İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bül*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
638
isabet
596 cümle/beyitte
236,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi638260,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 638

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bül*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 3b 171. Esnâf-ı şerbetciyân-ı beddâvî ve kârhâne-i bülbül ve gayrılar.
EÇS I 4b 201. Esnâf-ı bülbülciyân-ı gûnâ-gûn, murgânlarıyla.
EÇS I 5a 227. İki yüz yetmiş ikinci fasılda Sultân Murâd Hân asrındaki füsahâ-yı bülegâ şu‘arâları beyân eder.
EÇS I 7b … îd-i âdem olursun. Ammâ geşt [ü] güzâr etdüğin memâlik-i mahrûseleri ve kılâ‘-ı büldânları ve âsâr-ı acîbe ve garîbeleri ve her diyârın memdûhât, sanâyi‘ât, me’kûlât [ü] …
EÇS I 17a … inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın dem …
EÇS I 30b … ında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâl …
EÇS I 36b … r haşeb maksûrecik inşâ edüp her salât-ı cum‘ayı edâ etmeğe geldikde niçe kafes bülbül-i gûyâ getirüp gûnâ-gûn tuyûr [u] murgânın asvât-ı hazîni âdemin rûhuna gıdâ verü …
EÇS I 39a … â anda bâd-ı nesîm esüp âdeme hayât verir. Taşrasındaki bâğ-ı İrem'in hoş elhân bülbül-i gûyâsının nağamâtından âdeme gıdâ-yı rûh hâsıl olur.
EÇS I 40a Bu câmi‘-i bülend ve ma‘bedhâne-i bî-mânend şehr-i İslâmbol'un tâ vasatında Karamaneyn mâbeyninde …
EÇS I 40b … be-i azîm-i nîlgûnun rif‘at-ı intisâbını Hayyâm-ı Mînâ nâm seb‘-i sidâd(?) gibi bülend ve hoş binâ-yı dil-pesend etdiler kim vasfında lisân kâsırdır.
EÇS I 43a … iği Sarây-ı Atîk'in nısfın bölüp Süleymân Hân bu câmi‘i deryâya nâzır bir kûh-ı bülend üzre bir câmi‘-i bî-mânend binâ etdi. Cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'da ne kadar b …
EÇS I 46a … eri rûhuna savâbın hibe eylemişdir. Hayrât-ı câmi‘-i iskele-i Üsküdar, duhter-i bülend-ahterleri Mihribân Sultân içün bir câmi‘ ve iki hân ve bir imâret inşâ etdi. Rûmeli'ndeki …
EÇS I 61b Hîn-i hilye-i Sultân Murâd Hân: Kâmetleri bülend-bâlâ ve vücûd-ı şerîfleri cesîm ü şahîm ve vech-i hüsnleri müdevver ve lihye-i şerîf …
EÇS I 62b Bu nüzhetgâh-ı zîbânın dedi târîhini Cevrî / Zehî kasr-ı hümâyûn u bülend eyvân-ı şâhâne. / Sene (---)}.
EÇS I 70a "Ya Hazret gülüm Gülşenî pîrimin pîri Ömer Rûşenî hû" deyüp Dâvûdî bülend-âvâz ile bir ser-âğâz eyledim.
EÇS I 71a Gelsün ol gonça-dehen gül gibi handân olsun / Âh edüp bülbül-i dil aşk ile nâlân olsun
EÇS I 87b Ba‘dehu sene (---) târîhinde vâlide-i Mehemmed Hân deverân-ı büldân ederek İslâmbol'un ihrâkı günlerinde bu câmi‘ esâsı meydân-ı mahabbetde âşikâre …
EÇS I 88a–88b … ârı'nda Ebü'l-feth câmi‘i ve Üsküdar'da iskele başında Süleymân Hân'ın duhter-i bülend ahteri Mihrimâh Sultân câmi‘i ve yine Üsküdar'da Yeni Mahalle'de Sultân (---) H …
EÇS I 91b Sadr-ı bülend kadr-i Hasan ki zamânda / Oldur kemâl-i lütfile cûyâ-yı ehl-i fasl / Rûhî erinc …
EÇS I 93a … ı kavîdir kim matbahında keklik ve turac ve süğlün murglarının eti bulunmaz ise bülbül ve serçe ve kebûter pişüp hastalara bezl oluna deyü evkâfnâmelerinde eyle tahrî …
EÇS I 95b Bülbülî gördü çu itmâmını dedi târîh / Yapdı Hak yoluna bu çeşmeyi Mahmûd Paşa. / Sene …
EÇS I 96a Göricek Bülbülî akduğını bu âb-ı pâkin bil / Dedi târîhini Allâh için Kevser sebîl oldu. / Sene …
EÇS I 96b Mü’ezzinlere Bülbülderesi hammâmı.
EÇS I 100a Andelîbî: Şâhzâde Mehemmed Hân'ın nedîmlerindendir, bülbül-âsâ nağamâtlar ile kendü eş‘ârların savt-ı hazîn ile dü-beyt ve taksîm ederdi. Üstâ …
EÇS I 100a Kande varsam sâye-i serv-i bülendim var iken / Kime kul olam senin gibi efendim var iken.
EÇS I 100b Necâtî Beğ: Ol asırda sultân-ı şu‘arâ ve fusahâ [vü] büleğâ mîr-i bî-nazîr idi. Şehr-i Edirne'de Sâ’ilî nâm şâ‘irin Kurret-i ayn-ı lî ve le …
EÇS I 101b Selîm Hân'da olan fusahâ-yı büleğâ şu‘arâları bildirir
EÇS I 104b Zamân-ı Murâd Hân'da olan fusahâ-yı bülegâ şu‘arâları bildirir
EÇS I 109a … üp ilm-i lügatda bahr-i amîk idi. Koğacı mescidi hareminde medfûndur. Fusahâ-yı büleğâ şâ‘ir idi.
EÇS I 111b Gülşen-i vahdetde dâ’im açılup cân bülbülü
EÇS I 114a–114b Ve Eyyûb'da Bülbül Dîvânesi: Yaz ve kış bir kafes ile bülbül gezdirirdi. Mu‘tâd andelîb bahâr eyyâ …
EÇS I 114a–114b Ve Eyyûb'da Bülbül Dîvânesi: Yaz ve kış bir kafes ile bülbül gezdirirdi. Mu‘tâd andelîb bahâr eyyâmında feryâd ederken bunun bülbülü hezâr h …
EÇS I 114a–114b … afes ile bülbül gezdirirdi. Mu‘tâd andelîb bahâr eyyâmında feryâd ederken bunun bülbülü hezâr hezârân nağamâtları şiddet-i şitâ vaktinde ederdi. Cümle ahibbânın ta‘acc …
EÇS I 119a … e Zâl Paşa'dan tâ İdrîs Köşkü'ne varınca yine üç bin adımdır. Yine Zâl Paşa'dan Bülbül deresine varınca üç bin adımdır. Yine Zâl'dan yokuş yukaru Nişâncı'ya ve Topcul …
EÇS I 120a–120b Mesîregâh-ı Bülbülderesi : Niçe bin andelîbânın nağmesinden âdeme safâ ve sürûr hâsıl olur. (---) (---) ( …
EÇS I 130b Der-sitâyiş-i kârhâne-i top: Leb-i deryâdan yüz adım ba‘îd bir kûh-ı bülendin dâmeninde cânib-i erba‘a dîvârları kal‘a-misâl bir rabâtdır. Muhâsara olunsa da …
EÇS I 132b … bağışlayup cihân savâbın etmişdir. Bu câmi‘ evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nüma bir câmi‘-i Cihângîrdir kim cihân-ârâdır.
EÇS I 135b … üp sarıasma ve karatavuk ve İshâk kuşu ve ispinoz ve filorunya ve başdankara ve bülbül-i bed-nâm ve bülbül-i nîknâmın hezârân feryâd [u] nâlişleri ehl-i teferrücün cânı …
EÇS I 135b … avuk ve İshâk kuşu ve ispinoz ve filorunya ve başdankara ve bülbül-i bed-nâm ve bülbül-i nîknâmın hezârân feryâd [u] nâlişleri ehl-i teferrücün cânına cânlar bağışlayup …
EÇS I 135b … fendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba …
EÇS I 139a … da ziyâret-i Yûşa‘ Nebî'ye urûc ederler kim iki sâ‘atde ancak çıkılır bir kûh-ı bülendin zirvesinde kabr-i Yûşa‘ Nebî ve tekye ve fukarâları vardır.
EÇS I 143b … Çamlıca, eflâke ser çekmiş bir cebel-i bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında bir tekye-i bülend idi. Hâlâ pâdişâhımız kendilere mahsûs bâğ-ı cihân nâmıyla bir bâğçe-i âlî etdi …
EÇS I 143b … re mahsûs bâğ-ı cihân nâmıyla bir bâğçe-i âlî etdi kim bu hakîrin andaki kasr-ı bülende târîhidir:
EÇS I 154b … e vâkı‘ olup andan ubûr etmek asîr olsa bu kavm bir gün mukaddem gidüp ol kûh-ı bülendi bir günde reh-i râst ederler ve bir kûh-ı demâvend üzre bir kal‘a vâkı‘ olup fe …
EÇS I 157a İlâhiyyâtların bülend-âvâz-ı Dâvûdî ile tilâvet ederek ubûr ederler. Zîrâ İslâmbol'da ne kadar selâtîn câmi‘ …
EÇS I 171b–172a … âdemi kandırır, cânım hoşâb" diyerek alayköşkü dibine vardıkda ser-i hoşâbcıyân {Bülbül nâm üstâd} hıtâyî ve münebbit kâseler ile pençe-i âfitâb beli zerdûz peştemâlli …
EÇS I 172a … başında karanfîlli Göle(?) şerbeti bunlar meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ Tahtakal‘a'da Bülbül Ermenî şerbeti âdemi bülbül edüp hayât verir. Ammâ Unkapanı'nda Arnavud Kâsım ş …
EÇS I 172a … şerbeti bunlar meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ Tahtakal‘a'da Bülbül Ermenî şerbeti âdemi bülbül edüp hayât verir. Ammâ Unkapanı'nda Arnavud Kâsım şerbeti, Kâsım gününde âdemi …
EÇS I 173b … l edüp mü’min ü muvahhidler ni‘meti olur. Ve bizim helvâmız hakkında ol efsah-ı büleğâ ve ol Muhammedü'l-Mustafâ buyururlar kim Arapça ve bir dahi Arapça demişler …
EÇS I 186b … yishâneler üzre dükkânların Alman ve İşpanya ve Fransa ve Canpetro ve Kaşper ve Bülbül ve Yûsuf Çelebi sâ‘atleriyle zeyn edüp ubûr ederler.