâ ismihi's-selâtîn el-a‘zam sultânu'l-berri ve'l-Acem hân bin Tâhir Beğ Hân edâme bereketehu ve yezîde saltanatahu fi'l-âlemîn, Bay Bû ‘Alî Hâtûn zâte mu‘azzama ve emerehu'llâhu'l-mü’essere ibn Tankatay bin Kutluğ bin Timur bin Boğa Bay,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·